Saturday, May 2, 2026

39 - ZUMER

ZUMER 39/1 Tenzilul kitabi minellahil azizil hakim

( Kitabın indirilişi yüce hakim Allah’tandır. )

39/2 İnna enzelna ileykel kitabe bil hakki fa'budillahe muhlisan lehud din

( Kesinlikle kitabı sana gerçek ile biz indirdik. O halde dini O’na halis kılarak Allah’a  kulluk et. )

39/3 E la lillahid dinul halis vellezinettehazu min dunihi evliya’ma na'buduhum illa li yukarribuna ilallahi zulfa innallahe yahkumu beynehum fima hum fihi yahtelifun innallahe la yehdi men huve kazibun keffar

( İyi bil ki halis din Allah içindir. O’ndan başka dostlar edinenler, "Bizi Allah’a  yakın olarak yaklaştırmaları haricinde onlara kulluk etmeyiz." Kesinlikle Allah hakkında o ihtilaf ettikleri hakkında aralarında hüküm verir. Kesinlikle Allah yalancı ve inkarcı kimseyi yönlendirmez. )

39/4 Lev eradellahu en yettehize veleden lastafa min ma yahluku ma yeşau subhaneh huvellahul vahidul kahhar

( Şayet Allah çocuk edinmeyi isteseydi, o yarattıklarından dilediğini seçerdi. O ondan yücedir. O tek kahredici olan Allah’tır. )

39/5 Halekas semavati vel erda bil hakk yukevvirul leyle alen nehari ve yukevvirun nehara alel leyli ve sehharaş şemse vel kamer kullun yecri li ecelin musemma e la huvel azizul ğaffar

( Gökleri ve yeri gerçek ile yarattı. Geceyi gündüze sarar ve gündüzü geceye sarar. Güneş’i ve Ay’ı buyruğuna almıştır. Hepsi isimlendirilmiş belirli vade için akarlar. İyi bilinki O yüce affedendir. )

39/6 Halekakum min nefsin vahidetin summe ceale minha zevceha ve enzele lekum minel en'ami semaniyete ezvac yahlukukum fi butuni ummehatikum halkan min ba'di halkin fi zulumatin selas zalikumullahu rabbukum lehul mulk la ilahe illa hu fe enna tusrafun

( Sizi tek nefisten yarattı. Sonra ondan eşini oluşturdu. Size hayvanlardan sekiz eş indirdi. Sizi annelerinizin karınlarında üç karanlıkta yaratıştan yaratışa yaratır. Rab’biniz Allah budur. Mülk O’nadır. O’nun haricinde ilah yoktur. O halde nasıl döndürülüp çevriliyorsunuz?  )

39/7 İn tekfuru fe innellahe ğaniyyun ankum ve la yerda li ibadihil kufr ve in teşkuru yerdahu lekum ve la teziru vaziratun vizra uhra summe ila rabbikum merciukum fe yunebbiukum bima kuntum ta'melun innehu alimun bi zatis sudur

( Eğer inkar ederseniz, kesinlikle Allah sizden ganidir. Kulları için inkara razı, hoşnut olmaz. Eğer şükrederseniz, size ondan razı, hoşnut olur. Ağırlığını, yükünü taşıyan başkasının ağırlığını, yükünü taşımaz. Sonra dönüşünüz Rab’binizedir. Böylece size ne yapmakta olduğunuzu haber verir. Kesinlikle O göğüslerin özünü bilendir. )

39/8 Ve iza messel insane durrun dea rabbehu muniben ileyhi summe iza havvelehu ni'meten minhu nesiye ma kane yed'u ileyhi min kablu ve ceale lillahi endaden li yudille an sebilih kul temetta’bi kufrike kalilen inneke min ashabin nar

( Ve insana darlık sıkıntı dokunduğunda, pişman olup O’na yönelerek Rab’bini çağırır. Sonra O’ndan nimet onu çevrelediğinde, önceden onu o çağırmış olduğunu unutur. O’nun yolundan saptırmak için Allah’a  eşler oluşturur. De ki: "İnkarınla azıcık faydalan. Kesinlikle sen ateşin sahiplerindensin." )

39/9 Em men huve kanitun anael leyli saciden ve kaimen yahzerul ahirate ve yercu rahmete rabbih kul hel yestevillezine ya'lemune vellezine la ya'lemun innema yetezekkeru ulul elbab

( O gecenin geç vakitlerinde yere kapanarak ve ayakta saygılı durup itaat eden, ahiretten çekinen, korkan ve Rab’binin rahmetini uman gibi midir? De ki: "Bilenlerle bilmeyenler eşit olur mu? Kesinlikle akılları olanlar hatırlarlar." )

39/10 Kul ya ibadillezine amenutteku rabbekum lillezine ahsenu fi hazihid dunya haseneh ve erdullahi vasiah innema yuveffes sabirune ecrahum bi ğayri hisab

( De ki: "Ey o inanan kullarım, Rab’binizden sakının. Bu dünyada güzellik yapanlara güzellik vardır. Allah’ın yeri geniştir. Kesinlikle ki sabredenlere ödülleri hesapsız olarak vefa edilir." )

39/11 Kul inni umirtu en a'budellahe muhlisan lehud din

( De ki: "Kesinlikle ben, dini O’na halis kılarak Allah’a  kulluk etmeye emrolundum." )

39/12 Ve umirtu li en ekune evvelel muslimin

( Ve teslim olanların ilki olmaya emrolundum. )

39/13 Kul inni ehafu in asaytu rabbi azabe yevmin azim

( De ki: "Eğer Rab’bime isyan etsem, kesinlikle ben büyük günün azabından korkarım." )

39/14 Kulillahe a'budu muhlisan lehu dini

( De ki: "Dinimi O’na halis kılarak, Allah’a  kulluk ederim." )

39/15 Fa'budu ma şi'tum min dunih kul innel hasirinellezine hasiru enfusehum ve ehlihim yevmel kiyameh e la zalike huvel husranul mubin

( O halde O’ndan başka neye dilerseniz kulluk edin. De ki: "O nefislerini ve ailelerini hasarlayanlar ayağa kalkış gününde kesinlikle hasarlanırlar. İyi bilinki bu, o apaçık hüsrandır." )

39/16 Lehum min fevkihim zulelun minen nari ve min tahtihim zulel zalike yuhavvifullahu bihi ibadeh ya ibadi fettekun

( Onlara üstlerinden ateşten gölgelikler ve altlarından gölgelikler. Bu, Allah’ın kullarını onunla korkuttuğudur. "Ey kullarım, o halde benden sakının."  )

39/17 Vellezinectenebut tağute en ya'buduha ve enabu lillahi lehumul buşra fe beşşir ibad

( Ve o azgından, ona kulluk etmekten kaçınanlar ve Allah’a  yönelip gerçeğe dönenler, müjde onlaradır. O halde kullarımı müjdele. )

39/18 Ellezine yestemiunel kavle fe yettebiune ahseneh ulaikellezine hedahumullahu ve ulaike hum ulul elbab

( O sözü dinleyenler, en güzeline tabi olurlar. İşte onlar Allah’ın yönlendirdikleridir. İşte onlar, onlar akılları olanlardır. )

39/19 E fe men hakka aleyhi kelimetul azab e fe ente tunkizu men fin nar

( O halde, üzerine azap kelimesi gerçek olan kimse de mi? Artık ateşte olan kimseyi sen mi kurtaracaksın? )

39/20 Lakinillezinettekav rabbehum lehum ğurafun min fevkiha ğurafun mebniyyetun tecri min tahtihel enhar va'dellah la yuhlifullahul miad

( Lakin o Rab’lerinden sakınanlar, büyük köşkler onlaradır. Onların üstlerinde bina edilmiş köşkler vardır. Altlarından nehirler akar. Allah’ın vaadidir. Allah vaade, vadeye ihtilaf etmez. )

39/21 E lem tera ennellahe enzele mines semai maen fe selekehu yenabia fil erdi summe yuhricu bihi zer'an muhtelifen elvanuhu summe yehicu fe terahu musferran summe yec'aluhu hutama inne fi zalike le zikra li ulil elbab

( Kesinlikle Allah’ın gökten su indirdiğini, onu yerde kaynaklara soktuğunu, sonra onunla renkleri muhtelif ekin çıkardığını görmedin mi? Sonra olgunlaşır da onu sarılaşmış görürsün. Sonra onu çöp kılar. Kesinlikle bunda akılları olanlar için hatırlama vardır. )

39/22 E fe men şerahallahu sadrahu lil islami fe huve ala nurin min rabbih fe veylun lil kasiyeti kulubuhum min zikrillah ulaike fi dalalin mubin

( Allah kimin göğsünü teslimiyete açmışsa, artık o Rab’binden aydınlık üzerinde değil midir? O halde Allah’ı hatırlamaktan kalpleri katılaşmış olanların vay haline. İşte onlar apaçık sapıklık içindedirler. )

39/23 Allahu nezzele ahsenel hadisi kitaben muteşebihen mesaniye takşeirru minhu culudullezine yahşevne rabbehum summe telinu culuduhum ve kulubuhum ila zikrillah zalike hudellahi yehdi bihi men yeşa’ve men yudlilillahu fe ma lehu min had

( En güzel sözü, benzetmeli ikili kitap olarak Allah indirdi. O Rab’lerinden korkanların O’ndan derileri ürperir. Sonra Allah’ın hatırlamasına derileri ve kalpleri yumuşar. Bu Allah’ın yönlendirmesidir. Onunla dilediği kimseyi yönlendirir. Allah kimi saptırırsa, artık ona yönlendiriciden yoktur. )

39/24 E fe men yettekiy bi vechihi suel azabi yevmel kiyameh ve kile liz zalimine zuku ma kuntum teksibun

( Artık ayağa kalkış gününde kim yüzünü azabın kötülüğünden sakınabilir? Zalimlere "O kazanmış olduklarınızı tadın." denilir. )

39/25 Kezzebellezine min kablihim fe etehumul azabu min haysu la yeş'urun

( Onlardan öncekiler yalanladılar da azap onlara farketmedikleri yerden geldi. )

39/26 Fe ezakahumullahul hizye fil hayatid dunya ve le azabul ahirati ekber lev kanu ya'lemun

( Böylece Allah onlara dünya hayatında zilleti tattırdı. Ahiret azabı daha büyüktür. Keşke bilmiş olsalardı. )

39/27 Ve lekad darabna lin nasi fi hazel kur'ani min kulli meselin leallehum yetezekkerun

( Ve bu Kur'an’da insanlar için tüm meselelerden, sözlerden beyan ettik. Umulur ki hatırlarlar. )

39/28 Kur'anen arabiyyen ğayra zi ivecin leallehum yettekun

( Eğriliği olmayan Arapça Kur'an. Umulur ki sakınırlar. )

39/29 Darabellahu meselen raculen fihi şurakau muteşakisune ve raculen selemen li racul hel yesteviyani mesela el hamdu lillah bel ekseruhum la ya'lemun

( Allah, ihtilaf halinde olup geçinemeyen ortakları olan adamın ve bir adama teslim olan adamın misalini beyan etti. İkisi misal olarak eşit olurlar mı? Övgü Allah içindir. Bilakis onların çoğunluğu bilmezler. )

39/30 İnneke meyyitun ve innehum meyyitun

( Kesinlikle sen ölüsün ve kesinlikle onlar da ölüler. )

39/31 Summe innekum yevmel kiyameti inde rabbikum tahtesimun

( Sonra kesinlikle siz, ayağa kalkış gününde Rab’binizin indinde tartışıp hasımlaşırsınız, çekişirsiniz. )

39/32 Fe men azlemu min men kezebe alellahi ve kezzebe bis sidki iz caeh e leyse fi cehenneme mesven lil kafirin

( O halde Allah’a  yalan söyleyenden daha zalim kimdir? Ona geldiğinde doğruyu yalanlar. Cehennemin içinde inkarcılar için yer yok mudur? )

39/33 Vellezi cae bis sidki ve saddeka bihi ulaike humul muttekun

( Ve o doğruyu getirenler ve onu doğrulayanlar. İşte onlar, onlar sakınanlardır. )

39/34 Lehum ma yeşaune inde rabbihim zalike cezaul muhsinin

( Rab’lerinin indinde ne dilerlerse onlaradır. İyilik yapanların karşılığı budur. )

39/35 Li yukeffirallahu anhum esveellezi amilu ve yecziyehum ecrahum bi ahsenillezi kanu ya'melun

( Allah, o yaptıklarının en kötüsünü dahi onlara örtecektir. Onları, o yapmış olduklarının en güzelini ödülleri kılarak karşılıklandıracaktır. )

39/36 E leysellahu bi kafin abdeh ve yuhavvifuneke billezine min dunih ve men yudlilillahu fe ma lehu min had

( Allah kullarına kafi değil midir? Seni O’ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah kimi saptırırsa, artık ona yönlendirmeden yoktur. )

39/37 Ve men yehdillahu fe ma lehu min mudill e leysellahu bi azizin zintikam

( Ve Allah kimi yönlendirirse, artık ona saptıran yoktur. Allah yüce ve intikam alan değil midir? )

39/38 Ve lein seeltehum men halekas semavati vel erda le yekulunnellah kul e fe raeytum ma ted'une min dunillahi in eradeniyellahu bi durrin hel hunne kaşifatu durrihi ev eradeni bi rahmetin hel hunne mumsikatu rahmetih kul hasbiyellah aleyhi yetevekkelul mutevekkilun

( Ve eğer onlara "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sual edersen, "Kesinlikle Allah" diyeceklerdir. De ki: "O halde, o Allah’tan başka çağırdıklarınızı görmez misiniz? Eğer Allah bana darlığı istese, onlar O’nun darlığını açıp kaldırabilirler mi? Veya bana rahmet eylemeyi istese, onlar O’nun rahmetini tutabilirler mi? Allah’ın hesabı bana yeter. Dayanıp sığınanlar O’na dayanıp sığınırlar." )

39/39 Kul ya kavmi'melu ala mekanetikum inni amil fe sevfe ta'lemun

( De ki: "Ey kavmim, kuvvetiniz ve imkanınız üzerine çalışın. Kesinlikle ben çalışıyorum. Artık yakında bileceksiniz." )

39/40 Men ye'tihi azabun yuhzihi ve yehillu aleyhi azabun mukim

( Mahveden, alçaltıcı azap kime gelir? Sürekli azap kime iner? )

39/41 İnna enzelna aleykel kitabe lin nasi bil hakk fe men ihteda fe li nefsih ve men dalle fe innema yedillu aleyha ve ma ente aleyhim bi vekil

( Kesinlikle biz, insanlar için kitabı sana gerçekle indirdik. Artık kim yönlenirse, nefsi içindir. Kim saparsa, kesinlikle o kendisine sapar. Sen onların üzerine vekil değilsin. )

39/42 Allahu yeteveffel enfuse hiyne mevtiha velleti lem temut fi menamiha fe yumsikulleti kada aleyhel mevte ve yursilul uhra ila ecelin musemma inne fi zalike le ayatin li kavmin yetefekkerun

( Allah, nefisleri öldüklerinde ve o ölmeyenleri de uykularında vefat ettirir. Böylece, üzerlerine ölüm hükmünü verdiklerini tutar ve isimlendirilmiş belirli vadeye kadar başkalarını gönderir. Kesinlikle bunda fikreden kavim için ayetler vardır. )

39/43 Em ittehazu min dunillahi şufea’kul e ve lev kanu la yemlikune şey'en ve la ya'kilun

( Allah’tan başka af vesilecileri mi edindiler? De ki: "Şayet hiçbir şeye malik olamayanlar ve akıl edemeyenler olsalar da mı?" )

39/44 Kul lillahiş şefaatu cemia lehu mulkus semavati vel ard summe ileyhi turceun

( De ki: "Tüm af vesileciliği Allah içindir. Göklerin ve yerin mülkü O’nadır. Sonra O'na döndürülürsünüz." )

39/45 Ve iza zukirallahu vahdehuşmeezzet kulubullezine la yu'minune bil ahirah ve iza zukirallezine min dunihi iza hum yestebşirun

( Ve Allah, birliği, tekliği ile hatırlandığında, ahirete inanmayanların kalpleri ürperir. O’ndan başkaları hatırlandığında ise o zaman onlar müjdeleşirler. )

39/46 Kulillahumme fatiras semavati vel erdi alimel ğaybi veş şehadeti ente tahkumu beyne ibadike fima kanu fihi yahtelifun

( De ki: "Gökleri ve yeri yoktan yaratan, gaybı ve şahit olunanı bilen Allah'ım. O hakkında ihtilaf etmiş oldukları hakkında, kulların arasında sen hüküm verirsin." )

39/47 Ve lev enne lillezine zalemu ma fil erdi cemian ve mislehu mea hu leftedev bihi min suil azabi yevmel kiyameh ve beda lehum minellahi ma lem yekunu yahtesibun

( Ve şayet kesinlikle yerde ne varsa ve onun aynısı, bir o kadarı ile birlikte topluca o zulmedenlere olsaydı, ayağa kalkış günü azabının kötülüğünden dolayı onu bırakır feda ederlerdi. Onlara Allah’tan, o hesabını yapmış olmadıkları meydana çıkar. )

39/48 Ve beda lehum seyyiatu ma kesebu ve haka bihim ma kanu bihi yestehziun

( Ve onlara o kazandıkları kötülükler meydana çıkar. Onları, o alay etmiş oldukları kuşatmıştır. )

39/49 Fe iza messel insane durrun deana summe iza havvelnahu ni'meten minna kale innema utituhu ala ilm bel hiye fitnetun ve lakinne ekserahum la ya'lemun

( İnsana darlık sıkıntı dokunduğunda bizi çağırır. Sonra onu bizden nimetle çevrelediğimizde "Kesinlikle o bana ilmim üzere verildi." der. Bilakis o sınavdır. Lakin onların çoğunluğu bilmezler. )

39/50 Kad kalehellezine min kablihim fe ma ağna anhum ma kanu yeksibun

( Onu onlardan öncekiler dediler de o kazanmış oldukları onlara fayda sağlamadı. )

39/51 Fe esabehum seyyiatu ma kesebu vellezine zalemu min haulai seyusibuhum seyyiatu ma kesebu ve ma hum bi mu'cizin

( Böylece onlara, o kazandıkları kötülükler isabet etti.  Ve işte onlardan o zulmedenler, onlara da o kazandıkları kötülükleri isabet edecektir. Onlar aciz bırakanlar değillerdir. )

39/52 E ve lem ya'lemu ennellahe yebsutur rizka li men yeşau ve yakdir enne fi zalike le ayatin li kavmin yu'minun

( Kesinlikle Allah’ın, rızkı dilediği kimseye genişlettiğini ve daralttığını bilmediler mi? Kesinlikle bunda inanan kavim için ayetler vardır. )

39/53 Kul ya ibadiyellezine esrafu ala enfusihim la taknetu min rahmetillah innellahe yağfiruz zunube cemia innehu huvel ğafurun rahim

( De ki: “Ey nefislerine israf eden kullarım, Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Kesinlikle Allah günahları topluca affeder. Kesinlikle O, O affedendir merhametlidir." )

39/54 Ve enibu ila rabbikum ve eslimu lehu min kabli en ye’tiyekumul azabu summe la tunsarun

( Ve Rab’binize yönelin ve size azap gelmeden önce O’na teslim olun. Sonra yardım edilmezsiniz. )

39/55 Vettebiu ahsene ma unzile ileykum min rabbikum min kabli en ye'tiyekumul azabu bağteten ve entum la teş'urun

( Ve sizler farkına varmazken, azabın size ansızın gelmesinden önce, Rab’binizden size o indirilenin en güzeline tabi olun.  )

39/56 En tekule nefsun ya hasrata ala ma ferrattu fi cenbillahi ve in kuntu le mines sahirin

( Nefis "Allah’ın yanında o yaptığımın, haddi aşmamın üzerine ey hasarlar. Kesinlikle ben alay edenlerden oldum." der. )

39/57 Ev tekule lev ennellahe hedani lekuntu minel muttekin

( Veya "Şayet kesinlikle Allah beni yönlendirseydi, sakınanlardan olacaktım." der. )

39/58 Ev tekule hiyne teral azabe lev enne li kerraten fe ekune minel muhsinin

( Veya azabı gördüğü zaman "Keşke kesinlikle bana bir kere daha tekrar olsaydı da iyilik yapanlardan olsaydım." der. )

39/59 Bela kad caetke ayati fe kezzebte biha vestekberte ve kunte minel kafirin

( Bilakis sana ayetlerim gelmişti de onları yalanladın, kibirlendin ve inkar edenlerden oldun. )

39/60 Ve yevmel kiyameti terallezine kezebu alellahi vucuhuhum musveddeh e leyse fi cehenneme mesven lil mutekebbirin

( Ve ayağa kalkış gününde o Allah’a  yalan söyleyenleri görürsün. Onların yüzleri kararmıştır. Cehennemde kibirlenenler için yer yok mudur? )

39/61 Ve yuneccillahullezinettekav bi mefazetihim la yemessuhumus suu ve la hum yahzenun

( Ve Allah o sakınanları başarılarından dolayı kurtarır. Onlara kötülük dokunmaz ve onlar hüzünlenmezler. )

39/62 Allahu haliku kulli şey'in ve huve ala kulli şey'in vekil

( Her şeyi Allah yarattı. O her şeye vekildir. )

39/63 Lehu mekalidus semavati vel ard vellezine keferu bi ayatillahi ulaike humul hasirun

( Göklerin ve yerin kilitleri O’nadır. O Allah’ın ayetlerini inkar edenler, işte onlar, onlar hasarlanırlar. )

39/64 Kul e fe ğayrallahi te'murunni a'budu eyyuhel cahilun

( De ki: "Bana Allah’tan başkasına mı kulluk etmemi emrediyorsunuz ey cahiller." )

39/65 Ve lekad uhiye ileyke ve ilellezine min kablik lein eşrakte le yahbetanne ameluke ve le tekunenne minel hasirin

( Ve sana ve o senden öncekilere, "Eğer ortak koşarsan çalışmaların boşa gider ve kesinlikle hasarlananlardan olursun." diye vahyedildi. )

39/66 Belillahe fa'bud ve kun mineş şakirin

( Bilakis haydi Allah’a  kulluk et. Şükredenlerden ol. )

39/67 Ve ma kaderullahe hakka kadrihi vel erdu cemian kabdatuhu yevmel kiyameti ves semavatu matviyyatun bi yeminih subhanehu ve teala an ma yuşrikun

( Ve Allah’ı gerçek kudreti ile takdir edemediler. Ayağa kalkış gününde yer topluca avucundadır. Gökler kudretiyle dürülmüştür. O yücedir ve o ortak koştuklarının üzerindedir. )

39/68 Ve nufiha fis suri fe saika men fis semavati ve men fil erdi illa men şaellah summe nufiha fihi uhra fe iza hum kiyamun yenzurun

( Ve borunun içine üflenir. Allah’ın dilediği kimseler hariç, göklerdeki kimseler ve yerdeki kimseler artık helak olurlar. Sonra onun içine tekrar üflenir. Artık o zaman onlar ayağa kalkıp bakarlar. )

39/69 Ve eşrakatil erdu bi nuri rabbiha ve vudial kitabu ve cie bin nebiyyine veş şuhedai ve kudiye beynehum bil hakki ve hum la yuzlemun

( Ve yer Rab’binin aydınlığı ile parlar. Kitap konur. Haberciler ve şahitler getirilirler. Onların aralarında gerçek ile hüküm verilir. Onlar zulmedilmezler. )

39/70 Ve vuffiyet kulli nefsin ma amilet ve huve a'lemu bima yef'alun

( Ve tüm nefislere, ne yaptılarsa vefa edilir. O ne yaptıklarını bilir. )

39/71 Vesikallezine keferu ila cehenneme zumera hatta iza cauha futihat ebvabuha ve kale lehum hazenetuha e lem ye'tikum rusulun minkum yetlune aleykum ayati rabbikum ve yunzirunekum likae yevmikum haza kalu bela velakin hakkat kelimetul azabi alel kafirin

( Ve o inkar edenler bölükler halinde cehenneme sevkedilirler. Nihayet oraya vardıklarında onun kapıları açılır. Oranın toplayıcı bekçileri onlara "Size, Rab’binizin ayetlerini okuyan ve sizi bu gününüzle karşılaşmanız hakkında uyaran, sizden olan resuller gelmedi mi?" derler. "Evet." derler. Lakin azap kelimesi inkarcıların üzerine gerçek olmuştur. )

39/72 Kiledhulu ebvabe cehenneme halidine fiha fe bi'se mesvel mutekebbirin

( "Cehennemin kapılarından, içinde ebedi olmaya girin." denilir. Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür. )

39/73 Vesikallezinettekav rabbehum ilel cenneti zumera hatta iza cauha ve futihat ebvabuha ve kale lehum hazenetuha selamun aleykum tibtum fedhuluha halidin

( Ve o Rab’lerinden sakınanlar, bölükler halinde cennete sevkedilirler. Nihayet oraya vardıklarında kapıları açılır. Onun toplayıcı bekçileri onlara "Selam üzerinize. Hoşsunuz. Haydi ebediler olarak oraya girin." derler.  )

39/74 Ve kalul hamdu lillahillezi sadekana va'dehu ve evrasenel erda netebevveu minel cenneti haysu neşa’fe ni'me ecrul amilin

( Ve "Övgü, bize vaadini doğrulayan ve bizi yere varis kılan o Allah için. Bahçeden her nerede dilersek makam tuttuk. Çalışanların ödülü ne güzeldir." derler. )

39/75 Ve teral melaikete haffine min havlil arşi yusebbihune bi hamdi rabbihim ve kudiye beynehum bil hakki ve kilel hamdu lillahi rabbil alemin

( Ve melekleri arşın, tahtın çevresinden kuşatırken görürsün. Rab’lerini övgü sözleri söyleyerek överler. Onların aralarında gerçek ile hüküm verilir. "Övgü, alemlerin Rab’bi Allah’a dır." denilir. )

No comments:

Post a Comment

SURELER VE AYET ADETLERİ

Sure No - Sure İsmi - Anlam ı - Ayet Adedi 1 - FATİHA ( فَاتِحَةِ ) - Açılış - 7 2 - BAKARA ( بَقَرَةِ ) - Sığır, Yarmak, Delmek - 286 ...