Sunday, May 3, 2026

9 - TEVBE

TEVBE 9/1 Beraetun min allahi ve rasulihi ilellezine ahedtum minel muşrikin

( Ortak koşanlardan o ahdleştiklerinize, Allah’tan ve resulünden uyarıdır. )

9/2 Fe siyhu fil erdi erbeate eşhurin va'lemu ennekum ğayru ma'cizillahi ve ennellahe muhzil kafirin

( O halde, yerde dört ay gezin. Bilin ki, kesinlikle siz Allah’ı aciz bırakamazsınız. Allah inkarcıları kesinlikle rezil eder. )

9/3 Ve ezanun min allahi ve rasulihi ilen nasi yevmel haccil ekberi ennallahe beriun minel muşrikine ve rasuluh fe in tubtum fe huve hayrun lekum ve in tevelleytum fa'lemu ennekum ğayru mu'cizillah ve beşşirillezine keferu bi azabin elim

( Ve büyük hac günü Allah ve resulünden insanlara ilandır ki, kesinlikle Allah ve resulü ortak koşanlardan beridirler. O halde eğer tevbe ederseniz, bu sizin için hayırlıdır. Eğer yüz çevirirseniz bilin ki, kesinlikle siz Allah’ı aciz bırakamazsınız. O inkarcıları elim azap ile müjdele.  )

9/4 İllellezine ahedtum minel muşrikine summe lem yenkusukum şey'en ve lem yuzahiru aleykum ehaden fe etimmu ileyhim ahdehum ila muddetihim innellahe yuhibbul muttekin

( Ortak koşanlardan ahdleştikleriniz, sonra size hiçbir şey eksiltmeyenler ve size karşı hiçbir kimseye arka çıkmayanlar haricinde. Siz de onlara ahdinizi süresine kadar tamamlayın. Kesinlikle Allah sakınanları sever. )

9/5 Fe izenselehal eşhurul hurumu faktulul muşrikine haysu vecedtumuhum ve huzuhum vahsuruhum vak'udu lehum kulle mersad fe in tabu ve ekamus salate ve atevuz zekate fe hallu sebilehum innellahe ğafurun rahim

( Hürmet ayları çıktığında ortak koşanları, onları nerede bulursanız öldürün ve onları yakalayın ve mahsur edin ve bütün gözetleme yerlerine oturun. Artık eğer tevbe ederler ve duaya kalkar da zekatı verirlerse, yollarını boşaltın. Kesinlikle Allah affedendir, merhametlidir. )

9/6 Ve in ehadun minel muşrikine estecara ke fe ecirhu hatta yesmea kelamallahi summe ebliğ hu ma e'meneh zalik bi ennehum kavmun la ya'lemun

( Ve eğer ortak koşanlardan biri sana  yakınlaşmayı, komşu olmayı, himaye edilmeyi isterse, Allah’ın kelamını dinleyene, duyana kadar ona akıp yakınlaşarak himaye et. Sonra onu güvende olacağı yere ulaştır. Böyledir, çünkü onlar kesinlikle bilmeyen kavimdirler. )

9/7 Keyfe yekunu lil muşrikine ahdun indellahi ve inde rasulihi illellezine ahedtum indel mescidil haram fe mestekamu lekum festekimu lehum innellahe yuhibbul muttekin

( Mescid-i Haram indinde ahdleştikleriniz haricinde, ortak koşanlar için Allah’ın indinde ve resulü indinde nasıl ahd olabilir? O halde size karşı doğru olurlarsa siz de onlara doğru olun. Kesinlikle Allah sakınanları sever. )

9/8 Keyfe ve in yazheru aleykum la yerkubu fikum illen ve la zimmeh yurdunekum bi efvahihim ve te'ba kulubuhum ve ekseruhum fasikun

( Nasıl olur? Ve eğer sizin üzerinize üstünlük elde ederlerse, hakkınızda ne antlaşma ne de yemin gözetmezler. Ağızlarıyla size razı, hoşnut olurlar da kalpleri diretir. Onların çoğunluğu günahkarlardır. )

9/9 İşterav bi ayatillahi semenen kalilen fe saddu an sebilih innehum sae ma kanu ya'melun

( Allah’ın ayetlerini az değere sattılar da Allah yolundan engelleyip döndürdüler. Kesinlikle onların o yapmış oldukları kötüdür. )

9/10 La yerkubune fi mu'minin illen ve la zimmeh ve ulaike humul mu'tedun

( İnananlar hakkında antlaşma ve yemin gözetmezler. İşte onlar hududu aşanlardır. )

9/11 Fe in tabu ve ekamus salate ve atevuz zekate fe ihvanukum fid din ve nufassilul ayati li kavmin ya'lemun

( Eğer tevbe ederler, duaya kalkarlar ve zekatı verirlerse artık dinde kardeşlerinizdirler. Biz ayetleri, bilen kavim için ayrıntılandırırız. )

9/12 Ve in nekesu eymanehum min ba'di ahdihim ve taanu fi dinikum fe katilu eimmetel kufri innehum la eymane lehum leallehum yentehun

( Ve eğer ahdlerinden sonra yeminlerini bozar ve dininiz hakkında kötü konuşurlarsa, o inkar öncüleri ile savaşın. Kesinlikle onlar, onların yeminleri yoktur. Umulur ki vazgeçerler.  )

9/13 E la tukatilune kavmen nekesu eymanehum ve hemmu bi ihracir rasuli ve hum bedeukum evvele merrah e tahşevnehum fellahu ehakku en tahşevhu in kuntum mu'minin

( Yeminlerini bozan, resulü yurdundan çıkarmaya taammüd eden ve ilk önce size saldırmaya başlayanlarla savaşmaz mısınız? Onlardan korkuyor musunuz? Allah kendisinden korkulmaya daha gerçektir, eğer inananlar iseniz. )

9/14 Katiluhum yuazzibhumullahu bi eydikum ve yuhzihim ve yensurkum aleyhim ve yeşfi sudura kavmin mu'minin

( Onlarla savaşın ki Allah, sizin ellerinizle onlara azap versin ve onları rezil etsin ve onlara karşı size yardım etsin. İnananlar kavminin göğsüne şifa versin. )

9/15 Ve yuzhib ğayza kulubihim ve yetubullahu ala men yeşa’vallahu alimun hakim

( Ve kalplerinin kinini, öfkesini gidersin. Allah dilediği kimseye tevbe eyler. Allah bilendir hakimdir. )

9/16 Em hasibtum en tutraku ve lemma ya'lemillahullezine cahedu minkum ve lem yettehizu min dunillahi ve la rasulihi ve lel mu'minine veliceh vallahu habirun bima ta'melun

( Allah, içinizden cihad edenleri ve Allah’tan, O’nun resulünden ve inananlardan başkasını sırdaş edinmeyenleri bilirken, bırakılacağınızı mı sandınız? Allah ne yaptığınızdan haberdardır. )

9/17 Ma kane lil muşrikine en ya'muru mesacidellahi şahidine ala enfusihim bil kufr ulaike habitat a'maluhum ve fin nari hum halidun

( Ortak koşanlar için, inkarcı nefislerine karşı şahit olurlarken Allah’ın mescidlerini imar etmeleri olmaz. İşte onların çalışmaları boşa gitmiştir. Onlar ateş içinde ebedidirler. )

9/18 İnnema ya'muru mesacidellahi men amene billahi vel yevmil ahiri ve ekames salate ve atez zekate ve lem yahşe illallahe fe asa ulaike en yekunu minel muhtedin

( Allah’ın mescidlerini, kesinlikle Allah’a ve sonraki güne inanan, duaya kalkan, zekatı veren ve Allah’ın haricindekinden korkmayan kimseler imar ederler. İşte onların yönlendirilenlerden olmaları umulur. )

9/19 E cealtum sikayetel hacci ve imaratel mescidil harami ke men amen billahi vel yevmil ahiri ve cahede fi sebilillah la yestevune indellah vallahu la yehdil kavmez zalimin

( Siz hacılara su dağıtmayı, Mescid-i Haram'ı imar etmeyi, Allah’a ve sonraki güne inananların ve Allah yolunda cihad edenlerin yaptığına eşit mi kılıyorsunuz? Allah’ın indinde eşit olmazlar. Allah zalimler kavmini yönlendirmez. )

9/20 Ellezine amenu ve haceru ve cahedu fi sebilillahi bi emvalihim ve enfusihim a'zamu deraceten indellah ve ulaike humul faizun

( O inananlar ve göç edip ayrılanlar, mallarıyla, nefisleriyle Allah yolunda cihad edenler, Allah’ın indinde derece olarak daha büyüktürler. Bunlar kurtulanlardır. )

9/21 Yubeşşiru hum rabbuhum bi rahmetin minhu ve ridvanin ve cennatin lehum fiha neimun mukim

( Rab’leri, onları kendinden rahmet, rıza, hoşnutluk ve içinde onlara daim nimetler olan bahçelerle müjdeler. )

9/22 Halidine fiha ebeda innellahe indehu ecrun azim

( Orada ebediyen daimdirler. Kesinlikle Allah ki, büyük ödül O’nun indindedir. )

9/23 Ya eyyuhellezine amenu la tettehizu abaekum ve ihvanekum evliyae inistehabbul kufra alel iman ve men yetevellehum minkum fe ulaike humuz zalimun

( Ey o inananlar, eğer babalarınız ve kardeşleriniz inanca karşı inkarı sevmeyi isterlerse onları dostlar edinmeyin. Sizden kim onlara doğru yüz çevirirse, işte onlar zalimlerdir. )

9/24 Kul in kane abaukum ve ebnaukum ve ihvanukum ve ezvacukum ve aşiratukum ve emvalun ikteraftumuha ve ticaratun tahşevne kesadeha ve mesakinu terdavneha ehabbe ileykum min allahi ve rasulihi ve cihadin fi sebilihi fe terabbesu hatta ye'tiyallahu bi emrih vallahu la yehdil kavmel fasikin

( De ki: "Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, elde ettiğiniz mallar, kesatlığından korktuğunuz ticaret, hoşlandığınız meskenler, size Allah’tan, resulünden ve O’nun yolunda cihaddan daha sevimli ise artık Allah emri ile yetene kadar bekleyin. Allah günahkarlar kavmini yönlendirmez." )

9/25 Lekad nasarakumullahu fi mevatine kesiratin ve yevme hineynin iz a'cebetkum kesratukum fe lem tuğni ankum şey'en ve dakat aleykumul erdu bima rahubet summe velleytum mudbirin

( Allah size birçok yerde yardım etti. Huneyn gününde, o zaman kendi çokluğunuz sizi şaşırtmıştı da size hiçbir şeye fayda vermemişti. Yer o genişliğine rağmen size dar gelmişti. Sonra arkasına dönenler olarak yüz çevirmiştiniz. )

9/26 Summe enzelellahu sekinetehu ala rasulihi ve alel mu'minine ve enzele cunuden lem teravha ve azzebellezine keferu ve zalike cezaul kafirin

( Sonra Allah, resulünün üzerine ve inananların üzerine sükunetini indirdi. Görmediğiniz ordular indirdi ve o inkarcılara azap verdi. İnkarcıların karşılığı budur. )

9/27 Summe yetubullahu min ba'di zalike ala men yeşa’vallahu ğafurun rahim

( Sonra bunun ardından, Allah dilediği kimseye tevbe eyler. Allah affedendir merhametlidir. )

9/28 Ya eyyuhellezine amenu innemel muşrikun necesun fe la yakrabul mescidel haram ba'de amihim haza ve in hiftum ayleten fe sevfe yuğnikumullahu min fadlihi in şa’ innellahe alimun hakim

( Ey o inananlar, kesinlikle ortak koşanlar pisliklerdir. Artık bu yıllarından sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Eğer yoksulluktan korkarsanız, yakında Allah, eğer dilerse, sizi üstünlüğünden faydalandıracaktır. Kesinlikle Allah bilendir, hakimdir. )

9/29 Katilullezine la yu'minune billahi ve la bil yevmil ahiri ve la yuhurrimune ma harremallahu ve rasuluhu ve la yedinune dinel hakki minellezine utul kitabe hatta yu'tul cizyete an yedin ve hum sağirun

( O kitap verilenlerden, Allah’a ve sonraki güne inanmayan, Allah’ın ve resulünün haram kıldığını haram kılmayan ve gerçek dini din edinmeyenlerle, onlar alçalmış olarak elden cizye verene kadar savaşın. )

9/30 Ve kaletil yehudu uzeyrunibnullahi ve kaletin nesaral mesihubnullah zalike kavluhum bi efvahihim yudahiune kavlellezine keferu min kabl katellehumullahu enna yu'fekun

( Ve Yahudiler, "Uzeyir Allah’ın oğlu." dediler. Nasıralılar da "Mesih Allah’ın oğlu." dediler. Bu onların kendi ağızlarıyla sözleridir. O önceden inkar etmişlerin sözlerine benzetiyorlar. Allah onları öldürsün. Nasıl da döndürülüyorlar. )

9/31 İttehazu ahbarahum ve ruhbanehum erbaben min dunillahi vel mesihabne meryem ve ma umiru illa li ya'budu ilahen vahida la ilahe illa hu subhanehu an ma yuşrikun

( Onlar, Allah’tan başka bilginlerini ve rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih'i de kendilerine Rabler edindiler. Oysa onlar, tek ilah olan Allah’a  kulluk etmeleri haricinde emrolunmamışlardı. O’nun haricinde ilah yoktur. O, onların ortak koştuklarından yücedir. )

9/32 Yuridune en yutfiu nurallahi bi efvahihim ve ye'bellahu illa en yutimme nurahu ve lev kerihel kafirun

( Allah’ın aydınlığını ağızlarıyla söndürmek isterler. Allah, inkarcılar hoşlanmasalar da, istemeseler de ancak aydınlığını tamamlamayı istiyor. )

9/33 Huvellezi ersele rasulehu bil huda ve dinil hakki li yuzhirahu aled dini kullihi ve lev kerihel muşrikun

( Resulünü yönlendirme ve gerçek dinle, dinlerin tümüne üstün kılmak için gönderen O’dur. Şayet ortak koşanlar hoşlanmasalar da, istemeseler de. )

9/34 Ya eyyuhellezine amenu inne kesiran minel ahbari ver ruhbani le ye'kulune emvalen nasi bil batili ve yesuddune an sebilillah vellezine yeknizunez zehebe vel fiddate ve la yunfikuneha fi sebilillahi fe beşşirhum bi azabin elim

( Ey o inananlar, kesinlikle bilginlerin ve rahiplerin bir çoğu insanların mallarını batıl için yerler ve Allah yolundan döndürürler. O, altın ve gümüşü haznedip, onları Allah yolunda harcamayanlar, onları elim azap ile müjdele. )

9/35 Yevme yuhma aleyha fi nari cehenneme fe tukva biha cibahuhum ve cunubuhum ve zuhuruhum haza ma keneztum li enfusikum fe zuku ma kuntum teknizun

( O gün onların üzerlerinde cehennem ateşi kızdırılır da onlarla alınları, yanları ve sırtları dağlanır. İşte bunlar o nefisleriniz için biriktirip haznettikleriniz. Haydi, o haznetmiş olduklarınızı tadın. )

9/36 İnne iddeteş şuhuri indellahisna aşera şehran fi kitabillahi yevme halekas semavati vel erda minha erbeatun hurum zaliked dinul kayyimu fe la tazlimu fihinne enfusekum ve katilul muşrikine kaffeten kema yukatilunekum kaffeh va'lemu ennallahe meal muttekin

( Kesinlikle, Allah indinde ayların adedi on iki aydır. Gökleri ve yeri yarattığı günkü Allah yazısında. Onlardan dördü haramdır. Bu doğru, daim olan dindir. O halde, onlar hakkında nefislerinize zulmetmeyin. Ortak koşanlarla, sizinle topluca savaştıkları gibi topluca savaşın. Bilin ki, kesinlikle Allah sakınanlarla beraberdir. )

9/37 İnnemen nesiu ziyadetun fil kufri yudallu bihillezine keferu yuhillunehu amen ve yuharrimunehu amen li yuvatiu iddete ma harramellahu fe yuhillu ma harremellah zuyyine lehum suu a'malihim vallahu la yehdil kavmel kafirin

( O erteleme inkarda artırmadır, fazlalıktır ki inkarcılar onunla saptırılır. Allah’ın haram kıldığının adedine uydurup da Allah’ın haram kıldığını helal kılabilmek için onu bir yıl helal, bir yıl haram kılarlar. Kötü işleri onlara süslü gösterildi. Allah inkarcılar kavmini yönlendirmez. )

9/38 Ya eyyuhellezine amenu ma lekum iza kile lekumunfiru fi sebilillahissakaltum ilel ard e radiytum bil hayatid dunya minel ahirah fe ma metaul hayatid dunya fil ahirati illa kalil

( 9/38 Ey o inananlar, ne oldu size ki "Allah yolunda savaş için seferber olun." dendiğinde yerde ağırlaştınız. Ahiret yerine dünya hayatına mı razı oldunuz? Dünya hayatı faydası ahiretinkine göre azın haricindeki değildir. )

9/39 İlla tenfiru yuazzibkum azaben elimen ve yestebdil kavmen ğayrakum ve la tedurruhu şey'a vallahu ala kulli şey'in kadir

( Eğer savaş için seferber olmazsanız, O size elim azap ile azap eder. Sizden başka bir kavim ortaya çıkarabilir. Siz O’na şey kadar bile zarar veremezsiniz. Allah her şeye gücü yetendir. )

9/40 İlla tensuruhu fe kad nesarahullahu iz ahracehullezine keferu saniyesneyni iz huma fil ğayri iz yekulu li sahibihi la tahzen innallahe meana   fe enzelellahu sekinetehu aleyhi ve eyyedehu bi cunudin lem teravha ve ceale kelimetellezine keferus sufla ve kelimetullahi hiyel ulya vallahu azizun hakim

( Eğer siz ona yardım etmezseniz, Allah O'na yardım eder. Zamanında, o inkarcılar O'nu çıkardıkları zaman sadece iki kişinin ikincisi iken, mağarada olduklarında arkadaşına "Üzülme, kesinlikle Allah bizimledir." diyordu. Allah O'nun üzerine sükunetini indirmişti. O'nu görmediğiniz ordularla destekleyip kuvvetlendirmişti. O inkarcıların kelimelerini alçak kılmıştı. Allah’ın kelimesi, yüce olan odur. Allah yücedir hakimdir. )

9/41 İnfiru hifafen ve sikalen ve cahidu bi emvalikum ve enfusikum fi sebilillah zalikum hayrun lekum in kuntum ta'lemun

( Ey inananlar, hafifçe ve ağırca seferber olun. Mallarınızla ve nefislerinizle Allah yolunda cihad edin. Eğer bilenler olursanız, bu sizin için daha hayırlıdır. )

9/42 Lev kane aradan kariben ve seferan kasiden lettebeuke ve lakin beudet aleyhimuş şukkah ve se yahlifune billahi levisteta'na le haracna meakum  yuhlikune enfusehum vallahu ya'lemu innehum le kazibun

( Şayet yakın menfaat ve kolay bir sefer olsaydı sana tabi olurlardı. Lakin onun meşakkati onlara uzak geldi. "İstidatımız olsaydı, sizinle beraber çıkardık." diye Allah’a  yemin edecekler. Nefislerini helak edecekler. Allah onların kesinlikle yalancılar olduklarını bilir. )

9/43 Afallahu ank lime ezinte lehum hatta yetebeyyene lekellezine sadeku ve ta'lemel kazibin

( Allah sana af eylesin. O doğrular sana açığa çıkana ve yalancıları bilene kadar beklemeden neden onlara izin verdin?  )

9/44 La yeste'zinukellezine yu'minune billahi vel yevmil ahiri en yucahidu bi emvalihim ve enfusihim vallahu alimun bil muttekin

( Allah’a ve sonraki güne inananlar, mallarıyla ve nefisleriyle cihad etmede senden izin istemezler. Allah sakınanları bilendir. )

9/45 İnnema yeste'zinukellezine la yu'minune billahi vel yevmil ahiri vertabet kulubuhum fe hum fi raybihim yeteraddedun

( Kesinlikle senden izin isteyenler, o Allah’a ve sonraki güne inanmayanlardır. Onların kalpleri işkillidir, şüphelidir de şüpheleri içinde tereddüt ederler. )

9/46 Ve lev eradul huruce le eaddu lehu uddeten ve lakin kerihellahumbiasehum fe sebbetahum ve kilek'udu meal kaidin

( Ve şayet çıkmak isteselerdi, hazırlık yaparak ona hazırlanırlardı. Lakin Allah onların davranmalarını istemedi de onları sabitledi. "Oturanlarla beraber oturun." denildi. )

9/47 Lev haracu fikum ma zadukum illa habalen ve le evdau hilalekum yebğunekumul fitneh ve fikum semmaune lehum vallahu alimun biz zalimin

( Şayet içinizde çıkmış olsalardı, size düzensizlik, sıkıntı haricindekini artırmayacaklardı. Size fitne aramak için aranıza sokulacaklardı. İçinizde onları dinleyecek olanlar da vardı. Allah zalimleri bilendir.  )

9/48 Lekad ibteğavul fitnete min kablu ve kallebu lekel umura hatta cael hakku ve zahera emrullahi ve hum karihun

( Önceden de fitneyi aradılar ve işleri sana döndürüp çevirdiler. Nihayet gerçek geldi. Allah’ın emri, onlar hoşlanmasalar da, istemeseler de açığa çıktı. )

9/49 Ve minhum men yekulu'zen li ve la teftinni e la fil fitneti sekatu ve inne cehenneme le muhiytatun bil kafirin

( Ve onlardan "Bana izin ver ve beni fitneye düşürme." diyenler var. İyi bilin ki, fitneye kendileri düştüler. Kesinlikle cehennem inkarcıları kuşatıp çevreleyen olacaktır. )

9/50 İn tusibke hasenetun tesu'hum ve in tusibke musibetun yekulu kad ehazna emrana min kablu ve yetevellen ve hum ferihun

( Sana iyilik, güzellik isabet etmesi onları üzer, kederlendirir. Eğer sana musibet isabet ederse "Biz önceden işimizi sağlama almıştık." derler ve sevinerek yüz çevirirler. )

9/51 Kul len yusibena illa ma ketebellahu lena huve mevlana ve alellahi fel yetevekkelil mu'minun

( De ki: "Bize Allah’ın yazdığından başkası isabet etmez. O dostumuzdur. İnananlar Allah’a  sığınıp dayansınlar." )

9/52 Kul hel terabbesune bina illa ihdel husneyeyn ve nahnu neterabbesu bikum en yusibekumullahu bi azabin min indihi ev bi eydina fe terabbesu inna meakum  muterabbisun

( De ki: "Siz bizde iki güzelliğin birinden başkasını mı gözetirsiniz? Biz ise Allah’ın size indinden veya bizim ellerimizle azap isabet ettirmesini gözetiyoruz. O halde gözetleyin, kesinlikle biz de sizinle birlikte gözetleyenlerdeniz." )

9/53 Kul enfiku tav'an ev kerhen len yutekabbele minkum innekum kuntum kavmen fasikin

( De ki: “Hoşlanarak, isteyerek veya hoşlanmayarak, istemeyerek harcayın. Sizden kabul edilmez. Kesinlikle siz günahkarlar kavmisiniz." )

9/54 Ve ma meneahum en tukbele minhum nefekatuhum illa ennehum keferu billahi ve bi rasulihi ve la ye'tunes salate illa ve hum kusala ve la yunfikune illa ve hum karihun

( Ve harcamalarının onlardan kabul edilmesini, kesinlikle onların Allah’ı ve resulünü inkar etmeleri, duaya ancak küs gibi yetmeleri ve ancak isteksizce zorlanarak harcamalarının haricindeki engellemez. )

9/55 Fe la tu'cibke emvaluhum ve la evladuhum innema yuridullahu li yuazzibehum biha fil hayatid dunya ve tezheka enfusuhum ve hum kafirun

( O halde onların malları, çocukları seni imrendirmesin. Kesinlikle Allah onlara, onlarla dünya hayatında azap etmek ve nefislerini inkarcılar olarak öldürmek ister.  )

9/56 Ve yahlifune billahi innehum le minkum ve ma hum minkum ve lakinnehum kavmun yefrakun

( Ve kesinlikle onlar sizden olduklarına dair Allah’a  yemin ederler. Onlar sizden değildirler. Lakin kesinlikle onlar korkan kavimdir. )

9/57 Lev yecidune melceen ev meğaratin ev muddehalen le vellev ileyhi ve hum yecmehun

( Şayet sığınılacak yer veya mağaralar veya girilebilecek yerler bulsalardı, ona doğru yüz çevirirlerdi ve koşarlardı. )

9/58 Ve minhum men yelmizuke fis sadekat fe in u'tu minha radu ve in lem yu'tav minha iza hum yeshatun

( Ve onlardan kimi, sadakalar hakkında seni ayıplar, sana kinayeli konuşur. Eğer onlardan verilirse razı, hoşnut olurlar. Eğer onlardan verilmezse, o zaman onlar darılırlar. )

9/59 Ve lev ennehum radu ma atahumullahu ve rasuluhu ve kalu hasbunallahu se yu'tinellahu min fadlihi ve rasuluhu inna ilallahi rağibun

( Ve keşke onlar, Allah’ın ve resulünün onlara verdiklerine kesinlikle razı, hoşnut olsalardı ve "Allah hesap edendir cömerttir, bize yeter. Allah ve resulü bize üstünlüğünden lütfundan verecektir. Kesinlikle biz Allah’a  rağbet ederiz." deselerdi. )

9/60 İnnemas sadekatu lil fukarai vel mesakini vel amiline aleyha vel muellefeti kulubuhum ve fir rikabi ve ğarimine ve fi sebilillahi vebnis sebil feridaten min allah vallahu alimun hakim

( Sadakalar Allah’tan farz olarak, kesinlikle fakirler, yoksullar, o işte çalışanlar, kalpleri uzlaştırılanlar, alıştırılanlar, boyunduruk içindekiler, borçlular, Allah yolundakiler, yolda kalmışlar içindir. Allah bilendir hakimdir. )

9/61 Ve minhumullezine yu'zunen nebiyye ve yekulune huve uzun kul uzunu hayrin lekum yu'minu billahi ve yu'minu lil mu'minine ve rahmetun lillezine amenu minkum vellezine yu'zune rasulellahi lehum azabun elim

( Ve onlardan haberciyi üzenler "O kulaktır." derler. De ki: "Size hayırlı kulaktır. Allah’a  inanır, inananlara inanır ve sizden inananlara rahmettir." Allah’ın resulünü üzenlere elim azap vardır. )

9/62 Yahlifune billahi lekum li yurdukum vallahu ve rasuluhu ehakku en yurduhu in kanu mu'minin

( Sizi razı, hoşnut etmek için size gelip, Allah’a  yemin ederler. Eğer inananlar iseler Allah’ı ve resulünü razı, hoşnut etmek daha gerçekçidir.  )

9/63 E lem ya'lemu ennehu men yuhadidillahe ve rasulehu fe enne lehu nara cehenneme haliden fiha zalikel hizyul azim

( Kesinlikle kim Allah’a  ve resulüne hiddetlenirse, sertleşirse, cehennem ateşinin kesinlikle ona olduğunu bilmezler mi? Onun içinde ebedidir. Bu, büyük zillettir. )

9/64 Yahzerul munafikune en tunezzele aleyhim suratun tunebbiuhum bima fi kulubihim kulistehziu innellahe muhricun ma tahzerun

( İkiyüzlüler, o kalplerinin içinde olanı onlara haber veren surenin üzerlerine inmesinden korkarlar. De ki: "Alay edin, kesinlikle Allah o korktuğunuzu çıkarandır." )

9/65 Ve lein seeltehum le yekulunne innema kunna nehudu ve nel'ab kul e billahi ve ayatihi ve rasulihi kuntum testehziun

( Ve eğer onlara sual edersen, "Kesinlikle biz boş laf edenler ve eğlenenler olduk." diyecekler. De ki: “Allah'la, ayetleriyle ve O’nun resulüyle mi alay edenler oldunuz?" )

9/66 La ta'teziru kad kefartum ba'de imanikum in na'fu an taifetin minkum nuazzib taifeten bi ennehum kanu mucrimin

( Özür dilemeyin. İnancınız sonrasında inkar ettiniz. Eğer sizlerden bir grubu affetsek bile, bir gruba da, kesinlikle suçlu oldukları için azap ederiz. )

9/67 El munafikun vel munafikatu ba'duhum min ba'd ye'murune bil munkeri ve yenhevne anil ma'rufi ve yakbidune eydiyehum nesullahe fe nesiyehum innel munafikine humul fasikun

( İkiyüzlü erkekler ve ikiyüzlü kadınlar, onlar birbirlerindendirler. Kötülüğü emrederler ve iyilikten menederler. Ellerini sıkarak sıkı tutarlar. Allah’ı unuttular. Böylece onları unuttu. Kesinlikle ikiyüzlüler, onlar günahkarlardır.  )

9/68 Veadellahul munafikine vel munafikati vel kuffara nara cehenneme halidine fiha hiye hasbuhum ve leanehumullah ve lehum azabun mukim

( Allah ikiyüzlü erkeklere ve ikiyüzlü kadınlara ve inkarcılara, içinde ebedi olacakları, cehennem ateşini vaad etti. O onlara yeter. Allah onları lanetler. Sürekli azap onlaradır. )

9/69 Kellezine min kablikum kanu eşedde minkum kuvveten ve eksera emvalen ve evlada festemteu bi halakihim festemta'tum bi halakikum ke mestemteallazine min kablikum bi halakihum ve hudtum kellezi hadu ulaike habitat a'maluhum fid dunya vel ahirah ve ulaike humul hasirun

( Sizden öncekiler gibi. Onlar sizden kuvvetçe daha şiddetli ve malca ve evlatça daha çok idiler. Nasipleriyle zevk sürüp faydalandılar. Sizden öncekilerin nasipleriyle faydalanmak istedikleri gibi siz de nasiplerinizle faydalandınız. Dalıp gidenler, boş laf edenler gibi dalıp gittiniz, boş laf ettiniz. Onların dünyada ve ahirette çalışmaları boşa gitti. Onlar hasarlananlardır. )

9/70 E lem ye'tihim nebullezine min kablihim kavmi nuhin ve adin ve semude ve kavmi ibrahime ve ashabi medyene vel mu'tefikat etethum rusuluhum bil beyyinat fe ma kanellahu li yazlimehum ve lakin kanu enfusehum yazlimun

( Onlara onlardan öncekilerin haberi gelmedi mi? Nuh’un kavminin, Ad’ın, Semud’un ve İbrahim’in kavminin ve Medyen’in sahiplerinin ve tersine dönmüşlerin. Resulleri onlara açık deliller verdi. Allah onlara zulmetmemekteydi ve lakin nefislerine zulmetmiş oldular. )

9/71 Vel mu'minune vel mu'minatu ba'duhum evliyau ba'd ye'murune bil ma'rufi ve yenhevne anil munkeri ve yukimunes salate ve yu'tunez zekate ve yuti'unellahe ve rasuleh ulaike se yerhamuhumullah innellahe azizun hakim

( Ve inanan erkekler ve inanan kadınlar birbirlerinin dostlarıdırlar. İyiliği emrederler ve kötülükten menederler, duaya kalkarlar ve zekatı verirler. Allah’a  ve O’nun resulüne itaat ederler. İşte onlar, Allah onlara merhamet edecektir. Kesinlikle Allah yücedir hakimdir. )

9/72 Veadellahul mu'minine vel mu'minati cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fiha ve mesakine teyyibeten fi cennati adn ve ridvanun min allahi ekber zalike huvel fevzul azim

( Allah, inanan erkeklere ve inanan kadınlara, içinde ebedi olacakları, altlarından nehirler akan bahçeler ve ikamet bahçelerinde temiz meskenler vaad etmiştir. Allah’tan rıza, hoşnutluk daha büyüktür. İşte bu, o büyük kurtuluştur. )

9/73 Ya eyyuhen nebiyyu cahidil kuffara vel munafikine vağluz aleyhim ve me'vahum cehennem ve bi'sel mesir

( Ey haberci, inkarcılarla ve ikiyüzlülerle cihad et. Onlara sert, katı ol. Onların mekanları cehennemdir. Ne kötü yerdir. )

9/74 Yahlifune billahi ma kalu ve lekad kalu kelimetel kufri ve keferu ba'de islamihim ve hemmu bima lem yenalu ve ma nekamu illa en ağnahumullahu ve rasuluhu min fadlih fe in yetubu yeku hayran lehum ve in yetevellev yuazzibhumullahu azaben elimen fid dunya vel ahirah ve ma lehum fil erdi min veliyyin ve la nasir

( Onlar, "Söylemedik." diyerek Allah’a  yemin ederler. Onlar o inkar kelimesini söylediler. Teslimiyetlerinden sonra inkar ettiler. O erişemediklerine taammüd ettiler. Allah’ın ve resulünün onları üstünlüğünden gani kılmasının haricinde intikam sebepleri yoktu. Eğer tevbe ederlerse onlara hayırlı olur. Eğer yüz çevirirlerse, Allah onlara dünyada ve ahirette elim azapla azap eder. Onlara yerde dost ve yardımcı yoktur.  )

9/75 Ve minhum men ahedellahe le in atana min fadlihi le nessaddekanne ve le nekunenne mines salihin

( Ve onlardan kimi Allah’a  ahdettiler "Eğer bize üstünlüğünden verirse kesinlikle biz doğruluk yaparız ve kesinlikle iyilerden oluruz."  )

9/76 Fe lemma atahum min fadlihi bahilu bihi ve tevellen ve hum mu'ridun

( Onlara üstünlüğünden verdiğinde, onunla cimrilik ettiler ve dönenler olarak yüz çevirdiler. )

9/77 Fe a'kabehum nifakan fi kulubihim ila yevmi yelkavnehu bima ahlefullahe ma veaduhu ve bima kanu yekzibun

( Allah’a  verdikleri söze ihtilaf ettikleri ve yalan söylemiş oldukları için, O’na kavuşacakları güne kadar kalplerinin içine ikiyüzlülük, bozukluk yerleştirdi. )

9/78 E lem ya'lemu ennellahe ya'lemu sirrahum ve necvahum ve ennellahe allamul ğuyub

( Allah’ın, onların sırlarını ve gizli fısıltılarını bildiğini ve kesinlikle Allah’ın gaybları bilen olduğunu bilmediler mi? )

9/79 Ellezine yelmizunel mutteavviine minel mu'minine fis sadekati vellezine la yecidune illa cuhdehum fe yesharune minhum sehirallahu minhum ve lehum azabun elim

( İnananlardan sadakada cömert olanlarla kinayeli konuşanlarla ve o güçlerinin haricindekini bulamayanlardan alay edinenlerle Allah alay etmiştir. Elim azap onlaradır. )

9/80 İstağfir lehum ev la testağfir lehum in testağfir lehum seb'ine merraten fe len yağfirallahu lehum zalike bi ennehum keferu billahi ve rasulih vallahu la yehdil kavmel fasikin

( Onlara af iste veya onlara af isteme. Onlar için yetmiş kere af istesen de Allah onlara af eylemeyecektir. Bu, kesinlikle onların Allah’ı ve resulünü inkar etmelerinden dolayıdır. Allah günahkarlar kavmini yönlendirmez. )

9/81 Ferihal muhallefune bi mak'adihim hilafe rasulillahi ve kerehu en yucahidu bi emvalihim ve enfusihim fi sebilillahi ve kalu la tenfiru fil harr kul naru cehenneme eşeddu harra lev kanu yefkahun

( Geride kalan muhalifler, Allah’ın resulünün karşıtına oturmalarıyla ferahlayıp sevindiler ve mallarıyla, nefisleriyle Allah yolunda cihad etmeyi istemediler, hoş bulmadılar. "Sıcakta savaşa seferber olmayın." dediler. De ki: "Cehennem ateşi daha şiddetli sıcaktır." Keşke anlamış olsalardı. )

9/82 Fel yadhaku kalilen vel yebku kesira cezaen bima kanu yeksibun

( Artık, kazanmış olduklarının karşılığı olarak az gülsünler ve çok ağlasınlar. )

9/83 Fe in raceakellahu ila taifetin minhum feste'zenuke lil huruci fe kul len tahrucu meiye ebeden ve len tukatilu meiye aduvva innekum radiytum bil kuudi evvele merratin fak'udu meal halifin

( Eğer Allah, seni onlardan bir gruba döndürür de çıkmak için senden izin isterlerse, de ki: "Siz benimle birlikte ebediyen çıkamayacaksınız. Benimle birlikte düşmanla savaşamayacaksınız. Evvelki kere, ilk keresinde kesinlikle siz oturmaktan razı oldunuz, hoşlandınız. O halde geridekilerle birlikte oturun." )

9/84 Ve la tusalli ala ehadin minhum mate ebeden ve la tekum ala kabrih innehum keferu billahi ve rasulihi ve matu ve hum fasikun

( Ve onlardan ölen birine ebediyen dua etme ve kabirinde durma. Kesinlikle onlar Allah’ı ve resulünü inkar ettiler. Günahkarlar olarak öldüler. )

9/85 Ve la tu'cibke emvaluhum ve evladuhum innema yuridullahu en yuazzibehum biha fid dunya ve tezheka enfusuhum ve hum kafirun

( Ve onların malları ve çocukları seni imrendirmesin. Kesinlikle Allah onlara dünyada onlarla azap vermeyi ve nefislerini inkarcılar olarak öldürmeyi ister. )

9/86 Ve iza unzilet suratun en aminu billahi ve cahidu mea rasulihiste'zeneke ulut tavli minhum ve kalu zerna nekun meal kaidin

( Ve "Allah’a  inanın ve resulü ile birlikte cihad edin." diye sure indirildiği zaman, onlardan mal mülk servet sahibi olanlar senden izin istediler. "Bırak bizi, oturanlarla birlikte olalım." dediler. )

9/87 Radu bi en yekunu meal havalifi ve tubia ala kulubihim fe hum la yefkahun

( Onlar, geride kalanlar ile birlikte olmaya razı oldular. Kalplerine mühür basıldı. Artık onlar anlamazlar. )

9/88 Lakinir rasulu vellezine amenu mea hu cahedu bi emvalihim ve enfusihim ve ulaike lehumul hayratu ve ulaikehumul muflihun

( Lakin resul ve onunla birlikte olan inananlar malları ve nefisleriyle cihad ettiler. İşte onlar, hayırlar onlaradır ve onlar iflah olurlar. )

9/89 Eaddellahu lehum cennati tecri min tahtihel enharu halidine fiha zalikel fevzul azim

( Allah onlara, içinde ebedi olacakları, altlarından nehirler akan bahçeler hazırladı. Bu büyük kurtuluştur. )

9/90 Ve cael muazzirune minel a'rabi li yu'zene lehum ve kaadellezine kezebullahe ve rasuleh se yusibullezine keferu minhum azabun elim

( Ve Araplardan özür beyan edenler, onlara izin verilmesi için geldiler. O Allah’ı ve resulünü yalanlayanlar da oturdular. Onlardan inkarcılara elim azap isabet edecektir. )

9/91 Leyse aled duafai ve la alel merda ve la alellezine la yecidune ma yunfikune haracun iza nesahu lillahi ve rasulih ma alel muhsinine min sebil vallahu ğafurun rahim

( Allah ve resulü için nasihat ettikleri takdirde zayıflara, hastalara, o harcanacağı bulamayanlara zorluk, sıkıntı yoktur. İyilik yapanların üzerine yol yoktur. Allah affedendir, merhametlidir. )

9/92 Ve la alellezine iza ma etevke li tahmilehum kulte la ecidu ma ahmilukum aleyhi tevellen ve a'yunuhum tefidu mined dem'i hazenen en la yecidu ma yunfikun

( Ve kendilerini yükleyip bindirmen için sana geldiklerinde, "Sizi üzerine yükleyip bindirebileceğimi bulamıyorum." dediğinde, yüz çevirip dönenlere ve o harcanacağı bulamadıklarından dolayı gözleri yaş dökenlere de yoktur. )

9/93 İnnemes sebilu alellezine yeste'zinuneke ve hum ağniya’radu bi en yekunu meal havalifi ve tabeallahu ala kulubihim fe hum la ya'lemun

( Kesinlikle yol, gani oldukları halde geride kalanlarla birlikte olmaya razı, hoşnut olan, o senden izin isteyenleredir. Allah kalplerine mühür bastı da onlar bilmezler. )

9/94 Ya'tezirune ileykum iza raca'tum ileyhim kul la ta'teziru len nu'mine lekum kad nebbeenellahu min ahbarikum ve seyerallahu amelekum ve rasuluhu summe turaddune ila alimil ğaybi veş şehadeti fe yunebbiukum bima kuntum ta'melun

( Onlara döndüğünüzde size özür beyan edecekler. De ki: "Özür dilemeyin. Size inanmayız. Allah bize sizin haberlerinizden verdi. Allah ve resulü yaptıklarınızı görecektir. Sonra gaybı ve şahit olunanı bilen Allah’a  döndürüleceksiniz. O, ne yapmakta olduğunuzu size haber verecektir." )

9/95 Seyahlifune billahi lekum izenkalebtum ileyhim li tu'ridu anhum fe a'ridu anhum innehum ricsun ve me'vahum cehennem cezaen bima kanu yeksibun

( Onlara döndüğünüzde, onlardan dönmeniz, yüz çevirmeniz için Allah’a  yemin edecekler. O halde onlardan dönüp yüz çevirin. Kesinlikle onlar pistirler. Yapmış olduklarının karşılığı olarak mekanları cehennemdir. )

9/96 Yahlifune lekum li terdav anhum fe in terdav anhum fe innellahe la yerda anil kavmil fasikin

( Onlardan razı, hoşnut olmanız için size yemin ederler. Eğer siz onlardan razı, hoşnut olursanız, kesinlikle Allah günahkarlar kavminden razı hoşnut olmaz. )

9/97 El a'rabu eşeddu kufran ve nifakan ve ecderu en la ya'lemu hudude ma enzelellahu ala rasulih vallahu alimun hakim

( Araplar inkar ve ikiyüzlülük, bozukluk olarak daha şiddetlidirler. Allah’ın, resulüne indirdiği hudutları bilmemeye daha yatkındırlar. Allah bilendir hakimdir. )

9/98 Ve minel a'rabi men yettehizu ma yunfiku mağramen ve yeterabbesu bikumud devair aleyhim dairatus sev’vallahu semiun alim

( Ve Araplardan kimi, o harcadığını borç, zarar addeder ve sizlere devirler gelmesini gözetip bekler. Kötülük devri onların üzerine olsun. Allah duyandır, bilendir. )

9/99 Ve minel a'rabi men yu'minu billahi vel yevmil ahiri ve yettehizu ma yunfiku kurubatin indellahi ve salevatir rasul e la inneha kurbetun lehum se yudhiluhumullahu fi rahmetih innellahe ğafurun rahim

( Ve Araplardan kimi Allah’a ve sonraki güne inanır ve o harcadığını, Allah’ın indine ve resulün dualarına yakınlaşma addeder. İyi bilin ki kesinlikle o onlara yakınlaşmadır. Allah onları rahmetinin içine sokacaktır. Kesinlikle Allah affedendir merhametlidir. )

9/100 Ves sabikunel evvelune minel muhacirine vel ensari vellezinettebeuhum bi ihsanir radiyallahu anhum ve radu anhu ve eadde lehum cennatin tecri tahtehel enharu halidine fiha ebeda zalikel fevzul azim

( Ve muhacirlerden ve yardımcılardan evvelden geçenler ve onlara iyilikle tabi olanlar, Allah onlardan razı, hoşnut oldu. Onlar da O’ndan razı, hoşnut oldular. Onlara altlarından nehirler akan, içinde ebediyen daim olacakları bahçeler hazırladı. Bu büyük kurtuluştur. )

9/101 Ve min men havlekum minel a'rabi munafikun ve min ehlil medineti meradu alen nifaki la ta'lemuhum nahnu na'lemuhum se nuazzibuhum merrateyni summe yuraddune ila azabin azim

( Ve o çevrenizdeki Araplardan ikiyüzlüler ve şehirin sahiplerinden ikiyüzlülüğe, bozukluğa dönenler var. Sen onları bilmezsin. Biz biliriz onları. Onlara iki kere azap vereceğiz. Sonra büyük azaba geri döndürülecekler. )

9/102 Ve aharuna'terafu bi zunubihim haletu amelen salihan ve ahara seyyia asellahu en yetube aleyhim innellahe ğafurun rahim

( Ve onlardan diğerleri günahlarını itiraf ettiler. İyi iş ile diğer kötüsünü karıştırdılar. Allah’ın tevbe eylemesi umulur. Kesinlikle Allah affedendir merhametlidir. )

9/103 Huz min emvalihim sadekaten tutahhiruhum ve tuzekkihim biha ve salli aleyhim inne salateke sekenun lehum vallahu semiun alim

( Onların mallarından sadaka al. Onları temizlersin ve tertemiz edersin. Onlara dua et. Kesinlikle senin duan onlara sükunet verir. Allah duyandır, bilendir. )

9/104 E lem ya'lemu ennellahe huve yakbelut tevbete an ibadihi ve ye'huzus sadekati ve ennellahe huvet tevvabur rahim

( Kesinlikle Allah’ın, O’nun, kullarından tevbeyi kabul ettiğini ve sadakaları aldığını onlar bilmiyorlar mı? Kesinlikle Allah, o tevbeleri kabul edendir, merhametlidir. )

9/105 Ve kuli'melu fe se yerallahu amelekum ve rasuluhu vel mu'minun ve se turaddune ila alimil ğaybi veş şehadeti fe yunebbiukum bima kuntum ta'melun

( Ve de ki: "Çalışın, böylece Allah, O’nun resulü ve inananlar yaptıklarınızı görecek ve gaybı ve şahitliği bilene döndürüleceksiniz. Artık o, yapmakta olduklarınızı size haber verecek." )

9/106 Ve aharune murcevne li emrillahi imma yuazzibuhum ve imma yetubu aleyhim vallahu alimun hakim

( Ve diğerleri Allah’ın emri için ertelenenler salıverilenler bekletilenlerdir. Ya onlara azap eder ya da üzerlerine tevbe eyler. Allah bilendir hakimdir  )

9/107 Vellezinettehazu mesciden diraran ve kufran ve tefrikan beynel mu'minine ve irsaden li men harabellahe ve rasulehu min kabl ve le yahlifunne in eradna illel husna vallahu yeşhedu innehum le kazibun

( Ve mescidi zarar ve inkar olarak edinen ve inananların arasını ayıranlar ve önceden Allah ve O’nun resulü ile savaşan kimseleri gözetleyip bekleyenler, "Kesinlikle ancak iyilik güzellik istedik." diye yemin edecekler. Allah onların kesinlikle yalancılar olduğuna şahitlik eder. )

9/108 La tekum fihi ebeda le mescidun ussise alet takva min evveli yevmin ehakku en tekume fih fihi ricalun yuhibbune en yetetahheru vallahu yuhibbul muttahhirin

( Onun içinde ebediyen bulunma. İlk günden sakınma üzerine tesis edilen mescid, içinde olunmaya daha gerçektir. Onun içinde temizlenmeyi seven adamlar vardır. Allah temizlenenleri sever. )

9/109 E fe men essese bunyanehu ala takva min allahi ve ridvanin hayrun em men essese bunyanehu ala şefacurufin harin fenhara bihi fi nari cehennem vallahu la yehdil kavmez zalimin

( O halde binasını Allah’tan sakınma ve rıza üzerine tesis eden mi hayırlıdır? Yoksa binasını yıkılmak üzere olan uçurumun kenarına tesis eden mi? Onunla cehennem ateşine yuvarlanıp yıkılır. Allah, zalimler kavmini yönlendirmez. )

9/110 La yezalu bunyanuhumullezi benev ribeten fi kulubihim illa en tekattaa kulubuhum vallahu alimun hakim

( Onların kalpleri kesilip ayrılmadıkça, kurdukları binalar onların kalplerinde şüphe olmaktan geri durmaz. )

9/111 İnnellaheştera minel mu'minine enfusehum ve emvalehum bi enne lehumul cenneh yukatilune fi sebilillahi fe yaktulune ve yuktelune va'den aleyhi hakkan fit tevrati vel incili vel kur'an ve men evfa bi ahdihi festebşiru bi bey'ikumullezi bay'tum bih ve zalike huvel fevzul azim

( Kesinlikle Allah, inananlardan, nefislerini ve mallarını, cennetin kesinlikle onlara olmasından dolayı satın aldı. Tevrat’ta, İncil’de ve Kur'an’da gerçek olduğu gibi, onun üzerine vaad olarak, Allah yolunda savaşacaklar da öldürecekler ve öldürülecekler. Ahdine daha vefalı kimdir? O halde yaptığınız alışverişten dolayı müjdeler olsun. İşte bu, o büyük kurtuluştur. )

9/112 Ettaibunel abidunel hamidunes saihuner rakiunes sacidunel amirune bil ma'rufi ven nahune anil munkeri vel hafizune li hududillah ve beşşiril mu'minin

( Tevbe edenler, kulluk edenler, övenler, oruca ve ibadete düşkünler, eğilenler, yere kapananlar, iyiliği emredenler ve kötülükten vazgeçirenler ve Allah’ın hudutları için koruyucu olanlar. İnananları müjdele. )

9/113 Ma kane lin nebiyyi vellezine amenu en yestağfiru lil muşrikine ve lev kanu uli kurba min ba'di ma tebeyyene lehum ennehum ashabul cehim

( Şayet yakınlık sahipleri olsalar bile, onlara belli olduktan sonra, haberci ve o inananlar için ortak koşanlar için af istemek olmaz. Kesinlike onlar cehennemin sahipleridirler. )

9/114 Ve ma kanestiğfaru ibrahime li ebihi illa an mev'idetin veadeha iyyah fe lemma tebeyyene lehu ennehu aduvvun lilhahi teberrae minh inne ibrahime le evvahun halim

( Ve İbrahim'in babası için af istemesi ancak O'na vaad ettiği vaadden dolayı idi. Ancak böyle iken, onun kesinlikle Allah’a  düşman olduğu kendisine açıklanınca ondan beri durdu. Kesinlikle İbrahim vah edip yalvarandı, yumuşaktı. )

9/115 Ve ma kanellahu li yudille kavmen ba'de iz hedahum hatta yubeyyine lehum ma yettekun innellahe bi kulli şey'in alim

( Ve Allah bir kavmi yönlendirdikten sonra, nelerden sakınacakları kendilerine açıklanana kadar saptırmaz. Kesinlikle Allah her şeyi bilendir.  )

9/116 İnnellahe lehu mulkus semavati vel ard yuhyi ve yumit ve ma lekum min dunillahi min veliyyin ve la nasir

( Kesinlikle Allah’a, göklerin ve yerin mülkü O’nadır. Diriltir ve öldürür. Size O’ndan başka dost ve yardımcı yoktur. )

9/117 Lekad tabellahu alen nebiyyi vel muhacirine vel ensarillezinettebeuhu fi saatil usrati min ba'di ma kade yeziğu kulubu ferikin minhum summe tabe aleyhim innehu bihim raufun rahim

( Onlardan bir kısmının kalplerinin kayacak gibi olmasından sonra, haberciye, muhacirlere ve zorluk saatinin içinde olup da O'na tabi olan yardımcılara Allah tevbe eyledi. Sonra üzerlerine tevbe eyledi. Kesinlikle O onlara esirgeyendir merhametlidir. )

9/118 Ve ales selasetillezine hulifu hatta iza dakat aleyhimul erdu bima rahubet ve dakat aleyhim enfusuhum ve zannu en la melcee min allahi illa ileyh summe tabe aleyhim li yetubu innellahe huvet tevvabur rahim

( Ve o geride kalan üç kişi üzerine yemin etti. Nihayet o zaman yer, o genişliğine rağmen onların üzerine daralıp inceldi. Nefisleri de onların üzerine daralıp inceldi. Allah’tan, O’nun haricinde sığınılacak yer olmadığını kavradılar. Sonra tevbeyi kabul etmek için üzerlerine tevbe eyledi. Kesinlikle Allah, O tevbeyi kabul edendir merhametlidir. )

9/119 Ya eyyuhellezine amenuttekullahe ve kunu meas sadikin

( Ey o inananlar, Allah’tan sakının ve doğrularla birlikte olun.  )

9/120 Ma kane li ehlil medineti ve men havlehum minel a'rabi en yetehallefu ar rasulillahi ve la yerğabu bi enfusihim an nefsih zalike bi ennehum la yusibuhum zameun ve la nesabu ve la mahmesatun fi sebilillahi ve la yetaune mevtien yeğiyzul kuffara ve la yenalune min aduvvin neylen illa kutibe lehum bihi amelun salih innellahe la yudiy'u ecral muhsinin

( Şehirin sahipleri ve Araplardan civarında olanlar için Allah’ın resulüne ihtilaf etmeleri ve onun nefsi üstüne nefisleriyle zahmet çekmemeleri uygun olmaz. Bu kesinlikle onlara Allah yolunda susuzluğun, zahmetin, açlığın isabet etmesi, inkarcıları öfkelendirecek yere ayak basmaları ve düşmana karşı eriştikleri başarı karşılığında kendilerine ancak iyi iş olarak yazılmış olmasındandır. Kesinlikle Allah iyilik yapanların ödülünü yitirmez. )

9/121 Ve la yunfikune nefekaten sağiraten ve la kebiraten ve la yaktaune vadiyen illa kutibe lehum li yecziyehumullahu ahsene ma kanu ya'melun

( Ve yapmış olduklarından dolayı Allah’ın onlara daha güzeli ile karşılıklandırmasının onlara yazılmış olmasının haricinde, küçük veya büyük nafaka harcamazlar ve vadiyi kesip geçmezler. )

9/122 Ve ma kanel mu'minune li yenfiru kaffeh fe lev la nefera min kulli firkatin minhum taifetun li yetefekkahu fid dini ve li yunziru kavmehum iza raceu ileyhim leallehum yahzerun

( Ve inananlar için topluca sefere çıkmak olmaz. O halde onlardan tüm bölüklerin sefere çıkmamaları, bir kısmının din hakkında fikretmek ve kendilerine döndüklerinde kavimlerini uyarmak için kalmaları gerekmez mi? Umulur ki korkup çekinirler. )

9/123 Ya eyyuhellezine amenu katilullezine yelunekum minel kuffari vel yecidu fikum ğilzah va'lemu ennallahe meal muttekin

( Ey o inananlar, inkarcılardan o yakınınızda olup size açığa çıkanlarla savaşın. İçinizde sertliği, katılığı bulsunlar. Bilin ki kesinlikle Allah sakınanlarla birliktedir. )

9/124 Ve iza ma unzilet suratun fe minhum men yekulu eyyukum zadethu hazihi imana fe emmellezine amenu fe zadethum imanen ve hum yestebşirun

( Ve sure indirildiğinde, onlardan kimi "Bu hanginizin inancını artırdı?" der. Ama o inananlar, onları inanç olarak artırmıştır. Onlar müjdeleniyorlar. )

9/125 Ve emmellezine fi kulubihim meradun fe zadethum ricsen ila ricsihim ve matu ve hum kafirun

( Ve ama kalplerinde hastalık olanlar. Onları, onların pisliklerine azablarına, pislik azab olarak artırdı. İnkarcı olarak öldüler. )

9/126 E ve la yeravne ennehum yuftenune fi kulli amin merraten ev merrateyni summe la yetubune ve la hum yezzekkerun

( Onlar her yıl bir veya iki kere kendilerinin kesinlikle sınandıklarını görmüyorlar mı? Sonra tevbe etmiyorlar ve onlar hatırlamıyorlar. )

9/127 Ve iza ma unzilet suratun nezara ba'duhum ila ba'd hel yerakum min ehadin summensarafu sarafellahu kulubehum bi ennehum kavmun la yefkahun

( Ve sure indirildiğinde, "Sizi biri görüyor mu?" diye birbirlerine bakarlar. Sonra değişirler, dönerler. Kesinlikle onların anlamayanlar kavmi olmalarından dolayı Allah onların kalplerini değiştirmiştir, döndürmüştür. )

9/128 Lekad caekum rasulun min enfusikum azizun aleyhi ma anittum harisun aleykum bil mu'minine raufun rahim

( Size nefislerinizden resul geldi. Sıkıntıya düşmeniz ona büyük, ağır gelir. Üzerinize çok düşkündür. İnananlara esirgeyendir merhametlidir. )

9/129 Fe in tevellev fe kul hasbiyallahu la ilahe illa hu aleyhi tevekkeltu ve huve rabbul arşil azim

( O halde eğer yüz çevirirlerse, De ki: "Allah bana yeter. O’nun haricinde ilah yoktur. O’na dayanıp sığınırım. O büyük arşın, tahtın Rab’bidir." )

No comments:

Post a Comment

SURELER VE AYET ADETLERİ

Sure No - Sure İsmi - Anlam ı - Ayet Adedi 1 - FATİHA ( فَاتِحَةِ ) - Açılış - 7 2 - BAKARA ( بَقَرَةِ ) - Sığır, Yarmak, Delmek - 286 ...