Saturday, May 2, 2026

23 - MU'MİNUN

MU’MİNUN 23/1 Kad eflehal mu'minun

( İnananlar iflah oldular. )

23/2 Ellezine hum fi salatihim haşiun

( Onlar dualarında korkanlar, ürkenler, ürperenlerdir. )

23/3 Vellezine hum anil lağvi mu'ridun

( Ve onlar yanlış boş sözden yüz çevirip dönenlerdir. )

23/4 Vellezine hum liz zekati failun

( Ve onlar zekat için faaldirler. )

23/5 Vellezine hum li furucihim hafizun

( Ve onlar ayıpları için koruyucudurlar, gözeticidirler. )

23/6 İlla ala ezvacihim ev ma meleket eymanuhum fe innehum ğayru melumin

( Eşleri veya ellerinin malik oldukları hariç. Böylece, kesinlikle onlar kınanmış değillerdir. )

23/7 Fe men ibteğa verae zalike fe ulaike humul adun

( O halde, kim bunun ötesini isterse, artık işte onlar hududu aşıp azanlardır. )

23/8 Vellezine hum li emanatihim ve ahdihim raun

( Ve onlar emanetlerini ve ahdlerini gözetenlerdir. )

23/9 Vellezine hum ala salevatihim yuhafizun

( Ve onlar duaları üzerine koruyuculuk, gözeticilik ederler. )

23/10 Ulaike humul varisun

( İşte onlar, onlar varislerdir. )

23/11 Ellezine yerisunel firdevs hum fiha halidun

( O bostan bahçesine varis olanlar, onlar orada ebedidirler. )

23/12 Ve lekad halaknel insane min sulaletin min tin

( Ve insanı çamur sülalesinden yarattık. )

23/13 Summe cealnahu nutfeten fi kararin mekin

( Sonra onu emin karargah içinde su damlası kıldık. )

23/14 Summe halaknen nutfete alekaten fe halaknel alekate mudğaten fe halaknel mudğate izamen fe kesevnel izame lahmen summe enşe'nahu halkan ahar fe tebarakallahu ahsenul halikin

( Sonra su damlasından asılı duran kan pıhtısı yarattık. Asılı duran kan pıhtısından bir parça et. Bir parça etten kemik yarattık. Kemiğe et giydirdik. Sonra onu başka yaratık olarak inşa ettik. Bereketli Allah yaratanların en güzelidir. )

23/15 Summe innekum ba'de zalike le meyyitun

( Sonra, kesinlikle siz bunun ardından öleceksiniz. )

23/16 Summe innekum yevmel kiyameti tub'asun

( Sonra kesinlikle siz ayağa kalkış gününde diriltileceksiniz. )

23/17 Ve lekad halakna fevkakum seb'a taraika ve ma kunna anil halki ğafilin

( Ve üstünüze yedi yol yarattık. Biz yaratmada habersizler değiliz. )

23/18 Ve enzelna mines semai maen bi kaderin fe eskennahu fil erdi ve inna ala zehabin bihi le kadirun

( Ve gökten ölçü ile su indirdik de onu yerde iskan ettirdik. Kesinlikle biz onu gidermeye gücü yetenleriz. )

23/19 Fe enşe'na lekum bihi cennatin min nehilin ve a'nab lekum fiha fevakihu kesiratun ve minha te'kulun

( Böylece size onunla hurmadan ve üzümden bahçeleri inşa ettik. Size onların içinde çok meyveler var. Onlardan yersiniz. )

23/20 Ve şeceraten tahrucu min turi seynae tenbutu bid duhni ve sibğin lil akilin

( Ve Sina Dağı’ndan, yiyenler için yağ ve katık bitirip yetiştiren ağaç çıkar. )

23/21 Ve inne lekum fil en'ami le ibrah nuskiykum min ma fi butuniha ve lekum fiha menafiu kesiratun ve minha te'kulun

( Ve kesinlikle size hayvanlarda ibretler vardır. Sizi o karınlarının içinde olandan içirerek sularız. Onlarda size çokça faydalar vardır. Onlardan yersiniz. )

23/22 Ve aleyha ve alel fulki tuhmelun

( Ve onların üzerine ve gemilerin üzerine yüklenirsiniz. )

23/23 Ve lekad erselna nuhan ila kavmihi fe kale ya kavmi'budullahe ma lekum min ilahin ğayruh e fe la tettekun

( Ve Nuh’u kavmine gönderdik de "Ey kavmim Allah’a  kulluk edin. Size O’ndan başka ilah yoktur. O halde, sakınmaz mısınız?" dedi. )

23/24 Fe kalel meleullezine keferu min kavmihi ma haza illa beşerun mislukum yuridu en yetefeddale aleykum ve lev şaellahu le enzele melaikeh ma semi'na bi haza fi abainel evvelin

( Kavminden o ileri gelen inkarcılar "Bu aynınız gibi bir insanın haricindeki değildir. Size üstün olmayı ister. Şayet Allah dileseydi melekler indirirdi. Biz bunu evvelki babalarımızdan duymadık." dediler. )

23/25 İn huve illa raculun bihi cinnetun fe terabbesu bihi hatta hiyn

( Kesinlikle o ancak, kendisinde cinnet olan erkektir. O halde, onu belirli zamana kadar gözetleyin. )

23/26 Kale rabbinsurni bima kezzebun

( "Rab’bim, o beni yalanlamalarından dolayı bana yardım et." dedi. )

23/27 Fe evhayna ileyhi en isnail fulke bi a'yunina ve vahyina fe iza cae emruna ve farat tennuru fesluk fiha min kullin zevceynisneyni ve ehleke illa men sebeka aleyhil kavlu minhum ve la tuhatibni fillezine zalemu innehum muğrakun

( Böylece ona, gözetimimiz ve vahyimiz ile gemiyi üretmesini vahyettik. Emrimiz gelip de fırın ateşlendiğinde, hepsinden iki eşi ve onlardan üzerlerine önceden söz geçen kimseler haricinde aileni onun içine sok. Bana o zulmedenler hakkında arzuda, istekte bulunup hitap etme. Kesinlikle onlar boğulacaklardır.  )

23/28 Fe iz esteveyte ente ve men meake alel fulki fe kulil hamdu lillahillezi neccana minel kavmiz zalimin

( Böylece sen ve seninle birlikte olan kimseler gemiye binip seviyelendiğinde de ki: "Övgü, bizi zalimler kavminden kurtaran o Allah içindir." )

23/29 Ve kul rabbi enzilni munzelen mubaraken ve ente hayrul munzilin

( Ve de ki: "Rab’bim beni inilecek yerin bereketlisine indir. Sen indirenlerin en hayırlısısın" )

23/30 İnne fi zalike le ayatin ve in kunna le mubtelin

( Bunda kesinlikle ayetler vardır. Kesinlikle biz sınayanlar olduk. )

23/31 Summe enşe'na min ba'dihim karnen aharin

( Sonra, onların ardından başka nesil inşa ettik. )

23/32 Fe erselna fihim rasulen minhum en i'budullahe ma lekum min ilahin ğayruh e fe la tettekun

( Böylece onların içine, "Ben Allah’a  kulluk ederim. Size O’ndan başka ilah yoktur. O halde sakınmaz mısınız?" diyen onlardan resul indirdik.  )

23/33 Ve kalel meleu min kavmihillezine keferu ve kezzebu bi likail ahirati ve etrafnahum fil hayatid dunya ma haza illa beşerun mislukum ye'kulu min ma te'kulune minhu ve yeşrabu min ma teşrabun

( Ve onun kavminden o inkar eden, ahiret karşılaşmasını yalanlayan ve dünya hayatında onları refah ile şımarttığımız ileri gelenler "Bu aynımız gibi bir insanın haricindeki değildir. O yediğinizden yer ve o içtiğinizden içer." dediler. )

23/34 Ve lein eta'tum beşeran mislekum innekum izen le hasirun

( Ve eğer aynınız gibi insana itaat ederseniz, o zaman kesinlikle siz hasarlanırsınız. )

23/35 E yeidukum ennekum iza mittum ve kuntum turaben ve izamen ennekum muhracun

( Size, kesinlikle siz öldüğünüzde ve toprak ve kemik olduğunuzda kesinlikle sizin çıkarılacağınızı mı vaad ediyor? )

23/36 Heyhate heyhate li ma tu’adun

( Heyhat heyhat o vaad olunduğunuz için yazıklar olsun. )

23/37 İn hiye illa hayatuned dunya nemutu ve nahya ve ma nahnu bi meb'usin

( Kesinlikle o ancak dünya hayatımızdır. Ölürüz ve yaşarız. Bizler diriltilecek değiliz. )

23/38 İn huve illa raculuniftera alellahi keziben ve ma nahnu lehu bi mu'minin

( Kesinlikle o ancak Allah’a  yalan uyduran adamdır. Bizler ona inananlar değiliz. )

23/39 Kale rabbinsurni bima kezzebun

( "Rab’bim, o beni yalanlamalarından dolayı bana yardım et." dedi. )

23/40 Kale an ma kalilin le yusbihu enne nadimin

( "Onlar, kesinlikle az zaman içinde pişman olacaklar." dedi. )

23/41 Fe ehazethumus sayhatu bil hakki fe cealnahum ğusaen fe bu'den lil kavmiz zalimin

( Böylece onları gerçekten çığlık yakaladı da onları sele karışmış kara tortu kıldık. Artık zalimler kavmi uzak olsun. )

23/42 Summe enşe'na min ba'dihim kurunen aharin

( Sonra, onların ardından başka nesiller inşa ettik. )

23/43 Ma tesbiku min ummetin eceleha ve ma yeste'hirun

( Topluluklardan olanlar vadelerini öne alamazlar ve erteleyemezler. )

23/44 Summe erselna rusulena tetra kullema cae ummeter rasuluha kezzebuhu fe etba'na ba'dahum ba'dan ve cealnahum ehadis fe bu'den li kavmin la yu'minun

( Sonra resullerimizi ard arda gönderdik. Resulü topluluğa her geldiğinde onu yalanladılar. Böylece onları birbirlerine tabi kıldık. Onları hikaye sözleri kıldık. Artık, inanmayan kavim uzak olsun. )

23/45 Summe erselna musa ve ehahu harune bi ayatina ve sultanin mubin

( Sonra Musa’yı ve kardeşi Harun’u ayetlerimiz ile ve apaçık delil ile gönderdik.  )

23/46 İla fir'avne ve meleihi festekberu ve kanu kavmen alin

( Firavun’a ve onun ileri gelenlerine. Böylece kibirlendiler ve ulunananlar kavmi oldular. )

23/47 Fe kalu e nu'minu li beşerayni mislina ve kavmuhuma lena abidun

( “Kavimleri bize kulluk ederlerken, aynımızdan olan iki insana mı inanacağız?" dediler.  )

23/48 Fe kezzebuhuma fe kanu minel muhlekin

( Onları yalanladılar da helak edilenlerden oldular. )

23/49 Ve lekad ateyna musel kitabe leallehum yehtedun

( Ve Musa’ya kitabı verdik. Umulur ki onlar yönlenirler.  )

23/50 Ve cealnebne meryeme ve ummehu ayeten ve aveynahuma ila rabvetin zati kararin ve mein

( Ve O'na Meryem’in oğlunu ve annesini ayet kıldık. Onları durulabilecek ve sulak olan yüksek yere sığındırdık. )

23/51 Ya eyyuher rusulu kulu minet tayyibati va'melu saliha inni bima ta'melune alim

( Ey resuller, temizlerinden yiyin. İyilikler yapın. Kesinlikle ben ne yaptığınızı bilenim. )

23/52 Ve inne hazihi ummetukum ummeten vahideten ve ene rabbukum fettekun

( Ve kesinlikle bu topluluğunuz tek topluluktur. Ben de Rab’binizim. O halde benden sakının. )

23/53 Fe tekattau emrahum beynehum zubura kulli hizbin bima ledeyhim ferihun

( Böylece işlerini aralarında kitaplara böldüler. Her grup o yanında olandan dolayı ferahlayıp sevinir.  )

23/54 Fe zerhum fi ğamratihim hatta hiyn

( O halde belirli zamana kadar onları cehaletlerinin, habersizliklerinin içinde bırak.  )

23/55 E yahsebune ennema numidduhum bihi min malin ve benin

( Sanıyorlar mı ki, onlara kesinlikle o maldan ve oğuldan yaydıklarımızla, )

23/56 Nusariu lehum fil hayrat bel la yeş'urun

( Onlara hayırlarda koşuyoruz. Bilakis farketmezler. )

23/57 İnnellezine hum min haşyeti rabbihim muşfikun

( Kesinlikle o Rab’lerinin korkusundan, korkanlar. )

23/58 Vellezine hum bi ayati rabbihim yu'minun

( Ve o Rab’lerinin ayetlerine inananlar, )

23/59 Vellezine hum bi rabbihim la yuşrikun

( Ve o Rab’lerine ortak koşmayanlar, )

23/60 Vellezine yu'tune ma aten ve kulubuhum veciletun ennehum ila rabbihim raciun

( Ve kesinlikle o Rab’lerine döneceklerinden, o verdiklerini kalpleri ürkerek verenler, )

23/61 Ulaike yusariune fil hayrati ve hum leha sabikun

( İşte onlar hayırlarda koşarak ilerlerler. Onlar onda öne geçip ilerlerler.  )

23/62 Ve la nukellifu nefsen illa vus'aha ve ledeyna kitabun yentiku bil hakki ve hum la yuzlemun

( Ve nefsi genişliği haricinde mükellef kılmayız. Gerçeği söyleyen kitap yanımızdadır. Onlar zulmedilmezler. )

23/63 Vel kulubuhum fi ğamratin min haza ve lehum a'malun min duni zalike hum leha amilun

( Ve onların kalpleri bundan cehalet, habersizlik  içindedir. Onlara bundan başka işler, çalışmalar da vardır. Onlar onları yaparlar. )

23/64 Hatta iza ehazna mutrafihim bil azabi iza hum yec'erun

( Nihayet refah şımarıklarını azap ile yakaladığımızda, o zaman onlar yakarırlar. )

23/65 La tec'erul yevme innekum minna la tunsarun

( Bugün yakarmayın. Kesinlikle siz bizden yardım alamayacaksınız. )

23/66 Kad kanet ayati tutla aleykum fe kuntum ala a'kabikum tenkisun

( Ayetlerim üzerinize okunmuş oldu da topuklarınız üzerinde dönenler oldunuz. )

23/67 Mustekbirine bihi samiran tehcurun

( Gece toplantılarında ona kibirlenerek karşı geldiniz. )

23/68 E fe lem yeddebberul kavle em caehum ma lem ye'ti abaehumul evvelin

( Onlara, o evvelki babalarına gelmemiş olan geldi diye mi sözü düşünmediler? )

23/69 Em lem ya'rifu rasulehum fe hum lehu munkirun

( Resullerini tanımadılar da mı onu inkar ediyorlar? )

23/70 Em yekulune bihi cinneh bel caehum bil hakki ve ekseruhum lil hakki karihun

( "Onda cinlik var." mı diyorlar? Bilakis onlara gerçek ile geldi. Onların çoğunluğu gerçek için isteksizdirler, zorlanıp hoşlanmayanlardır. )

23/71 Ve lev ittebeal hakku ehvaehum le fesedetis semavatu vel erdu ve men fihinn bel eteyna hum bi zikrihim fe hum an zikrihim mu'ridun

( Ve şayet gerçek onların heveslerine tabi olsaydı, gökler, yer ve onun içinde olan kimseler bozguna uğrarlardı. Bilakis onlara hatırlamalarını verdik de onlar hatırlamalarından yüz çevirip dönenler oldular. )

23/72 Em tes'eluhum harcen fe haracu rabbike hayrun ve huve hayrur razikin

( Onlara haraç mı sual ediyorsun? Rab’binin haracı daha hayırlıdır. O rızıklandıranların en hayırlısıdır. )

23/73 Ve inneke le ted'uhum ila siratin mustekim

( Ve kesinlikle sen onları doğru yola çağırıyorsun. )

23/74 Ve innellezine la yu'minune bil ahirati anis sirati le nakibun

( Ve kesinlikle o ahirete inanmayanlar, yoldan çıkıp saparlar. )

23/75 Ve lev rahimnahum ve keşefna ma bihim min durrin le leccu fi tuğyanihim ya'mehun

( Ve şayet onlara merhamet etseydik ve onlarda darlıktan, sıkıntıdan ne varsa açıp kaldırsaydık, azgınlıklarının içinde bocalamaya devam edeceklerdi. )

23/76 Ve lekad ehaznahum bil azabi fe mestekanu li rabbihim ve ma yetedarraun

( Ve onları azap ile yakaladık da Rab’leri için endişelenip boyun eğmediler ve yalvarmadılar.  )

23/77 Hatta iza fetahna aleyhim baben za azabin şedidin iza hum fihi mublisun

( Nihayet onlara azabı şiddetli kapı açtığımızda, o zaman onlar ona ümitsizler oldular. )

23/78 Ve huvellezi enşee lekumus sem'a vel ebsara vel ef'ideh kalilen ma teşkurun

( Ve size kulak, gözler ve gönüller inşa eden O'dur. O şükretmeniz azdır. )

23/79 Ve huvellezi zeraekum fil erdi ve ileyhi tuhşerun

( Ve sizi yere ekip bırakan O'dur. O’na toplanacaksınız. )

23/80 Ve huvellezi yuhyi ve yumitu ve lehuhtilaful leyli ven nehar e fe la ta'kilun

( Ve dirilten ve öldüren O'dur. Gece ve gündüz onun için ihtilaf ederler. Artık akıl etmez misiniz? )

23/81 Bel kalu misle ma kalel evvelun

( Bilakis o evvelkilerin söylediklerinin aynısını söylediler. )

23/82 Kalu e iza mitna ve kunna turaben ve izamen e inna le meb'usun

( “Öldüğümüzde, toprak ve kemik olduğumuzda mı? Kesinlikle biz dirilecek miyiz?” dediler.  )

23/83 Lekad vuidna nahnu ve abauna haza min kablu in haza illa esatirul evvelin

( İşte bize, bizlere ve babalarımıza önceden bu vaad edildi. Kesinlikle bu ancak evvelkilerin masallarıdır. )

23/84 Kul li menil erdu ve men fiha in kuntum ta'lemun

( De ki: "Eğer bilenlerseniz, yer ve oradaki kimseler kimin içindir?" )

23/85 Seyekulune lillah kul e fe la tezekkerun

( "Allah için." diyecekler. De ki: "O halde hatırlamaz mısınız?" )

23/86 Kul men rabbus semavatis seb'i ve rabbul arşil azim

( De ki: "Yedi göklerin Rab’bi ve büyük arşın, tahtın Rab’bi kimdir?" )

23/87 Seyekulune lillah kul e fe la tettekun

( Allah için. diyecekler. De ki: "O halde sakınmaz mısınız?" )

23/88 Kul men bi yedihi melekutu kulli şey'in ve huve yuciru ve la yucaru aleyhi in kuntum ta'lemun

( De ki: "Eğer bilenler iseniz, her şeyin mülkiyeti elinde olan, o koruyan ama kendi üzerine korunmayan kimdir?" )

23/89 Seyekulune lillah kul fe enna tusharun

( "Allah için." diyecekler. De ki: "O halde nasıl sihirlenirsiniz?"  )

23/90 Bel eteynahum bil hakki ve innehum le kazibun

( Bilakis onlara gerçeği getirdik. Kesinlikle onlar yalancılardır. )

23/91 Mettehazellahu min veledin ve ma kane mea hu min ilahin izen le zehebe kulli ilahun bima haleka ve leala ba'duhum ala ba'd subhanellahi an ma yasifun

( Allah çocuk edinmemiştir. O’nunla birlikte ilah yoktur. Aksi halde her ilahın o yarattıklarından grubu olurdu. Bazıları bazılarına üstün gelirdi. Allah o vasfettiklerinden yücedir. )

23/92 Alimil ğaybi veş şehadeti fe teala an ma yuşrikun

( Gayb ve şahit olunanı bilendir. O ortak koştuklarının üzerindedir. )

23/93 Kul rabbi imma turiyenni ma yuadun

( De ki: "Rab’bim, eğer o vaad edildiklerini bana göstereceksen." )

23/94 Rabbi fe la tec'alni fil kavmiz zalimin

( Rab’bim o halde beni zalimler kavmi içinde kılma. )

23/95 Ve inna ala en nuriyeke ma neiduhum lekadirun

( Ve kesinlikle biz, onları tehdit ettiğimizi sana göstermeye gücü yetenleriz. )

23/96 İdfa’billeti hiye ahsenus seyyieh nahnu a'lemu bima yasifun

( Kötülüğü o en güzeliyle sav. O vasfettiklerinizi bizler biliriz. )

23/97 Ve kul rabbi euzu bike min hemezatiş şeyatin

( Ve de ki: "Rab’bim şeytanların dürtüklemesinden, çekiştirmesinden sana sığınırım." )

23/98 Ve euzu bike rabbi en yahdurun

( Ve Rab’bim, bana hazırlanmış olmalarından da sana sığınırım. )

23/99 Hatta iza cae ehadehumul mevtu kale rabbirciun

( Nihayet onların birine ölüm geldiğinde, "Rab’bim, beni geri döndür." dedi. )

23/100 Lealli a'melu salihan fima teraktu kella inneha kelimetun huve kailuha ve min veraihim berzehun ila yevmi yub'asun

( Umulur ki, bıraktığımın terkettiğimin içinde iyilikler yaparım. Asla, kesinlikle o onun söylediği kelimedir. Onların ardında, dirilecekleri güne kadar, perde, engel vardır. )

23/101 Fe iza nufiha fis suri fe la ensabe beynehum yevmeizin ve la yetesaelun

( Borunun içine üflendiğinde, o gün onların aralarında akrabalık kalmaz ve birbirlerini sual edemezler. )

23/102 Fe men sekulet mevazinuhu fe ulaike humul muflihun

( Artık kimin ölçüleri, tartıları ağır gelirse, işte onlar iflah olurlar. )

23/103 Ve men haffet mevazinuhu fe ulaikellezine hasiru enfusehum fi cehenneme halidun

( Ve kimin ölçüleri, tartıları hafif gelirse, işte onlar nefislerini hasarlandırırlar. Cehennemin içinde ebedidirler. )

23/104 Telfehu vucuhehumun naru ve hum fiha kalihun

( Ateş onların yüzlerini yakıp kavururken, onlar orada kaskatı kalırlar. )

23/105 E lem tekun ayati tutla aleykum fe kuntum biha tukezzibun

( Ayetlerim size okunmuş olmadı mı? Onları yalanlayanlar oldunuz. )

23/106 Kalu rabbena ğalebet aleyna şikvetuna ve kunna kavmen dallin

( "Rab’bimiz, azgınlığımız bize galip geldi. Sapıklar kavmi olduk." dediler. )

23/107 Rabbena ahricna minha fe in udna fe inna zalimun

( Rab’bimiz, bizi oradan çıkar. Artık dönersek, kesinlikle biz zalimleriz. )

23/108 Kalahseu fiha ve la tukellimun

( "Alçalın orada ve kelam edemeyin, söz söyleyemeyin." der. )

23/109 İnnehu kane ferikun min ibadi yekulune rabbena amenna fağfir lena verhamna ve ente hayrur rahimin

( Kesinlikle onlar kullarımdan bir kısımdılar. "Rab’bimiz inandık. O halde bize af eyle ve bize merhamet et. Sen merhametlilerin en hayırlısısın." derlerdi. )

23/110 Fettehaztumuhum sihriyyen hatta ensevkum zikri ve kuntum minhum tadhakun

( Ama siz onları alaya aldınız. Nihayet size beni hatırlamayı unutturdu. Onlara gülmekteydiniz. )

23/111 İnni cezeytuhumul yevme bima saberu ennehum humul faizun

( Kesinlikle ben bugün, sabırlarından dolayı kesinlikle onları karşılıklandırdım. Kesinlikle onlar, onlar kurtulanlardır. )

23/112 Kale kem lebistum fil erdi adede sinin

( “Yerde sene adedi ile ne kadar kaldınız?” dedi. )

23/113 Kalu lebisna yevmen ev ba'da yevmin fes'elil addin

( "Bir gün veya günün bazısı, bir bölümü kadar kaldık. O halde, sayanlara sual et." dediler. )

23/114 Kale in lebistum illa kalilen lev ennekum kuntum ta'lemun

( "Kesinlikle ancak çok az kaldınız. Şayet kesinlikle siz bilmiş olsaydınız." dedi. )

23/115 E fe hasibtum ennema halaknakum abesen ve ennekum ileyna la turceun

( Kesinlikle sizi boşuna yarattığımızı ve kesinlikle bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?  )

23/116 Fe tealellahul melikul hakk la ilahe illa hu rabbul arşil kerim

( Gerçeğin maliki Allah yücedir. O’nun haricinde ilah yoktur. Yüce faydalı arşın, tahtın Rab’bidir. )

23/117 Ve men yed'u meallahi ilahen ahara la burhane lehu bihi fe innema hisabuhu inde rabbih innehu la yuflihul kafirun

( Ve kim Allah ile birlikte başka ilah çağırırsa ona onunla ilgili delil yoktur. Artık onun hesabı kesinlikle Rab’binin indindedir. Kesinlikle O inkarcıları iflah etmez. )

23/118 Ve kul rabbiğfir verham ve ente hayrur rahimin

( Ve de ki: "Rab’bim af eyle ve merhamet et. Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın." )

No comments:

Post a Comment

SURELER VE AYET ADETLERİ

Sure No - Sure İsmi - Anlam ı - Ayet Adedi 1 - FATİHA ( فَاتِحَةِ ) - Açılış - 7 2 - BAKARA ( بَقَرَةِ ) - Sığır, Yarmak, Delmek - 286 ...