Sunday, May 3, 2026

3 - AL'İ İMRAN

AL’İ İMRAN 3/1 Elif lam mim

( Elif lam mim  )

3/2 Allahu la ilahe illa huvel hayyul kayyum

( Haricinde ilah olmayan Allah diridir daimdir. )

3/3 Nezzele aleykel kitabe bil hakki musaddikan li ma beyne yedeyhi ve enzelet tevrate vel incil

( Sana kitabı, kendinden öncekileri gerçek ile doğrulayıcı olarak indirdi. Tevrat’ı ve İncil’i indirdi. )

3/4 Min kablu huden lin nasi ve enzelel furkan innellezine keferu bi ayatillahi lehum azabun şedid vallahu azizun zuntikam

( İnsanlar için öncekilerden yönlendirmedir. Fark yaratanı indirdi. Kesinlikle o Allah’ın ayetlerini inkar edenler, şiddetli azap onlaradır. Allah yücedir, intikam alandır. )

3/5 İnnellahe la yahfa aleyhi şey'un fil erdi ve la fis sema'

( Kesinlikle Allah’a, yerde ve gökte, ona hiçbir şey gizli kalmaz. )

3/6 Huvellezi yusavvirukum fil erhami keyfe yeşa la ilahe illa huvel azizul hakim

( O sizi rahimlerin içinde nasıl dilerse şekillendirir. Yüce hakim olan O’nun haricinde ilah yoktur.  )

3/7 Huvellezi enzele aleykel kitabe minhu ayatun muhkematun hunne ummul kitabi ve uharu muteşabihat fe emmellezine fi kulubihim zeyğun fe yettebiune ma teşabehe minhubtiğael fitneti vebtiğae te'vilih ve ma ya'lemu te'vilehu illellah ver rasihune fil ilmi yekulune amenna bihi kullun min indi rabbina ve ma yezzekkeru illa ulul elbab

( Kitabı sana indiren O'dur. Onda kitabın anası olan açık anlamlı, sağlam ayetler vardır. Diğerleri benzetmelidirler. Ama o kalplerinin içinde şüphe, vesvese, eğrilik, ayrılık olanlar, onlardan fitneyi aramak ve kendi yorumlarını aramak  için o benzetilmiş olanlara tabi olurlar. Onun yorumunu Allah haricinde kimse bilmez. İlimde derinleşmiş olanlar "Ona inandık. Hepsi Rab’bimizin indindendir." derler. Akılları olanlar haricindekiler hatırlamaz. )

3/8 Rabbena la tuziğ kulubena ba'de iz hedeytena ve heb lena min ledunke rahmeh inneke entel vehhab

( Rab’bimiz, bizi yönlendirdikten sonra kalplerimizi saptırma. Bize indinden rahmet bahşet. Kesinlikle sen, sen bahşedensin. )

3/9 Rabbena inneke camiun nasi li yevmin la raybe fih innellahe la yuhliful miad

( Rab’bimiz, kesinlikle sen insanları hakkında şüphe olmayan günde toplayansın. Allah vaade, vadeye kesinlikle ihtilaf etmez. )

3/10 İnnellezine keferu len tuğniye anhum emvaluhum ve la evladuhum minellahi şey'a ve ulaike hum vekudun nar

( Kesinlikle o inkar edenlere, onlara, malları ve çocukları Allah’tan hiçbir şeye fayda vermez. İşte onlar ateşin yakıtıdırlar. )

3/11 Ke de'bi ali fir'avne vellezine min kablihim kezzebu bi ayatina fe ehazehumullahu bi zunubihim vallahu şedidul ikab

( Gidişatları, Firavun’un ailesininki ve onlardan önce ayetlerimizi yalanlayanlarınki gibidir. Allah onları günahlarından dolayı yakaladı. Allah azabı şiddetli olandır. )

3/12 Kul lillezine keferu se tuğlebune ve tuhşerune ila cehennem ve bi'sel mihad

( O inkar edenlere de ki: "Yenileceksiniz ve cehenneme toplanacaksınız. Ne kötü döşektir." )

3/13 Kad kane lekum ayetun fi fieteynil tekata fietun tukatilu fi sebilillahi ve uhra kafiratun yeravnehum misleyhim ra'yel ayn vallahu yueyyidu bi nasrihi men yeşa inne fi zalike le ibraten li ulil ebsar

( Kesişip karşılaşan iki toplulukta size ayetler vardı. Bir topluluk Allah yolunda savaşırken diğeri inkarcılardı. Göz görüşü ile onları kendilerinin iki misli görürlerdi. Allah, yardımı ile dilediği kimseyi destekler. Bunda, gözleri olanlar için kesinlikle ibretler vardır. )

3/14 Zuyyine lin nasi hubbuş şehevati minen nisai vel benine vel kanatiril mukantarati minez zeheb vel fiddati vel haylil musevvemeti vel en'ami vel hars zalike metaul hayatid dunya vallahu indehu husnul meab

( Kadınlardan, oğullardan, kantarlarca biriktirilmiş altından ve gümüşten, salınmış işaretli atlardan, hayvanlardan,  ekinlerden şehvetle sevilenler insanlar için süslenmiştir. Bunlar dünya hayatının faydasıdır. Allah ki varış yerinin güzeli O’nun indindedir. )

3/15 Kul e unebbiukum bi hayrin min zalikum lillezinettekav inde rabbihim cennatun tecri min tahtihel enharu halidine fiha ve ezvacun mutahheratun ve ridvanun minellah vallahu basirun bil ibad

( De ki: "Size bunlardan daha hayırlısını haber vereyim mi? O sakınanlar için, Rab’lerinin indinde, içinde ebedi olacakları, altlarından nehirler akan bahçeler ve temiz eşler vardır. Allah’tan rızadır. Allah kullarını görendir." )

3/16 Ellezine yekulune rabbena innena amenna fağfir lena zunubena vekina azaben nar

( O, "Rab’bimiz kesinlikle biz inandık, o halde bize günahlarımızı affet ve bizi ateşin azabından koru." diyenler. )

3/17 Es sabirine ves sadikine vel kanitine vel munfikine vel mustağfirine bil eshar

( Sabredenler, doğru olanlar, saygılı durup itaat edenler, harcayanlar ve seher vakitlerinde af isteyenler. )

3/18 Şehidellahu ennehu la ilahe illa huve vel melaiketu ve ulul ilmi kaimen bil kist la ilahe illa huvel azizul hakim

( Allah, melekleri ve ölçüde, adalette kaim olan ilmi olanlar şahittir ki kesinlikle O, O’nun haricinde ilah olmayandır. Yüce hakim olan O’nun haricinde ilah yoktur. )

3/19 İnned dine indellahil islam ve mahtelefellezine utul kitabe illa min ba'di ma caehumul ilmu bağyen beynehum ve men yekfur bi ayatillahi fe innellahe seriul hisab

( Allah’ın indinde din kesinlikle islamdır, teslimiyettir. O, kendilerine ilim geldikten sonra aralarında azgınlık yapanların haricindeki kitap verilenler ihtilaf etmezler. Kim Allah’ın ayetlerini inkar ederse kesinlikle Allah hızlı hesaplayandır. )

3/20 Fe in haccuke fe kul eslemtu vechiye lillahi ve men ittebean ve kul lillezine utul kitabe vel ummiyyine e eslemtum fe in eslemu fe kadihteden ve in tevellev fe innema aleykel belağ vallahu besirun bil ibad

( Eğer seninle tartışıp mücadele ederlerse, De ki: "Ben yüzümü Allah’a  teslim ettim ve o bana tabi olanlar da." O kitap verilenler ve okuma yazma bilmeyenler için "Teslim oldunuz mu?" Eğer teslim olurlarsa yönlendirilmiş olurlar. Eğer yüz çevirirlerse, senin üzerine olan kesinlikle ulaştırmadır. Allah kullarını görendir. )

3/21 İnnellezine yekfurune bi ayatillahi ve yaktulunen nebiyyine bi ğayri hakkin ve yaktulunellezine ye'murune bil kisti minen nasi fe beşşirhum bi azabin elim

( O Allah’ın ayetlerini inkar edenleri, habercileri haksızca öldürenleri ve insanlardan o ölçüyle, adaletle emredenleri öldürenleri kesinlikle elim azap ile müjdele. )

3/22 Ulaikellezine habitat a'maluhum fid dunya vel ahirah e ma lehum min nasirin

( İşte onlar, onların çalışmaları dünyada ve ahirette boşa gitmiştir. Onlara ne yardımcı olabilir? )

3/23 E lem tera ilellezine utu nasiben minel kitabi yud'avne ila kitabillahi li yahkume beynehum summe yetevella ferikun minhum ve hum mu'ridun

( Kitaptan nasip verilenleri görmedin mi? Aralarında hüküm vermesi için Allah’ın kitabına çağrıldılar. Sonra onlardan bir kısmı yüz çevirdiler ve onlar dönenlerdir. )

3/24 Zalike bi ennehum kalu len temessenen naru illa eyyamen ma'dudat ve ğarrahum fi dinihim ma kanu yefterun

( Bu, kesinlikle onların, "Bize adedi belirli günlerin haricinde asla ateş dokunmaz." demelerindendir. O uydurmuş oldukları onları dinleri hakkında aldatmaktadır. )

3/25 Fe keyfe iza cema'nahum li yevmin la raybe fihi ve vuffiyet kulli nefsin ma kesebet ve hum la yuzlemun

( O halde onları hakkında şüphe olmayan günde topladığımızda, nefislerin hepsine ne kazandılarsa vefa edildiğinde ve onlara zulmedilmediğinde nasıl olur? )

3/26 Kulillahumme malikel mulki tu'til mulke men teşau ve tenziul mulke min men teşa ve tuizzu men teşau ve tuzillu men teşa bi yedikel hayr inneke ala kulli şey'in kadir

( De ki: "O mülkün maliki Allah’tır. Mülkü dilediği kimseye verirsin ve mülkü dilediğin kimseden azaltırsın. Dilediğin kimseyi aziz edersin ve dilediğin kimseyi zelil edersin. Hayır senin elindedir. Kesinlikle sen her şeye gücü yetensin." )

3/27 Tulicul leyle fin nehari ve tulicun nehara fil leyl ve tuhricul hayye minel meyyiti ve tuhricul meyyite minel hayy ve terzuku men teşau bi ğayri hisab

( Geceyi gündüze sokarsın ve gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın ve diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğin kimseyi hesapsızca rızıklandırırsın. )

3/28 La yettehizil mu'minunel kafirine evliyae min dunil mu'minin ve men yef'al zalike fe leyse min allahi fi şey'in illa en tetteku minhum tukah ve yuhazzirukumullahu nefseh ve ilellahil masir

( İnananlar, inananlar haricinde inkarcıları dostlar edinmesinler. İşte kim böyle yaparsa, onlardan korunarak sakınmanız haricinde, Allah’tan hiçbir şey yoktur. Allah sizi kendinden uyarır. Varış yeri Allah’a dır. )

3/29 Kul in tuhfu ma fi sudurikum ev tubduhu ya'lemhullah ve ya'lemu ma fis semavati ve ma fil ard vallahu ala kulli şey'in kadir

( De ki: “Eğer o göğsünüzün içindekini gizlerseniz veya açıklarsanız Allah onu bilir. Göklerde ve yerde ne varsa bilir. Allah her şeye gücü yetendir.” )

3/30 Yevme tecidu kulli nefsin ma amilet min hayrin muhdaran ve ma amilet min su teveddu lev enne beyneha ve beynehu emeden beiyda ve yuhazzirukumullahu nefseh vallahu raufun bil ibad

( O gün her nefis hayırlısından ve kötüsünden ne yaptıysa sahifeleri hazırlanmış olarak bulur. Keşke kesinlikle kendisi ile onun arasında uzak mesafe olsaydı ister. Allah sizleri kendinden sakındırır. Allah kullarına esirgeyendir. )

3/31 Kul in kuntum tuhibbunellahe fettebiuni yuhbibkumullahu ve yağfir lekum zunubekum vallahu ğafurun rahim

( De ki: "Eğer Allah’ı sevenler iseniz, bana tabi olun ki Allah sizleri sevsin ve size günahlarınızı af eylesin. Allah affedendir merhametlidir." )

3/32 Kul eti’ullahe ver rasul fe in tevellev fe innellahe la yuhibbul kafirin

( De ki: "Allah’a  ve resule itaat edin. Eğer yüz çevirirseniz kesinlikle Allah inkarcıları sevmez." )

3/33 İnnellahestafa ademe ve nuhan ve ale ibrahime ve ale imrane alel alemin

( Kesinlikle Allah, Adem’i, Nuh’u ve İbrahim’in ailesini ve İmran’ın ailesini alemlerin üzerine seçti. )

3/34 Zurriyyeten ba'duha min ba'd vallahu semiun alim

( Onlar birbirlerinin soylarındandır. Allah duyandır, bilendir. )

3/35 İz kalet imraetu imrane rabbi inni nezertu leke ma fi batni muharranan fe tekabbel minni inneke entes semiul alim

( Zamanında İmran’ın karısı, "Rab’bim kesinlikle ben o karnımdakini hür olarak sana adadım. Artık benden kabul et. Kesinlikle sen duyansın bilensin." dedi. )

3/36 Fe lemma vedaatha kalet rabbi inni veda'tuha unsa vallahu a'lemu bima vedaat ve leysez zekeru kel unsa ve inni semmeytuha meryeme ve inni uiyzuha bike ve zurriyyeteha mineş şeytanir racim

( Böylece onu doğurduğunda, "Rab’bim kesinlikle ben onu kız doğurdum." dedi. Allah ne doğurduğunu bilirdi. Erkek kız gibi değildir. Kesinlikle ben onu Meryem olarak isimlendirdim. Ben onu ve soyunu, kovulmuş şeytandan sana sığındırırım." dedi. )

3/37 Fe tekabbeleha rabbuha bi kabulin hasenin ve enbeteha nebaten hasenen ve keffeleha zekeriyya kullema dehale aleyha zekeriyyel mihrabe vecede indeha rizka kale ya meryemu enna leki haza kalet huve min indillah innellahe yerzuku men yeşau bi ğayri hisab

( Böylece Rab’bi O'nu, kabulün en güzeli ile kabul etti. O'nu bitki gibi güzel yetiştirme ile yetiştirdi. Zekeriya’yı O'na kefil kıldı. Zekeriya mihraba, O'nun yanına her girdiğinde, onun içinde rızık bulurdu. "Ey Meryem bu sana nasıl olur?" derdi. "O Allah’ın indindendir. Kesinlikle Allah dilediği kimseyi hesapsızca rızıklandırır." derdi. )

3/38 Hunalike dea zekeriyya rabbeh kale rabbi heb li min ledunke zurriyyeten tayyibeh inneke semiud dua'

( Zekeriya orada Rab’bine dua etti. "Rab’bim bana indinden temiz soy bağışla. Kesinlikle sen duayı, çağrıyı duyansın." dedi. )

3/39 Fe nadethul melaiketu ve huve kaimun yusalli fil mihrabi ennellahe yubeşşiruke bi yahya musaddikan bi kelimetin minellahi ve seyyiden ve hasuran ve nebiyyen mines salihin

( Böylece o mihrabın içinde ayakta dua ederken melekler O'na seslendiler. "Kesinlikle Allah sana, Allah’tan kelimeyi doğrulayıcı, nefsine hakim, temiz ve fazilet sahibi, sır saklayıp tasa çeken ve iyilerden haberci olarak Yahya’yı müjdeliyor."  )

3/40 Kale rabbi enna yekunu li ğulamun ve kad beleğaniyel kiberu vemraeti akir kale kezalikellahu yef'alu ma yeşa

( Rab’bim, "Bana yaşlılık ermişken ve kadınım da kısırken bana nasıl genç, çocuk olur?" dedi. "Allah işte böyle dilediğini yapar." dedi. )

3/41 Kale rabbic'al li ayeh kale ayetuke en la tukellimen nase selasete eyyamin illa ramza vezkur rabbeke kesiran ve sebbih bil aşiyyi vel ibkar

( "Rab’bim bana ayet oluştur." dedi. "Senin ayetin, işaret haricinde, insanlara üç gün kelam edemeyip söz söyleyememendir. Rab’bini çokça hatırla, akşamları ve sabahları O’nu övgü sözleri ile öv." dedi. )

3/42 Ve iz kaletil melaiketu ya meryemu innellahestafaki ve tahheraki vastafaki ala nisail alemin

( Ve zamanında melekler, "Ey Meryem, kesinlikle Allah seni seçti ve temizledi. Seni alemlerin kadınlarının üzerine seçti." dediler. )

3/43 Ya meryemuknuti li rabbike vescudi verkeiy mear rakiin

( Ey Meryem, Rab’bin için saygılı durup itaat et ve yere kapan ve eğilenlerle birlikte eğil. )

3/44 Zalike min enbail ğaybi nuhiyhi ileyk ve ma kunte ledeyhim iz yulkune aklamehum eyyuhum yekfulu meryeme ve ma kunte ledeyhim iz yahtesimun

( Bu sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Sen, onların hangisi Meryem’e kefil olacak diye kalemlerini attıkları zaman onların yanında değildin. Tartışıp hasımlaşarak çekiştikleri zaman da onların yanında değildin. )

3/45 İz kaletil melaiketu ya meryemu innellahe yubeşşiruke bi kelimetin minhu ismuhul mesihu iysebnu meryeme vecihen fid dunya vel ahirati ve minel mukarrabin

( Zamanında melekler, "Ey Meryem, kesinlikle Allah sana kendinden kelimeyi müjdeliyor ki onun ismi Meryemoğlu mesih İsa’dır. Dünyada ve ahirette saygındır ve yakınlaşanlardandır." dediler. )

3/46 Ve yukellimun nase fil mehdi ve kehlen ve mines salihin

( Ve beşikte ve erişkinlikte insanlara kelam edip söz söyleyecektir. İyilerdendir. )

3/47 Kalet rabbi enna yekunu li veledun ve lem yemsesni beşer kale kezalikillahu yahluku ma yeşa iza kada emran fe innema yekulu lehu kun fe yekun

( Rab’bim "Bana nasıl çocuk olur ve bana insan dokunmadı." dedi. "Allah ne dilerse işte böyle yaratır. Bir işe hükmettiğinde, kesinlikle ona "Ol." der de o olur." dedi. )

3/48 Ve yuallimuhul kitabe vel hikmete vet tevrate vel incil

( Ve O'na kitabı ve sırrı ve Tevrat’ı ve İncil’i öğretti. )

3/49 Ve rasulen ila beni israile enni kad ci'tukum bi ayetin min rabbikum enni ahluku lekum minet tiyni ke hey'etit tayri fe enfuhu fihi fe yekunu tayran bi iznillah ve ubriul ekmehe vel ebrasa ve uhyil mevta bi iznillah ve unebbiukum bima te'kulune ve ma teddehirune fi buyutikum inne fi zalike le ayeten lekum in kuntum mu'minin

( Ve İsrailoğullarına resul olarak "Kesinlikle ben size Rab’binizden ayet getirdim. Kesinlikle ben size, çamurdan kuşun şekli gibi olanı yaratırım. Böylece onun içine üflerim de o Allah’ın izni ile kuş olur. Doğuştan körü, alacalıyı iyileştiririm. Allah’ın izni ile ölüyü diriltirim. O yediklerinizi, o evlerinizin içinde biriktirdiklerinizi size haber veririm. Eğer inananlarsanız, kesinlikle bunda size ayetler vardır." )

3/50 Ve musaddikan li ma beyne yedeyye minet tevrati ve li uhille lekum ba'dallezi hurrime aleykum ve ci'tukum bi ayetin min rabbikum fettekullahe ve eti’un

( "Ve bana Tevrat’tan benden önce gelenleri doğrulayıcı olarak ve o size haram kılınanlardan sonra size helal kılmak için size Rab’binizden ayet getirdim. O halde Allah’tan sakının ve bana itaat edin." )

3/51 İnnellahe rabbi ve rabbukum fa'buduh haza siratun mustekim

( Kesinlikle Allah Rab’bimdir ve Rab’binizdir. O halde O’na kulluk edin. Bu doğru yoldur. )

3/52 Fe lemma ehasse iysa minhumul kufra kale men ensari ilellah kalel havariyyune nahnu ensarullah amenna billah veşhed bi enna muslimun

( Böylece İsa onlardan inkarlar hissettiğinde, "Allah’a  yardımcılarım kimlerdir?" dedi. Havariler, "Allah’ın yardımcıları bizleriz. Allah’a  inanırız ve kesinlikle bizim teslim olanlar olduğumuza şahit ol." dediler. )

3/53 Rabbena amenna bima enzelte vetteba'ner rasule fektubna meaş şahidin

( Rab’bimiz, o indirdiğine inandık ve resule tabi olduk. O halde, bizi şahitlerle birlikte yaz. )

3/54 Ve mekeru ve mekerallah vallahu hayrul makirin

( Ve tuzak kurdular, Allah da tuzak kurdu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır. )

3/55 İz kalellahu ya iysa inni muteveffike ve rafiuke ileyye ve mutahhiruke minellezine keferu ve cailullezinettebeuke fevkallezine keferu ila yevmil kiyameh summe ileyye merciukum fe ahkumu beynekum fima kuntum fihi tahtelifun

( Zamanında Allah, "Ey İsa kesinlikle ben seni vefat ettireceğim ve seni kendime yükselteceğim ve seni o inkar edenlerden temizleyeceğim ve o sana tabi olanları ayağa kalkış gününe kadar o inkar edenlerin üstünde kılacağım. Sonra dönüşünüz banadır. Böylece o ihtilafa düşmüş olduğunuz hakkında aranızda hükmederim." dedi. )

3/56 Fe emmellezine keferu fe uazzibuhum azaben şediden fid dunya vel ahirah ve ma lehum min nasirin

( Böylece o inkar edenlere, dünyada ve ahirette, onlara şiddetli azap ile azap ederim. Onlara yardımcılardan yoktur. )

3/57 Ve emmellezine amenu ve amilus salihati fe yuveffihim ucurahum vallahu la yuhibbuz zalimin

( Ve o inananlara, iyilikler yapanlara, onlara ödüllerini vefa ederim. Ve Allah zalimleri sevmez. )

3/58 Zalike netluhu aleyke minel ayati vez zikril hakim

( Bu sana okuduğumuz ayetlerdendir ve hakim olan hatırlamadır. )

3/59 İnne mesele iysa indellahi ke meseli adem halekahu min turabin summe kale lehu kun fe yekun

( Kesinlikle İsa’nın misali Allah’ın indinde Adem’in misali gibidir. O'nu topraktan yarattı ve sonra O'na "Ol." dedi de O oldu. )

3/60 El hakku min rabbike fe la tekun minel mumterin

( Gerçek senin Rab’bindendir. O halde şüphecilerden olma. )

3/61 Fe men hacceke fihi min ba'di ma caeke minel ilmi fe kul tealev ned'u ebnaena ve ebnaekum ve nisaena ve nisaekum ve enfusena ve enfusekum summe nebtehil fe nec'al la'netellahi alel kazibin

( O sana ilimden getirdiğimizden sonra, kim onun hakkında seninle tartışıp mücadele ederse, de ki: "Geliniz oğullarımızı ve oğullarınızı ve kadınlarımızı ve kadınlarınızı ve kendilerimizi ve kendilerinizi çağıralım ve sonra dua edelim de Allah’ın lanetini yalancıların üzerine kılalım."  )

3/62 İnne haza le huvel kasasul hakk ve ma min ilahin illellah ve innellahe le huvel azizul hakim

( Kesinlikle bu onlara gerçek hikaye oldu. Allah’ın haricinde ilah yoktur. Kesinlikle ki Allah, o yücedir hakimdir. )

3/63 Fe in tevellev fe innellahe alimun bil mufsidin

( Eğer yüz çevirirlerse, kesinlikle Allah bozguncuları bilendir.  )

3/64 Kul ya ehlel kitabi tealev ila kelimetin sevain beynena ve beynekum en la na'bude illellahe ve la nuşrike bihi şey'en ve la yettehize ba'duna ba'dan erbaben min dunillah fe in tevellev fe kul uşhedu bi enna muslimun

( De ki: "Ey kitap sahipleri, bizim ve sizin aranızda aynı, eşit olan kelimeye geliniz. Allah’ın haricindekine  kulluk etmeyelim ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayalım. Bazılarımız bazılarını Allah’tan başka Rabler edinmesin. Eğer yüz çevirirlerse, “Şahit olun. Kesinlikle biz teslim olanlarız.” deyin." )

3/65 Ya ehlel kitabi lime tuhaccune fi ibrahime ve ma unziletit tevratu vel incilu illa min ba'dih e fe la ta'kilun

( Ey kitap sahipleri, İbrahim hakkında neden tartışıp mücadele ediyorsunuz? Tevrat ve İncil ancak O'ndan sonra indirildi. O halde akıl etmez misiniz? )

3/66 Ha entum haulai hacectum fima lekum bihi ilmun fe lime tuhaccune fima leyse lekum bihi ilm vallahu ya'lemu ve entum la ta'lemun

( İşte sizler böylesiniz, size ilminden olan hakkında tartışırsınız da size ilminden olmayan hakkında neden tartışırsınız? Ve Allah bilir de sizler bilmezsiniz. )

3/67 Ma kane ibrahimu yehuddiyyen ve la nasraniyyen ve lakin kane hanifen muslima ve ma kane minel muşrikin

( İbrahim Yahudi değildi, Nasıralı da değildi. Lakin birleyip doğruluğa yönelen teslim olandı ve ortak koşanlardan değildi. )

3/68 İnne evlen nasi bi ibrahime lellezinettebeuhu ve hazen nebiyyu vellezine amenu vallahu veliyyul mu'minin

( İbrahim’e en yakın insanlar kesinlikle O'na tabi olanlar, bu haberci ve o inananlardır. Allah inananların dostudur. )

3/69 Veddet taifetun min ehlil kitabi lev yudillunekum ve ma yudillune illa enfusehum ve ma yeş'urun

( Kitap sahiplerinden bir grubunuz sizi saptırmayı arzuladılar da nefisleri haricindekini saptırmazlar ve farketmezler. )

3/70 Ya ehlel kitabi lime tekfurune bi ayatillahi ve entum teşhedun

( Ey kitap sahipleri, şahit olmanıza rağmen, Allah’ın ayetlerini neden örtersiniz, inkar edersiniz? )

3/71 Ya ehlel kitabi lime telbisunel hakka bil batili ve tektumunel hakka ve entum ta'lemun

( Ey kitap sahipleri, neden gerçeği batıl ile örtersiniz de gerçeği bile bile gizlersiniz? )

3/72 Ve kalet taifetun min ehlil kitabi aminu billezi unzile alellezine amenu vechen nehari vekfuru ahirahu leallehum yarciun

( Ve kitap sahiplerinden bir grubunuz, "O inananlara indirilene günün başında inanın, sonrasında onu inkar edin." dediler. Umulur ki dönerler. )

3/73 Ve la tu'minu illa li men tebia dinekum kul innel huda hudellahi en yu'ta ehadun misle ma utitum ev yuhaccukum inde rabbikum kul innel fadle bi yedillah yu'tihi men yeşa vallahu vasiun alim

( Ve o dininize tabi olanların haricindekilere inanmayın. De ki: "Kesinlikle yönlenme, Allah'ın yönlendirmesidir. Size verilenin aynısı birine verilir veya Rab’binizin huzurunda sizinle tartışıp mücadele ederler diye mi?" De ki: "Kesinlikle üstünlük Allah’ın elindedir. Onu dilediğine verir. Allah geniştir bilendir." )

3/74 Yahtessu bi rahmetihi men yeşa vallahu zul fadlil azim

( Rahmetini dilediğine tahsis eder. Allah üstünlük sahibidir yücedir. )

3/75 Ve min ehlil kitabi men in te'menhu bi kintarin yueddihi ileyk ve minhum men inte'menhu bi dinarin la yueddihi ileyke illa ma dumte aleyhi kaima zalike bi ennehum kalu leyse aleyna fil ummiyyine sebil ve yekulune alellahil kezibe ve hum ya'lemun

( Ve kitap sahiplerinden kime kantarlarca yüklerle emanet edersen, onu sana iade eder. Bir dinarı onlardan kime emanet edersen, onun tepesinde sürekli dikilmeden onu sana döndürüp, iade etmez. Bu kesinlikle onların, "Okuma yazma bilmeyenler hakkında bize asla yol yok." demelerindendir. Onlar bile bile Allah’a  yalan söylerler. )

3/76 Bela men evfa bi ahdihi vetteka fe innellahe yuhibbul muttekin

( Bilakis kim ahdine vefa ederse ve sakınırsa, kesinlikle Allah sakınanları sever. )

3/77 İnnellezine yeşterune bi ahdillahi ve eymanihim semenen kalilen ulaike la halak lehum fil ahirati ve la yukellimuhumullahu ve la yenzuru ileyhim yevmel kiyameti ve la yuzekkihim ve lehum azabun elim

( O Allah’a  olan ahdlerini ve yeminlerini az değere satanlar, işte kesinlikle onlara ahirette nasip yoktur. Ayağa kalkış gününde Allah onlara kelam edip söz söylemez, onlara bakmaz ve onları temizlemez. Elim azap onlaradır. )

3/78 Ve inne minhum le ferikan yelvune elsinetehum bil kitabi li tahsebuhu minel kitabi ve ma huve minel kitab ve yekulune huve min indillahi ve ma huve min indillah ve yekulune alellahil kezibe ve hum ya'lemun

( Ve kesinlikle onlardan bölükler, gruplar vardır ki, onu kitaptan sanmanız için dillerini kitaba doğru bükerler. O kitaptan değildir. "O Allah’ın indindendir." derler de o Allah’ın indinden değildir. Onlar bile bile Allah üzerine yalan söylerler. )

3/79 Ma kane li beşerin en yu'tiyehullahul kitabe vel hukme ven nubuvvete summe yekule lin nasi kun ibaden li min dunillahi ve lakin kunu rabbaniyyine bima kuntum tuallimunel kitabe ve bima kuntum tedrusun

( Allah'ın, kitabı, hükmü ve haberciliği verdiği insanın, insanlar için "Allah’tan başkasına kul olun." demesi olmaz. Lakin o öğretmiş olduğunuz ve ders aldığınız kitaptan dolayı Rab’be adanmışlar olun. )

3/80 Ve la ye'murakum en tettehizul melaikete ve nebiyyine erbaba e ye'murukum bil kufri ba'de iz entum muslimun

( Ve size, melekleri ve habercileri Rabler edinmenizi emretmez. Teslim olanlar olmanızdan sonra, size inkarı mı emreder? )

3/81 Ve iz ehazellahu misakan nebiyyine lema ateytukum min kitabin ve hikmetin summe caekum rasulun musaddikun li ma meakum  le tu'minunne bihi ve le tensurunneh kale e akrartum ve ehaztum ala zalikum isri kalu akrarna kale feşhedu ve ene meakum  mineş şahidin

( Ve zamanında Allah, habercilerin sözünü aldı. "Size o kitaptan ve sırdan verdim. Sonra, sizinle birlikte olanı doğrulayıcı olarak size resul geldi. Ona inanacaksınız ve ona yardım edeceksiniz. Kabul ettiniz mi ve bunlar üzerine ağır olan ahdimi aldınız mı?" dedi. "Kabul ettik." dediler. "O halde şahit olun ve ben de sizinle birlikte şahitlerdenim." dedi. )

3/82 Fe men tevella ba'de zalike fe ulaike humul fasikun

( Artık bundan sonra kim yüz çevirirse, işte onlar onlar günahkarlardır.  )

3/83 E fe ğayra dinillahi yebğune ve lehu esleme men fis semavati vel erdi tav'an ve kerhen ve ileyhi yurceun

( Yani, göklerdeki ve yerdeki kimseler isteyerek veya istemeyip zorlanarak O’na teslim olmuşken, Allah’ın dininden başkasını mı ararlar? Ve O'na döndürülürler. )

3/84 Kul amenna billahi ve ma unzile aleyna ve ma unzile ala ibrahime ve ismaiyle ve ishaka ve ya'kube vel esbati ve ma utiy musa ve iysa ven nebiyyune min rabbihim la nuferriku beyne ehadin minhum ve nahnu lehu muslimun

( De ki: "Allah’a  ve bize indirilene, o İbrahim’e ve İsmail’e , İshak’a , Yakub’a ve torunlarına indirilene, o Musa’ya, İsa’ya ve habercilere Rab’lerinden verilene inandık. Aralarında onlardan hiçbirini ayırmayız ve bizler O’na teslim olanlarız." )

3/85 Ve men yebteği ğayral islami dinen fe len yukbele minh ve huve fil ahirati minel hasirin

( Ve kim teslimiyetten başkasını din olarak ararsa, ondan kabul edilmez ve o ahirette hasarlananlardandır. )

3/86 Keyfe yehdillahu kavmen keferu ba'de imanihim ve şehidu enner rasule hakkun ve caehumul beyyinat vallahu la yehdil kavmez zalimin

( İnançlarından ve kesinlikle resulün gerçek olduğuna şahit olmalarından ve onlara açık deliller gelmesinden sonra inkar eden kavmi Allah nasıl yönlendirir? Allah zalimler kavmini yönlendirmez. )

3/87 Ulaike cezauhum enne aleyhim la'netellahi vel melaiketi ven nasi ecmein

( İşte onlar, onların karşılıkları, Allah’ın, meleklerin ve tüm insanların lanetinin kesinlikle onların üzerlerine olmasıdır. )

3/88 Halidine fiha la yuhaffefu anhumul azabu ve la hum yunzarun

( Onun içinde ebedidirler. Azap onlardan hafifletilmez ve onlar gözetilmezler, bakılmazlar. )

3/89 İllellezine tabu min ba'di zalike ve aslehu fe innellahe ğafurun rahim

( Bundan sonra, o tabi olanların ve iyileşenlerin haricinde. Kesinlikle Allah affedendir, merhametlidir. )

3/90 İnnellezine keferu ba'de imanihim summezdadu kufran len tukbele tevbetuhum ve ulaike humud dallun

( O inançlarından sonra inkar edenler, sonra da inkarlarını artıranlar, onların tevbeleri kesinlikle kabul edilmez. İşte onlar sapıklardır. )

3/91 İnnellezine keferu ve matu ve hum kuffarun fe len yukbele min ehadihim mil'ul erdi zeheben ve levifteda bih ulaike lehum azabun elimun ve ma lehum min nasirin

( O inkar edenler ve inkarcı olarak ölenler, onların hiçbirinden yer dolusu altın, şayet onları fidye verseler dahi, kabul edilmez. İşte onlar, elim azap onlaradır. Onlara yardımcılardan yoktur. )

3/92 Len tenalul birra hatta tunfiku min ma tuhibbun ve ma tunfiku min şey'in fe innellahe bihi alim

( O sevdiğinizden harcayana kadar iyiliğe erişemezsiniz. Eşyadan ne harcarsanız, kesinlikle Allah onu bilendir. )

3/93 Kullut taami kane hillen li beni israile illa ma harrame israilu ala nefsihi min kabli en tunezzelet tevrah kul fe'tu bit tevrati fetluha in kuntum sadikin

( Tevrat’ın indirilmesinden önce, İsrail’in nefsine o haram kıldıkları haricinde İsrailoğulları için yiyeceklerin hepsi helaldi. De ki: "O halde, eğer doğrular iseniz, Tevrat’ı getirin de onu okuyun." )

3/94 Fe meniftera alellahil kezibe min ba'di zalike fe ulaike humuz zalimun

( Bundan sonra kim Allah’a  yalan uydurursa, işte onlar zalimlerdir. )

3/95 Kul sadekallahu fettebiu millete ibrahime hanifa ve ma kane minel muşrikin

( De ki: "Allah doğrudur. O halde birleyip doğruluğa yönelen İbrahim’in milletine tabi olun. Ortak koşanlardan olmayın." )

3/96 İnne evvele beytin vudia lin nasi lellezi bi bekkete mubaraken ve huden lil alemin

( Kesinlikle insanlar için kurulan ve alemler için yönlendirme olan ilk ev bereketli Mekke’dekidir. )

3/97 Fihi ayatun beyyinatun mekamu ibrahim ve men dehalehu kane amina ve lillahi alen nasi hiccul beyti men istetaa ileyhi sebila ve men kefera fe innellahe ğaniyyun anil alemin

( Onun içinde açık deliller olan ayetler, İbrahim’in makamı vardır. Kim oraya girerse güvende olur. Ona yol bulmaya istidatı olan kimseler için, evin hacedilmesi Allah için insanların üzerinedir. Kim inkar ederse, kesinlikle Allah alemlerin üzerine ganidir. )

3/98 Kul ya ehlel kitabi lime tekfurune bi ayatillahi vallahu şehidun ala ma ta'melun

( De ki: "Ey kitap sahipleri, Allah’ın ayetlerini neden inkar ediyorsunuz? Ve Allah ne yaptığınıza şahittir." )

3/99 Kul ya ehlel kitabi lime tesuddune an sebilillahi men amene tebğuneha ivecen ve entum şuheda ve mallahu bi ğafilin an ma ta'melun

( De ki: "Ey kitap sahipleri, şahit olmanıza rağmen, onu eğriltmeyi arayarak, neden o inananları Allah yolundan döndürüyorsunuz. Allah o yaptıklarınızdan habersiz değildir." )

3/100 Ya eyyuhellezine amenu in tuti’u ferikan minellezine utul kitabe yeruddukum ba'de imanikum kafirin

( Ey o inananlar, kitap verilenlerden bir kısmına itaat ederseniz, sizi inancınızdan sonra inkarcılara döndürürler. )

3/101 Ve keyfe tekfurune ve entum tutla aleykum ayatullahi ve fikum rasuluh ve men ya'tesim billahi fe kad hudiye ila siratin mustekim

( Ve Allah’ın ayetleri üzerinize okunurken ve O’nun resulü içinizdeyken nasıl inkar edersiniz? Kim Allah’a  bağlanırsa, doğru yola yönlendirilmiştir. )

3/102 Ya eyyuhellezine amenuttekullahe hakka tukatihi ve la temutunne illa ve entum muslimun

( Ey o inananlar, Allah’tan, gerçekten sakınılması gerektiği gibi sakının. Ve kesinlikle teslim olanlar olmadan ölmeyin. )

3/103 Va'tesumu bi hablillahi cemian ve la teferraku vezkuru ni'metellahi aleykum iz kuntum a'daen fe ellefe beyne kulubikum fe asbahtum bi ni'metihi ihvana ve kuntum ala şefahufratin minen nari fe enkazekum minha kezalike yubeyyinullahu lekum ayatihi leallekum tehtedun

( Ve Allah’ın ipine topluca sarılıp bağlanın. Ayrışmayın ve Allah’ın üzerinize olan nimetini hatırlayın. Zamanında düşman olmuştunuz da kalplerinizin arasını birleştirdi. O’nun nimeti ile kardeşler oldunuz. Ateşten çukurun kenarındaydınız da sizi oradan kurtardı. İşte Allah ayetlerini size böyle açıklar. Umulur ki yönlenirsiniz. )

3/104 Vel tekun minkum ummetun yed'une ilel hayri ve ye'murune bil ma'rufi ve yenhevne anil munker ve ulaike humul muflihun

( Sizlerden, hayıra çağıran, iyiliği emreden ve kötülükten meneden topluluk olsun. İşte onlar iflah olanlardır. )

3/105 Ve la tekunu kellezine teferraku vahtelefu min ba'di ma caehumul beyyinat ve ulaike lehum azabun azim

( Ve onlara gelen o açık delillerden sonra, o kısımlara ayrılanlar ve ihtilafa düşenler gibi olmayın. Büyük azap işte onlaradır. )

3/106 Yevme tebyaddu vucuhun ve tesveddu vucuh fe emmellezinesveddet vucuhuhum e kefartum ba'de imanikum fe zukul azabe bima kuntum tekfurun

( O gün yüzleri ağarır ve yüzleri kararır. O yüzleri kararanlar, inancınız sonrasında inkar mı ettiniz ? O halde o inkar etmiş olmanızdan dolayı azabı tadın. )

3/107 Ve emmellezinebyaddat vucuhuhum fe fi rahmetillah hum fiha halidun

( Ve o yüzleri ağaranlar, artık Allah’ın rahmetinin içindedirler. Onlar onun içinde ebedidirler. )

3/108 Tilke ayatullahi netluha aleyke bil hakk ve mallahu yuridu zulmen lil alemin

( Bunlar sana gerçekten okunan Allah’ın ayetleridir. Allah alemler için zulmü istemez. )

3/109 Ve lillahi ma fis semavati ve ma fil ard ve ilellahi turceul umur

( Ve göklerde ne varsa ve yerde ne varsa Allah içindir. İşler Allah’a döndürülür. )

3/110 Kuntum hayra ummetin uhricet lin nasi te'murune bil ma'rufi ve tenhevne anil munkeri ve tu'minune billah ve lev amene ehlul kitabi le kane hayran lehum minhumul mu'minune ve ekseruhumul fasikun

( İnsanlar için çıkarılan en hayırlı topluluk oldunuz. İyiliği emredersiniz de kötülükten menedersiniz ve Allah’a  inanırsınız. Şayet kitap sahipleri inansalardı onlara daha hayırlı olurdu. Onlardan inananlar vardır da onların çoğunluğu günahkarlardır. )

3/111 Len yedurrukum illa eza ve in yukatilukum yuvellukumul edbara summe la yunsarun

( Size eziyet haricinde zarar veremezler. Eğer sizinle savaşırlarsa size arkalarını dönerler. Sonra onlara yardım edilmez. )

3/112 Duribet aleyhimuz zilletu eyne ma sukifu illa bi hablin minellahi ve hablin minen nasi ve bau bi ğadabin minellahi ve duribet aleyhimul meskeneh zalike bi ennehum kanu yekfurune bi ayatillahi ve yaktulunel enbiyae bi gayri hakk zalike bima asav ve kanu ya'tedun

( Onların üzerine zilletlik vurulmuştur. Her nerede olurlarsa ancak Allah’tan ipe ve insanlardan ipe tutunsunlar. Allah’tan öfkeye uğradılar da onların üzerine yoksulluk vuruldu. Bu kesinlikle onların Allah’ın ayetlerini inkar etmiş olmalarından ve habercileri haksızca öldürmelerinden dolayıdır. Bu, o isyan etmelerinden ve hududu aşmalarından dolayıdır. )

3/113 Leysu sevaa min ehlil kitabi ummetun kaimetun yetlune ayatillahi anaen leyli ve hum yescudun

( Kitap sahiplerinden olanlar eşit değillerdir. Ayakta duran, doğru topluluk vardır ki, Allah’ın ayetlerini gecenin geç vakitlerinde, yere kapanarak okurlar. )

3/114 Yu'minune billahi vel yevmil ahiri ve ye'murune bil ma'rufi ve yenhevne anil munkeri ve yusariune fil hayrat ve ulaike mines salihin

( Allah’a ve sonraki güne inanırlar, iyiliği emrederler, kötülükten menederler ve hayırlarda koşarak ilerlerler. İşte onlar iyilerdendirler. )

3/115 Ve ma yef'alu min hayrin fe len yukferuh vallahu alimun bil muttekin

( Ve hayırlısından ne yaparlarsa inkar edilmezler. Allah sakınanları bilendir. )

3/116 İnnellezine keferu len tuğniye anhum emvaluhum ve la evladuhum minellahi şey'a ve ulaike ashabun nar hum fiha halidun

( O inkar edenlere, malları ve çocukları onlara Allah’a  karşı kesinlikle hiçbir şeye fayda vermez. İşte onlar ateşin sahipleridirler. Onlar onun içinde ebedidirler. )

3/117 Meselu ma yunfikune fi hazihil hayatid dunya ke meseli rihin fiha sirrun esebet harse kavmin zalemu enfusehum fe ehleketh ve ma zalemehumullahu ve lakin enfusehum yazlimun

( Bu dünya hayatında harcadıklarının misali, içinde şiddetli kavurucu soğuk olan rüzgarın misali gibidir. Nefislerine zulmeden kavmin ekinlerine isabet eder de onları helak eder. Allah onlara zulmetmez ve lakin nefisleri zulmeder. )

3/118 Ya eyyuhellezine amenu la tettehizu bitaneten min dunikum la ye'lunekum habala veddu ma anittum kad bedetil bağdau min efvahihim ve ma tuhfi suduruhum ekber kad beyyenna lekumul ayati in kuntum ta'kilun

( Ey o inananlar, sizin dışınızdakilerden sırdaş edinmeyin. Sizden sıkıntıyı, düzensizliği eksik etmezler. O sizi meşakkatle helak edeni severler, arzularlar. Ağızlarından kin, öfke, çirkinlik ortaya açığa çıkar. O göğüslerinin gizlediği ise daha büyüktür. Eğer sizler akıl etmekteyseniz, sizlere ayetleri açıkladık. )

3/119 Ha entum ulai tuhibbunehum ve la yuhibbunekum ve tu'minune bil kitabi kullih ve iza lekukum kalu amenna ve iza halev addu aleykumul enamile minel ğayz kul mutu bi ğayzikum innellahe alimun bi zatis sudur

( Ha sizler öylesiniz ki, kitabın hepsine inanmanıza rağmen onları seversiniz de onlar sizi sevmezler. Size rastladıklarında, "İnandık." derler. Yalnız kaldıklarında ise, kinden, öfkeden üzerinize parmak uçlarını ısırırlar. De ki: "Kininizle, öfkenizle ölün." Kesinlikle Allah göğüslerin özünü bilendir. )

3/120 İn temseskum hasenetun tesu'hum ve in tusibkum seyyietun yefrahu biha ve in tasbiru ve tetteku la yedurrukum keyduhum şey'a innellahe bima ya'melune muhiyt

( Size güzellik ve iyilik dokunması, onları üzer, kederlendirir. Eğer, size kötülük isabet ederse, onunla ferahlayıp sevinirler. Eğer sabrederseniz ve sakınırsanız, onların hileleri size şey kadar bile zarar veremez. Kesinlikle Allah o yaptıklarını kuşatandır. )

3/121 Ve iz ğadevte min ehlike tubevviul mu'minine mekaide lil kital vallahu semiun alim

( Ve zamanında, inananları savaş için oturma, durma yerlerine yerleştirmek üzere ailenden sabah erkenden ayrıldın. Allah duyandır, bilendir. )

3/122 İz hemmet taifetani minkum en tefşela vallahu veliyyuhuma ve alellahi fel yetevekkelil mu'minun

( Zamanında sizden iki grup korkaklığa taammüd etti, meyletti. Allah onların dostudur. O halde inananlar Allah’a  dayanıp sığınsınlar. )

3/123 Ve lekad nesarekumullahu bi bedrin ve entum ezilleh fettekullahe leallekum teşkurun

( Ve sizler güç ve zelil durumdayken, Allah size Bedir’de yardım etti. O halde, Allah’tan sakının. Umulur ki şükredersiniz. )

3/124 İz tekulu lil mu'minine e len yekfiyekum en yumiddekum rabbukum bi selaseti alafin minel melaiketi munzelin

( Zamanında inananlara, "Rab’binizin, indirilen üçbin melek ile size yardım etmesi size kafi değil mi?" diyordun. )

3/125 Bela in tasbiru ve tetteku ve ye'tukum min fevrihim haza yumdidkum rabbukum bi hamseti alafin minel melaiketi musevvimin

( Evet. Eğer sabrederseniz ve sakınırsanız, onlar size aniden yetip gelirler. Rab’biniz size beş bin işaretli melek ile yardım eder. )

3/126 Ve ma cealehullahu illa buşra lekum ve li tatmeinne kulubukum bih ve men nasru illa min indillahil azizil hakim

( Ve Allah’ın, kalplerinizi onunla tatmin etmek için size o oluşturduğu, müjde haricindeki değildir. Yardım, yüce ve hakim Allah’ın indinden olmasının haricinde olamaz. )

3/127 Li yaktaa tarafen minellezine keferu ev yekbitehum fe yenkalibu haibin

( O inkar edenlerden bir kısmını ayırması veya mahvetmesi içindir ki ümitsizce dönüp gitsinler. )

3/128 Leyse leke minel emri şey'un ev yetube aleyhim ev yuazzibehum fe innehum zalimun

( Sana işten asla bir şey yoktur. Veya onların üzerine tevbe eyler veya onlara azap eder. O halde kesinlikle onlar zalimlerdir. )

3/129 Ve lillahi ma fis semavati ve ma fil ard yağfiru li men yeşau ve yuazzibu men yeşa vallahu ğafurun rahim

( Ve göklerde ve yerde ne varsa, Allah içindir. Dilediği kimseyi affeder ve dilediği kimseye azap eder. Allah affedendir merhametlidir. )

3/130 Ya eyyuhellezine amenu la te'kulur riba ad'afen mudaafeten vettekullahe leallekum tuflihun

( Ey o inananlar, kat kat artırılmış prim yemeyin. Allah’tan sakının. Umulur ki iflah olursunuz. )

3/131 Vettekun naralleti uiddet lil kafirin

( Ve inkarcılar için hazırlanmış olan o ateşten sakının. )

3/132 Ve eti’ullahe ver rasule leallekum turhamun

( Ve Allah’a  ve resulüne itaat edin. Umulur ki merhamet edilirsiniz. )

3/133 Ve sariu ila mağfiratin min rabbikum ve cennetin arduhes semavatu vel erdu uiddet lil muttekin

( Ve Rab’binizden affa ve sakınanlar için hazırlanmış, genişliği gökler ve yer kadar olan cennete koşun. )

3/134 Ellezine yunfikune fis serrai ved darrai vel kaziminel ğayza vel afine anin nas vallahu yuhibbul muhsinin

( Onlar bollukta ve darlıkta harcarlar, kinlerini öfkelerini açığa vurmazlar, insanları affederler. Allah iyilik yapanları sever. )

3/135 Vellezine iza fealu fahişeten ev zalemu enfusehum zekerullahe festağferu li zunubihim ve men yağfiruz zunube illellah ve lem yusirru ala ma fealu ve hum ya'lemun

( Ve onlar ahlaksızlık yaptıklarında veya nefislerine zulmettiklerinde Allah’ı hatırlarlar da günahları için af isterler. Allah’ın haricinde günahları kim affeder? Ve onlar o yaptıklarında bile bile ısrar etmezler. )

3/136 Ulaike cezauhum mağfiratun min rabbihim ve cennatun tecri min tahtihel enharu halidine fiha ve ni'me ecrul amilin

( İşte onların karşılıkları, Rab’lerinden af ve içinde ebedi olacakları, altlarından nehirler akan bahçelerdir. Çalışanların ödülleri ne güzeldir. )

3/137 Kad halet min kablikum sunenun fe siru fil erdi fenzuru keyfe kane akibetul mukezzibin

( Sizden önce de adetler, usüller geldi geçti. O halde, yerde gezin de yalanlayanların sonu nasıl oldu bakın. )

3/138 Haza beyanun lin nasi ve huden ve mev'izatun lil muttekin

( İşte insanlar için beyan, sakınanlar için yönlendirme ve öğüt budur.  )

3/139 Ve la tehinu ve la tahzenu ve entumul a'levne in kuntum mu'minin

( Ve gevşemeyin ve hüzünlenmeyin. Eğer inananlarsanız sizler üstünsünüz. )

3/140 İn yemseskum karhun fe kad messel kavme karhun misluh ve tilkel eyyamu nudaviluha beynen nas ve li ya'lemellahullezine amenu ve yettehize minkum şuheda vallahu la yuhibbuz zalimin

( Eğer size zorluk sıkıntı dokunursa, o kavime de onun aynısı gibi zorluk sıkıntı dokunmuştu. İnsanlar arasında aralıksız devam ettirdiğimiz bu günler, Allah’ın o inananları bilmesi ve sizlerden şahitler edinmesi içindir. Allah zalimleri sevmez. )

3/141 Ve li yumehhisallahullezine amenu ve yemhakal kafirin

( Ve Allah’ın o inananları temizleyip seçmesi ve inkarcıları imha etmesi, helak etmesi için. )

3/142 Em hasibtum en tedhulul cennete ve lemma ya'lemillahullezine cahedu minkum ve ya'lemes sabirin

( Allah sizlerden o cihad edenleri bilirken ve sabredenleri bilirken, cennete gireceğinizi mi sandınız? )

3/143 Ve lekad kuntum temennevnel mevte min kabli en telkavhu fe kad raeytumuhu ve entum tenzurun

( Ve sizler, ona kavuşmanız öncesinde ölümü temenni edip arzulayanlar oldunuz. Halbuki, onu gördünüz de hala bakıyorsunuz. )

3/144 Ve ma muhammedun illa rasul kad halet min kablihir rusul e fe in mate ev kutilenkalebtum ala a'kabikum ve men yenkalib ala akibeyhi fe len yedurrallahe şey'a ve seyeczillahuş şakirin

( Ve Muhammed resulün haricindeki değildir. O'ndan öncede resuller geldi geçti. O halde, eğer ölürse veya öldürülürse, topuklarınızın üzerinde geriye mi döneceksiniz? Ve kim topuklarının üzerinde, geriye öncesine dönerse, Allah’a  şey kadar bile zarar veremez. Allah şükredenleri karşılıklandıracaktır. )

3/145 Ve ma kane li nefsin en temute illa bi iznillahi kitaben mueccela ve men yurid sevabed dunya nu'tihi minha ve men yurid sevabel ahirati nu'tihi minha ve senecziş şakirin

( Ve nefis için Allah’ın izni haricinde ölmek olmaz. Vadesi yazılıdır. Kim dünyanın sevabını isterse, ona ondan veririz. Kim ahiretin sevabını hayırını isterse ona ondan veririz. Şükredenleri karşılıklandıracağız. )

3/146 Ve ke eyyin min nebiyyin katele mea hu ribbiyyune kesir fe ma vehenu li ma esabehum fi sebilillahi ve ma daufu ve mestekanu vallahu yuhibbus sabirin

( Ve kendini Rab’be adamış olanların birçoğunun birlikte savaştıkları öyle haberciler vardı ki. Allah yolunda, onlara o isabet edenlerden dolayı gevşemediler ve zayıflamadılar ve endişelenip boyun eğmediler. Allah sabredenleri sever.  )

3/147 Ve ma kane kavlehum illa en kalu rabbenağfir lena zunubena ve israfena fi emrina ve sebbit akdamena vensurna alel kavmil kafirin

( Ve onların sözleri "Rab’bimiz bize günahlarımızı ve işimizde israfımızı affet ve ayaklarımızı, adımlarımızı sabitle ve inkarcılar kavmine karşı bize yardım et." haricindeki olmadı. )

3/148 Fe atahumullahu sevabed dunya ve husne sevabil ahirah vallahu yuhibbul muhsinin

( Böylece Allah onlara dünya sevabını ve ahiretin güzel sevabını verdi. Allah iyilik yapanları sever. )

3/149 Ya eyyuhellezine amenu in tutiy'ullezine keferu yeruddukum ala a'kabikum fe tenkalibu hasirin

( Ey o inananlar eğer o inkar edenlere itaat ederseniz, sizi topuklarınızın üzerinde döndürürler de hasarlananlara dönüşürsünüz. )

3/150 Belillahu mevlakum ve huve hayrun nasirin

( Bilakis Allah dostunuz ve o yardım edenlerin en hayırlısıdır. )

3/151 Senulkiy fi kulubillezine keferur ru'be bima eşraku billahi ma lem yunezzil bihi sultana ve me'vahumun nar ve bi'se mesvez zalimin

( O onlarla delil indirilmemiş olanları Allah’a  ortak koşmalarından dolayı, o inkar edenlerin kalplerine korku atacağız. Onların mekanları ateştir. Zalimlerin meskenleri ne kötüdür. )

3/152 Ve lekad sadekakumullahu va'dehu iz tehussunehum bi iznih hatta iza feşitum ve tenaza'tum fil emri ve asaytum min ba'di ma erakum ma tuhibbun minkum men yuridud dunya ve minkum men yuridul ahirah summe sarafekum anhum li yebteliyekum ve lekad afa ankum vallahu zu fadlin alel mu'minin

( Siz O’nun izni ile onları öldürürken, Allah size vaadini doğruladı. Nihayet, o size sevdiklerinizin gösterilmesinden sonra, korktunuz, iş hakkında tartıştınız ve isyan ettiniz. Sizlerden kimi dünyayı istedi, sizlerden kimi ahireti istedi. Sonra sizi sınamak için sizi onlardan ayırdı. Üzerinize af eyledi. Allah inananlar üzerine üstünlük, lütuf sahibidir. )

3/153 İz tus'idune ve la telvune ala ehadin ver rasulu yed'ukum fi uhrakum fe esabekum ğammen bi ğammin li keyla tahzenu ala ma fatekum ve la ma esabekum vallahu habirun bima ta'melun

( Zamanında, resul sizi arkanızdan çağırırken uzaklaşıyordunuz ve hiçbir kimseye yüz çevirmiyordunuz. Böylece, o kaybedip yitirdiklerinize ve o size isabet edene hüzünlenmemeniz için size gam üstüne gam isabet etti. Allah ne yaptığınızdan haberdardır. )

3/154 Summe enzele aleykum min ba'dil ğammi emeneten nuasen yağşa taifeten minkum ve taifetun kad ehemmethum enfusuhum yezunnune billahi ğayral hakki zannel cahiliyyeh yekulune hel lena minel emri min şey kul innel emra kullehu lillah yuhfune fi enfusihim ma la yubdune lek yekulune lev kane lena minel emri şey'un ma kutilna hahuna kul lev kuntum fi buyutikum le berazellezine kutibe aleyhimul katlu ila medaciihim ve li yebteliyellahu ma fi sudurikum ve li yumehhisa ma fi kulubikum vallahu alimun bi zatis sudur

( Sonra gamın ardından üzerinize güvenli uyku indi. Sizlerden bir grubunuzu örterdi. Bir grup da, kendi nefislerine ehemmiyet vererek dikkat ederdi. Haksızca Allah’a  zan içindeydiler. Cahiliyenin zannı. De ki: "Bize işten bir şey var mı ki?" diyorlardı. "İşlerin hepsi kesinlikle Allah içindir." O sana açıklamadıklarını nefislerinde gizlerler. "Şayet bize işten bir şey olsa, burada öldürülmezdik." derler. "Şayet evlerinizin içinde olsaydınız bile, üzerine ölüm yazılanlar yataklarına ibraz olunacaklardı." dedi. Allah o göğüslerinizin içinde olanı sınamak ve o kalplerinizin içinde olanı temizlemek için yaptı. Allah göğüslerin özünü bilendir. )

3/155 İnnellezine tevellev minkum yevmel tekal cem'ani innemestezellehumuş şeytanu bi ba'di ma kesebu ve lekad afallahu anhum innellahe ğafurun halim

( İki topluluğun karşılaştığı gün, o sizlerden yüz çevirenler. Kesinlikle şeytan, o kazandıklarından sonra onların ayaklarını kaydırmak istedi. Allah onları affetti. Kesinlikle Allah affedendir yumuşaktır. )

3/156 Ya eyyuhellezine amenu la tekunu kellezine keferu ve kalu li ihvanihim iza darabu fil erdi ev kanu ğuzzen lev kanu indena ma matu ve ma kutilu li yec'alellahu zalike hasraten fi kulubihim vallahu yuhyi ve yumit vallahu bima ta'melune basir

( Ey o inananlar, o inkar edenler ve yerde sefere çıktıklarında veya savaş halinde olduklarında kardeşlerine "Yanımızda olsalardı ölmezlerdi ve öldürülmezlerdi." diyenler gibi olmayın. Allah bunu kalplerine hasret olarak getirdi. Allah diriltir ve öldürür. Allah ne yaptığınızı görendir.  )

3/157 Ve lein kutiltum fi sebilillahi ev muttum le mağfiratun minellahi ve rahmetun hayrun min ma yecmeun

( Ve eğer Allah yolunda öldürülürseniz veya ölürseniz, Allah’tan af ve rahmet, o toplayıp biriktirdiklerinden daha hayırlıdır. )

3/158 Ve lein muttum ev kutiltum le ilellahi tuhşerun

( Ve eğer ölürseniz veya öldürülürseniz Allah’a  toplanacaksınız. )

3/159 Fe bima rahmetin minellahi linte lehum ve lev kunte fezzan ğaliyzal kalbi lenfeddu min havlike fa'fu anhum vestağfir lehum ve şavirhum fil emr fe iza azemte fe tevekkel alellah innellahe yuhibbul mutevekkilin

( Böylece, o Allah’tan olan rahmetten dolayı onlara yumuşaktın. Şayet kaba ve katı kalpli olsaydın, çevrenden dağılacaklardı. O halde, onları affet ve onlara af iste. Onlara işler hakkında danış. Azmettiğinde ise Allah’a  dayanıp sığın. Kesinlikle Allah dayanıp sığınanları sever. )

3/160 İn yensurkumullahu fe la ğalibe lekum ve in yahzulkum fe men zellezi yensurukum min ba'dih ve alellahi fel yetevekkelil mu'minun

( Eğer Allah size yardım ederse size galip yoktur. Eğer sizi rezil ederse, ondan sonra o size yardım edecek olan kimdir? Ve o halde inananlar Allah’a  dayanıp sığınsınlar. )

3/161 Ve ma kane li nebiyyin en yeğull ve men yağlul ye'ti bima ğalle yevmel kiyameh summe tuveffa kulli nefsin ma kesebet ve hum la yuzlemun

( Ve haberci için ganimeti aşırıp gizlemesi olmaz. Kim ganimete hıyanet ederse, ayağa kalkış gününde o aşırıp gizlediği ile gelir. Sonra tüm nefislere, ne kazandılarsa vefa edilir. Onlar zulmedilmezler. )

3/162 E fe men ittebea ridvanellahi ke men bae bi sehatin minellahi ve me'vahu cehennem ve bi'sel mesir

( O halde Allah'ın rızasına tabi olan kimse o Allah’tan öfkeye maruz kalan kimse gibi midir? Ve onun mekanı cehennemdir. Ne kötü varış yeridir. )

3/163 Hum deracatun indellah vallahu besirun bima ya'melun

( Allah’ın indinde onların dereceleri vardır. Allah ne yaptıklarını görendir. )

3/164 Lekad mennellahu alel mu'minine iz bease fihim rasulen min enfusihim yetlu aleyhim ayatihi ve yuzekkihim ve yuallimuhumul kitabe vel hikmeh ve in kanu min kablu le fi dalalin mubin

( Allah inananların üzerine lütufla nimet verdi. Zamanında onlara kendilerinden resul gönderdi. Onlara ayetlerini okur, onları temizler, onlara kitabı ve sırrı, hükmü öğretirdi. Önceden kesinlikle apaçık sapıklık içindeydiler. )

3/165 E ve lemma esabetkum musibetun kad esabtum misleyha kultum enna haza kul huve min indi enfusikum innellahe ala kulli şey'in kadir

( Size isabet eden musibetin aynısı isabet ettiğinde mi "Bu neredendir?" dediniz. De ki: "O nefislerinizin indindendir." Kesinlikle Allah her şeye gücü yetendir. )

3/166 Ve ma esabekum yevmeltekal cem'ani fe bi iznillahi ve li ya'lemel mu’minin

( Ve o size iki topluluğun karşılaştığı günde isabet eden Allah’ın izni iledir ve inananları bilmesi içindir.  )

3/167 Ve li ya'lemellezine nefeku ve kile lehum tealev katilu fi sebilillahi evidfeu kalu lev na'lemu kitalen letteba'nakum hum lil kufri yevmeizin akrabu minhum lil iman yekulune bi efvahihim ma leyse fi kulubihim vallahu a'lemu bima yektumun

( Ve o ikiyüzlülük yapanları bilmesi içindir. Onlara "Allah yolunda savaşa gelin veya müdafaya geçin." denildi. "Şayet savaşmayı bilseydik, size tabi olurduk." dediler. Onlar o gün, inanç yerine inkara onlardan daha yakındırlar. O kalplerinde olmayanı ağızlarıyla söylerler. Allah neyi gizlediklerini bilir. )

3/168 Ellezine kalu li ihvanihim ve kaadu lev etauna ma kutilu kul fedrau an enfusekumul mevte in kuntum sadikin

( O oturanlar, kardeşleri için "Şayet bize itaat etselerdi öldürülmezlerdi." dediler. De ki: "Eğer doğrular iseniz, o halde nefislerinizden ölümü uzaklaştırın." )

3/169 Ve la tahsebennellezine kutilu fi sebilillahi emvate bel ahyaun inde rabbihim yurzekun

( Ve kesinlikle o Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanmayın. Bilakis diridirler, Rab’lerinin indinde rızıklanırlar. )

3/170 Ferihine bima atahumullahu min fadlihi ve yestebşirune billezine lem yelhaku bihim min halfihim en la havfun aleyhim ve la hum yahzenun

( Allah’ın onlara üstünlüğünden lütfundan verdiklerinden dolayı sevinirler. O arkalarında kalıp onlara katılamamış olanlara, üzerlerine korku olmadığını, hüzünlenmeyeceklerini müjdelemeyi isterler. )

3/171 Yestebşirune bi ni'metin minellahi ve fadlin ve ennellahe la yudiy'u ecral mu'minin

( Allah’tan nimeti, O’nun üstünlüğünü lütfunu müjdelemeyi isterler. Kesinlikle Allah inananların ödülünü yitirmez. )

3/172 Ellezinestecabu lillahi ver rasuli min ba'di ma esabehumul karhu lillezine ahsenu minhum vettekav ecrun azim

( O, zorluktan onlara isabet edenden sonra, Allah’ı ve resulü kabul etmek isteyenler, onlardan iyi olanlar ve sakınanlar için büyük ödül vardır. )

3/173 Ellezine kale lehumun nasu innen nase kad cemeu lekum fahşevhum fe zadehum imana ve kalu hasbunellahu ve ni'mel vekil

( İnsanların, "İnsanlar size karşı kesinlikle toplandılar, o halde onlardan korkun." dedikleri o kimselerin inancını artırdı. "Allah bize yeter ve ne güzel vekildir." dediler. )

3/174 Fenkalebu bi ni'metin minellahi ve fadlin lem yemseshum suun vettebeu ridvanellah vallahu zu fadlin azim

( Böylece, Allah’tan nimet ve üstünlük ile döndüler. Onlara kötülük dokunmadı. Allah rızasına, hoşnutluğuna tabi oldular. Allah büyük üstünlük, lütuf sahibidir. )

3/175 İnnema zalikumuş şeytanu yuhavvifu evliyaehu fe la tehafuhum ve hafuni in kuntum mu'minin

( Kesinlikle bu size şeytandır. Dostlarını korkutur. O halde, eğer inananlar iseniz, onlardan korkmayın da benden korkun. )

3/176 Ve la yahzunkellezine yusariune fil kufr innehum len yedurrullahe şey'a yuridullahu en la yec'ale lehum hazzan fil ahirah ve lehum azabun azim

( Ve o inkarda koşarak ilerleyenler seni üzmesinler. Onlar Allah’a  şey kadar bile zarar veremezler. Allah, ahirette onlara pay vermemeyi ister. Büyük azap onlaradır. )

3/177 İnnellezineşteravul kufra bil imani len yedurrullahe şey'a ve lehum azabun elim

( Kesinlikle o, inanç ile inkarı satın alanlar Allah’a  şey kadar bile zarar veremezler. Büyük azap onlaradır. )

3/178 Ve la yahsebennellezine keferu ennema numli lehum hayrun li enfusihim innema numli lehum li yezdadu isma ve lehum azabun muhin

( Ve kesinlikle o inkar edenler nefisleri için onlara hayırlısından süre verdiğimizi sanmasınlar. Kesinlikle, onlara günahları artırmaları için süre veriyoruz. Alçaltıcı hakir eden azap onlaradır. )

3/179 Ma kanellahu li yezeral mu'minine ala ma entum aleyhi hatta yemizel habise minet tayyib ve ma kanellahu li yutliakum alel ğaybi ve lakinnellahe yectebi min rusulihi men yeşau fe aminu billahi ve rusulih ve in tu'minu ve tetteku fe lekum ecrun azim

( Allah inananları sizlerin üzerinde olduğunuzda bırakacak değildir. Nihayetinde kötüyü, pisi, iyiden, temizden ayırır. Allah size gaybı okuyacak değildir. Lakin kesinlikle Allah resullerinden dilediği kimseyi kabul edip seçer. O halde Allah’a  ve resulüne inanın. Eğer inanırsanız ve sakınırsanız, artık büyük ödül sizedir. )

3/180 Ve la yahsebennellezine yebhalune bima atahumullahu min fadlihi huve hayran lehum bel huve şerrun lehum seyutavvekune ma behilu bihi yevmel kiyameh ve lillah mirasus semavati vel ard vallahu bima ta'melune habir

( Ve o cimrilik edenler, o Allah’ın onlara üstünlüğünden lütfundan verdiklerinden dolayı o onlara hayırlıdır sanmasınlar. Bilakis o onlara kötüdür. O cimrilik ettikleri, ayağa kalkış gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah içindir. Allah ne yaptığınızdan haberdardır. )

3/181 Lekad semiallahu kavlellezine kalu innellahe fekirun ve nahnu ağniya senektubu ma kalu ve katlehumul enbiyae bi ğayri hakkin ve nekulu zuku azabel harik

( Kesinlikle "Allah fakirdir ve bizler zenginiz." diyenlerin sözlerini Allah duydu. O dediklerini ve habercileri haksızca öldürmelerini yazacağız. "Yakıcı azabı tadın." diyeceğiz. )

3/182 Zalike bima kaddemet eydikum ve ennellahe leyse bi zallamin lil abid

( Bu ellerinizin sunduğundan dolayıdır. Kesinlikle Allah kullarına zalim değildir. )

3/183 Ellezine kalu innellahe ahide ileyna en la nu'mine li rasulin hatta ye'tiyena bi kurbanin te'kuluhun nar kul kad caekum rusulun min kabli bil beyyinati ve billezi kultum fe lime kateltumuhum in kuntum sadikin

( O "Kesinlikle Allah bize, resul bize ateşin yediği kurban ile gelene kadar inanmayacağımıza ahd verdi." diyenlere de ki: "Benden önce resuller size açık deliller ve o söylediklerinizle geldiler. O halde eğer doğrular iseniz, neden onları öldürdünüz?" )

3/184 Fe in kezzebuke fe kad kuzzibe rusulun min kablike cau bil beyyinati vez zuburi vel kitabil munir

( Eğer seni yalanlarsa, senden önce açık delillerle, yazıtlarla ve aydınlatıcı kitapla gelen resulleri de yalanladılar. )

3/185 Kulli nefsin zaikatul mevt ve innema tuveffevne ucurakum yevmel kiyameh fe men zuhziha anin nari ve udhilel cennete fe kad faz ve mel hayatud dunya illa metaul ğurur

( Tüm nefisler ölümü tadar. Ve ayağa kalkış gününde ödülleriniz kesinlikle size vefa edilir. Kim ateşten uzaklaştırılıp, cennete sokulursa kurtulmuştur. Dünya hayatı aldatıcı maddi fayda haricindeki değildir. )

3/186 Le tublevunne fi emvalikum ve enfusikum ve le tesmeunne minellezine utul kitabe min kablikum ve minellezine eşraku ezen kesira ve in tasbiru ve tetteku fe inne zalike min azmil umur

( Mallarınız ve nefisleriniz hakkında sınanacaksınız. O sizden önce kitap verilenlerden ve ortak koşanlardan eziyet verici çok şey duyacaksınız. Eğer sabrederseniz ve sakınırsanız, kesinlikle bu büyük ve azimli işlerdendir. )

3/187 Ve iz ehazellahu misakallezine utul kitabe le tubeyyinunnehu lin nasi ve la tektumuneh fe nebezuhu verae zuhurihim veşterav bihi semenen kalila fe bi'se ma yeşterun

( Ve zamanında Allah, onu insanlara açıkça beyan edecekler ve onu gizlemeyecekler diye o kitap verilenlerin sözlerini aldı. Ama onu sırtlarının arkasına bıraktılar ve onu az değere sattılar. O satmaları ne kötüdür. )

3/188 La tahsebennellezine yefrahune bima eten ve yuhibbune en yuhmedu bima lem yef'alu fe la tahsebennehum bi mefaziten minel azab ve lehum azabun elim

( O yaptıklarından dolayı ferahlayıp sevinenleri ve o yapmadıklarıyla övülmeyi sevenleri hesaba alma. Kesinlikle onları azaptan kurtulanlar sanma. Elim azap onlaradır. )

3/189 Ve lillahi mulkus semavati vel ard vallahu ala kulli şey'in kadir

( Ve göklerin ve yerin mülkü Allah içindir. Allah her şeye gücü yetendir. )

3/190 İnne fi halkis semavati vel erdi vahtilafil leyli ven nehari le ayatin li ulil elbab

( Göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün ihtilafında akılları olanlar için kesinlikle ayetler vardır. )

3/191 Ellezine yezkurunellahe kiyamen ve kuuden ve ala cunubihim ve yetefekkerune fi halkis semavati vel ard rabbena ma halakte haza batila subhaneke fe kina azaben nar

( Onlar ayaktayken, otururlarken ve yanlarının üzerindelerken Allah’ı hatırlarlar. Göklerin ve yerin yaratılışları hakkında fikrederler. "Rab’bimiz, bunu batılına, boşuna yaratmadın. Sen yücesin. Bizi ateşin azabından koru." )

3/192 Rabbena inneke men tudhilin nara fe kad ahzeyteh ve ma liz zalimine min ensar

( Rab’bimiz, kesinlikle sen kimi ateşe soktuysan, onu rezil etmişsindir, hüzünlendirmişsindir. Zalimler için yardımcılardan yoktur. )

3/193 Rabbena innena semi'na munadiyen yunadi lil imani en aminu bi rabbikum fe amenna rabbena fağfir lena zunubena ve keffir anna seyyiatina ve teveffena meal ebrar

( Rab’bimiz kesinlikle biz, Rab’binize inanın." diyerek inanç için seslenen sesleniciyi duyduk. Rab’bimiz inandık. Bize günahlarımızı affet ve kötülüklerimizi ört. Bizi iyilerle birlikte vefat ettir." )

3/194 Rabbena ve atina ma veadtena ala rusulike ve la tuhzina yevmel kiyameh inneke la tuhliful miad

( Rab’bimiz, resullerin üzerine o bize vaad ettiğini bize ver. Ayağa kalkış gününde bizi rezil etme. Kesinlikle sen vaade, vadeye ihtilaf etmezsin. )

3/195 Festecabe lehum rabbuhum enni la udiy'u amele amilin minkum min zekerin ev unsa ba'dukum min ba'd fellezine haceru ve uhricu min diyarihim ve uzu fi sebili ve katelu ve kutilu le ukeffiranne anhum seyyiatihim ve le udhilennehum cennatin tecri min tahtihel enhar sevaben min indillah vallahu indehu husnus sevab

( Böylece Rab’leri onlara cevap verip kabul etti. "Ben birbirinizden olan, sizlerden erkeklerden ve kadınlardan çalışanların çalışmalarını heba etmeyeceğim, yitirmeyeceğim. Böylece, o göç edip ayrılanlara, yurtlarından çıkarılanlara, yolumda eziyet edilenlere, savaşanlara ve öldürülenlere, onlara kötülüklerini örteceğim. Kesinlikle onları, Allah’ın indinden sevap olarak, altlarından nehirler akan bahçelere sokacağım." Ve o güzel sevap Allah’ın indindedir. )

3/196 La yeğurranneke tekallubullezine keferu fil bilad

( O inkar edenlerin, beldelerin içinde dönüp dolaşmaları seni kesinlikle aldatmasın. )

3/197 Metaun kalilun summe me'vahum cehennem ve bi'sel mihad

( Az faydadır. Sonra onların mekanı cehennemdir. Ne kötü döşektir. )

3/198 Lakinillezinettekav rabbehum lehum cennatun tecri min tahtihel enharu halidine fiha nuzulen min indillah ve ma indellahi hayrun lil ebrar

( Lakin o Rab’lerinden sakınanlar, onlara, Allah’ın indinden ağırlama, ikram olarak, içinde ebedi olacakları, altlarından nehirler akan bahçeler vardır. O Allah’ın indindeki iyiler için hayırlıdır. )

3/199 Ve inne min ehlil kitabi le men yu'minu billahi ve ma unzile ileykum ve ma unzile ileyhim haşiine lillahi la yeşterune bi ayatillahi semenen kalila ulaike lehum ecruhum inde rabbihim innellahe seriul hisab

( Ve kesinlikle kitap sahiplerinden kimi, Allah’a , o sizlere indirilene ve o onlara indirilene, Allah’a  saygı ve sevgi dolu korku duyarak, ürpererek, ürkerek inanır. Allah’ın ayetlerini az değere satmasın. İşte onlara ödülleri Rab’lerinin indindedir. Kesinlikle Allah hızlı hesaplayandır. )

3/200 Ya eyyuhellezine amenusbiru ve sabiru ve rabitu vettekullahe leallekum tuflihun

( Ey o inananlar, sabredin ve sabır gösterin ve bağlanın ve Allah’tan sakının. Umulur ki iflah olursunuz. )

No comments:

Post a Comment

SURELER VE AYET ADETLERİ

Sure No - Sure İsmi - Anlam ı - Ayet Adedi 1 - FATİHA ( فَاتِحَةِ ) - Açılış - 7 2 - BAKARA ( بَقَرَةِ ) - Sığır, Yarmak, Delmek - 286 ...