Saturday, May 2, 2026

48 - FETİH

FETİH 48/1 İnna fetahna leke fethan mubina

( Kesinlikle biz sana apaçık açılış açtık. )

48/2 Li yağfira lekellahu ma tekaddeme min zenbike ve ma teahhara ve yutimme ni'metehu aleyke ve yehdiyeke siratan mustekima

( Allah’ın sana o geçmişte sunduğun günahlarından ve o gelecektekilerinden af eylemesi, senin üzerine nimetini tamamlaması ve seni doğru yola yönlendirmesi için. )

48/3 Ve yensurakellahu nasran aziza

( Ve Allah sana büyük yardım ile yardım eder. )

48/4 Huvellezi enzeles sekinete fi kulubil mu'minine li yezdadu imanen mea imanihim ve lillahi cunudus semavati vel ard ve kanellahu alimen hakima

( İnananların inançlarını inançlarıyla artırmak için kalplerinin içine sükuneti indiren O'dur. Göklerin ve yerin orduları, askerleri Allah içindir. Allah bilendir hakimdir. )

48/5 Li yudhilel mu'minine vel mu'minati cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fiha ve yukeffira anhum seyyiatihim ve kane zalike indellahi fevzen azima

( İnanan erkekleri ve inanan kadınları altlarından nehirler akan, içinde ebedi olacakları bahçelere sokmak için ve onlara kötülüklerini örtmek için. Bu Allah’ın indinde büyük kurtuluştur. )

48/6 Ve yuazzibel munafikine vel munafikati vel muşrikine vel muşrikatiz zannine billahi zannez sev’aleyhim dairatus sev’ve ğadibellahu aleyhim ve leanehum ve eadde lehum cehennem ve saet masira

( Ve ikiyüzlü erkeklere, ikiyüzlü kadınlara, ortak koşan erkeklere, ortak koşan kadınlara, kötü zan ile Allah’a  zanda bulunanlara azap etmek için. Kötülük devri onların üzerinedir. Allah onların üzerine öfke eyler ve onları lanetler. Onlara cehennemi hazırlamıştır. Ne kötü yerdir. )

48/7 Ve lillahi cunudus semavati vel ard ve kanellahu azizen hakima

( Ve göklerin ve yerin orduları, askerleri Allah içindir. Allah yücedir hakimdir. )

48/8 İnna erselnake şahiden ve mubeşşiran ve nezira

( Kesinlikle biz seni şahit olarak, müjdeci olarak ve uyarıcı olarak gönderdik. )

48/9 Li tu'minu billahi ve rasulihi ve tuazziruhu ve tuvekkiruh ve tusebbihuhu bukreten ve esiyla

( Allah’a  ve O’nun resulüne inanmanız, O'na saygı göstermeniz, O'nu yüceltip takviye etmeniz ve O'nu sabah ve akşam övgü sözleriyle övmeniz için. )

48/10 İnnellezine yubayiuneke innema yubayiunellah yedullahi fevka eydihim fe men nekese fe innema yenkusu ala nefsih ve men evfa bima ahede aleyhullahe fe se yu'tihi ecran azima

( Kesinlikle o sana bağlılıklarını beyan edenler, Allah’a  bağlılıklarını beyan ederler. Allah’ın eli ellerinin üstündedir. O halde kim yeminini bozarsa, yeminini nefsine bozar. Kim Allah üzerine o ahdettiğine vefa ederse, artık ona büyük ödül verecektir. )

48/11 Se yekulu lekel muhallefune minel a'rabi şeğaletna emvaluna ve ehluna festağfir lena yekulune bi elsinetihim ma leyse fi kulubihim kul fe men yemliku lekum minellahi şey'en in erade bikum darran ev erade bikum nefa bel kanellahu bima ta'melune habira

( Araplardan geride kalanlar sana "Bizi mallarımız ve ailelerimiz alıkoydu. Haydi bize af iste." diyecekler. O kalplerinde olmayanı dilleriyle söylerler. De ki: "Size zararı isterse veya size faydayı isterse, size Allah’tan bir şeye kim malik olabilir, güç yetirebilir. Bilakis Allah ne yaptığınızdan haberdardır."  )

48/12 Bel zanentum en len yenkaliber rasulu vel mu'minune ila ehlihim ebeden ve zuyyine zalike fi kulubikum ve zanentum zannes sev’ve kuntum kavmen bura

( Bilakis resul ve inananlar ebediyen ailelerine dönemezler zannettiniz. Bu kalplerinizin içine süslü göründü ve kötü zanla zannettiniz. Helak olan kavim oldunuz. )

48/13 Ve men lem yu'min billahi ve rasulihi fe inna a'tedna lil kafirine seira

( Ve kim Allah’a  ve O’nun resulüne inanmazsa, artık biz inkarcılar için ateş hazırlamışızdır. )

48/14 Ve lillahi mulkus semavati vel ard yağfiru li men yeşau ve yuazzibu men yeşa’ve kanellahu ğafurar rahima

( Ve göklerin ve yerin mülkü Allah içindir. Dilediği kimseye af eyler ve dilediği kimseye azap eder. Allah affedendir merhametlidir.  )

48/15 Se yekulul muhallefune izen talaktum ila meğanime li te'huzuha zeruna nettebi'kum yuridune en yubeddilu kelamellah kul len tettebiuna kezalikum kalellahu min kabl fe se yekulune bel tahsudunena bel kanu la yefkahune illa kalila

( Ganimeti almaya kalktığınızda geride kalanlar "Bırakın bizi, size tabi olalım." diyecekler. Allah’ın kelamını değiştirmek isterler. De ki: "Bize tabi olmazsınız." Önceden Allah işte böyle dedi. Böylece "Bilakis bizi kıskanıyorsunuz." diyecekler. Bilakis az haricinde anlamayanlar olmuşlardır. )

48/16 Kul lil muhallefine minel a'rabi se tud'avne ila kavmin uli be'sin şedidin tukatilunehum ev yuslimun fe in tuti’u yu'tikumullahu ecran hasena ve in tetevellev kema tevelleytum min kablu yuazzibkum azaben elima

( Araplardan geride kalanlara de ki: "Şiddetli zorluk, kötülük sahibi kavime çağrılacaksınız. Onlarla savaşırsınız veya teslim olurlar. Böylece eğer itaat ederseniz Allah size güzel ödül verir. Eğer o önceden yüz çevirdiğiniz gibi yüz çevirirseniz size elim azap ile azap eder." )

48/17 Leyse alel a'ma haracun ve la alel a'raci haracun ve la alel meridi harac ve men yutillahe ve rasulehu yudhilhu cennatin tecri min tahtihel enhar ve men yetevelle yuazzibhu azaben elima

( Köre zorluk yoktur, topala zorluk yoktur, hastaya zorluk yoktur. Kim Allah’a  ve O’nun resulüne itaat ederse, onu altlarından nehirler akan bahçelere sokar. Kim yüz çevirirse, ona elim azap ile azap eder. )

48/18 Lekad radiyallahu anil mu'minine iz yubayiuneke tahteş şecerati fe alime ma fi kulubihim fe enzeles sekinete aleyhim ve esabehum fethan kariba

( Ağacın altında sana bağlılıklarını beyan ederlerken Allah o inananlardan razı, hoşnut oldu. O kalplerindekini bildi de onların üzerine sükunet indirdi. Onlara yakın açılış isabet ettirdi. )

48/19 Ve meğanime kesiraten yehuzuneha ve kanallahu azizen hakima

( Ve aldıkları çokça ganimetler. Allah yücedir hakimdir. )

48/20 Veadekumullahu meğanime kesiraten te'huzuneha fe accele lekum hazihi ve keffe eydiyen nasi ankum ve li tekune ayeten lil mu'minine ve yehdiyekum siratan mustekima

( Ve Allah size, aldığınız çokça ganimet vaad etti. Böylece size bunu acilen verdi. İnananlar için ayet olması ve sizi doğru yola yönlendirmesi için insanların ellerini üzerinizden çektirdi.  )

48/21 Ve uhra lem takdiru aleyha kad ehatallahu biha ve kanellahu ala kulli şey'in kadira

( Ve diğerleri, üzerlerine ölçü ve güç yetiremediklerinizdir. Allah onları kuşattı. Allah her şeye gücü yetendir. )

48/22 Ve lev katelekumullezine keferu le vellevul edbara summe la yecidune veliyyen ve la nesira

( Ve şayet o inkar edenler sizinle savaşsalardı, yüz çevirip arkalarını dönerlerdi. Sonra ne dost, ne de yardımcı bulamazlardı. )

48/23 Sunnetellahilleti kad halet min kabl ve len tecide li sunnetillahi tebdila

( Allah’ın adeti önceden de geldi geçti. Allah’ın adetinde değişiklik bulamazsın. )

48/24 Ve huvellezi keffe eydiyehum ankum ve eydiyekum anhum bi batni mekkete min ba'di en azferakum aleyhim ve kanellahu bima ta'melune basira

( Ve Mekke’nin içinde onlara muzaffer olmanızdan sonra, onların ellerini üzerinizden ve ellerinizi onların üzerinden çektiren O'dur. Allah ne yaptığınızı görendir. )

48/25 Humullezine keferu ve saddukum anil mescidil harami vel hedye ma'kufen en yebluğa mehilleh ve lev la ricalun mu'minune ve nisaun mu'minatun lem ta'lemuhum en tetauhum fe tusibekum minhum mearratun bi ğayri ilm li yudhilellahu fi rahmetihi men yeşa’lev tezeyyelu le azzebnellezine keferu minhum azaben elima

( Onlar o inkar edenler ve sizi Mescid-i Haram’dan ve yerlerine erişmesi için bekletilen hediyelerden menedenlerdir. Şayet kendilerini tanımadığınız inanan erkekleri ve inanan kadınları ilimsizce ezmeniz üzerine onlardan size isabet edecek meşakkat olmasaydı. Allah’ın dilediği kimseyi rahmetine sokması içindir. Şayet ayrılsalardı, onlardan o inkar edenlere elim azap ile azap ederdik. )

48/26 İz cealellezine keferu fi kulubihimul hamiyyete hameyyetel cahiliyyeti fe enzelellahu sekinetehu ala rasulihi ve alel mu'minine ve elzemehum kelimetet takva ve kanu ehakka biha ve ehleha ve kanellahu bi kulli şey'in alima

( Zamanında o inkar edenler, kalplerinin içinde cahiliyet gayretini oluşturmuşlardı. Böylece Allah resulünün üzerine ve inananların üzerine sükunet indirdi. Onlara sakınma kelimesini elzem kıldı. Onu hak ediyorlardı ve ona ehillerdi. Allah her şeyi bilendir.  )

48/27 Lekad sadekallahu rasulehur ru'ya bil hakk le tedhulunnel mescidel harame in şaellahu aminine muhallikine ruusekum ve mukassirine la tehafun fe alime ma lem ta'lemu fe ceale min duni zalike fethan kariba

( Allah rüyayı resulüne gerçekle doğruladı. Eğer Allah dilerse Mescid-i Harama emniyetle, başınız traşlı olarak, bakışlarınızı gözlerinizi kısa kılarak, korkmadan gireceksiniz. O bilmediğinizi bilendir. Zaten bundan başka yakın açılış da getirdi. )

48/28 Huvellezi ersele rasulehu bil huda ve dinil hakki li yuzhirahu aled dini kullih ve kefa billahi şehida

( Resulünü yönlendirmeyle ve gerçek dinle, onu tüm dinlerin üstüne yükseltmesi için gönderen O'dur. Allah şahit olarak kafidir. )

48/29 Muhammedun rasulullah vellezine mea hu eşiddau alel kuffari ruhamau beynehum terahum rukkean succeden yebteğune fadlen minellahi ve ridvana simahum fi vucuhihim min eseris sucud zalike meseluhum fit tevrati ve meseluhum fil incil ke zer'in ahrace şat'ehu fe azerahu festağleza festeva ala sukihi yu'cibuz zurraa li yeğiyza bihimul kuffar veadellahullezine amenu ve amilus salihati minhum mağfiraten ve ecran azima

( Muhammed Allah’ın resulüdür. O onunla birlikte olanlar, inkarcılar üzerine şiddetli, kendi aralarında ise merhametlidirler. Onları eğilmede, yere kapanmada görürsün. Allah’tan üstünlüğü lütfu ve rızayı ararlar. Simaları onların, yüzlerinde yere kapanma izi vardır. Onların Tevrat’ta misalleri böyledir. İncil’de misalleri ise filizini çıkarmış, onu kalınlaştırarak kuvvetlendirmiş de bacakları üzerine istiva etmiş ekin gibidir. Ziraatçilerin hoşuna gider. Onlarla inkarcıları öfkelendirip kızdırmak içindir. Allah o inananlara ve onlardan iyilikler yapanlara af ve büyük ödül vaad etmiştir. )

No comments:

Post a Comment

SURELER VE AYET ADETLERİ

Sure No - Sure İsmi - Anlam ı - Ayet Adedi 1 - FATİHA ( فَاتِحَةِ ) - Açılış - 7 2 - BAKARA ( بَقَرَةِ ) - Sığır, Yarmak, Delmek - 286 ...