Sunday, May 3, 2026

11 - HUD

HUD 11/1 Elif lam ra kitabun uhkimet ayatuhu summe fussilet min ledun hakimin habir

( Elif lam ra. Ayetleri açık anlamlı kılınmış kitap. Sonra hakim ve haberdar olanın indinden ayrıntılandırılmıştır. )

11/2 En la ta'budu illellah inneni lekum minhu nezirun ve beşir

( Allah’ın haricindekine kulluk etmeyin diye. Kesinlikle ben size O’ndan uyarıcıyım ve müjdeciyim. )

11/3 Ve en istağfiru rabbekum summe tubu ileyhi yumetti'kum metaan hasenen ila ecelin musemmen ve yu'ti kulle zi fadlin fadleh ve in tevellev fe inni ehafu aleykum azabe yevmin kebir

( Ve Rab’binizden af isteyin diye. Sonra O’na tevbe edin. İsimlendirilmiş belirli vadeye kadar sizi güzel faydalar ile faydalandırsın ve her  üstünlük sahibine üstünlüğünü getirsin. Eğer yüz çevirirseniz, kesinlikle ben üzerinize büyük günün azabından korkarım. )

11/4 İlellahi merciukum ve huve ala kulli şey'in kadir

( Dönüşünüz Allah’adır. O her şeye gücü yetendir. )

11/5 E la innehum yesnune sudurahum li yestahfu minh e la hiyne yestağşune siyabehum ya'lemu ma yusirrune ve ma yu'linun innehu alimun bi zatis sudur

( İyi bilin ki kesinlikle onlar ondan gizlenebilmek için göğüslerini çevirirler. İyi bilin ki örtülerine örtündükleri zaman neyi gizlediklerini ve neyi açıkladıklarını bilir. Kesinlikle O göğüslerin özünü bilendir. )

11/6 Ve ma min dabbetin fil erdi illa alellahi rizkuha ve ya'lemu mustekarraha ve mustevdeaha kullun fi kitabin mubin

( Ve yerde, rızkı Allah üzerine olanın haricinde debelenen yoktur. Durak yerlerini ve geçici yerlerini bilir. Hepsi apaçık kitaptadır. )

11/7 Ve huvellezi halekas semavati vel erda fi sitteti eyyamin ve kane arşuhu alel mai li yebluvekum eyyukum ahsenu amela ve le in kulte innekum meb'usune min ba'dil mevti le yekulennellezine keferu in haza illa sihrun mubin

( Ve gökleri ve yeri altı günde yaratan O'dur. Hanginiz daha güzel iş yapacaksınız diye sınamak için arşı, tahtı su üstündedir. Eğer "Kesinlikle siz ölümün ardından dirileceksiniz." dersen, kesinlikle o inkarcılar "Kesinlikle bu apaçık sihirdir." diyeceklerdir. )

11/8 Ve le in ehharna anhumul azabe ila ummetin ma'dudetin le yekulunne ma yahbisuh e la yevme ye'tihim leyse masrufen anhum ve haka bihim ma kanu bihi yestehziun

( Ve eğer onlardan azabı adedi belirli süreye kadar ertelersek, "Onu engelleyen nedir?" diyeceklerdir. İyi bilin ki, onlara yettiği gün asla onlardan geri çevrilmez. O alay etmiş oldukları onları kuşatır. )

11/9 Ve lein ezaknel insane minna rahmeten summe neza'naha minh innehu le yeusun kefur

( Ve eğer insana bizden rahmet tattırırsak sonra da onu ondan çekip alırsak, kesinlikle o ümitsiz olan inkarcıya dönüşür. )

11/10 Ve lein ezaknahu na'mae ba'de darrae messethu le yekulenne zehebes seyyiatu anni innehu le ferihun fehur

( Ve eğer ona dokunmuş darlıktan sonra ona nimet tattırırsak, "Kötülükler benden gitti, ayrıldı." diyecektir. Kesinlikle o ferahlayıp, sevinip övünecektir. )

11/11 İllellezine saberu ve amilus salihat ulaike lehum mağfiratun ve ecrun kebir

( Ancak o sabredenler ve iyilikler yapanlar, işte onlar, af ve büyük ödül onlaradır. )

11/12 Fe lealleke tarikun ba'da ma yuha ileyke ve daikun bihi sadruke en yekulu lev la unzile aleyhi kenzun ev cae mea hu melek innema ente nezir vallahu ala kulli şey'in vekil

( Belki senin, "Onun üzerine hazine indirilmeli veya onunla birlikte melek gelmeli değil miydi?" demelerinden dolayı göğsün daralır da o sana vahyedilenin bazısını terk edersin. Kesinlikle sen uyarıcısın. Allah her şeye vekildir. )

11/13 Em yekulunefterah kul fe'tu bi aşri suverin mislihi mufterayatin ved'u men isteta'tum min dunillahi in kuntum sadikin

( "Onu uydurdu." mu diyorlar? De ki: "O halde onun aynısından, uydurulmuşundan on sure getirin. Eğer doğrular iseniz, o Allah’tan başka istidatı olanları da çağırın." )

11/14 Fe in lem yestecibu lekum fa'lemu ennema unzile bi ilmillahi ve en la ilahe illa hu fe hel entum muslimun

( Ancak size cevap vermezlerse, o halde bilin ki kesinlikle o Allah’ın ilmi ile indirildi. O’nun haricinde ilah yoktur. Artık sizler teslim olanlar mısınız? )

11/15 Men kane yuridul hayated dunya ve zineteha nuveffi ileyhim a'malehum fiha ve hum fiha la yubhasun

( Kim dünya hayatını ve onun süslerini istemiş olursa, onlara orada çalışmalarının karşılığını vefa ederiz. Onlar orada kötülüğe, haksızlığa maruz kalmazlar. )

11/16 Ulaikellezine leyse lehum fil ahirati illen nar ve habita ma saneu fiha ve batilun ma kanu ya'melun

( İşte onlara ahirette ateşin haricinde asla bir şey yoktur. Orada ürettikleri boşa gitmiştir. O yapmış oldukları batıldır. )

11/17 E fe men kane ala beyyinetin min rabbihi ve yetluhu şahidun minhu ve min kablihi kitabu musa imamen ve rahmeh ulaike yu'minune bih ve men yekfur bihi minel ahzabi fen naru mev'iduh fe la teku fi miryetin minhu innehul hakku min rabbike ve lakinne ekseran nasi la yu'minun

( Peki ya o Rab’binden deliller üzerinde olan? Onu, ondan şahit okur. Ondan önce de Musa’nın kitabını delil ve rahmet olarak. İşte onlar ona inanırlar. Gruplardan kim onu inkar ederse, artık onun vadedilen yeri ateştir. O halde ondan şüphe içinde olma. Kesinlikle o Rab’binden gerçektir ve lakin insanların çoğunluğu inanmazlar. )

11/18 Ve men azlemu min men iftera alellahi keziba ulaike yu'radune ala rabbihim ve yekulul eşhadu haulaillezine kezebu ala rabbihim e la la'netullahi alez zalimin

( Ve Allah’a  yalan uydurandan daha zalim kimdir? İşte onlar Rab’lerine döndürülüp arzolunurlar. Şahitler "İşte bunlar o Rab’lerini yalanlayanlardır." derler. İyi bilin ki Allah’ın laneti zalimler üzerinedir. )

11/19 Ellezine yesuddune an sebilillahi ve yebğuneha iveca ve hum bil ahirati hum kafirun

( O Allah yolundan döndürenler ve onu eğriltmeyi arayanlar ve onlar ahirete de inkarcılardır. )

11/20 Ulaike lem yekunu mu'cizine fil erdi ve ma kane lehum min dunillahi min evliya’yudaafu lehumul azab ma kanu yesteti'unes sem'a ve ma kanu yubsirun

( İşte onlar yerde aciz bırakanlar olamazlar. Onlara Allah’tan başka dostlar olmaz. Azap onlara katlanır. Duyma istidatında olamadılar ve görememekteydiler. )

11/21 Ulaikellezine hasiru enfusehum ve dalle anhum ma kanu yefterun

( İşte onlar nefislerini hasarlandıranlardır ve o uydurdukları onlardan sapmışlardır. )

11/22 La cerame ennehum fil ahirati humul ahserun

( Şüphe yok ki kesinlikle onlar, ahirette onlar en hasarlı olanlardır. )

11/23 İnnellezine amenu ve amilus salihati ve ahbetu ila rabbihim ulaike ashabul cenneh hum fiha halidun

( Kesinlikle o inananlar ve iyilikler yapanlar ve Rab’lerine huşu edip tevazu gösterenler, işte onlar cennetin sahipleridirler. Onlar onun içinde ebedidirler. )

11/24 Meselul ferikayni kel a'ma vel esammi vel basiri ves semiy’hel yesteviyani mesela e fe la tezekkerun

( Bu iki grubun misali kör ve sağır ile gören ve duyan gibidir. İki misal eşit olur mu? Artık hatırlamaz mısınız?  )

11/25 Ve lekad erselna nuhan ila kavmihi inni lekum nezirun mubin

( Ve Nuh’u kavmine gönderdik. "Kesinlikle ben size apaçık uyarıcıyım." )

11/26 En la ta'budu illellah inni ehafu aleykum azabe yevmin elim

( Allah’ın haricindekine kulluk etmeyin. Ben üzerinize elim günün azabından korkarım. )

11/27 Fe kalel meleullezine keferu min kavmihi ma nerake illa beşeran mislena ve ma nerake ettebeake illellezine hum eraziluna bediyer ra'y ve ma nera lekum aleyna min fadlin bel nezunnukum kazibin

( Onun kavminden ileri gelen o inkarcılar "Biz seni bizlerin aynısı olan insanın haricinde görmeyiz. Görünüşte rezillerimizin haricinde sana tabi olan görmüyoruz. Sizlerde üzerimize üstünlük de görmeyiz. Bilakis sizleri yalancılar zannediyoruz." derler. )

11/28 Kale ya kavmi e raeytum in kuntu ala beyyinetin min rabbi ve atani rahmeten min indihi fe ummiyet aleykum e nulzimukumuha ve entum leha karihun

( “Ey kavmim gördünüz mü düşündünüz mü, eğer Rab’bimden deliller üzerindeysem ve bana indinden rahmet verilmişse ve size de körlük verildiyse. Sizler ona isteksizlerken onu size elzem mi kılacağız?” dedi. )

11/29 Ve ya kavmi la es'elukum aleyhi mala in ecriye illa alellahi ve ma ene bi taridillezine amenu innehum mulaku rabbihim ve lakinni erakum kavmen techelun

( Ve "Ey kavmim, ben size onun üzerine mal sual etmiyorum. Kesinlikle benim ödülüm ancak Allah’ın üzerinedir. Ben o inananları kovup uzaklaştıracak da değilim. Kesinlikle onlar Rab’lerine kavuşurlar. Lakin kesinlikle ben sizi cahillik eden kavim olarak görüyorum." )

11/30 Ve ya kavmi men yensuruni minellahi in taredtuhum e fe la tezekkerun

( Ve "Ey kavmim eğer onları kovup uzaklaştırırsam Allah’tan olacağa karşı bana kim yardım edebilir? O halde hatırlamaz mısınız?" )

11/31 Ve la ekulu lekum indi hazinullahi ve la a'lemul ğaybe ve la ekulu inni melekun ve la ekulu lillezine tezderi a'yunukum len yu'tiyehumullahu hayra allahu a'lemu bima fi enfusihim inni izen le minez zalimin

( Ve "Ben sizlere Allah’ın hazinesi indimdedir demiyorum. Gaybı da bilmiyorum. Kesinlikle ben meleğim de demiyorum. O gözünüzde hakir olanlar için, Allah onlara asla hayır vermez de demiyorum. O nefislerinin içinde olanı Allah bilir. O zaman kesinlikle ben zalimlerden olurum." )

11/32 Kalu ya nuhu kad cadeltena fe ekserte cidalena fe'tina bima teiduna in kunte mines sadikin

( "Ey Nuh, bizimle mücadele ettin. Hem de bizimle mücadeleyi abarttın, çoğalttın. O halde, eğer doğrulardan isen, o bizi tehdit ettiğini, vaad ettiğini bize getir." dediler. )

11/33 Kale innema ye'tikum bihillahu in şae ve ma entum bi mu'cizin

( "Onu size kesinlikle Allah dilerse getirir. Siz aciz bırakanlar değilsiniz." dedi.  )

11/34 Ve la yenfeukum nushiy in eradtu en ensaha lekum in kanellahu yuridu en yuğviyekum huve rabbukum ve ileyhi turceun

( Ve "Eğer Allah sizi azdırmak istediyse, eğer size nasihat etmeyi istesem de nasihatım size fayda etmez. Rab’biniz O’dur ve O'na döndürülürsünüz." )

11/35 Em yekulunefterah kul in ifteraytuhu fe aleyye icrami ve ene beriun min ma tucrimun

( “Onu uydurdu.” mu diyorlar? De ki: "Eğer onu uydurdumsa artık suçum benim üzerimedir. Ben o sizin işlediğiniz suçtan uzağım." )

11/36 Ve uhiye ila nuhin ennehu len yu'mine min kavmike illa men kad amene fe la tebteis bima kanu yef'alun

( Ve Nuh’a vahyettik. "Kesinlikle o senin kavminden inanmış olanların haricinde olanlar inanmayacaklar. O halde o yapmış olduklarından dolayı kederlenme." )

11/37 Vasneil fulke bi a'yunina ve vahyina ve la tuhatibni fillezine zalemu innehum muğrakun

( Ve gemiyi gözetimimizle ve vahyimizle üret. Bana o zulmedenler hakkında söylemde bulunma. Kesinlikle onlar boğulacaklar.  )

11/38 Ve yasneul fulke ve kullema merra aleyhi meleun min kavmihi sehiru minh kale in tesharu minna fe inna nesharu minkum kema tesharun

( Ve gemiyi üretiyordu. O'nun kavminden ileri gelenler O'na her rastgeldiklerinde onunla alay ediyorlardı. "Eğer bizimle alay ederseniz, kesinlikle biz de sizinle o alay ettiğiniz gibi alay ederiz." dedi. )

11/39 Fe sevfe ta'lemune men ye'tihi azabun yuhzihi ve yehillu aleyhi azabun mukim

( Artık mahveden, alçaltıcı azabın kime geleceğini ve sürekli azabın kime ineceğini yakında bileceksiniz. )

11/40 Hatta iza cae emruna ve farat tennuru kulnahmil fiha min kullin zevceynisneyni ve ehleke illa men sebeka aleyhil kavlu ve men amen ve ma amene mea hu illa kalil

( Nihayet emrimiz geldiğinde ve fırın ateşlendiğinde, "Hepsinden iki eş ve üzerlerine söz geçmişlerin haricinde aileni ve inananları onun içine yükle." dedik. O'nunla birlikte inananlar ancak çok azdı. )

11/41 Ve kalerkebu fiha bismillahi mecraha ve mursaha inne rabbi le ğafurun rahim

( Ve "İçine binin. Onun akışı da duruşu da Allah’ın ismiyledir. Kesinlikle Rab’bim affedendir merhametlidir." dedi. )

11/42 Ve hiye tecri bihim fi mevcin kel cibali ve nada nuhun ibnehu ve kane fi ma'zilin ya buneyyerkeb meana ve la tekun meal kafirin

( Ve o, onlarla dağlar gibi dalgaların içinde akıp gidiyordu. Nuh oğluna seslendi. O ayrı bir yerdeydi. "Ey oğlum bizimle birlikte bin ve inkarcılarla birlikte olma." )

11/43 Kale seavi ila cebelin ya'simuni minel ma’ kale la asimel yevme min emrillahi illa men rahim ve hale beynehumel mevcu fe kane minel muğrakin

( "Ben dağa sığınacağım, beni sudan korur." dedi. "Bugün, o merhamet edilmiş olanların haricinde, Allah’ın emrinden korunacak yoktur." dedi. Dalga aralarında geldi geçti de boğulanlardan oldu. )

11/44 Ve kile ya erdu ubleiy maeki ve ya semau akliiy ve ğidal mau ve kudiyel emru vestevet alel cudiyyi ve kile bu'den lil kavmiz zalimin

( Ve "Ey yer suyunu yut ve ey gök onu yiyip men et." denildi. Su çekildi. İş yapıldı. Cudi'nin üzerine seviyelendi. "Zalimler kavmi uzak olsun." denildi. )

11/45 Ve nada nuhun rabbehu fe kale rabbi innebni min ehli ve inne va'dekel hakku ve ente ahkemul hakimin

( Ve Nuh Rab’bine seslendi de "Rab’bim kesinlikle oğlum ailemdendi. Senin vaadin kesinlikle gerçektir. Sen hakimlerin en hakimisin." dedi. )

11/46 Kale ya nuhu innehu leyse min ehlik innehu amelun ğayru salihin fe la tes'elni ma leyse leke bihi ilm inni eizuke en tekune minel cahilin

( "Ey Nuh, kesinlikle o senin ailenden değildi. Kesinlikle o iyi olmayanı yaptı. O halde, o sana asla ilmi olmayanı bana sual etme. Kesinlikle ben seni cahillerden olursun diye öğütlerim." dedi. )

11/47 Kale rabbi inni euzu bike en es'eleke ma leyse li bihi ilm ve in la tağfirli ve terhamni ekun minel hasirin

( "Rab’bim kesinlikle ben, o bana asla ilmi olmayanı sana sual etmekten sana sığınırım. Eğer beni affetmezsen ve bana merhamet etmezsen hasarlananlardan olurum." dedi. )

11/48 Kile ya nuh uhbit bi selamin minna ve berakatin aleyke ve ala umemin min men meak ve umemun senumettiuhum summe yemessuhum minna azabun elim

( "Ey Nuh, senin üzerine ve seninle birlikte olan kimselerden oluşan topluluğun üzerine bizden selam ve bereket ile in. Kendilerini nimetlendireceğimiz topluluklar vardır da sonra onlara bizden elim azap dokunur." denildi. )

11/49 Tilke min enbail ğaybi nuhiy ha ileyk ma kunte ta'lemuha ente ve la kavmuke min kabli haza fasbir innel akibete lil muttekin

( Bunlar sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Sen ve kavmin bundan önce onları bilmemekteydiniz. O halde sabret. Sonuç kesinlikle sakınanlar içindir. )

11/50 Ve ila adin ehahum huda kale ya kavmi'budullahe ma lekum min ilahin ğayruh in entum illa mufterun

( Ve Ad’e kardeşleri Hud’u, "Ey kavmim, Allah’a  kulluk edin. Size O’ndan başka ilah yoktur. Kesinlikle sizler ancak uyduranlarsınız." dedi. )

11/51 Ya kavmi la es'elukum aleyhi ecra in ecriye illa alellezi fetarani e fe la ta'kilun

( Ey kavmim, onun üzerine size ödül sual etmiyorum. Kesinlikle benim ödülüm ancak o beni yaratanın üzerinedir. O halde akıl etmez misiniz? )

11/52 Ve ya kavmistağfiru rabbekum summe tubu ileyhi yursilis semae aleykum midraran ve yezidkum kuvveten ila kuvvetikum ve la tetevellev mucrimin

( Ve "Ey kavmim, Rab’binizden af isteyin. Sonra O’na tevbe edin ki göğü üzerinize çok su döken olarak göndersin. Sizi kuvvetinize kuvvet katarak artırsın. Suçlular olarak yüz çevirmeyin." )

11/53 Kalu ya hudu ma ci'tena bi beyyinetin ve ma nahnu bi tariki alihetina an kavlike ve ma nahnu leke bi mu'minin

( "Ey Hud, bize delil getirmedin. Bizler senin sözün üzerine ilahlarımızı terketmeyiz. Bizler sana inananlar değiliz." dediler. )

11/54 İn nekulu illa’terake ba'du alihetina bi su’kale inni uşhidullahe veşhedu enni beriun min ma tuşrikun

( Kesinlikle "Seni ancak bazı ilahlarımız kötülükle çarpmış." deriz. "Kesinlikle ben Allah’ı şahit ederim. Şahit olun ki kesinlikle ben o ortak koştuklarınızdan beriyim." dedi. )

11/55 Min dunihi fe kiyduni cemian summe la tunzirun

( Ondan başka. O halde bana topluca hile yapıp tuzak kurun. Sonra bana gözetmeyin, göz  açtırmayın. )

11/56 İnni tevekkeltu alellahi rabbi ve rabbikum ma min dabbetin illa huve ahizun bi nasiyetiha inne rabbi ala siratin mustekim

( Kesinlikle ben, Rab’bim ve Rab’biniz olan Allah’a  dayanıp sığınırım. O’nun alnından tutup yakalamadığı debelenen yoktur. Kesinlikle Rab’bim doğru yol üzerindedir. )

11/57 Fe in tevellev fe kad eblağtukum ma ursiltu bihi ileykum ve yestahlifu rabbi kavmen ğayrakum ve la tedurrunehu şey'a inne rabbi ala kulli şey'in hafiyz

( Eğer yüz çevirirseniz, ben size o gönderilmiş olduğumu ulaştırırım. Rab’bim sizden başka kavmi halife kılar. O’na şey kadar bile zarar veremezsiniz. Kesinlikle Rab’bim her şeyin üzerinde koruyucudur, gözeticidir.  )

11/58 Ve lemma cae emruna necceyna huden vellezine amenu mea hu bi rahmetin minna ve necceynahum min azabin ğaliyz

( Ve emrimiz geldiğinde Hud’u ve O'nunla birlikte inananları bizden rahmet ile kurtardık. Onları yoğun, sert azaptan kurtardık. )

11/59 Ve tilke adun cehadu bi ayati rabbihim ve asav rusulehu vettebeu emra kulli cebbarin anid

( Ve işte Ad, Rab’lerinin ayetleri ile cihad ettiler. O’nun resullerine isyan ettiler. Her inatçı zorbanın emirlerine tabi oldular. )

11/60 Ve utbiu fi hazihid dunya la'neten ve yevmel kiyameh e la inne aden keferu rabbehum e la bu'den li adin kavmi hud

( Ve bu dünyada ve ayağa kalkış gününde lanetle tabi olundular. İyi bilin ki kesinlikle Ad’lar Rab’lerini inkar ettiler. İyi bilin ki Hud’un kavmi Ad uzaklaştı. )

11/61 Ve ila semude ehahum saliha kale ya kavmi'budullahe ma lekum min ilahin ğayruh huve enşeekum minel erdi vesta'merakum fiha festağfiruhu summe tubu ileyh inne rabbi karibun mucib

( Ve Semud’a kardeşleri Salih, "Ey kavmim Allah’a  kulluk edin. Size O’ndan başka ilah yoktur. O sizi topraktan inşa etti. Size onun içinde ömür verdi. O halde O’nun affını isteyin. Sonra O’na tevbe edin. Kesinlikle Rab’bim yakındır, kabul eder." dedi. )

11/62 Kalu ya salihu kad kunte fina mercuvven kable haza etenhana en na'bude ma ya'budu abauna ve innena le fi şekkin min ma ted'una ileyhi murib

( Ey Salih "Sen bundan önce içimizde ümit edilendin. Bizi o babalarımızın kulluk ettiklerine kulluk etmekten men mi ediyorsun? Ve kesinlikle biz, o bizi çağırdığından vesveseli şüphe içindeyiz." dediler. )

11/63 Kale ya kavmi e raeytum in kuntu ala beyyinetin min rabbi ve atani minhu rahmeten fe men yensuruni minellahi in asaytuhu fe ma teziduneni ğayra tahsir

( "Ey kavmim, görmez düşünmez misiniz? Eğer ben Rab’bimden delil üzerindeysem ve bana kendinden rahmet vermişse, o halde eğer O’na isyan edersem, Allah’tan olacaklara karşı bana kim yardım eder? Bana hasarın haricindekini artırmıyorsunuz." dedi. )

11/64 Ve ya kavmi hazihi nakatullahi lekum ayeten fe zeruha te'kul fi erdillahi ve la temessuha bi suin fe ye'huzekum azabun karib

( Ve ey kavmim, işte Allah’ın o dişi devesi size ayettir. O halde bırakın Allah’ın yerinde yesin. Ona kötülükle dokunmayın. Yoksa sizi yakın azap yakalar. )

11/65 Fe akaruha fe kale temetteu fi darikum selasete eyyam zalike va'dun ğayru mekzub

( Fakat onu boğazladılar da "Yurdunuzda üç gün faydalanın. Bu yalanlanamayacak vaaddir." dedi. )

11/66 Fe lemma cae emruna necceyna salihan vellezine amenu mea hu bi rahmetin minna ve min hizyi yevmiiz inne rabbeke huvel kaviyyul aziz

( Emrimiz geldiğinde Salih’i ve O'nunla birlikte inananları, bizden rahmet ile, o günün zilletinden kurtardık. Kesinlikle Rab’bin, o kuvvetlidir yücedir. )

11/67 Ve ehazellezine zalemus sayhatu fe asbehu fi diyarihim casimin

( Ve zalimleri çığlık yakaladı da yurtlarında diz çökenler oldular. )

11/68 Ke en lem yağnev fiha e la inne semude keferu rabbehum e la bu'den li semud

( Sanki orada hiç faydalanıp gani olmamışlar gibi. İyi bilin ki kesinlikle Semud’lar Rab’lerini inkar ettiler. İyi bilin ki Semud’lar uzaklaştılar. )

11/69 Ve lekad caet rusuluna ibrahime bil buşra kalu selama kale selamun fe ma lebise en cae bi iclin haniz

( Ve resullerimiz İbrahim’e müjde ile geldiler. "Selam." dediler. "Selam." dedi. Kızarmış buzağı ile gelmekte gecikmedi. )

11/70 Fe lemma raa eydiyehum la tesilu ileyhi nekirahum ve evcese minhum hiyfeh kalu la tehaf inna ursilna ila kavmi lut

( Ellerini ona değmez görünce, onları belirleyemedi ürktü ve gizlice onlardan korku hissetti. "Korkma, kesinlikle biz Lut kavmine gönderildik." dediler. )

11/71 Vemraetuhu kaimetun fe dahiket fe beşşernaha bi ishaka ve min verai ishaka ya'kub

( Ve O'nun karısı ayakta duruyordu da güldü. O'na İshak’ı ve İshak’ın ardından Yakub’u müjdeledik. )

11/72 Kalet ya veyleta e elidu ve ene acuzun ve haza ba'li şeyha inne haza le şey'un acib

( "Ey vay bana. Doğurur muyum? Ben bir yaşlı kadınım ve bu da yaşlı kocam. Kesinlikle bu acayip şeydir." dedi. )

11/73 Kalu e ta'cebine min emrillahi rahmetullahi ve berakatuhu aleykum ehlel beyt innehu hamidun mecid

( “Allah’ın emrinden mi şaşkınlık duyuyorsun? Allah’ın rahmeti ve O’nun bereketi siz evin sahiplerinin üzerinedir. Kesinlikle o övülesidir, büyüktür, şereflidir." dediler. )

11/74 Fe lemma zehebe an ibrahimer rav'u ve caethul buşra yucadiluna fi kavmi lut

( Korku İbrahim’den ayrılıp gidince ve O'na müjde gelince, Lut kavmi hakkında bizimle mücadele etti. )

11/75 İnne ibrahime le halimun evvahun munib

( Kesinlikle İbrahim yumuşaktı, dua eden sağlam inançlı ve pişman olup gerçeğe yönelendi.  )

11/76 Ya ibrahimu a'rid an haza innehu kad cae emru rabbik ve innehum atihum azabun ğayru merdud

( Ey İbrahim bundan vazgeçip dön. Kesinlikle Rab’binin emri geldi. Kesinlikle onlara geri döndürülemez azap yetip gelecektir. )

11/77 Ve lemma caet rusuluna lutan sie bihim ve daka bihim zer'an ve kale haza yevmun asib

( Ve resullerimiz Lut’a geldiklerinde, onlardan dolayı kötüleşti ve onlardan dolayı daralıp savruldu. "Bu asabi gündür." dedi. )

11/78 Ve caehu kavmuhu yuhraune ileyhi ve min kablu kanu ya'melunes seyyiat kale ya kavmi haulai benati hunne atheru lekum fettekullahe ve la tuhzuni fi dayfi e leyse minkum raculur raşid

( Ve önceden kötülükler yapmış olan kavmi O'na doğru koşarak geldi. "Ey kavmim, işte kızlarım, onlar size daha temizdirler. O halde Allah’tan sakının ve beni misafirlerim hakkında hüzünlendirmeyin. Sizden akıllı adam yok mudur?" dedi. )

11/79 Kalu lekad alimte ma lena fi benatike min hakk ve inneke le ta'lemu ma nurid

( "Sen de bilirsin ki, bize kızların konusunda hak yoktur. Kesinlikle sen ne istediğimizi biliyorsun." dediler. )

11/80 Kale lev enne li bikum kuvveten ev avi ila ruknin şedid

( "Keşke kesinlikle ben size karşı kuvvetli olabilseydim veya şiddetli, sağlam dayanağa sığınabilseydim, barınabilseydim." dedi. )

11/81 Kalu ya lutu inna rusulu rabbike len yesilu ileyke fe esri bi ehlike bi kit'in minel leyli ve la yeltefit minkum ehadun illemraetek innehu musibuha ma esabehum inne mev'idehumus subh e leyses subh bi karib

( "Ey Lut, kesinlikle biz Rab’binin resulleriyiz. Sana asla kötülük edemezler. O halde geceden bir bölümde ailenle seyirt ve karın haricinde sizlerden kimse geri kalmasın. Kesinlikle ona, onlara isabet eden isabet edecektir. Kesinlikle onların zamanları sabahtır. E sabah da yakın değil midir?" dediler. )

11/82 Fe lemma cae emruna cealna aliyeha safileha ve emtarna aleyha hicaraten min siccilin mendud

( Emrimiz geldiğinde, onun üstünü altı kıldık. Onların üzerine pişmiş çamurdan istifli taşlar yağdırdık. )

11/83 Musevvemeten inde rabbik ve ma hiye minez zalimine bi beiyd

( Rab’binin indinde işaretlenmişlerdir. O zalimlerden uzak değildir. )

11/84 Ve ila medyene ehahum şuayba kale ya kavmi'budullahe ma lekum min ilahin ğayruh ve la tenkusul mikyale vel mizane inni erakum bi hayrin ve inni ehafu aleykum azabe yevmin muhiyt

( Ve Medyen’e kardeşleri Şuayb, "Ey kavmim, Allah’a  kulluk edin. Size O’ndan başka ilah yoktur. Kile ölçeğini, ölçüyü, tartıyı eksiltip azaltmayın. Kesinlikle ben sizi hayırlarda görürüm. Kesinlikle ben üzerinize, kuşatan günün azabından korkarım." dedi. )

11/85 Ve ya kavmi evful mikyale vel mizane bil kisti ve la tebhasun nase eşyaehum ve la ta'sev fil erdi mufsidin

( Ve "Ey kavmim doğrulukla, adaletle kile ölçeğine, ölçüye, tartıya vefa edin. İnsanların eşyalarını eksiltmeyin. Bozguncular olarak yerde asileşmeyin." )

11/86 Bekiyyetullahi hayrun lekum in kuntum mu'minin ve ma ene aleykum bi hafiyz

( Eğer inananlarsanız Allah’ın bakiyesi size daha hayırlıdır. Ben üzerinize koruyucu, gözetici değilim. )

11/87 Kalu ya şuaybu e salatuke te'muruke en netruke ma ya'budu abauna ev en nef'ale fi emvalina ma neşa’inneke le entel halimur raşid

( "Ey Şuayb, o babalarımızın kulluk ettiklerini terketmemizi veya mallarımızla ne dilersek yapmamızı bırakmayı sana duan mı emrediyor? Kesinlikle sen yumuşaksın, akıllısın." dediler. )

11/88 Kale ya kavmi e raeytum in kuntu ala beyyinetin min rabbi ve razekani minhu rizkan hasena ve ma uridu en uhalifekum ila ma enhakum anh in uridu illel islaha mesteta'tu ve ma tevfikiy illa billah aleyhi tevekkeltu ve ileyhi unib

( "Ey kavmim, görür düşünür müsünüz? Eğer Rab’bimden delil üzerinde isem ve beni güzel rızık ile rızıklandırdı ise. O size menettiklerimden size ihtilaf etmek istemem. Kesinlikle ancak istidatım olduğu kadar iyileştirmeyi isterim. Muvaffakiyetim ancak Allah sayesindedir. O'na dayanıp sığınırım ve O'na dönerim." dedi. )

11/89 Ve ya kavmi la yecrimennekum şikakiy en yusibekum mislu ma esabe kavme nuhin ev kavme hudin ev kavme salih ve ma kavmu lutin minkum bi beiyd

( Ve ey kavmim, ayrılığınız, karşı gelmeniz sizi o Nuh kavmine, Hud kavmine veya Salih kavmine isabet edenin aynısına kesinlikle maruz bırakmasın. Lut kavmi sizden uzak değildir. )

11/90 Vestağfiru rabbekum summe tubu ileyh inne rabbi rahimun vedud

( Ve Rab’binizden af isteyin. Sonra O’na tevbe edin. Kesinlikle Rab’bim merhametlidir sevendir. )

11/91 Kalu ya şuaybu ma nefkahu kesiran min ma tekulu ve inna le nerake fina daiyfa ve lev la rahtuke le racemnake ve ma ente aleyna bi aziz

( "Ey Şuayb, o söylediklerinden çoğunu anlamıyoruz. Kesinlikle biz seni içimizde zayıf görüyoruz. Şayet yakınların olmasaydı, seni kovardık. Sen üzerimize büyük, üstün de değilsin." dediler. )

11/92 Kale ya kavmi e rahtiy eazzu aleykum minellah vettehaztumuhu veraekum zihriyya inne rabbi bima ta'melune muhiyt

( "Ey kavmim, yakınlarım size Allah’tan daha mı yücedir, şereflidir? O'nu dışlayarak sırtınıza, arkanıza aldınız. Kesinlikle Rab’bim o yaptıklarınızı kuşatandır." dedi. )

11/93 Ve ya kavmi'melu ala mekanetikum inni amil sevfe ta'lemune men ye'tihi azabun yuhzihi ve men huve kazib vertekibu inni meakum  rakib

( Ve "Ey kavmim, kuvvetinizle yapın. Kesinlikle ben de yapıyorum. Mahveden alçaltıcı azabın kime geleceğini ve o yalancının kim olduğunu yakında bileceksiniz. Bekleyin, gözetleyin kesinlikle ben de sizinle birlikte bekliyorum, gözetliyorum." )

11/94 Ve lemma cae emruna necceyna şuayben vellezine amenu mea hu bi rahmetin minna ve ehazetillezine zalemus sayhatu fe asbehu fi diyarihim casimin

( Ve emrimiz geldiğinde Şuayb’ı ve O'nunla birlikte inananları bizden rahmet ile kurtardık. O zulmedenleri çığlık yakaladı da yurtlarında diz çökenler oldular. )

11/95 Ke en lem yağnev fiha e la bu'den li medyene kema beidet semud

( Sanki orada hiç faydalanıp gani olmamışlar gibi. İyi bilin ki Medyen o Semud’un uzaklaştığı gibi uzaklaştı. )

11/96 Ve lekad erselna musa bi ayatina ve sultanin mubin

( Ve Musa’yı ayetlerimiz ve apaçık deliller ile gönderdik. )

11/97 İla fir'avne ve meleihi fettebeu emra fir'avn ve ma emru fir'avne bi raşid

( Firavun'a ve ileri gelenlerine. Firavun’un emrine tabi oldular. Oysa Firavun’un emri akıllıca, doğru değildi. )

11/98 Yakdumu kavmehu yevmel kiyameti fe evradehumun nar ve bi'sel virdul mevrud

( Ayağa kalkış günü kavminin önünde olur. Artık onları ateşe vardırmıştır. Ne kötü varış yeridir o varılan yer. )

11/99 Ve utbiu fi hazihi la'neten ve yevmel kiyameh bi'ser rifdul merfud

( Ve bunun içinde de, ayağa kalkış gününde de lanetle tabi olundular. Ne kötü yardımdır o yardım. )

11/100 Zalike min enbail kura nekussuhu aleyke minha kaimun ve hasiyd

( Bu sana anlattığımız şehirlerin haberlerindendir. Onlardan kaim olan da var biçilip hasat edileni de var. )

11/101 Ve ma zalemnahum ve lakin zalemu enfusehum fe ma ağnet anhum alihetuhumulleti yed'une min dunillahi min şey'in lemma cae emru rabbik ve ma zaduhum ğayra tetbib

( Ve biz onlara zulmetmedik ve lakin nefislerine zulmettiler. Böylece, Rab’binin emri geldiğinde, Allah’tan başka çağırdıkları ilahları onlara şey kadar bile fayda sağlamadılar. Onlara zararın haricindekini artırmadılar. )

11/102 Ve kezalike ahzu rabbike iza ehazel kura ve hiye zalimeh inne ahzehu elimun şedid

( Ve Rab’bin, o zalim şehirleri yakaladığında işte böyle yakaladı. Kesinlikle O’nun yakalaması şiddetli elimdir. )

11/103 İnne fi zalike le ayeten li men hafe azabel ahirah zalike yevmun mecmuun lehun nasu ve zalike yevmin meşhud

( Ahiret azabından korkanlar için bunda kesinlikle ayetler vardır. Bu onda insanların toplanacağı gündür. Bu, şahit olunan gündür. )

11/104 Ve ma nuehhiruhu illa li ecelin ma'dud

( Ve biz onu adedi belirli vade haricinde ertelemeyiz. )

11/105 Yevme ye'ti la tekellemu nefsun illa bi iznih fe minhum şekiyyun ve seiyd

( O gün gelince nefisler O’nun izni haricinde kelam edemez, söz söyleyemez. Artık onlardan şakiler, bedbahtlar da vardır, mesud olanlar da. )

11/106 Fe emmellezine şeku fe fin nari lehum fiha zefirun ve şehik

( O bedbaht olanlar ateşin içindedirler. Onlara orada hıçkırıkla nefes vererek inlemeler ve haykırışlar vardır. )

11/107 Halidine fiha madametis semavatu vel erdu illa ma şae rabbuk inne rabbeke fe'alun li ma yurid

( Rab’binin dilemesi hariç, gökler ve yer daim olduğu sürece onun içinde ebedidirler. Kesinlikle Rab’bin ne isterse yapar. )

11/108 Ve emmellezine suidu fe fil cenneti halidine fiha madametis semavatu vel erdu illa ma şae rabbuk ataen ğayra meczuz

( Ve o mesud olanlar artık cennetin içindedirler. Rab’binin dilemesi hariç, gökler ve yer daim olduğu sürece, kesintisiz bağış olarak, onun içinde ebedidirler.  )

11/109 Fe la teku fi miryetin min ma ya'budu haula’ma ya'budune illa kema ya'budu abauhum min kabl ve inna le muveffuhum nesibehum ğayra menkus

( O halde o kulluk edenlerden şüphe içinde olma. Bunlar önceden babalarının kulluk ettikleri gibi olmasının haricinde kulluk etmezler. Kesinlikle biz onların nasiplerini eksiltmeden vefa edeceğiz. )

11/110 Ve lekad ateyna musel kitabe fahtulife fih ve lev la kelimetun sebekat min rabbike le kudiye beynehum ve innehum le fi şekkin minhu murib

( Ve Musa’ya kitabı vermiştik de onun hakkında ihtilaf edildi. Şayet Rab’binden geçmiş kelime olmasaydı, aralarında hükmedilirdi. Kesinlikle onlar ondan vesveseli şüphe içindedirler. )

11/111 Ve inne kullun lemma leyuveffiyennehum rabbuke a'malehum innehu bima ya'melune habir

( Ve kesinlikle her biri öyledir ki Rab’bin kesinlikle onlara çalışmalarını vefa edecektir. Kesinlikle O, ne yaptıklarından haberdardır. )

11/112 Festekim kema umirte ve men tabe meake ve la tatğav innehu bima ta'melune besir

( O halde emredildiğin gibi doğru ol. Seninle birlikte tevbe edenler de. Azmayın. Kesinlikle O ne yaptığınızı görendir. )

11/113 Ve la terkenu ilellezine zalemu fe temessekumun naru ve ma lekum min dunillahi min evliyae summe la tunsarun

( Ve o zulmedenlere meyletmeyin. Yoksa size ateş dokunur. Size Allah’tan başka dostlar yoktur. Sonra yardım da edilmezsiniz. )

11/114 Ve ekimis salate tarafeyin nehari ve zulefen minel leyli innel hasenati yuzhibnes seyyiat zalike zikra liz zakirin

( Ve gündüzün iki kenarında ve gecenin saçaklarında duaya kalkın. Kesinlikle iyilikler kötülükleri giderir. Bu hatırlayanlar için hatırlatmadır. )

11/115 Vasbir fe innellahe la yudiy'u ecral muhsinin

( Ve sabret. Kesinlikle Allah iyilik yapanların ödülünü yitirmez. )

11/116 Fe lev la kane minel kuruni min kablikum ulu bekiyyetin yenhevne anil fesadi fil erdi illa kalilen min men enceyna minhum vettebeallezine zalemu ma utrifu fihi ve kanu mucrimin

( Sizden önceki nesillerden bakiyesi olanlar yerde bozgunu men etmeli değiller miydi? Ancak bunu, onlardan kurtardıklarımızdan azı yaptı. O zulmedenler, içinde şımartıldıklarına tabi oldular. Suçlular oldular. )

11/117 Ve ma kane rabbuke li yuhlikel kura bi zulmin ve ehluha muslihun

( Ve Rab’bin, sahipleri iyileştirenler iken, şehirleri zulüm ile helak edecek değildir. )

11/118 Ve lev şae rabbuke le cealen nase ummeten vahideten ve la yezalune muhtelifin

( Ve şayet Rab’bin dileseydi insanları tek topluluk kılardı da ihtilaf etmekten geri durmazlardı. )

11/119 İlla men rahime rabbuk ve li zalike halekahum ve temmet kelimetu rabbike le emleenne cehenneme minel cinneti ven nasi ecmein

( Rab’binin merhamet ettikleri hariç. Onları bunun için yarattı. Rab’binin "Ben kesinlikle cehennemi cinlerden ve insanlardan topluca, tamamen dolduracağım." kelimesi tamamlandı. )

11/120 Ve kullen nekussu aleyke min enbair rusuli ma nusebbitu bihi fuadek ve caeke fi hazihil hakku ve mev'izatu ve zikra lil mu'minin

( Ve sana resullerin haberlerinden hepsini anlatıyoruz ki onlarla kalbini sabitleyelim. Sana bunun içinde, inananlar için gerçek, öğüt ve hatırlama geldi. )

11/121 Ve kul lillezine la yu'minuna'melu ala mekanetikum inna amilun

( Ve o inanmayanlara  de ki: "Kuvvetinizle yapın. Kesinlikle biz de yapıyoruz." )

11/122 Venteziru inna muntezirun

( Ve bekleyin, kesinlikle biz de bekleyenleriz. )

11/123 Ve lillahi ğaybus semavati vel erdi ve ileyhi yurceul emru kulluhu fa'budhu ve tevekkel aleyh ve ma rabbuke bi ğafilin an ma ta'melun

( Ve göklerin ve yerin gaybı Allah içindir. İşlerin hepsi O’na döndürülür. O halde O'na kulluk et ve O'na dayanıp sığın. Rab’bin o yaptıklarınızdan habersiz değildir.  )

No comments:

Post a Comment

SURELER VE AYET ADETLERİ

Sure No - Sure İsmi - Anlam ı - Ayet Adedi 1 - FATİHA ( فَاتِحَةِ ) - Açılış - 7 2 - BAKARA ( بَقَرَةِ ) - Sığır, Yarmak, Delmek - 286 ...