Sunday, May 3, 2026

13 - RA'D

RA’D 13/1 Elif lam mim ra tilke ayatul kitab vellezi unzile ileyke min rabbikel hakku ve lakinne ekseran nasi la yu'minun

( Elif lam mim ra. Bunlar kitabın ayetleridir. O sana Rab’binden indirilen gerçektir. Lakin insanların çoğunluğu inanmazlar. )

13/2 Allahullezi rafeas semavati bi ğayri amedin teravneha summesteva alel arşi ve sehharaş şemse vel kamer kullun yecri li ecelin musemma yudebbirul emra yufassilul ayati leallekum bi likai rabbikum tukinun

( O Allah, gökleri sütunsuz yükseltendir. Onları görürsünüz. Sonra arş, taht üzerine seviyelendi. Ay’ı ve Güneş’i buyruğuna aldı. Hepsi isimlendirilmiş belirli vade için akarlar. İşleri yönetir. Ayetleri ayrıntılandırır. Umulur ki Rab’binize kavuşmaya kani olursunuz.  )

13/3 Ve huvellezi meddel erda ve ceale fiha ravasiye ve enhara ve min kullis semerati ceale fiha zevceynisneyni yuğşil leylen nehar inne fi zalike le ayatin li kavmin yetefekkerun

( Ve yeri uzatıp döşeyen ve orada dağlar, nehirler ve orada tüm meyvelerden, ürünlerden iki eş oluşturan, geceyi gündüze örten O'dur. Kesinlikle bunda, fikreden kavim için ayetler vardır. )

13/4 Ve fil erdi kitaun mutecaviratun ve cennatun min a'nabin ve zer'un ve nehiylun sinvanun ve ğayru sinvanin yuska bi main vahidin ve nufaddilu ba'daha ala ba'din fil ukul inne fi zalike le ayatin li kavmin ya'kilun

( Ve yerde komşu kıtalar, tek su ile sulanan üzümlerden bahçeler, ekinler, çatallı budaklı ve çatalsız budaksız hurmalar vardır. Yemişleri birbirlerine üstün kılarız. Kesinlikle bunda, akıl eden kavim için ayetler vardır. )

13/5 Ve in ta'ceb fe acabun kavluhum e iza kunna turaben e inna le fi halkin cedid ulaikellezine keferu bi rabbihim ve ulaikel ağlalu fi a'nakihim ve ulaike ashabun nar hum fiha halidun

( Ve eğer şaşıyorsan, aslında şaşılacak olan onların "Toprak olduğumuzda mı? Kesinlikle biz yeni yaratılış içinde mi olacağız?" sözleridir. İşte onlar o Rab’lerini inkar edenlerdir. Onların kelepçeleri, prangaları boyunlarındadır. Onlar ateşin sahipleridir. Onlar onun içinde ebedidirler. )

13/6 Ve yesta'ciluneke bis seyyieti kablel haseneti ve kad halet min kablihimul mesulat ve inne rabbeke lezu mağfiratin lin nasi ala zulmihim ve inne rabbeke le şedidul ikab

( Ve senden iyilikten önce kötülüğü getirmeni acele istiyorlar. Onlardan önce de misaller geldi geçti. Kesinlikle Rab’bin insanlar için zulümleri üzerine af sahibidir. Kesinlikle Rab’binin azabı şiddetli olandır. )

13/7 Ve yekulullezine keferu lev la unzile aleyhi ayetun min rabbih innema ente munzirun ve li kulli kavmin had

( Ve o inkar edenler "Onun üzerine Rab’binden ayet indirilmeli değil miydi?" derler. Kesinlikle sen uyarıcısın. Her kavim için yönlendiren vardır.  )

13/8 Allahu ya'lemu ma tahmilu kulli unsa ve ma teğiydul erhamu ve ma tezdad ve kulli şey'in indehu bi mikdar

( Allah, her kadının ne yüklenip taşıdığını ve rahimlerin ne azalttığını ve ne artırdığını bilir. O’nun indinde her şey ölçüyledir. )

13/9 Alimul ğaybi veş şehadetil kebirul muteal

( Gaybı ve şahit olunanı bilendir. Yücelerin büyüğüdür. )

13/10 Sevaun minkum men eserral kavle ve men cehera bihi ve men huve mustahfin bil leyli ve saribun bin nehar

( Sizden sözü gizleyen ve onu açıklayan, gece gizlenen ve gündüz beliren eştir. )

13/11 Lehu muakkibatun min beyni yedeyhi ve min halfihi yahfezunehu min emrillah innellahe la yuğayyiru ma bi kavmin hatta yuğayyiru ma bi enfusihim ve iza eradellahu bi kavmin suen fe la meradde leh ve ma lehum min dunihi min val

( Ona önünden ve arkasından takipçiler vardır. Allah’ın emrinden dolayı onu korurlar. Kesinlikle Allah, bir kavimde olanı, onlar kendilerinde, nefislerinde olanı değiştirene kadar değiştirmez. Allah bir kavime kötülüğü istediğinde, artık ona geri dönüş yoktur ve onlara O’ndan başka dost yoktur. )

13/12 Huvellezi yurikumul berka havfen ve tamean ve yunşius sehabes sikal

( Size korku ve ümit olarak şimşeği gösteren ve o ağır bulutları inşa eden O'dur.  )

13/13 Ve yusebbihur ra'du bi hamdihi vel melaiketu min hiyfetih ve yursilus savaika fe yusibu biha men yeşau ve hum yucadilune fillah ve huve şedidul mihal

( Ve gök gürültüsü ve melekler O’nun korkusundan, O’nu övgüsü ile överler. Yıldırımlar gönderir de onlarla dilediği kimseye isabet eder. Onlar ise Allah hakkında mücadele ederler. O azabı şiddetli olandır. )

13/14 Lehu da'vetul hakk vellezine yed'une min dunihi la yestecibune lehum bi şey'in illa ke basiti keffeyhi ilel mai li yebluğa fahu ve ma huve bi baliğih ve ma duaul kafirine illa fi dalal

( Gerçek çağrı O’nadır. O O’ndan başka çağırdıkları onlara hiçbir şeye ilişkin cevap veremezler. Onlar ancak ağzına su gelmesi için iki avucunu açan gibidirler. O ona erişecek değildir. İnkarcıların çağırması, sapıklık içinde olmanın haricindeki değildir. )

13/15 Ve lillahi yescudu men fis semavati vel ard tav'an ve kerhen ve zilaluhum bil ğuduvvi vel asal

( Ve göklerde ve yerdeki kimseler isteyerek ve istemeyerek, gölgeleri de sabah ve akşam Allah için yere kapanırlar. )

13/16 Kul men rabbus semavati vel erdi kulillah kul e fettehaztum min dunihi evliyae la yemlikune li enfusihim nef'an ve la darra kul hel yestevil a'ma vel besiru em hel testeviz zulumatu ven nur em cealu lillahi şurakae haleku ke halkihi fe teşabehel halku aleyhim kulillahu haliku kulli şey'in ve huvel vahidul kahhar

( De ki: “Göklerin ve yerin Rab’bi kimdir?” De ki:  "Allah" De ki: "Kendileri için ne faydaya, ne de zarara malik olamayan, O’ndan başka dostlar mı ediniyorsunuz." De ki: "Kör ve gören, karanlıklar ve aydınlık eşit midir?" Allah için, O’nun yaratışı gibi yaratan ortaklar kıldılar da yarattıkları onlara benzeşik mi göründü? De ki: "Allah her şeyi yaratandır ve O tek kahredicidir." )

13/17 Enzele mines semai maen fe salet evdiyetun bi kaderiha fahtemeles seylu zebeder rabiya ve min ma yukidune aleyhi fin naribtiğae hilyetin ev metain zebedun misluh kezalike yadribullahul hakka vel batil fe emmez zebedu fe yezhebu cufaa ve emma ma yenfeun nase fe yemkusu fil ard kezalike yadribullahul emsal

( Gökten su indirdi de vadiler kendi ölçüleriyle sel oldular. Sel de yükselen köpüğü yüklendi. Meta veya  süs, zinet yapmak için, ateşte üzeri körüklenenlerden de onun aynısı gibi köpük meydana gelir. İşte Allah gerçeği ve batılı böyle beyan eder. Ama köpük çözülüp dağılarak faydasızca ayrılır gider ve ama insanlara faydası olan ise yerde kalır. İşte Allah misalleri böyle beyan eder. )

13/18 Lillezinestecabu li rabbihimul husna vellezine lem yestecibu lehu lev enne lehum ma fil erdi cemian ve mislehu mea hu leftedev bih ulaike lehum suul hisabi ve me'vahum cehennem ve bi'sel mihad

( Rab’lerini kabul edenler için daha güzeli vardır. Onu kabul etmeyenler ise, yerde ne varsa hepsi kesinlikle onlara olsa ve onunla birlikte onun aynısı kadarını bırakır feda ederlerdi. İşte onlar, hesabın kötüsü onlaradır. Onların mekanları cehennemdir. Ne kötü döşektir. )

13/19 E fe men ya'lemu ennema unzile ileyke min rabbikel hakku ke men huve a'ma innema yetezekkeru ulul elbab

( O sana Rab’binden indirilenin kesinlikle gerçek olduğunu bilen kimse, o kör olan kimse gibi olur mu? Kesinlikle akılları olanlar hatırlarlar. )

13/20 Ellezine yufune bi ahdillahi ve la yenkudunel misak

( O Allah’ın ahdini ifa edenler ve sözü bozmayanlar. )

13/21 Vellezine yesilune ma emerallahu bihi en yusale ve yahşevne rabbehum ve yehafune suel hisab

( Ve Allah’ın o birleştirilmesini emrettiğini birleştirenler ve Rab’lerinden korkup, ürperenler, ürkenler ve hesabın kötülüğünden korkanlar. )

13/22 Vellezine saberubtiğae vechi rabbihim ve ekamus salate ve enfeku min ma razaknahum sirran ve alaniyeten ve yedraune bil hasenetis seyyiete ulaike lehum ukbed dar

( Ve o Rab’lerinin yüzünü aramaya sabredenler, duaya kalkanlar ve onları rızıklandırdıklarımızdan gizlice ve açıkça harcayanlar ve kötülükleri güzellikle savanlar, işte onlar, yurdun sonu onlaradır. )

13/23 Cennatu adnin yedhuluneha ve men saleha min abaihim ve ezvacihim ve zurriyyatihim vel melaiketu yedhulune aleyhim min kulli bab

( İkamet bahçelerine, oraya girerler ve babalarından, eşlerinden, soylarından iyi olan kimseler de. Melekler de tüm kapılardan üzerlerine girerler. )

13/24 Selamun aleykum bima sabertum fe ni'me ukbed dar

( O sabretmenizden dolayı selam üzerinizedir. Artık yurdun sonu ne güzeldir. )

13/25 Vellezine yenkudune ahdellahi min ba'di misakihi ve yaktaune ma emarallahu bihi en yusale ve yufsidune fil erdi ulaike lehumul la'netu ve lehum suud dar

( Ve o sözü sonrasında Allah’ın ahdini bozanlar ve Allah’ın birleştirilmesini emrettiğini kesip ayıranlar ve yerde bozgun yapanlar, işte onlar, lanet onlaradır ve kötü yurt onlaradır. )

13/26 Allahu yebsutur rizka li men yeşau ve yakdir ve ferihu bil hayatid dunya ve mel hayatud dunya fil ahirati illa meta

( Allah, rızkı dilediği kimseye genişletir ve daraltır. Dünya hayatıyla ferahlayıp sevinirler. Oysa dünya hayatı ahiretin yanında maddi fayda haricindeki değildir. )

13/27 Ve yekulullezine keferu lev la unzile aleyhi ayetun min rabbih kul innellahe yudillu men yeşau ve yehdi ileyhi men enab

( Ve o inkar edenler "Onun üzerine Rab’binden ayet indirilmeli değil miydi?" derler. De ki: "Kesinlikle Allah dilediği kimseyi saptırır ve pişman olup gerçeğe yönelen kimseyi kendine yönlendirir." )

13/28 Ellezine amenu ve tatmeinnu kulubuhum bi zikrillah e la bi zikrillahi tatmeinnul kulub

( Onlar inanırlar ve kalpleri, Allah’ın hatırlanması ile tatmin olur. İyi bilin ki, kalpler Allah’ın hatırlanması ile  tatmin olur. )

13/29 Ellezine amenu ve amilus salihati tuba lehum ve husnu meab

( O inananlar ve iyilikler yapanlar. Onlara hoşluk, iyilik ve güzel dönülecek yer vardır. )

13/30 Kezalike erselnake fi ummetin kad halet min kabliha umemun li tetluve aleyhimullezi evhayna ileyke ve hum yekfurune bir rahman kul huve rabbi la ilahe illa hu aleyhi tevekkeltu ve ileyhi metab

( İşte seni, sana o vahyettiğimizi üzerlerine okuman için, kendilerinden önce gelip geçmiş olan topluluğun içine gönderdik. Onlar Rahman’ı inkar ederlerdi. De ki: "O Rab’bimdir. O’nun haricinde ilah yoktur. O’na dayanıp sığınırım. Tevbem O’nadır." )

13/31 Ve lev enne kur'anen suyyirat bihil cibalu ev kuttiat bihil erdu ev kullime bihil mevta bel lillahil emru cemia e fe lem yey'esillezine amenu en lev yeşaullahu le heden nase cemia ve la yezalullezine keferu tusibuhum bima saneu kariatun ev tehullu kariben min darihim hatta ye'tiye va'dullah innellahe la yuhliful miad

( Ve şayet kesinlikle Kur'an ki, onunla dağlar gezseydi veya onunla yer kesilip parçalansaydı veya onunla ölüler konuşturulsaydı. Bilakis tüm işler Allah içindir. O halde o inananlar ümit kesip anlamadılar mı ki Allah dileseydi insanları topluca yönlendirirdi ve o inkar edenleri geri durdurmazdı. O ürettiklerinden dolayı onlara ansızın gelen bela isabet eder veya yurtlarının yakınına konar. Nihayet Allah’ın vaadi gelir. Kesinlikle Allah vaade, vadeye ihtilaf etmez. )

13/32 Ve lekad istuhzie bi rusulin min kablike fe emleytu lillezine keferu summe ehaztuhum fe keyfe kane ikab

( Ve senden önce de resullerle alay edildi de o inkar edenler için süre verdim. Sonra onları yakaladım. O halde nasıl oldu azabım? )

13/33 E fe men huve kaimun ala kulli nefsin bima kesebet ve cealu lillahi şuraka’kul semmuhum em tunebbiunehu bima la ya'lemu fil erdi em bi zahirin minel kavl bel zuyyine lillezine keferu mekruhum ve suddu anis sebil ve men yudlilillahu fe ma lehu min had

( O kazandıklarından dolayı tüm nefislerin üzerinde duran kimdir? Ve Allah için ortaklar oluşturdular. De ki: "Onları isimlendirin. Siz O’na yerde o bilmediğini, sözden anlaşılmayanı mı haber veriyorsunuz? Bilakis, o inkar edenler için hileleri, tuzakları süslendi ve yoldan menedildiler. Allah kimi saptırırsa artık ona yönlendiren yoktur." )

13/34 Lehum azabun fil hayatid dunya ve le azabul ahirati eşaak ve ma lehum minellahi min vak

( Onlara dünya hayatında azap vardır. Ahiret azabı daha meşakkatlidir ve onlara Allah’tan koruyucu da yoktur. )

13/35 Meselul cennetilleti vuidel muttekun tecri min tahtihel enhar ukuluha daimun ve zilluha tilke ukbellezinettekav ve ukbel kafirinen nar

( O sakınanlara vaad edilen bahçenin misali şöyledir ki altından nehirler akar, yemişleri ve gölgeleri daimdir. Bu o sakınanların sonudur. İnkarcıların sonu ateştir. )

13/36 Vellezine ateynahumul kitabe yefrahune bima unzile ileyke ve minel ahzabi men yunkiru ba'dah kul innema umirtu en a'budellahe ve la uşrike bih ileyhi ed'u ve ileyhi meab

( Ve o kitap verdiklerimiz, o sana indirdiğimizden dolayı ferahlayıp seviniyorlar. Topluluktan kimseler de onun bir kısmını inkar ederler. De ki: "Kesinlikle ben Allah’a  kulluk etmeye ve O’na ortak koşmamaya emrolundum. O'na çağırıyorum ve dönüşüm O'nadır." )

13/37 Ve kezalike enzelnahu hukmen arabiyya ve le in itteba'te ehvaehum ba'de ma caeke minel ilmi ma leke minellahi min veliyyin ve la vak

( Ve onu Arapça hüküm olarak işte böyle indirdik. Eğer sana ilimden o getirdiğimizin sonrasında, onların heveslerine tabi olursan, Allah’tan sana dost ve koruyucu, gözetici yoktur. )

13/38 Ve lekad erselna rusulen min kablike ve cealna lehum ezvacen ve zurriyyeh ve ma kane li rasulin en ye'tiye bi ayetin illa bi iznillah li kulli ecelin kitab

( Ve senden önce de resuller gönderdik. Onlara eşler, soylar oluşturduk. Allah’ın izni haricinde ayet getirmesi resul için olamaz. Her vade için yazı vardır. )

13/39 Yemhullahu ma yeşau ve yusbit ve indehu ummul kitab

( Allah neyi dilerse imha eder ve sabit kılar. Ana kitap O’nun indindedir. )

13/40 Ve in ma nuriyenneke ba'dallezi neiduhum ev neteveffeyenneke fe innema aleykel belağu ve aleynel hisab

( Ve eğer sana o vaad ettiğimizin bazısını gösterirsek veya seni vefat ettirirsek, artık kesinlikle ulaştırma senin üzerine ve hesap bizim üzerimizedir. )

13/41 E ve lem yerav enna ne'til erda nenkusuha min atrafiha vallahu yahkumu la muakkibe li hukmih ve huve seriul hisab

( Yere nasıl geldiğimizi ve onu kenarlarından eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Ve Allah hükmeder. O’nun hükmünü batıl kılacak kimse yoktur. O hızlı hesaplayandır. )

13/42 Ve kad mekerallezine min kablihim fe lillahil mekru cemia ya'lemu ma teksibu kulli nefs ve seya'lemul kuffaru li men ukbed dar

( Ve onlardan öncekiler hile yapıp tuzak kurdular. Hilelerin, tuzakların hepsi Allah içindir. Her nefsin ne kazandığını bilir. İnkarcılar yurdun sonunun kimin için olduğunu bilecekler. )

13/43 Ve yekulullezine keferu leste mursela kul kefa billahi şehiden beyni ve beynekum ve men indehu ilmul kitab

( Ve o inkar edenler, "Sen asla gönderilen değilsin." derler. De ki: "Benimle aranızda şahitliğe Allah ve indinde kitabın ilmi olan kimse kafidir." )

No comments:

Post a Comment

SURELER VE AYET ADETLERİ

Sure No - Sure İsmi - Anlam ı - Ayet Adedi 1 - FATİHA ( فَاتِحَةِ ) - Açılış - 7 2 - BAKARA ( بَقَرَةِ ) - Sığır, Yarmak, Delmek - 286 ...