Sunday, May 3, 2026

5 - MAİDE

MAİDE 5/1 Ya eyyuhellezine amenu evfu bil ukud uhillet lekum behimetul en'ami illa ma yutla aleykum ğayra muhillis saydi ve entum hurum innellahe yahkumu ma yurid

( Ey o inananlar, akidlere vefa edin. İhramlı iken avlanma helal olmayacak şekilde, üzerinize okunanlar haricinde, dört ayaklı hayvanlar size helal kılındı. Kesinlikle Allah istediği hükmü verir. )

5/2 Ya eyyuhellezine amenu la tuhillu şeairallahi ve leş şehral harame ve lel hedye ve lel kalaide ve la amminel beytel harame yebteğune fadlen min rabbihim ve ridvana ve iza haleltum fastadu ve la yecrimennekum şeneanu kavmin en saddukum anil mescidil harami en ta'tedu ve teavenu alel birri vet takva ve la teavenu alel ismi vel udvani vettekullah innellahe şedidul ikab

( Ey o inananlar, Allah’ın işaretlerine, hürmet ayına, hediyelere, gerdanlıklarına ve Rab’lerinden lutuf ve rıza bekleyerek hürmet evine yönelenlere saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınız zaman avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram'dan engelliyorlar, döndürüyorlar diye bir kavime olan kininiz, kesinlikle sizi azdırıp suça itmesin. İyilik ve sakınma üzerinde yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın. Allah’tan sakının. Kesinlikle Allah azabı şiddetli olandır. )

5/3 Hurrimet aleykumul meytetu demu ve lahmul hinziri ve ma uhille li ğayrillahi bihi vel munhanikatu vel mevkuzetu vel muteraddiyetu ven netiyhatu ve ma ekeles sebuu illa ma zekkeytum ve ma zubiha alen nusubi ve en testaksimu bil ezlam zalikum fisk el yevme yeissellezine keferu min dinikum fe la tahşevhum vahşevni el yevme ekmeltu lekum dinekum ve etmentu aleykum ni'meti ve radiytu lekumul islame dina fe men idturra fi mahmesatin ğayra mutecanifin li ismin fe innellahe ğafurun rahim

( Ölü, kan, domuz eti, o Allah’tan başkası için kesilmiş, boğulmuş, vurulmuş, yukarıdan düşmüş, boynuzlanmış, canavarın yiyip yırttığı o diri iken kesmedikleriniz, dikilitaşlar üzerine o boğazlananlar ve fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılındı. Bunlar günahkarlıktır. Bugün inkarcılar, dininize karşı ümitsizliğe düşmüşlerdir. O halde, onlardan korkmayın, benden korkun. Bugün size, dininizi kemale erdirdim, üzerinize nimetimi tamamladım. Size din olarak islamı, teslimiyeti istedim. Günaha istekle yönelme haricinde, açlıktan zorda olup mecbur kalana kesinlikle Allah affedendir, merhametlidir. )

5/4 Yes'eluneke maza uhille lehum kul uhille lekumut tayyibatu ve ma alemtum minel cevarihi mukellibine tuallimunehunne min ma allemekumullah fe kulu min ma emsekne aleykum vezkurusmellahi aleyhi vettekullah innellahe seriul hisab

( Sana, onlara neyin helal kılındığını sual ederler. De ki: "Size temizler helal kılındı." Allah’ın size öğrettiğinden öğreterek yetiştirdiğiniz avcı hayvanların size tuttuklarından yiyin. Üzerine Allah’ın ismini hatırlayın ve Allah’tan sakının. Kesinlikle Allah, hızlı hesaplayandır.  )

5/5 El yevme uhille lekumut tayyibat ve taamullezine utul kitabe hillun lekum ve taamukum hillun lehum vel muhsanatu minel mu'minati vel muhsanatu minellezine utul kitabe min kablikum iza ateytumuhunne ucurahunne muhsinine ğayra musafihine ve la muttehizi ahdan ve men yekfur bil imani fe kad habita ameluhu ve huve fil ahirati minel hasirin

( Bugün size temizler helal kılındı. O kendilerine kitap verilenlerin yiyecekleri size helaldir. Sizin yiyeceğiniz de onlara helaldir. Mümin kadınlardan temiz ve namuslu olanlar ve o sizden önce kendilerine kitap verilenlerden hür namuslu olanlar, namussuzluk etmeden, zina etmeden ve ahd ile dost edinmeden iyilikle ödüllerini verdiğinizde size helaldir. Kim inancı inkar ederse, çalışmaları boşa gitmiş olur ve o, ahirette hasarlananlardandır. )

5/6 Ya eyyuhellezine amenu iza kuntum iles salati fağsilu vucuhekum ve eydiyekum ilel merafiki vemsehu bi ruusikum ve erculekum ilel ka'beyn ve in kuntum cunuben fettahheru ve in kuntum merda ev ala seferin ev cae ehadun minkum minel ğaiti ev lamestumun nisae fe lem tecidu maen fe teyemmemu saiydan tayyiben femsehu bi vucuhikum ve eydikum minh ma yuridullahu li yec'ale aleykum min haracin ve lakin yuridu li yutahhirakum ve li yutimme ni'metehu aleykum leallekum teşkurun

( Ey o inananlar, dua edecek olduğunuzda, yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlarınızı ve iki topuğa kadar da ayaklarınızı meshedin. Eğer pis iseniz temizlenin. Eğer hasta iseniz veya seferde, yolculukta iseniz veya sizden biriniz dışkısını getirdiyse veya kadınlara dokunmuş da su bulamamışsanız, o halde temiz toprağa niyet edin. Böylece yüzlerinizi ve ellerinizi ondan meshedin. Allah üzerinize güçlüğü istemez ve lakin sizi temizlemeyi ve üzerinize olan nimetini tamamlamayı ister. Umulur ki şükredersiniz. )

5/7 Vezkuru ni'metellahi aleykum ve misakahullezi vasekakum bihi iz kultum semi'na ve eta'na vettekullah innellahe alimun bi zatis sudur

( Ve Allah’ın üzerinizdeki nimetini ve "Duyduk, itaat ettik." dediğinizde sizi bağladığı o sözünü hatırlayın. Allah’tan sakının. Kesinlikle Allah göğüslerin özünü bilendir. )

5/8 Ya eyyuhellezine amenu kunu kavvamine lillahi şuhedae bil kisti ve la yecrimennekum şeneanu kavmin ala en la ta'dilu i'dilu huve akrabu lit takva vettekullah innellahe habirun bima ta'melun

( Ey o inananlar, Allah için adaleti koruyan gözeten şahitler olunuz. Bir kavime olan kininiz, size adil olmamayı icra ettirmesin. Adil olun, o sakınmaya daha yakındır. Allah’tan sakının, kesinlikle Allah ne yaptığınızdan haberdardır.  )

5/9 Veadellahullezine amenu ve amilus salihati lehum mağfiratun ve ecrun azim

( Allah, o inananlara ve iyilikler yapanlara, onlara af ve büyük ödül vaad etmiştir. )

5/10 Vellezine keferu ve kezzebu bi ayatina ulaike ashabul cehim

( Ve o inkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar cehennemin sahipleridirler. )

5/11 Ya eyyuhellezine amenuzkuru ni'metellahi aleykum iz hemme kavmun en yebsutu ileykum eydiyehum fe keffe eydiyehum ankum vettekullah ve alellahi fel yetevekkelil mu'minun

( Ey o inananlar, Allah’ın size nimetini hatırlayın. Zamanında bir kavim size ellerini uzatmaya yeltenmişti de, o onların ellerini sizden çekmişti. Allah’tan sakının ve artık inananlar Allah’a  dayanıp sığınsınlar. )

5/12 Ve lekad ehazellahu misaka beni israil ve beasna minhumusneyuaşera nekiba ve kalellahu inni meakum  lein ekamtumus salate ve ateytumuz zekate ve amentum bi rusuli ve azzertumuhum ve akradtumullahe kardan hasenen le ukeffiranne ankum seyyiatikum ve le udhilennekum cennatin tecri min tahtihel enhar fe men kefera ba'de zalike minkum fe kad dalle sevaes sebil

( Ve Allah, İsrailoğullarından söz almıştı. Onlardan on iki müfettiş göndermiştik. Allah " Kesinlikle ben sizinle beraberim. Eğer duaya kalkarsanız, zekatı verirseniz, resullerime inanırsanız, saygı gösterirseniz, Allah’a  güzel borç verirseniz, günahlarınızı kesinlikle örteceğim ve sizi altlarından nehirler akan bahçelere sokacağım. Artık bundan sonra sizden kim inkar ederse, düz yolda sapmıştır." dedi.  )

5/13 Fe bima nakdihim misakahum leannahum ve cealna kulubehum kasiyeh yuharrifunel kelime an mevadiihi ve nesu hazzan min ma zukkiru bih ve la tezalu tettaliu ala hainetin minhum illa kalilen minhum fa'fu anhum vasfah innellahe yuhibbul muhsinin

( Sözlerini bozdukları için onları lanetledik ve kalplerini katılaştırdık. Kelimeyi tahrif edip yerinden değiştirirler. O hatırlatıldıklarından paylanmayı, nasiplenmeyi unuttular. Onlardan azı hariç, onlardan hainlik görmeyi gideremezsin. Ancak yine de onları affet ve hoşgör. Kesinlikle Allah iyilik yapanları sever. )

5/14 Ve minellezine kalu inna nesara ehazna misakahum fe nesu hazzan min ma zukkiru bihi fe ağrayna beynehumul adavete vel bağdae ila yevmil kiyameh ve sevfe yunebbiuhumullahu bima kanu yasneun

( Ve o "Biz kesinlikle Nasıralıyız." diyenlerden sözlerini almıştık. Ama o hatırlatıldıklarından paylanmayı, nasiplenmeyi unuttular. Böylece aralarına ayağa kalkış gününe kadar düşmanlık ve kin saldık. Yakında Allah üretmiş olduklarını onlara haber verecektir.  )

5/15 Ya ehlel kitabi kad caekum rasuluna yubeyyinu lekum kesiran min ma kuntum tuhfune minel kitabi ve ya'fu an kesir kad caekum minellahi nurun ve kitabun mubin

( Ey kitap sahipleri, kitaptan gizlemiş olduklarınızın çoğunu açıklayan ve çoğundan vazgeçen habercimiz size geldi. Size, Allah’tan aydınlık ve apaçık kitap geldi.  )

5/16 Yehdi bihillahu men ittebea ridvanehu subules selami ve yuhricuhum minez zulumati ilen nuri bi iznihi ve yehdihim ila siratin mustekim

( Allah onunla rızasına tabi olanları selamet yollarına yönlendirir. Onları, izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Onları doğru yola yönlendirir. )

5/17 Lekad keferallezine kalu innellahe huvel mesihubnu meryem kul fe men yemliku minellahi şey'en in erade en yuhlikel mesihabne meryeme ve ummehu ve men fil erdi cemia ve lillahi mulkus semavati vel erdi ve ma beynehuma yahluku ma yeşa’vallahu ala kulli şey'in kadir

( Kesinlikle Allah Meryemoğlu Mesih’tir. diyenler inkarcı olmuşlardır. De ki: "Meryemoğlu Mesih İsa'yı, anasını ve yerdeki kimseleri topluca helak etmek istese, Allah’tan bir şeye kim malik olabilir?" Göklerin, yerin ve o onların aralarındakilerinin mülkiyeti Allah içindir. Dilediğini yaratır. Allah her şeye gücü yetendir. )

5/18 Ve kaletil yehudu ven nesara nahnu ebnaullahi ve ehibbauh kul fe lime yuazzibukum bi zunubikum bel entum beşerun min men halak yağfiru li men yeşau ve yuazzibu men yeşa’ve lillahi mulkus semavati vel erdi ve ma beynehuma ve ileyhil mesir

( Ve Yahudiler ve Nasıralılar, "Biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz." dediler. De ki: "O halde niçin günahlarınızdan ötürü size azap ediyor? Bilakis, siz de O’nun yarattıklarından birer insansınız. O dilediği kimseye af eyler ve dilediği kimseye azap eder. Göklerin, yerin ve o aralarındakilerin mülkü Allah içindir. Dönüş O’nadır." )

5/19 Ya ehlel kitabi kad caekum rasuluna yubeyyinu lekum ala fetratin miner rusuli en tekulu ma caena min beşirin ve la nezirin fe kad caekum beşirun ve nezir vallahu ala kulli şey'in kadir

( Ey kitap sahipleri, "Bize müjdeleyici ve uyarıcı gelmedi." dersiniz diye, resullerin arasının kesilmesi üzerine, size açıklayan resulümüz size geldi. Artık müjdeleyici ve uyarıcı geldi. Allah her şeye gücü yetendir. )

5/20 Ve iz kale musa li kavmihi ya kavmizkuru ni'metellahi aleykum iz ceale fikum enbiyae ve cealekum muluken ve atakum ma lem yu'ti ehaden minel alemin

( Ve zamanında Musa kavmine "Ey kavmim Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Zamanında içinizden haberciler oluşturdu. Sizi hükümdarlar kıldı. Alemlerden hiçbirine vermediğini size verdi." dedi. )

5/21 Ya kavmidhulul erdal mukaddesetelleti ketebellahu lekum ve la terteddu ala edbarikum fe tenkalibu hasirin

( Ey kavmim, Allah’ın size yazdığı kutsal toprağa girin ve arkanıza dönmeyin. Yoksa hasarlananlara dönüşürsünüz. )

5/22 Kalu ya musa inne fiha kavmen cebbarine ve inna len nedhuleha hatta yahrucu minha fe in yahrucu minha fe inna dahilun

( "Ey Musa, kesinlikle orada zorbalar kavmi var. Onlar oradan çıkmadıkça biz oraya kesinlikle giremeyiz. Eğer oradan çıkarlarsa, kesinlikle gireriz." dediler.  )

5/23 Kale raculani minellezine yehafune en'amellahu aleyhimedhulu aleyhimul bab fe iza dehaltumuhu fe innekum ğalibune ve alellahi fe tevekkelu in kuntum mu'minin

( O korkanlardan, Allah’ın kendilerine nimet verdiği iki adam "Onların üzerlerine kapıdan girin. Oraya girdiğinizde kesinlikle siz galiplersiniz. Eğer inananlarsanız Allah’a  dayanıp sığının." dediler. )

5/24 Kalu ya musa inna len nedhuleha ebeden ma damu fiha fezheb ente ve rabbuke fe katila inna hahuna kaidun

( "Ey Musa, onlar orada olduğu sürece biz oraya asla girmeyiz. Sen ve Rab’bin gidin de savaşın. Kesinlikle biz burada oturuyoruz." dediler.  )

5/25 Kale rabbi inni la emliku illa nefsi ve ehiy fefruk beynena ve beynel kavmil fasikin

( "Rab’bim, kesinlikle ben kendim ve kardeşim haricindekilere malik olup hükmedemiyorum. Artık bizimle günahkarlar kavminin arasını ayır." dedi.  )

5/26 Kale fe inneha muharrametun aleyhim erbeine seneh yetihune fil erdi fe la te'se alel kavmil fasikin

( "Kesinlikle orası, kırk sene onlara haram kılınandı. Yerde dolaşırlar. Günahkarlar kavmi üzerine tasalanma." dedi. )

5/27 Vetlu aleyhim nebeebney ademe bil hakk iz karraba kurbanen fe tukubbile min ehadihima ve lem yutekabbel minel ahar kale le aktulennek kale innema yetekabbelullahu minel muttekin

( Ve onlara Adem'in iki oğluyla ilgili haberi gerçekten oku. Zamanında kurban sunmuşlardı da onların birinden kabul edilmiş ve diğerinden kabul edilmemişti. " Seni kesinlikle öldüreceğim." dedi. Diğeri de "Kesinlikle Allah, sakınanlardan kabul eder." dedi. )

5/28 Lein besatte ileyye yedeke li taktuleni ma ene bi basitin yediye ileyke li aktulek inni ehafullahe rabbel alemin

( Eğer sen beni öldürmek için bana el uzatırsan, ben seni öldürmek için sana el uzatmam. Kesinlikle ben alemlerin Rab’bi Allah’tan korkarım. )

5/29 İnni uridu en tebue bi ismi ve ismike fe tekune min ashabin nar ve zalike cezauz zalimin

( Kesinlikle ben günahımla ve günahınla yüklenip de ateş sahiplerinden olasın isterim. Zalimlerin karşılığı budur. )

5/30 Fe tavveat lehu nefsuhu katle ehiyhi fe katelehu fe asbeha minel hasirin

( Böylece, nefsi ona kardeşini öldürmeyi istetti de onu öldürdü. Böylece hasarlananlardan oldu. )

5/31 Fe beasellahu ğuraben yebhasu fil erdi li yuriyehu keyfe yuvari sev'ete ehiyh kale ya veyleta eaceztu en ekune misle hazel ğurabi fe uvariye sev'ete ehiy fe asbeha minen nadimin

( Böylece Allah karga gönderdi, ona kardeşinin gövdesini nasıl gizleyip örteceğini göstermek için yeri eşeliyordu. "Vay bana, şu karganın aynısı gibi olup da kardeşimin gövdesini gömmekten aciz miyim?" dedi de pişmanlardan oldu.  )

5/32 Min ecli zalike ketebna ala beni israile ennehu men katel nefsen bi ğayri nefsin ev fesadin fil erdi fe ke ennema katelen nase cemia ve men ahyaha fe ke ennema ahyan nase cemia ve lekad caethum rusuluna bil beyyinati summe inne kesiran minhum ba'de zalike fil erdi le musrifun

( Bu sebepten, İsrailoğulları'na "Kesinlikle ki kim, nefise karşılık olmayan veya yerde bozgun yapmayan nefsi öldürürse, kesinlikle tüm insanları topluca öldürmüş gibi olur. Kim onu yaşatırsa, insanları topluca yaşatmış gibi olur." diye yazdık. Onlara resullerimiz açık delillerle geldiler. Sonra, bunun ardından, kesinlikle birçoğu yerde müsrifler olurlar. )

5/33 İnnema cezaullezine yuharribunellahe ve rasulehu ve yes'avne fil erdi fesaden en yukattelu ev yusallebu ev tukattaa eydihim ve erculuhum min hilafin ev yunfev minel ard zalike lehum hizyun fid dunya ve lehum fil ahirati azabun azim

( Kesinlikle ki Allah ve O’nun resulü ile harp eden ve yerde bozgun yaparak asileşenlerin karşılığı, öldürülmeleri veya asılmaları veya ellerinin ve ayaklarının karşıtlamasına kesilmesi veya yerde sürgün edilmeleridir. Bu, dünyada onlar için zillettir. Ahirette büyük azap onlaradır. )

5/34 İllellezine tabu min kabli en takdiru aleyhim fa'lemu ennellahe ğafurun rahim

( O üzerlerine kudret uygulanmasından, ele geçirilmelerinden önce tevbe edenler hariç. Artık bilin ki kesinlikle Allah affedendir merhametlidir. )

5/35 Ya eyyuhellezine amenuttekullahe vebteğu ileyhil vesilete ve cahidu fi sebilihi leallekum tuflihun

( Ey o inananlar, Allah’tan sakının. O’na vesile arayın ve O’nun yolunda cihad edin. Umulur ki iflah olursunuz. )

5/36 İnnellezine keferu lev enne lehum ma fil erdi cemian ve mislehu mea hu li yeftedu bihi min azabi yevmil kiyameti ma tukubbile minhum ve lehum azabun elim

( Kesinlikle o inkar edenler; şayet yerde ne varsa hepsi ve onunla birlikte aynısı onlara olsa, ayağa kalkış gününün azabından kurtulmak için bunları fidye verseler onlardan kabul edilmez. Elim azap onlaradır. )

5/37 Yuridune en yahrucu minen nari ve ma hum bi haricine minha ve lehum azabun mukim

( Ateşten çıkmayı isterler. Ama oradan çıkacak değillerdir. Onlara sürekli azap vardır. )

5/38 Ves sariku ves sarikatu faktau eydiyehuma cezaen bima keseba nekalen minellah vallahu azizun hakim

( Ve hırsızlık eden erkeğin ve kadının, o kazandıklarına karşılık, Allah’tan şiddetli ibret azabı olarak artık ellerini kesip ayırın. Allah yücedir hakimdir. )

5/39 Fe men tabe min ba'di zulmihi ve asleha fe innellahe yetubu aleyh innellahe ğafurun rahim

( Artık kim zulmünden sonra tevbe eder ve iyileşirse, kesinlikle Allah, ona tevbe eyler. Kesinlikle Allah affedendir, merhamet edendir.  )

5/40 E lem ta'lem ennellahe lehu mulkus semavati vel erdi yuazzibu men yeşau ve yağfiru li men yeşa’vallahu ala kulli şey'in kadir

( Göklerin ve yerin mülkünün kesinlikle Allah’a  ait olduğunu, dilediği kimseye azap edip, dilediği kimse için af eylediğini bilmez misin? Ve Allah her şeye gücü yetendir. )

5/41 Ya eyyuher rasulu la yahzunkellezine yusariune fil kufri minellezine kalu amenna bi efvahihim ve lem tu'min kulubuhum ve minellezine hadu semmaune lil kezibi semmaune li kavmin aharine lem ye'tuk yuharrifunel kelime min ba'di mevadiih yekulune in utitum haza fe huzuhu ve in lem tu'tevhu fahzeru ve men yuridillahu fitnetehu fe len temlike lehu minellahi şey'a ulaikellezine lem yuridillahu en yutahhira kulubehum lehum fid dunya hizyun ve lehum fil ahirati azabun azim

( Ey resul, ağızlarıyla "İnandık." deyip, kalpleriyle inanmamış olanlardan ve Yahudilerden inkarda koşarak ilerleyenler seni hüzünlendirmesin. Onlar yalana kulak verirler, sana gelmeyen diğer kavime kulak verirler. Yerine konduktan sonra, kelimeyi tahrif ederler, yerini değiştirirler. "Eğer size bu verilirse onu alın, bu verilmezse çekinin, korkun." derler. Allah kimi fitnelemek isterse, sen ona Allah’tan hiçbir şeye malik olamazsın, hükmedemezsin. İşte onlar, Allah onların kalplerini temizlemek istemez. Onlara dünyada zillet ve onlara ahirette büyük azap vardır.  )

5/42 Semmaune lil kezibi ekkalune lis suht fe in cauke fahkum beynehum ev a'rid anhum ve in tu'rid anhum fe len yedurruke şey'a ve in hakemte fahkum beynehum bil kist innellahe yuhibbul muksitin

( Onlar, yalana kulak verirler ve haram yerler. O halde eğer sana gelirlerse, aralarında hükmet veya onlardan yüz çevir. Eğer onlardan yüz çevirirsen, sana şey kadar bile zarar veremezler. Eğer hükmedersen, aralarında adaletle hükmet. Kesinlikle Allah adil olanları sever.  )

5/43 Ve keyfe yuhakkimuneke ve indehumut tevratu fiha hukmullahi summe yetevellevne min ba'di zalik ve ma ulaike bil mu'minin

( Ve içinde Allah’ın hükmü bulunan Tevrat yanlarındayken seni nasıl hakem yaparlar da sonra, bunun ardından yüz çevirirler? Ve onlar inananlar değillerdir.  )

5/44 İnna enzelnet tevrate fiha huden ve nur yahkumu bihen nebiyyunellezine eslemu lillezine hadu ver rabbaniyyune vel ahbaru bi mestuhfizu min kitabillahi ve kanu aleyhi şuheda’fe la tahşevun nase vahşevni ve la teşteru bi ayati semenen kalila ve men lem yahkum bima enzelellahu fe ulaike humul kafirun

( İçinde yönlendirme ve aydınlık bulunan Tevrat’ı, kesinlikle biz indirdik. Teslim olan haberciler, Yahudiler için onunla hükmederler. Rab’be adanmışlar ve bilginler, Allah’ın kitabını korumalarından dolayı, onun üzerine şahitler olurlardı. O halde, insanlardan korkmayın, benden korkun. Ayetlerimi az değere satmayın. Kim Allah’ın o indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar inkarcılardır. )

5/45 Ve ketebna aleyhim fiha ennen nefse bin nefsi vel ayne bil ayni vel enfe bil enfi vel uzune bil uzuni ves sinne bis sinni vel curuha kisas fe men tesaddeka bihi fe huve keffaratun leh ve men lem yahkum bima enzelellahu fe ulaike humuz zalimun

( Ve biz onların üzerine onun içinde, nefise nefis, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş ve yaralara kısas yazdık. Artık kim onu bağışlarsa, o ona günahlarına keffarettir. Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar zalimlerdir. )

5/46 Ve kaffeyna ala asarihim bi iysebni meryeme musaddikan li ma beyne yedeyhi minet tevrati ve ateynahul incile fihi huden ve nurun ve musaddikan li ma beyne yedeyhi minet tevrati ve huden ve mev'izaten lil muttekin

( Ve onların izleri üzerine, yanlarındaki Tevrat’ı doğrulayıcı olarak Meryemoğlu İsa'yı gönderdik. O'na, içinde yönlendirme ve aydınlık olan ve ondan önce Tevrat’tan olanı doğrulayan ve sakınanlar için yönlendirme ve öğüt olan İncil’i verdik.  )

5/47 Vel yahkum ehlul incili bima enzelellahu fih ve men lem yahkum bima enzelellahu fe ulaike humul fasikun

( Ve İncil sahipleri, Allah’ın onun içinde indirdikleriyle hükmetsinler. Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse, işte onlar günahkarlardır. )

5/48 Ve enzelna ileykel kitabe bil hakki musaddikan li ma beyne yedeyhi minel kitabi ve muhayminen aleyhi fahkum beynehum bima enzelellahu ve la tettebi’ehvaehum an ma caeke minel hakk li kullin cealna minkum şir'aten ve minhaca ve lev şaellahu le cealekum ummeten vahideten ve lakin li yebluvekum fi ma atakum festebikul hayrat ilellahi merciukum cemian fe yunebbiukum bima kuntum fihi tahtelifun

( Ve sana da, kitaplardan o ondan öncekileri doğrulayan ve onları kollayan kitabı gerçek ile indirdik. O halde, onların aralarında Allah’ın indirdiği ile hükmet. Sana o gerçekten gelen üzerine onların heveslerine tabi olma. Biz, sizlerden herkes için yol ve usül oluşturduk. Şayet Allah dileseydi sizi tek topluluk kılardı. Lakin o size verdikleri hakkında sizi sınamak içindi. Öyleyse hayırlara ilerleyin. Hepinizin dönüşü Allah’a dır. Artık, o hakkında ihtilafa düştüklerinizi size o haber verir.  )

5/49 Ve enihkum beynehum bima enzelellahu ve la tettebi’ehvaehum vahzerhum en yeftinuke an ba'di ma enzelellahu ileyk fe in tevellev fa'lem ennema yuridullahu en yusibehum bi ba'di zunubihim ve inne kesiran minen nasi le fasikun

( Ve aralarında o Allah’ın indirdiğiyle hükmet. Onların heveslerine tabi olma. Allah’ın sana indirdiğinin bir kısmından seni saptırıp fitnelerler diye kork. Eğer yüzçevirirlerse, bil ki kesinlikle Allah, bazı günahları sebebiyle onlara musibet vermek ister. Kesinlikle insanlardan çoğu günahkarlardır. )

5/50 E fe hukmel cahiliyyeti yebğun ve men ahsenu minellahi hukmen li kavmin yukinun

( Yoksa cahiliye hükmünü mü ararlar? Ve kani olan kavim için, kim hükmen Allah’tan daha güzeldir?  )

5/51 Ya eyyuhellezine amenu la tettehizul yehude ven nesara evliya ba'duhum evliyau ba'd ve men yetevellehum minkum fe innehu minhum innellahe la yehdil kavmez zalimin

( Ey o inananlar, Yahudileri ve Nasıralıları dostlar edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. Sizden kim onlara yüz çevirirse, artık kesinlikle o onlardandır. Kesinlikle Allah zalimler kavmini yönlendirmez. )

5/52 Fe terallezine fi kulubihim meradun yusariune fihim yekulune nahşa en tusibena dairah fe asellahu en ye'tiye bil fethi ev emrin min indihi fe yusbihu ala ma eserru fi enfusihim nadimin

( Kalplerinde hastalık olanların "Bize devir isabet etmesinden korkuyoruz." diyerek, onların arasına koşuştuklarını görürsün. Umulur ki Allah açılış veya indinden emir getirir de o nefislerinde gizlediklerine pişman olanlar olurlar. )

5/53 Ve yekulullezine amenu ehaulaillezine aksemu billahi cehde eymanihim innehum le meakum  habitat a'maluhum fe asbehu hasirin

( Ve o inananlar, "Kesinlikle sizinle beraber olduklarına dair Allah’a  kuvvetli yeminleriyle yemin edenler bunlar mı?" derler. Onların çalışmaları boşa gitmiştir de hasarlananlar olmuşlardır. )

5/54 Ya eyyuhellezine amenu men yertedde minkum an dinihi fe sevfe ye'tillahu bi kavmin yuhibbuhum ve yuhibbunehu ezilletin alel mu'minine eizzetin alel kafirine yucahidune fi sebilillahi ve la yehafune levmete laim zalike fadlullahi yu’tihi men yeşa’vallahu vasiun alim

( Ey o inananlar, sizden kim dininden dönerse, yakında Allah kendilerini sevdiği bir kavim getirir ki onlar da O'nu severler. İnananlara yumuşak alçakgönüllü inkarcılara da üstün kudretlidirler. Allah yolunda cihad ederler. Hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. Bu, Allah’ın üstünlüğüdür lütfudur. Onu dilediği kimseye verir. Allah geniştir bilendir. )

5/55 İnnema veliyyukumullahu ve rasuluhu vellezine amenullezine yukimunes salate ve yu'tunez zekate ve hum rakiun

( Kesinlikle dostunuz Allah’tır, O’nun resulüdür, duaya kalkanlardır, zekatı verenlerdir ve o eğilenlerdir. )

5/56 Ve men yetevellellahe ve rasulehu vellezine amenu fe inne hizbellahi humul ğalibun

( Ve kim Allah’a  ve O’nun resulüne ve o inananlara yüz çevirirse, kesinlikle Allah’ın grupları, onlar galip olanlardır. )

5/57 Ya eyyuhellezine amenu la tettehizullezinettehazu dinekum huzuven ve leiben minellezine utul kitabe min kablikum vel kuffara evliya’vettekullahe in kuntum mu'minin

( Ey o inananlar, sizden önce kendilerine kitap verilmiş olanlardan ve inkarcılardan, dininizi alaya ve oyuna eğlenceye alanları dostlar edinmeyin. Eğer inananlarsanız, Allah’tan sakının. )

5/58 Ve iza nadeytum iles salatittehazuha huzuven ve leiba zalike bi ennehum kavmun la ya'kilun

( Ve duaya çağırdığınız zaman, onu alaya ve eğlenceye alırlar. Bu kesinlikle onların, akıl etmeyenler kavmi olmalarındandır. )

5/59 Kul ya ehlel kitabi hel tenkimune minna illa en amenna billahi ve ma unzile ileyna ve ma unzile min kablu ve enne ekserakum fasikun

( De ki: "Ey kitap sahipleri, Sadece Allah’a , bize indirilene ve bizden önce indirilene inandığımız için mi bizden hoşlanmıyorsunuz? Ve kesinlikle çoğunluğunuz günahkarlarsınız." )

5/60 Kul hel unebbiukum bi şerrin min zalike mesubeten indellah men leanehullahu ve ğadibe aleyhi ve ceale minhumul kiradete vel hanazira ve abedet tağut ulaike şerrun mekanen ve edallu an sevais sebil

( De ki: "Allah’ın indinde musibet olarak bunlardan daha kötüsünü size haber vereyim mi? Allah’ın  lanetlediği ve üzerine öfke eylediği ve onlardan maymunlar, domuzlar ve azgına kulluk edenler oluşturduğu kimseler, işte bunlar mekan olarak daha kötüdürler. Düz yoldan daha da sapmışlardır."  )

5/61 Ve iza caukum kalu amenna ve kad dehalu bil kufri ve hum kad haracu bih vallahu a'lemu bima kanu yektumun

( Ve onlar, size geldikleri zaman, "İnandık." dediler. Oysa inkar ile girip, onunla çıkmışlardır. Allah, o gizlemiş olduklarını bilir.  )

5/62 Ve tera kesiran minhum yusariune fil ismi vel udvani ve eklihimus suht le bi'se ma kanu ya'melun

( Ve onlardan çoğunu, günahta, düşmanlıkta ve haram yemede koşarak ilerlerken görürsün. O yapmış oldukları ne kötüdür. )

5/63 Lev la yenhahumur rabbaniyyune vel ahbaru an kavlihimul isme ve eklihimus suht le bi'se ma kanu yasneun

( Rab’be adanmışların ve bilginlerin, onları günah sözlerinden ve haram yemelerinden men etmeleri gerekmez miydi? O üretmiş oldukları ne kötüdür. )

5/64 Ve kaletil yehudu yedullahi mağluleh ğullet eydihim ve luinu bima kalu bel yedahu mebsutatani yunfiku keyfe yeşa’ve le yezidenne kesiran minhum ma unzile ileyke min rabbike tuğyanen ve kufra ve elkayna beynehumul adavete vel bağdae ila yevmil kiyameh kullema evkadu naran lil harbi atfeehellahu ve yes'avne fil erdi fesada vallahu la yuhibbul mufsidin

( Ve Yahudiler, "Allah’ın eli bağlıdır." dediler. Söyledikleri nedeniyle onların elleri bağlansın ve lanetlensinler. Bilakis O’nun iki eli de açıktır, nasıl dilerse harcar. Rab’binden sana indirilen, kesinlikle onlardan çoğunun azgınlığını ve inkarını artıracak. Biz, onların aralarına, ayağa kalkış gününe kadar düşmanlık ve kin attık. Harp için her ateş yaktıklarında, Allah onu söndürür. Onlar yerde bozguna koşarlar. Allah bozguncuları sevmez. )

5/65 Ve lev enne ehlel kitabi amenu vettekav le kefferna anhum seyyiatihim ve le edhalnahum cennatin neim

( Ve eğer kitap sahipleri kesinlikle inansalardı ve sakınsalardı, onların kötülüklerini örtecek ve onları bolluk bahçelerine sokacaktık. )

5/66 Ve lev ennehum ekamut tevrate vel incile ve ma unzile ileyhim min rabbihim le ekelu min fevkihim ve min tahti erculihim minhum ummetun muktesideh ve kesirun minhum sae ma ya'melun

( Ve şayet kesinlikle onlar, Tevrat’ı, İncil’i ve Rab’lerinden kendilerine indirileni gereğince uygulasalardı, hem üstlerinden, hem de ayaklarının altından yerlerdi. Onlardan ılımlı, orta, tutumlu topluluk da vardı. Onlardan çoğunun o yaptıkları kötüdür. )

5/67 Ya eyyuher rasulu belliğ ma unzile ileyke min rabbik ve in lem tef'al fe ma bellağte risaleteh vallahu ya'simuke minen nas innellahe la yehdil kavmel kafirun

( Ey resul, Rab’binden sana indirileni ulaştır. Eğer yapmazsan, O’nun gönderisini ulaştırmamış olursun. Allah seni insanlardan korur. Kesinlikle Allah inkarcılar kavmini yönlendirmez.  )

5/68 Kul ya ehlel kitabi lestum ala şey'in hatta tukimut tevrate vel incile ve ma unzile ileykum min rabbikum ve le yezidenne kesiran minhum ma unzile ileyke min rabbike tuğyanen ve kufra fe la te'se alel kavmil kafirin

( De ki: "Ey kitap sahipleri, Tevrat’ı, İncil’i ve Rab’binizden o size indirileni uygulamadıkça bir şey üzerinde değilsiniz." Kesinlikle Rab’binden sana indirilenler, onlardan çoğunun azgınlığını ve inkarını artıracaktır. O halde inkarcılar kavmi üzerine tasalanma. )

5/69 İnnellezine amenu vellezine hadu ves sabiune ven nesara men amene billahi vel yevmil ahiri ve amile salihan fe la havfun aleyhim ve la hum yahzenun

( Kesinlikle, o inananlardan, Yahudilerden, Sabiilerden ve Nasıralılardan Allah’a ve sonraki güne inanan ve iyilik yapan kimselere, onlara korku yoktur. Onlar hüzünlenmezler. )

5/70 Lekad ehazna misaka beni israile ve erselna ileyhim rusula kullema caehum rasulun bima la tehva enfusuhum ferikan kezzebu ve ferikan yaktulun

( Biz, İsrailoğulları'nın sözünü aldık ve onlara resuller gönderdik. Resul onlara o nefislerinin hoşlanmadığı ile her geldiğinde, bir kısmını yalanladılar ve bir kısmını öldürdüler. )

5/71 Ve hasibu en la tekune fitnetun fe amu ve sammu summe tabellahu aleyhim summe amu ve sammu kesirun minhum vallahu basirun bima ya'melun

( Ve onlar, fitne olmayacak sandılar da kör ve sağır oldular. Sonra Allah üzerlerine tevbe eyledi. Sonra onlardan çoğu kör ve sağır oldular. Allah, ne yaptıklarını görendir. )

5/72 Lekad keferallezine kalu innellahe huvel mesihubnu meryem ve kalel mesihu ya beni israila'budullahe rabbi ve rabbekum innehu men yuşrik billahi fe kad harramellahu aleyhil cennete ve me'vahun nar ve ma liz zalimine min ensar

( O "Kesinlikle Allah Meryem oğlu Mesih'tir." diyenler inkar etmişlerdir. Mesih onlara "Ey İsrailoğulları, benim ve sizin Rab’biniz olan Allah’a  kulluk edin. Kesinlikle kim Allah’a  ortak koşarsa, artık kesinlikle Allah ona cenneti haram kılmıştır ve onun mekanı ateştir. Zalimlere yardımcılardan yoktur." dedi. )

5/73 Lekad keferallezine kalu innellahe salisu selaseh ve ma min ilahin illa ilahun vahid ve in lem yentehu an ma yekulune le yemessennellezine keferu minhum azabun elim

( O "Kesinlikle Allah, üçün üçüncüsüdür." diyenler inkar etmişlerdir. Tek ilahtan başka ilah yoktur. Eğer o söylediklerinden vazgeçmezlerse, kesinlikle onlardan o inkar edenlere elim azap dokunacaktır. )

5/74 E fe la yetubune ilellahi ve yestağfiruneh vallahu ğafurun rahim

( E o halde Allah’a  tevbe edip de O’ndan af istemezler mi? Ve Allah affedendir merhametlidir. )

5/75 Mel mesihubnu meryeme illa rasul kad halet min kablihir rusul ve ummuhu siddikah kana ye'kulanit taam unzur keyfe nubeyyinu lehumul ayati summenzur enna yu'fekun

( Meryem oğlu Mesih, resul haricindeki değildir. O'ndan önce de resuller geldi geçti. Anası doğrudur. Her ikisi de yemek yerlerdi. Bak onlara ayetleri nasıl açıklarız. Sonra bak nasıl döndürülürler. )

5/76 Kul e ta'budune min dunillahi ma la yemliku lekum darran ve la nef'a vallahu huves semiul alim

( De ki: "Allah’tan başka size ne zarara, ne de faydaya malik olamayanlara mı kulluk ediyorsunuz? Ve Allah, o duyandır, bilendir." )

5/77 Kul ya ehlel kitabi la tağlu fi dinikum ğayral hakki ve la tettebiu ehvae kavmin kad dallu min kablu ve edallu kesiran ve dallu an sevais sebil

( De ki: "Ey kitap sahipleri, dininizde haksızca azmayın. Önceden sapmış, birçoğunu da saptırmış ve düz yolda sapmış olan kavmin heveslerine tabi olmayın." )

5/78 Luinellezine keferu min beni israile ala lisani davude ve iysebni meryem zalike bima asav ve kanu ya'tedun

( İsrailoğulları'ndan o inkar edenler, Davud ve Meryem oğlu İsa diliyle lanetlenmişlerdir. Bu, onların isyan etmelerinden ve hududu aşmalarından dolayıdır. )

5/79 Kanu la yetenahevne an munkerin fealuh lebi'se ma kanu yef'alun

( Onlar, yaptıkları kötülüklerden vazgeçmediler. Yapmış oldukları ne kötüydü.  )

5/80 Tera kesiran minhum yetevellevnellezine keferu le bi'se ma kaddemet lehum enfusuhum en sehitallahu aleyhim ve fil azabi hum halidun

( Onlardan birçoğunun inkarcılara yüz çevirdiklerini görürsün. Allah onlara öfke, güçlük verdi diye nefislerinin onlara sunduğu ne kötüdür. Onlar azap içinde ebedidirler. )

5/81 Ve lev kanu yu'minune billahi ven nebiyyi ve ma unzile ileyhi mettehazuhum evliyae ve lakinne kesiran minhum fasikun

( Ve şayet Allah’a , haberciye ve ona indirilene inanmış olsalardı, onları dostlar edinmezlerdi. Lakin onlardan çoğu günahkarlardır. )

5/82 Le tecidenne eşedden nasi adaveten lillezine amenul yehude vellezine eşraku ve le tecidenne akrabehum meveddeten lillezine amenullezine kalu inna nesara zalike bi enne minhum kissisine ve ruhbanen ve ennehum la yestekbirun

( Kesinlikle o inananlar için, düşmanlık olarak insanların en şiddetlilerini Yahudiler ve ortak koşanlar bulacaksın. İnananlara sevgi yönünden onların en yakınlarını da "Kesinlikle biz Nasıralılarız." diyenleri bulacaksın. Bu kesinlikle onlardan keşişler ve rahipler bulunmasındandır. Kesinlikle onlar kibirlenmezler. )

5/83 Ve iza semiu ma unzile iler rasuli tera a'yunehum tefidu mined dem'i min ma arafu minel hakk yekulune rabbena amenna fektubna meaş şahidin

( Ve resule indirileni duydukları zaman, onun gerçekten olduğunu öğrendiklerinden dolayı gözlerinin yaş döktüğünü görürsün. "Rab’bimiz inandık, o halde bizi de şahitlerle birlikte yaz." derler.  )

5/84 Ve ma lena la nu'minu billahi ve ma caena minel hakki ve natmeu en yudhilena rabbuna meal kavmis salihin

( Ve ne oluyor bize ki, Rab’bimizin bizi iyiler kavmiyle birlikte sokmasını umarken, Allah’a  ve o gerçekten bize gelenlere inanmayalım.  )

5/85 Fe esabehumullahu bima kalu cennatin tecri min tahtihel enharu halidine fiha ve zalike cezaul muhsinin

( Böyle demelerinden dolayı Allah onları, altlarından nehirler akan, içinde ebedi olacakları bahçelere isabet ettirmiştir. İyilik yapanların karşılığı budur. )

5/86 Velellezine keferu ve kezzebu bi ayatina ulaike ashabul cehim

( Ve o inkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar, işte onlar cehennemin sahipleridirler. )

5/87 Ya eyyuhellezine amenu la tuharrimu tayyibati ma ehallellahu lekum ve la ta'tedu innellahe la yuhibbul mu'tedin

( Ey o inananlar, Allah’ın size helal kıldığı temizleri haram kılmayın. Hududu aşmayın. Kesinlikle Allah hududu aşanları sevmez.  )

5/88 Ve kulu min ma razekakumullahu halalen teyyiben vettekullahellezi entum bihi mu'minun

( Ve Allah’ın sizi rızıklandırdıklarından helal ve temiz olarak yiyin. O’na inananlar olduğunuz Allah’tan sakının.  )

5/89 La yuahizukumullahu bil lağvi fi eymanikum ve lakin yuahizukum bima akkadtumul eyman fe keffaratuhu it'amu aşerati mesakine min evseti ma tut'imune ehlikum ev kisvetuhum ev tahriru rakabeh fe men lem yecid fe siyamu selaseti eyyam zalike kefferatu eymanikum iza haleftum vahfezu eymanekum kezalike yubeyyinullahu lekum ayatihi leallekum teşkurun

( Allah sizi, yeminlerinizdeki yanlış boş sözlerinizden dolayı sorgulamaz. Lakin kasıtlı yaptığınız yeminlerinizden dolayı sizi sorgular. Artık onun keffareti, o ailenizi beslediğinizin ortalamasından on yoksulu beslemek veya giydirmek veya köleyi hür kılmaktır. Ancak bulamayan için üç gün oruç tutmaktır. İşte ihtilaf ettiğiniz zaman yeminlerinizin keffareti budur. O halde yeminlerinizi koruyun. İşte Allah ayetlerini size böyle açıklar. Umulur ki şükredersiniz.  )

5/90 Ya eyyuhellezine amenu innemel hamru vel meysiru vel ensabu vel ezlamu ricsun min ameliş şeytani fectenibuhu leallekum tuflihun

( Ey o inananlar, kesinlikle şarap, kumar, dikilitaşlar ve fal okları şeytan çalışmasından, işinden pisliktir. O halde onlardan kaçının. Umulur ki iflah olursunuz. )

5/91 İnnema yuriduş şeytanu en yukia beynekumul adavete vel bağdae fil hamri vel meysiri ve yesuddekum an zikrillahi ve anis salah fe hel entum muntehun

( Kesinlikle şeytan, şarap ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kin sokmayı ve sizi Allah’ı hatırlamaktan ve duadan döndürmeyi ister. Artık vazgeçenler misiniz?  )

5/92 Ve eti’ullahe ve eti’ur rasule vahzeru fe in tevelleytum fa'lemu ennema ala rasulinel belağul mubin

( Ve Allah’a  itaat edin ve resule itaat edin. Ve çekinin, korkun. Eğer yüz çevirirseniz, artık bilin ki, kesinlikle o resulümüzün üzerine olan apaçık ulaştırmadır. )

5/93 Leyse alellezine amenu ve amilus salihati cunahun fima taimu iza mettekav ve amenu ve amilus salihati summettekav ve amenu summettekav ve ahsenu vallahu yuhibbul muhsinin

( O inananların ve iyilikler yapanların üzerlerine, sakındıkları, inandıkları, iyilikler yaptıkları, sonra sakındıkları ve inandıkları, sonra sakındıkları ve güzellik yaptıklarında, yedikleri hakkında günah yoktur. Allah iyilik yapanları sever.  )

5/94 Ya eyyuhellezine amenu le yebluvennekumullahu bi şey'in mines saydi tenaluhu eydikum ve rimahukum li ya'lemellahu men yehafuhu bil ğayb fe men i'teda ba'de zalike fe lehu azabun elim

( Ey o inananlar, gıyabında kendinden korkanları Allah’ın bilmesi için Allah sizi, ellerinizin ve mızraklarınızın erişebileceği avdan şeyle kesinlikle sınayacak. Kim bundan sonra hududu aşarsa elim azap onadır. )

5/95 Ya eyyuhellezine amenu la taktulus sayde ve entum hurram ve men katelehu minkum muteammiden fe cezaun mislu ma katele minen neami yahkumu bihi zeva adlin minkum hedyen baliğal ka'beti ev keffaratun taamu mesakine ev adlu zalike siyamen li yezuka vebale emrih afallahu an ma selef ve men ade fe yentekimullahu minh vallahu azizun zuntikam

( Ey o inananlar, ihramlı iken av öldürmeyin. Sizden kim taammüden onu öldürürse, artık karşılığı öldürdüğü hayvandan aynısıdır. Kabe'ye ulaşacak hediye olarak, sizden iki adil kişi ona hükmeder. Veya yoksulu beslemek veya işinin günahını tatması için buna muadil oruç keffaretlerdir. Allah o geçmiştekini affeder. Kim hududu aşıp tekrarlarsa, artık Allah ondan intikam alır. Allah yücedir, intikam alandır. )

5/96 Uhille lekum saydul bahri ve taamuhu metaan lekum ve lis seyyarah ve hurrime aleykum saydul birri ma dumtum huruma vettekullahellezi ileyhi tuhşerun

( Size ve yolculara, deniz avı ve size fayda olarak onun yenmesi helal kılındı. Kara avı ihramlı olduğunuzda size haram kılındı. Allah’tan sakının. O’na toplanacaksınız. )

5/97 Cealellahul ka'betel beytel harame kiyamen lin nasi veş şehral harame vel hedye vel kalaid zalike li ta'lemu ennellahe ya'lemu ma fis semavati ve ma fil erdi ve ennellahe bi kulli şey'in alim

( Allah, Kabe'yi, o hürmet evini, hürmet ayını, hediyeyi ve gerdanlıkları insanlar için düzen kıldı. Bu, kesinlikle Allah’ın göklerde ne varsa ve yerde ne varsa bildiğini ve kesinlikle Allah’ın her şeyi bildiğini bilmeniz içindir.  )

5/98 İ'lemu ennellahe şedidul ikabi ve ennellahe ğafurun rahim

( Bilin ki kesinlikle Allah azabı şiddetli olandır. Kesinlikle Allah affedendir merhametlidir. )

5/99 Ma aler rasuli illel belağ vallahu ya’lemu ma tubdune ve ma tektumun

( Resulün üzerine olan ancak ulaştırmadır. Allah ne açıkladığınızı ve ne gizlediğinizi bilir.  )

5/100 Kul la yestevil habisu vet tayyibu ve lev a'cebeke kesratul habis fettekullahe ya ulil elbabi leallekum tuflihun

( De ki: "Şayet pisin çokluğu hoşuna gitse de, pis olanla temiz olan eşit olamaz. O halde Allah’tan sakının ey akılları olanlar. Umulur ki iflah olursunuz.” )

5/101 Ya eyyuhellezine amenu la tes'elu an eşyae in tubde lekum tesu'kum ve in tes'elu anha hiyne yunezzelul kur'anu tubde lekum afallahu anha vallahu ğafurun halim

( Ey o inananlar, eğer size açıklanırsa, sizi üzecek, kederlendirecek şeylerden sual etmeyin. Eğer onlar hakkında Kur'an indirildiği zaman sual ederseniz size açıklanır. Allah onlardan affetmiştir. Allah affedendir yumuşaktır. )

5/102 Kad seeleha kavmun min kablikum summe asbehu biha kafirin

( Sizden önce gelen bir kavim onları sordu da sonra onlara inkarcılar oldular. )

5/103 Ma cealellahu min behiratin ve la saibetin ve la vesiyletin ve la hamin ve lakinnellezine keferu yefterune alellahil kezib ve ekseruhum la ya'kilun

( Allah, kulağı kesik deveyi, başıboş hayvanı, vesileyi, hamı uygun kılmamıştır. Lakin kesinlikle o inkar edenler, Allah’a  yalan uydururlar. Onların çoğunluğu akıl etmezler. )

5/104 Ve iza kile lehum tealev ila ma enzelellahu ve iler rasuli kalu hasbuna ma vecedna aleyhi abaena e ve lev kane abauhum la ya'lemune şey'en ve la yehtedun

( Ve onlara "Allah’ın indirdiğine ve resule gelin." denildiği zaman, "Babalarımızı o üzerinde bulduğumuz bize yeter." derler. Ya babaları bir şey bilmiyorlarsa ve yönlenmemişlerse? )

5/105 Ya eyyuhellezine amenu aleykum enfusekum la yedurrukum men dalle iz ehtedeytum ilellahi merciukum cemian fe yunebbiukum bima kuntum ta'melun

( Ey o inananlar, nefsiniz sizin üzerinizedir. Sapık kimseler, siz yönlenmişken size zarar veremezler. Hepinizin dönüşü Allah’a dır. Artık o yapmakta olduklarınızı size haber verir.  )

5/106 Ya eyyuhellezine amenu şehadetu beynikum iza hadara ehadekumul mevtu hiynel vesiyyetisnani zeva adlin minkum ev aharani min ğayrikum in entum darabtum fil erdi fe esabetkum musibetul mevt tahbisunehuma min ba'dis salati fe yuksimani billahi in irtebtum la neşteri bihi semenen ve lev kane za kurba ve la nektumu şehadetellahi inna izen le minel asimin

( Ey o inananlar, sizden birine ölüm geldiğinde, vasiyet sırasında aranızdaki şahitlik, sizden iki adil kişiye veya eğer yerde gezerken ölüm musibeti size isabet ederse sizden olmayan diğer ikisinedir. Duadan sonra onları alıkoyun. Eğer şüpheye düşerseniz, ikisi Allah’a  yemin ederler "Şayet yakınlığı olan bile olsa, şahitliği değere satmayacağız. Allah’ın şahitliğini gizlemeyeceğiz. Aksi halde, kesinlikle biz o zaman günahkarlardan oluruz".  )

5/107 Fe in usira ala ennehumestehakka ismen fe aharani yekumani mekamehuma minellezi nestehakka aleyhimul evleyani fe yuksimani billahi le şehadetuna ehakku min şehadetihima ve ma'tedeyna inna izen le minez zalimin

( Eğer kesinlikle onların günah işledikleri gözlenirse, o onlar üzerinde hak sahibi olanlardan diğer ikisi onların yerine geçip dururlar. Böylece "Bizim şahitliğimiz, onların şahitliğinden daha gerçek olacaktır. Biz hududu aşmadık. O zaman kesinlikle biz zalimlerden oluruz." diye ikisi Allah’a  yemin ederler. )

5/108 Zalike edna en ye'tu biş şehadeti ala vechiha ev yehafu en turadde eymanun ba'de eymanihim vettekullahe vesmeu vallahu la yehdil kavmel fasikin

( Bu, şahitliklerini usülüne göre getirmeleri veya yeminlerinden sonra yeminlerinin reddedilmesinden korkmaları için en yakındır. Allah’tan sakının ve dinleyin. Allah günahkarlar kavmini yönlendirmez. )

5/109 Yevme yecmeullahur rusule fe yekulu ma za ucibtum kalu la ilme lena inneke ente allamul ğuyub

( Allah, resulleri topladığı gün "Size ne cevap verildi?" der. "Bize ilim yok. Kesinlikle sen gaybları, bilinmezleri, yoklukları bilen sensin." derler.  )

5/110 İz kalellahu ya iysebne meryemezkur ni'meti aleyke ve ala validetik iza eyyedtuke bi ruhil kudusi tukellimun nase fil mehdi ve kehla ve iz alemtukel kitabe vel hikmete vet tevrate vel incil ve iz tahluku minet tiyni ke hey'etit tayri bi izni fe tenfuhu fiha fe tekunu tayran bi izni ve tubriul ekmehe vel ebrasa bi izni ve iz tuhricul mevta bi izni ve iz kefeftu beni israile anke iz ci'tehum bil beyyinati fe kalellezine keferu minhum in haza illa sihrun mubin

( Zamanında Allah "Ey Meryemoğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Seni kutsal ruh ile desteklediğimde beşikte ve erişkinlikte insanlara kelam edip söz söylerdin. Sana yazıyı, sırrı, Tevrat’ı ve İncil’i öğrettim. İznimle çamurdan kuşun şekli gibi olanı yarattın. Onun içine üfledin de iznimle kuş oldu. Doğuştan körü ve alacalıyı iznimle iyileştirdin. Ve zamanında ölüleri iznimle çıkardın. Onlara ayetlerle geldiğin ve onlardan inkar edenlerin "Bu kesinlikle apaçık sihirdir." dedikleri zaman İsrailoğulları'nı üzerinden çektim." dedi. )

5/111 Ve iz evhaytu ilel havariyyine en aminu bi ve bi rasuli kalu amenna veşhed bi ennena muslimun

( Ve zamanında havarilere "Bana ve resulüme inanın." diye vahyettim. "İnandık ve kesinlikle bizim teslim olanlar olduğumuza şahit ol." dediler.  )

5/112 İz kalel havariyyune ya iysebne meryeme hel yesteti'u rabbuke en yunezzile aleyna maideten mines sema’kalettekullahe in kuntum mu'minin

( Havariler "Ey Meryemoğlu İsa, Rab’binin bize gökten sofra indirmeye istidatı olur mu?" dediler. "İnananlarsanız Allah’tan sakının." dedi.  )

5/113 Kalu nuridu en ne'kule minha ve tatmeinne kulubuna ve na'leme en kad sadaktena ve nekune aleyha mineş şahidin

( "Ondan yemeyi ve kalplerimizi tatmin etmeyi ve senin bize doğru söylediğini bilmeyi ve onun üzerine şahitlerden olmayı istiyoruz." dediler. )

5/114 Kale iysebnu meryemellahumme rabbena enzil aleyna maideten mines semai tekunu lena iyden li evvelina ve ahirina ve ayeten mink verzukna ve ente hayrir razikin

( Meryemoğlu İsa "Allah'ım, Rab’bimiz, bizim üzerimize gökten sofra indir de bize, bizden evvelkilere ve sonrakilere bayram ve senden ayet olsun. Bizi rızıklandır. Sen rızıklandıranların en hayırlısısın." dedi.  )

5/115 Kalellahu inni munezziluha aleykum fe men yekfur ba'du minkum fe inni uazzibuhu azaben la uazzibuhu ehaden minel alemin

( Allah "Kesinlikle ben onu üzerinize indireceğim. Fakat sonra sizden kim inkar ederse, kesinlikle ben ona alemlerden hiçbirine etmediğim azapla azap ederim." dedi. )

5/116 Ve iz kalellahu ya iysebne meryeme e ente kulte lin nasittehizuni ve ummiye ilaheyni min dunillah kale subhaneke ma yekunu li en ekile ma leyse li bi hakk in kuntu kultuhu fe kad alimteh ta'lemu ma fi nefsi ve la a'lemu ma fi nefsik inneke ente allamul ğuyub

( Ve zamanında Allah "Ey Meryemoğlu İsa, sen mi insanlara "Beni ve annemi, Allah’tan başka iki ilah edinin" dedin?" dedi. "Yücesin sen, benim için gerçek olmayanı söylemek olmaz. Eğer onu demiş olsam, sen onu bilirdin. Sen benim nefsimde ne varsa bilirsin ve ben senin nefsinde olanı bilmem. Kesinlikle sen, sen gaybları bilensin." dedi. )

5/117 Ma kultu lehum illa ma emarteni bihi en i'budullahe rabbi ve rabbekum ve kuntu aleyhim şehiden ma dumtu fihim fe lemma teveffeyteni kunte enter rakibe aleyhim ve ente ala kulli şey'in şehid

( Ben onlara, senin bana o Benim ve sizin Rab’biniz olan Allah’a  kulluk edin." diye emrettiğinin haricindekini söylemedim. Onların aralarında olduğumda üzerlerine şahittim de sen beni vefat ettirince onların üzerine gözetleyen sen oldun. Sen her şeye şahitsin." )

5/118 İn tuazzibhum fe innehum ibaduk ve in tağfir lehum fe inneke entel azizul hakim

( Eğer onlara azap edersen, kesinlikle onlar kullarındır. Eğer onlara af eylersen, kesinlikle sen, sen yücesin hakimsin. )

5/119 Kalellahu haza yevmu yenfeus sadikine sidkuhum lehum cennatun tecri min tahtihel enharu halidine fiha ebeda radiyellahu anhum ve radu anh zalikel fevzul azim

( Allah "Bu, doğrulara doğruluklarının fayda sağladığı gündür. Onlara altlarından nehirler akan, içinde ebediyen daim olacakları bahçeler vardır." dedi. Allah onlardan razı olmuş ve onlar da O’ndan razı olmuşlardır. İşte bu büyük kurtuluştur.  )

5/120 Lillahi mulkus semavati vel erdi ve ma fihinn ve huve ala kulli şey'in kadir

( Göklerin, yerin ve onların içinde bulunanların mülkü Allah’ındır. O her şeye gücü yetendir. )

No comments:

Post a Comment

SURELER VE AYET ADETLERİ

Sure No - Sure İsmi - Anlam ı - Ayet Adedi 1 - FATİHA ( فَاتِحَةِ ) - Açılış - 7 2 - BAKARA ( بَقَرَةِ ) - Sığır, Yarmak, Delmek - 286 ...