MU’MİNUN
23/1 Kad eflehal mu'minun
( İnananlar iflah oldular. )
23/2
Ellezine hum fi salatihim haşiun
( Onlar dualarında korkanlar, ürkenler,
ürperenlerdir. )
23/3
Vellezine hum anil lağvi mu'ridun
( Ve onlar yanlış boş sözden yüz çevirip
dönenlerdir. )
23/4
Vellezine hum liz zekati failun
( Ve onlar zekat için faaldirler. )
23/5
Vellezine hum li furucihim hafizun
( Ve onlar ayıpları için koruyucudurlar,
gözeticidirler. )
23/6
İlla ala ezvacihim ev ma meleket eymanuhum fe innehum ğayru melumin
( Eşleri veya ellerinin malik oldukları hariç.
Böylece, kesinlikle onlar kınanmış değillerdir. )
23/7
Fe men ibteğa verae zalike fe ulaike humul adun
( O halde, kim bunun ötesini isterse, artık işte
onlar hududu aşıp azanlardır. )
23/8
Vellezine hum li emanatihim ve ahdihim raun
( Ve onlar emanetlerini ve ahdlerini
gözetenlerdir. )
23/9
Vellezine hum ala salevatihim yuhafizun
( Ve onlar duaları üzerine koruyuculuk,
gözeticilik ederler. )
23/10
Ulaike humul varisun
( İşte onlar, onlar varislerdir. )
23/11
Ellezine yerisunel firdevs hum fiha halidun
( O bostan bahçesine varis olanlar, onlar orada
ebedidirler. )
23/12
Ve lekad halaknel insane min sulaletin min tin
( Ve insanı çamur sülalesinden yarattık. )
23/13
Summe cealnahu nutfeten fi kararin mekin
( Sonra onu emin karargah içinde su damlası
kıldık. )
23/14
Summe halaknen nutfete alekaten fe halaknel alekate mudğaten fe halaknel
mudğate izamen fe kesevnel izame lahmen summe enşe'nahu halkan ahar fe
tebarakallahu ahsenul halikin
( Sonra su damlasından asılı duran kan pıhtısı
yarattık. Asılı duran kan pıhtısından bir parça et. Bir parça etten kemik
yarattık. Kemiğe et giydirdik. Sonra onu başka yaratık olarak inşa ettik.
Bereketli Allah yaratanların en güzelidir. )
23/15
Summe innekum ba'de zalike le meyyitun
( Sonra, kesinlikle siz bunun ardından
öleceksiniz. )
23/16
Summe innekum yevmel kiyameti tub'asun
( Sonra kesinlikle siz ayağa kalkış gününde
diriltileceksiniz. )
23/17
Ve lekad halakna fevkakum seb'a taraika ve ma kunna anil halki ğafilin
( Ve üstünüze yedi yol yarattık. Biz yaratmada
habersizler değiliz. )
23/18
Ve enzelna mines semai maen bi kaderin fe eskennahu fil erdi ve inna ala zehabin
bihi le kadirun
( Ve gökten ölçü ile su indirdik de onu yerde
iskan ettirdik. Kesinlikle biz onu gidermeye gücü yetenleriz. )
23/19
Fe enşe'na lekum bihi cennatin min nehilin ve a'nab lekum fiha fevakihu
kesiratun ve minha te'kulun
( Böylece size onunla hurmadan ve üzümden
bahçeleri inşa ettik. Size onların içinde çok meyveler var. Onlardan yersiniz.
)
23/20
Ve şeceraten tahrucu min turi seynae tenbutu bid duhni ve sibğin lil akilin
( Ve Sina Dağı’ndan, yiyenler için yağ ve katık
bitirip yetiştiren ağaç çıkar. )
23/21
Ve inne lekum fil en'ami le ibrah nuskiykum min ma fi butuniha ve lekum fiha
menafiu kesiratun ve minha te'kulun
( Ve kesinlikle size hayvanlarda ibretler
vardır. Sizi o karınlarının içinde olandan içirerek sularız. Onlarda size çokça
faydalar vardır. Onlardan yersiniz. )
23/22
Ve aleyha ve alel fulki tuhmelun
( Ve onların üzerine ve gemilerin üzerine
yüklenirsiniz. )
23/23
Ve lekad erselna nuhan ila kavmihi fe kale ya kavmi'budullahe ma lekum min
ilahin ğayruh e fe la tettekun
( Ve Nuh’u kavmine gönderdik de "Ey kavmim
Allah’a kulluk edin. Size O’ndan başka
ilah yoktur. O halde, sakınmaz mısınız?" dedi. )
23/24
Fe kalel meleullezine keferu min kavmihi ma haza illa beşerun mislukum yuridu
en yetefeddale aleykum ve lev şaellahu le enzele melaikeh ma semi'na bi haza fi
abainel evvelin
( Kavminden o ileri gelen inkarcılar "Bu
aynınız gibi bir insanın haricindeki değildir. Size üstün olmayı ister. Şayet
Allah dileseydi melekler indirirdi. Biz bunu evvelki babalarımızdan
duymadık." dediler. )
23/25
İn huve illa raculun bihi cinnetun fe terabbesu bihi hatta hiyn
( Kesinlikle o ancak, kendisinde cinnet olan
erkektir. O halde, onu belirli zamana kadar gözetleyin. )
23/26
Kale rabbinsurni bima kezzebun
( "Rab’bim, o beni yalanlamalarından dolayı
bana yardım et." dedi. )
23/27
Fe evhayna ileyhi en isnail fulke bi a'yunina ve vahyina fe iza cae emruna ve
farat tennuru fesluk fiha min kullin zevceynisneyni ve ehleke illa men sebeka
aleyhil kavlu minhum ve la tuhatibni fillezine zalemu innehum muğrakun
( Böylece ona, gözetimimiz ve vahyimiz ile
gemiyi üretmesini vahyettik. Emrimiz gelip de fırın ateşlendiğinde, hepsinden
iki eşi ve onlardan üzerlerine önceden söz geçen kimseler haricinde aileni onun
içine sok. Bana o zulmedenler hakkında arzuda, istekte bulunup hitap etme.
Kesinlikle onlar boğulacaklardır. )
23/28
Fe iz esteveyte ente ve men meake alel fulki fe kulil hamdu lillahillezi
neccana minel kavmiz zalimin
( Böylece sen ve seninle birlikte olan kimseler
gemiye binip seviyelendiğinde de ki: "Övgü, bizi zalimler kavminden
kurtaran o Allah içindir." )
23/29
Ve kul rabbi enzilni munzelen mubaraken ve ente hayrul munzilin
( Ve de ki: "Rab’bim beni inilecek yerin
bereketlisine indir. Sen indirenlerin en hayırlısısın" )
23/30
İnne fi zalike le ayatin ve in kunna le mubtelin
( Bunda kesinlikle ayetler vardır. Kesinlikle
biz sınayanlar olduk. )
23/31
Summe enşe'na min ba'dihim karnen aharin
( Sonra, onların ardından başka nesil inşa
ettik. )
23/32
Fe erselna fihim rasulen minhum en i'budullahe ma lekum min ilahin ğayruh e fe
la tettekun
( Böylece onların içine, "Ben Allah’a kulluk ederim. Size O’ndan başka ilah yoktur.
O halde sakınmaz mısınız?" diyen onlardan resul indirdik. )
23/33
Ve kalel meleu min kavmihillezine keferu ve kezzebu bi likail ahirati ve
etrafnahum fil hayatid dunya ma haza illa beşerun mislukum ye'kulu min ma
te'kulune minhu ve yeşrabu min ma teşrabun
( Ve onun kavminden o inkar eden, ahiret
karşılaşmasını yalanlayan ve dünya hayatında onları refah ile şımarttığımız
ileri gelenler "Bu aynımız gibi bir insanın haricindeki değildir. O
yediğinizden yer ve o içtiğinizden içer." dediler. )
23/34
Ve lein eta'tum beşeran mislekum innekum izen le hasirun
( Ve eğer aynınız gibi insana itaat ederseniz, o
zaman kesinlikle siz hasarlanırsınız. )
23/35
E yeidukum ennekum iza mittum ve kuntum turaben ve izamen ennekum muhracun
( Size, kesinlikle siz öldüğünüzde ve toprak ve
kemik olduğunuzda kesinlikle sizin çıkarılacağınızı mı vaad ediyor? )
23/36
Heyhate heyhate li ma tu’adun
( Heyhat heyhat o vaad olunduğunuz için yazıklar
olsun. )
23/37
İn hiye illa hayatuned dunya nemutu ve nahya ve ma nahnu bi meb'usin
( Kesinlikle o ancak dünya hayatımızdır. Ölürüz
ve yaşarız. Bizler diriltilecek değiliz. )
23/38
İn huve illa raculuniftera alellahi keziben ve ma nahnu lehu bi mu'minin
( Kesinlikle o ancak Allah’a yalan uyduran adamdır. Bizler ona inananlar
değiliz. )
23/39
Kale rabbinsurni bima kezzebun
( "Rab’bim, o beni yalanlamalarından dolayı
bana yardım et." dedi. )
23/40
Kale an ma kalilin le yusbihu enne nadimin
( "Onlar, kesinlikle az zaman içinde pişman
olacaklar." dedi. )
23/41
Fe ehazethumus sayhatu bil hakki fe cealnahum ğusaen fe bu'den lil kavmiz
zalimin
( Böylece onları gerçekten çığlık yakaladı da
onları sele karışmış kara tortu kıldık. Artık zalimler kavmi uzak olsun. )
23/42
Summe enşe'na min ba'dihim kurunen aharin
( Sonra, onların ardından başka nesiller inşa
ettik. )
23/43
Ma tesbiku min ummetin eceleha ve ma yeste'hirun
( Topluluklardan olanlar vadelerini öne
alamazlar ve erteleyemezler. )
23/44
Summe erselna rusulena tetra kullema cae ummeter rasuluha kezzebuhu fe etba'na
ba'dahum ba'dan ve cealnahum ehadis fe bu'den li kavmin la yu'minun
( Sonra resullerimizi ard arda gönderdik. Resulü
topluluğa her geldiğinde onu yalanladılar. Böylece onları birbirlerine tabi
kıldık. Onları hikaye sözleri kıldık. Artık, inanmayan kavim uzak olsun. )
23/45
Summe erselna musa ve ehahu harune bi ayatina ve sultanin mubin
( Sonra Musa’yı ve kardeşi Harun’u ayetlerimiz
ile ve apaçık delil ile gönderdik. )
23/46
İla fir'avne ve meleihi festekberu ve kanu kavmen alin
( Firavun’a ve onun ileri gelenlerine. Böylece
kibirlendiler ve ulunananlar kavmi oldular. )
23/47
Fe kalu e nu'minu li beşerayni mislina ve kavmuhuma lena abidun
( “Kavimleri bize kulluk ederlerken, aynımızdan
olan iki insana mı inanacağız?" dediler.
)
23/48
Fe kezzebuhuma fe kanu minel muhlekin
( Onları yalanladılar da helak edilenlerden
oldular. )
23/49
Ve lekad ateyna musel kitabe leallehum yehtedun
( Ve Musa’ya kitabı verdik. Umulur ki onlar yönlenirler. )
23/50
Ve cealnebne meryeme ve ummehu ayeten ve aveynahuma ila rabvetin zati kararin
ve mein
( Ve O'na
Meryem’in oğlunu ve annesini ayet kıldık. Onları durulabilecek ve sulak olan
yüksek yere sığındırdık. )
23/51
Ya eyyuher rusulu kulu minet tayyibati va'melu saliha inni bima ta'melune alim
( Ey resuller, temizlerinden yiyin. İyilikler
yapın. Kesinlikle ben ne yaptığınızı bilenim. )
23/52
Ve inne hazihi ummetukum ummeten vahideten ve ene rabbukum fettekun
( Ve kesinlikle bu topluluğunuz tek topluluktur.
Ben de Rab’binizim. O halde benden sakının. )
23/53
Fe tekattau emrahum beynehum zubura kulli hizbin bima ledeyhim ferihun
( Böylece işlerini aralarında kitaplara
böldüler. Her grup o yanında olandan dolayı ferahlayıp sevinir. )
23/54
Fe zerhum fi ğamratihim hatta hiyn
( O halde belirli zamana kadar onları
cehaletlerinin, habersizliklerinin içinde bırak. )
23/55
E yahsebune ennema numidduhum bihi min malin ve benin
( Sanıyorlar mı ki, onlara kesinlikle o maldan
ve oğuldan yaydıklarımızla, )
23/56
Nusariu lehum fil hayrat bel la yeş'urun
( Onlara hayırlarda koşuyoruz. Bilakis
farketmezler. )
23/57
İnnellezine hum min haşyeti rabbihim muşfikun
( Kesinlikle o Rab’lerinin korkusundan,
korkanlar. )
23/58
Vellezine hum bi ayati rabbihim yu'minun
( Ve o Rab’lerinin ayetlerine inananlar, )
23/59
Vellezine hum bi rabbihim la yuşrikun
( Ve o Rab’lerine ortak koşmayanlar, )
23/60
Vellezine yu'tune ma aten ve kulubuhum veciletun ennehum ila rabbihim raciun
( Ve kesinlikle o Rab’lerine döneceklerinden, o
verdiklerini kalpleri ürkerek verenler, )
23/61
Ulaike yusariune fil hayrati ve hum leha sabikun
( İşte onlar hayırlarda koşarak ilerlerler.
Onlar onda öne geçip ilerlerler. )
23/62
Ve la nukellifu nefsen illa vus'aha ve ledeyna kitabun yentiku bil hakki ve hum
la yuzlemun
( Ve nefsi genişliği haricinde mükellef
kılmayız. Gerçeği söyleyen kitap yanımızdadır. Onlar zulmedilmezler. )
23/63
Vel kulubuhum fi ğamratin min haza ve lehum a'malun min duni zalike hum leha
amilun
( Ve onların kalpleri bundan cehalet,
habersizlik içindedir. Onlara bundan
başka işler, çalışmalar da vardır. Onlar onları yaparlar. )
23/64
Hatta iza ehazna mutrafihim bil azabi iza hum yec'erun
( Nihayet refah şımarıklarını azap ile
yakaladığımızda, o zaman onlar yakarırlar. )
23/65
La tec'erul yevme innekum minna la tunsarun
( Bugün yakarmayın. Kesinlikle siz bizden yardım
alamayacaksınız. )
23/66
Kad kanet ayati tutla aleykum fe kuntum ala a'kabikum tenkisun
( Ayetlerim üzerinize okunmuş oldu da
topuklarınız üzerinde dönenler oldunuz. )
23/67
Mustekbirine bihi samiran tehcurun
( Gece toplantılarında ona kibirlenerek karşı
geldiniz. )
23/68
E fe lem yeddebberul kavle em caehum ma lem ye'ti abaehumul evvelin
( Onlara, o evvelki babalarına gelmemiş olan
geldi diye mi sözü düşünmediler? )
23/69
Em lem ya'rifu rasulehum fe hum lehu munkirun
( Resullerini tanımadılar da mı onu inkar
ediyorlar? )
23/70
Em yekulune bihi cinneh bel caehum bil hakki ve ekseruhum lil hakki karihun
( "Onda cinlik var." mı diyorlar?
Bilakis onlara gerçek ile geldi. Onların çoğunluğu gerçek için isteksizdirler,
zorlanıp hoşlanmayanlardır. )
23/71
Ve lev ittebeal hakku ehvaehum le fesedetis semavatu vel erdu ve men fihinn bel
eteyna hum bi zikrihim fe hum an zikrihim mu'ridun
( Ve şayet gerçek onların heveslerine tabi olsaydı,
gökler, yer ve onun içinde olan kimseler bozguna uğrarlardı. Bilakis onlara
hatırlamalarını verdik de onlar hatırlamalarından yüz çevirip dönenler oldular.
)
23/72
Em tes'eluhum harcen fe haracu rabbike hayrun ve huve hayrur razikin
( Onlara haraç mı sual ediyorsun? Rab’binin
haracı daha hayırlıdır. O rızıklandıranların en hayırlısıdır. )
23/73
Ve inneke le ted'uhum ila siratin mustekim
( Ve kesinlikle sen onları doğru yola
çağırıyorsun. )
23/74
Ve innellezine la yu'minune bil ahirati anis sirati le nakibun
( Ve kesinlikle o ahirete inanmayanlar, yoldan
çıkıp saparlar. )
23/75
Ve lev rahimnahum ve keşefna ma bihim min durrin le leccu fi tuğyanihim
ya'mehun
( Ve şayet onlara merhamet etseydik ve onlarda
darlıktan, sıkıntıdan ne varsa açıp kaldırsaydık, azgınlıklarının içinde
bocalamaya devam edeceklerdi. )
23/76
Ve lekad ehaznahum bil azabi fe mestekanu li rabbihim ve ma yetedarraun
( Ve onları azap ile yakaladık da Rab’leri için
endişelenip boyun eğmediler ve yalvarmadılar.
)
23/77
Hatta iza fetahna aleyhim baben za azabin şedidin iza hum fihi mublisun
( Nihayet onlara azabı şiddetli kapı
açtığımızda, o zaman onlar ona ümitsizler oldular. )
23/78
Ve huvellezi enşee lekumus sem'a vel ebsara vel ef'ideh kalilen ma teşkurun
( Ve size kulak, gözler ve gönüller inşa eden
O'dur. O şükretmeniz azdır. )
23/79
Ve huvellezi zeraekum fil erdi ve ileyhi tuhşerun
( Ve sizi yere ekip bırakan O'dur. O’na
toplanacaksınız. )
23/80
Ve huvellezi yuhyi ve yumitu ve lehuhtilaful leyli ven nehar e fe la ta'kilun
( Ve dirilten ve öldüren O'dur. Gece ve gündüz
onun için ihtilaf ederler. Artık akıl etmez misiniz? )
23/81
Bel kalu misle ma kalel evvelun
( Bilakis o evvelkilerin söylediklerinin
aynısını söylediler. )
23/82
Kalu e iza mitna ve kunna turaben ve izamen e inna le meb'usun
( “Öldüğümüzde, toprak ve kemik olduğumuzda mı?
Kesinlikle biz dirilecek miyiz?” dediler.
)
23/83
Lekad vuidna nahnu ve abauna haza min kablu in haza illa esatirul evvelin
( İşte bize, bizlere ve babalarımıza önceden bu
vaad edildi. Kesinlikle bu ancak evvelkilerin masallarıdır. )
23/84
Kul li menil erdu ve men fiha in kuntum ta'lemun
( De ki: "Eğer bilenlerseniz, yer ve
oradaki kimseler kimin içindir?" )
23/85
Seyekulune lillah kul e fe la tezekkerun
( "Allah için." diyecekler. De ki:
"O halde hatırlamaz mısınız?" )
23/86
Kul men rabbus semavatis seb'i ve rabbul arşil azim
( De ki: "Yedi göklerin Rab’bi ve büyük
arşın, tahtın Rab’bi kimdir?" )
23/87
Seyekulune lillah kul e fe la tettekun
( Allah için. diyecekler. De ki: "O halde
sakınmaz mısınız?" )
23/88
Kul men bi yedihi melekutu kulli şey'in ve huve yuciru ve la yucaru aleyhi in
kuntum ta'lemun
( De ki: "Eğer bilenler iseniz, her şeyin
mülkiyeti elinde olan, o koruyan ama kendi üzerine korunmayan kimdir?" )
23/89
Seyekulune lillah kul fe enna tusharun
( "Allah için." diyecekler. De ki:
"O halde nasıl sihirlenirsiniz?"
)
23/90
Bel eteynahum bil hakki ve innehum le kazibun
( Bilakis onlara gerçeği getirdik. Kesinlikle
onlar yalancılardır. )
23/91
Mettehazellahu min veledin ve ma kane mea hu min ilahin izen le zehebe kulli
ilahun bima haleka ve leala ba'duhum ala ba'd subhanellahi an ma yasifun
( Allah çocuk edinmemiştir. O’nunla birlikte
ilah yoktur. Aksi halde her ilahın o yarattıklarından grubu olurdu. Bazıları
bazılarına üstün gelirdi. Allah o vasfettiklerinden yücedir. )
23/92
Alimil ğaybi veş şehadeti fe teala an ma yuşrikun
( Gayb ve şahit olunanı bilendir. O ortak
koştuklarının üzerindedir. )
23/93
Kul rabbi imma turiyenni ma yuadun
( De ki: "Rab’bim, eğer o vaad
edildiklerini bana göstereceksen." )
23/94
Rabbi fe la tec'alni fil kavmiz zalimin
( Rab’bim o halde beni zalimler kavmi içinde
kılma. )
23/95
Ve inna ala en nuriyeke ma neiduhum lekadirun
( Ve kesinlikle biz, onları tehdit ettiğimizi
sana göstermeye gücü yetenleriz. )
23/96
İdfa’billeti hiye ahsenus seyyieh nahnu a'lemu bima yasifun
( Kötülüğü o en güzeliyle sav. O
vasfettiklerinizi bizler biliriz. )
23/97
Ve kul rabbi euzu bike min hemezatiş şeyatin
( Ve de ki: "Rab’bim şeytanların
dürtüklemesinden, çekiştirmesinden sana sığınırım." )
23/98
Ve euzu bike rabbi en yahdurun
( Ve Rab’bim, bana hazırlanmış olmalarından da
sana sığınırım. )
23/99
Hatta iza cae ehadehumul mevtu kale rabbirciun
( Nihayet onların birine ölüm geldiğinde,
"Rab’bim, beni geri döndür." dedi. )
23/100
Lealli a'melu salihan fima teraktu kella inneha kelimetun huve kailuha ve min
veraihim berzehun ila yevmi yub'asun
( Umulur ki, bıraktığımın terkettiğimin içinde
iyilikler yaparım. Asla, kesinlikle o onun söylediği kelimedir. Onların
ardında, dirilecekleri güne kadar, perde, engel vardır. )
23/101
Fe iza nufiha fis suri fe la ensabe beynehum yevmeizin ve la yetesaelun
( Borunun içine üflendiğinde, o gün onların
aralarında akrabalık kalmaz ve birbirlerini sual edemezler. )
23/102
Fe men sekulet mevazinuhu fe ulaike humul muflihun
( Artık kimin ölçüleri, tartıları ağır gelirse,
işte onlar iflah olurlar. )
23/103
Ve men haffet mevazinuhu fe ulaikellezine hasiru enfusehum fi cehenneme halidun
( Ve kimin ölçüleri, tartıları hafif gelirse,
işte onlar nefislerini hasarlandırırlar. Cehennemin içinde ebedidirler. )
23/104
Telfehu vucuhehumun naru ve hum fiha kalihun
( Ateş onların yüzlerini yakıp kavururken, onlar
orada kaskatı kalırlar. )
23/105
E lem tekun ayati tutla aleykum fe kuntum biha tukezzibun
( Ayetlerim size okunmuş olmadı mı? Onları
yalanlayanlar oldunuz. )
23/106
Kalu rabbena ğalebet aleyna şikvetuna ve kunna kavmen dallin
( "Rab’bimiz, azgınlığımız bize galip
geldi. Sapıklar kavmi olduk." dediler. )
23/107
Rabbena ahricna minha fe in udna fe inna zalimun
( Rab’bimiz, bizi oradan çıkar. Artık dönersek,
kesinlikle biz zalimleriz. )
23/108
Kalahseu fiha ve la tukellimun
( "Alçalın orada ve kelam edemeyin, söz
söyleyemeyin." der. )
23/109
İnnehu kane ferikun min ibadi yekulune rabbena amenna fağfir lena verhamna ve
ente hayrur rahimin
( Kesinlikle onlar kullarımdan bir kısımdılar.
"Rab’bimiz inandık. O halde bize af eyle ve bize merhamet et. Sen
merhametlilerin en hayırlısısın." derlerdi. )
23/110
Fettehaztumuhum sihriyyen hatta ensevkum zikri ve kuntum minhum tadhakun
( Ama siz onları alaya aldınız. Nihayet size
beni hatırlamayı unutturdu. Onlara gülmekteydiniz. )
23/111
İnni cezeytuhumul yevme bima saberu ennehum humul faizun
( Kesinlikle ben bugün, sabırlarından dolayı
kesinlikle onları karşılıklandırdım. Kesinlikle onlar, onlar kurtulanlardır. )
23/112
Kale kem lebistum fil erdi adede sinin
( “Yerde sene adedi ile ne kadar kaldınız?”
dedi. )
23/113
Kalu lebisna yevmen ev ba'da yevmin fes'elil addin
( "Bir gün veya günün bazısı, bir bölümü
kadar kaldık. O halde, sayanlara sual et." dediler. )
23/114
Kale in lebistum illa kalilen lev ennekum kuntum ta'lemun
( "Kesinlikle ancak çok az kaldınız. Şayet
kesinlikle siz bilmiş olsaydınız." dedi. )
23/115
E fe hasibtum ennema halaknakum abesen ve ennekum ileyna la turceun
( Kesinlikle sizi boşuna yarattığımızı ve
kesinlikle bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız? )
23/116
Fe tealellahul melikul hakk la ilahe illa hu rabbul arşil kerim
( Gerçeğin maliki Allah yücedir. O’nun haricinde
ilah yoktur. Yüce faydalı arşın, tahtın Rab’bidir. )
23/117
Ve men yed'u meallahi ilahen ahara la burhane lehu bihi fe innema hisabuhu inde
rabbih innehu la yuflihul kafirun
( Ve kim Allah ile birlikte başka ilah çağırırsa
ona onunla ilgili delil yoktur. Artık onun hesabı kesinlikle Rab’binin
indindedir. Kesinlikle O inkarcıları iflah etmez. )
23/118
Ve kul rabbiğfir verham ve ente hayrur rahimin
( Ve de ki: "Rab’bim af eyle ve merhamet
et. Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın." )
No comments:
Post a Comment