Saturday, May 2, 2026

21 - ENBİYA

ENBİYA 21/1 İkterabe lin nasi hisabuhum ve hum fi ğafletin mu'ridun

( İnsanlar için hesapları yaklaştı. Onlar habersizlik içinde yüz çevirip dönenlerdir. )

21/2 Ma ye'tihim min zikrin min rabbihim muhdesin illestemeuhu ve hum yel'abun

( Rab’lerinden, hatırlatmadan söz olarak onlara ne gelirse, onu ancak oyun oynayıp eğlenerek dinlerler. )

21/3 Lahiyeten kulubuhum ve eserrun necvellezine zalemu hel haza illa beşerun mislukum e fe te'tunes sihra ve entum tubsirun

( Onların kalpleri eğlencede oyunda. O zulmedenler sır yapıp aralarında gizli konuştular. "Bu ancak aynınız gibi insan değil mi? O halde siz göre göre sihire mi yetip itaat edersiniz?" )

21/4 Kale rabbi ya'lemul kavle fis semai vel erdi ve huves semiul alim

( "Gökteki ve yerdeki sözü Rab’bim bilir. O duyandır, bilendir." dedi. )

21/5 Bel kalu adğasu ahlamin bel ifterahu bel huve şair fel ye'tina bi ayetin kema ursilel evvelun

( Bilakis "Karışık rüyalardır. Bilakis onu uydurur. O şairdir. O halde, o evvelden gönderilenler gibi bize ayetler ile gelsin." dediler. )

21/6 Ma amenet kablehum min karyetin ehleknaha e fe hum yu'minun

( Onlardan önceki şehirler inanmadı. Onları helak ettik. Artık onlar inanırlar mı? )

21/7 Ve ma erselna kableke illa ricalen nuhiy ileyhim fes'elu ehlez zikri in kuntum la ta'lemun

( Ve senden önce, onlara vahyettiğimiz erkekler haricinde göndermedik. O halde, eğer bilmemekteyseniz, hatırlama sahiplerine sual edin. )

21/8 Ve ma cealnahum ceseden la ye'kulunet taame ve ma kanu halidin

( Ve onları yemek yemeyen gövdeler, vücutlar kılmadık. Ebedi de değillerdi. )

21/9 Summe sadaknahumul va'de fe enceynahum ve men neşau ve ehleknel musrifin

( Sonra onlara vaadimizi doğruladık da onları ve dilediğimiz kimseleri kurtardık. Müsrifleri helak ettik. )

21/10 Lekad enzelna ileykum kitaben fihi zikrukum e fe la ta'kilun

( Size içinde hatırlatmanız olan kitabı indirdik. O halde akıl etmez misiniz? )

21/11 Ve kem kasamna min karyetin kanet zalimeten ve enşe'na ba'deha kavmen aharin

( Ve zalim olan nice şehirlerden şiddetle yok ettik. Onlardan sonra diğer, başka kavimleri inşa ettik. )

21/12 Fe lemma ehassu be'sena iza hum minha yerkudun

( Böylece zorluğumuzu azabımızı hissettiklerinde, o zaman onlar ondan acele ile kaçıyorlardı. )

21/13 La terkudu varciu ila ma utriftum fihi ve mesakinikum leallekum tus'elun

( Acele kaçmayın da o size içinde refah şımarığı olduğunuza ve meskenlerinize dönün. Umulur ki sual edilirsiniz. )

21/14 Kalu ya veylena inna kunna zalimin

( "Vay bizlere, kesinlikle biz zalimler olduk." dediler. )

21/15 Fe ma zalet tilke da'vahum hatta cealnahum hasiyden hamidin

( Onların o feryad edip söyledikleri davaları bitmedi. Nihayet onları biçilip hasat edilerek sönmüş ekin kıldık. )

21/16 Ve ma halaknes semae vel erda ve ma beynehuma laibin

( Ve göğü, yeri ve o onların aralarındakilerini oyun, eğlence olsun diye yaratmadık. )

21/17 Lev eradna en nettehize lehven lettehaznahu min ledunna in kunna failin

( Şayet oyun ve eğlence edinmek isteseydik, onu indimizden edinirdik. Eğer yapanlar olsaydık. )

21/18 Bel nakzifu bil hakki alel batili fe yedmeğuhu fe iza huve zahik ve lekumul veylu min ma tesifun

( Bilakis, gerçeği batılın üzerine atarız da onun beynine çarpar. O zaman o yok olur. O vasfettiklerinizden dolayı sizlere vaylar olsun. )

21/19 Ve lehu men fis semavati vel ard ve men indehu la yestekbirune an ibadetihi ve la yestahsirun

( Ve göklerin ve yerin içindeki kimseler O’nadır. O indindeki kimseler O’na kulluklarında kibirlenmezler ve yorulmazlar. )

21/20 Yusebbihunelleyle ven nehara la yefturun

( Gece ve gündüz O’nu överler. Usanıp bezmezler. )

21/21 Em ittehazu aliheten minel erdi hum yunşirun

( Yerden ilahlar edindiler de onlar mı ölüleri diriltecekler? )

21/22 Lev kane fihima alihetun illellahu le fesedeta fe subhanellahi rabbil arşi an ma yasifun

( Şayet onların içinde Allah haricinde ilahlar olsaydı bozguna uğrarlardı. Arşın, tahtın Rab’bi Allah o vasıflandırmalarından yücedir. )

21/23 La yus'elu an ma yef'alu ve hum yus'elun

( O yaptıklarından sual edilmez. Ama onlar sual edilir. )

21/24 Em ittehazu min dunihi aliheh kul hatu burhanekum haza zikru men meiye ve zikru men kabli bel ekseruhum la ya'lemunel hakka fe hum mu'ridun

( O’ndan başka ilahlar mı edindiler? De ki: "Delilinizi getirin. Bu, o benimle birlikte olan kimselerin hatırlatmasıdır. O benden önceki kimselerin hatırlatmasıdır." Bilakis onların çoğunluğu gerçeği bilmezler de onlar yüz çevirip dönenlerdir. )

21/25 Ve ma erselna min kablike min rasulin illa nuhiy ileyhi ennehu la ilahe illa ene fa'budun

( Ve senden önce, kendilerine "Kesinlikle ki benden başka ilah yoktur. O halde bana kulluk edin." diye vahyettiğimizin haricinde resullerden göndermedik.  )

21/26 Ve kaluttehazer rahmanu veleden subhaneh bel ibadun mukramun

( Ve "Rahman çocuk edindi." dediler. O ondan yücedir. Bilakis ikram olunmuş kullardır. )

21/27 La yesbikunehu bil kavli ve hum bi emrihi ya'melun

( Onu söz ile geçemezler ve onlar O’nun emriyle iş yaparlar. )

21/28 Ya'lemu ma beyne eydihim ve ma halfehum ve la yeşfeune illa li men irteda ve hum min haşyetihi muşfikun

( Önlerinde ne varsa ve arkalarında ne varsa bilir. O hoşlandığı, razı olduğu kimseler haricindekilere af için vesile olmazlar. Onlar O’nun korkusundan korkuya kapılanlardır. )

21/29 Ve men yekul minhum inni ilahun min dunihi fe zalike neczihi cehennem kezalike necziz zalimin

( Ve onlardan kim "Kesinlikle ben O’ndan başka ilahım." derse, artık ona cehennemi işte böyle karşılık olarak veririz. Zalimleri işte böyle karşılıklandırırız. )

21/30 E ve lem yerallezine keferu ennes semavati vel erda kaneta ratkan fe fetaknahuma ve cealna minel mai kulle şey'in hayy e fe la yu'minun

( O inkar edenler, gökler ve yer kesinlikle bitişiklerken onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi sudan oluşturduğumuzu görmüyorlar mı? Artık inanmazlar mı? )

21/31 Ve cealna fil ardi ravasiye en temide bihim ve cealna fiha ficacen subulen leallehum yehtedun

( Ve yerin içinde, onları sarsmasın diye dağlar oluşturduk. Ve onun içinde geniş yollar oluşturduk. Umulur ki onlar yönlenirler.  )

21/32 Ve cealnes semae sakfen mahfuza ve hum an ayatiha mu'ridun

( Ve göğü korunmuş çatı, tavan kıldık. Onlar O’nun ayetlerinden yüz çevirip dönenlerdir. )

21/33 Ve huvellezi halekal leyle ven nehara veş şemse vel kamer kullun fi felekin yesbehun

( Ve geceyi ve gündüzü, Güneş’i ve Ay’ı yaratan O'dur. Hepsi dairede yüzerler.  )

21/34 Ve ma cealna li beşerin min kablikel huld e fe in mitte fe humul halidun

( Ve senden önce insanlar için ebediyet kılmadık. O halde, sen ölürsün de onlar ebedi mi kalırlar? )

21/35 Kulli nefsin zaikatul mevt ve neblukum biş şerri vel hayri fitneh ve ileyna turceun

( Tüm nefisler ölümü tadar. Sizi deneme, sınav olarak kötülük ve iyilik ile sınarız. Bize döndürülürsünüz. )

21/36 Ve iza raakellezine keferu in yettehizuneke illa huzuva e hazellezi yezkuru alihetekum ve hum bi zikrir rahmani hum kafirun

( Ve o inkar edenler seni gördüklerinde, kesinlikle seni ancak alaya alıyorlar. "Bu mudur ilahlarınızı hatırlayan?" Ve onlar Rahman’ın hatırlamasında inkarcılardır. )

21/37 Hulikal insanu min acel se urikum ayati fe la testa'cilun

( İnsan aceleden yaratılmıştır. Ayetlerimi size göstereceğim. O halde acele istemeyin. )

21/38 Ve yekulune meta hazel va'du in kuntum sadikin

( Ve "Eğer doğrular iseniz, ne zamandır bu vaad?" derler.  )

21/39 Lev ya'lemullezine keferu hiyne la yekuffune an vucuhihimun nara ve la an zuhurihim ve la hum yunsarun

( O inkar edenler, ne yüzlerindeki ne de sırtlarındaki ateşi uzak kılamadıkları o zamanı keşke bilseler. Onlara yardım da edilmez.  )

21/40 Bel te'ti him bağteten fe tebhetuhum fe la yesteti'une raddeha ve la hum yunzarun

( Bilakis onlara ansızın azap gelir de onları şaşırtıp dehşete düşürür. Böylece geri çevirmeye istidatları olmaz ve onlar gözetilmezler, bakılmazlar. )

21/41 Ve lekad istuhzie bi rusulin min kablike fe haka billezine sehiru minhum ma kanu bi hi yestehziun

( Ve senden önce de resuller ile alay edildi. Böylece onlardan alay edenleri, o alay etmiş oldukları kuşattı. )

21/42 Kul men yekleukum bil leyli ven nehari miner rahman bel hum an zikri rabbihim mu'ridun

( De ki: "Geceleyin ve gündüz sizi Rahman’dan kim koruyabilir?" Bilakis onlar Rab’lerinin hatırlamasından yüz çevirip dönenlerdir. )

21/43 Em lehum alihetun temneuhum min dunina la yesteti'une nasra enfusihim ve la hum minna yushabun

( Onlara, onları emin güvende kılan bizden başka ilahlar mı var? Kendilerine yardım etmeye istidatları yoktur. Onlara bizden dostluğa sahip olamazlar )

21/44 Bel metta'na haulai ve abaehum hatta tale aleyhimul umur e fe la yeravne enna ne'til erda nenkusuha min atrafiha e fe humul ğalibun

( Bilakis, işte onları ve onların babalarını faydalandırdık. Hatta ömür onlara uzun geldi. Peki, yere nasıl geldiğimizi ve onu kenarlarından eksilttiğimizi görmezler mi? O halde, galipler onlar mıdır? )

21/45 Kul innema unzirukum bil vahyi ve la yesmeus summud duae iza ma yunzerun

( De ki: "Sizi kesinlikle vahiy ile uyarıyorum.” Sağırlar, o uyarıldıklarında çağrıyı duymazlar. )

21/46 Ve le in messethum nefhatun min azabi rabbike le yekulunne ya veylena inna kunna zalimin

( Ve eğer onlara Rab’binin azabından esinti dokunursa kesinlikle "Ey vaylar bize, kesinlikle biz zalimler olduk." diyecekler. )

21/47 Ve nedaul mevazinel kista li yevmil kiyameti fe la tuzlemu nefsun şey'a ve in kane miskale habbetin min hardelin eteyna biha ve kefa bina hasibin

( Ve ayağa kalkış günü için adil tartılar kurarız. Böylece nefse şey kadar bile zulmedilmez. Eğer hardalın tohum tanesi ağırlığında dahi olsa onu getiririz. Biz hesaplayanlar olarak kafiyiz. )

21/48 Ve lekad ateyna musa ve harunel furkane ve diyaen ve zikran lil muttekin

( Ve Musa’ya ve Harun’a, ışık olarak ve sakınanlar için hatırlama olarak fark yaratanı verdik. )

21/49 Ellezine yahşevne rabbehum bil ğaybi ve hum mines saati muşfikun

( O Rab’lerinden gıyabında korkanlar, onlar saatten de korkanlardır.  )

21/50 Ve haza zikrun mubarakun enzelnah e fe entum lehu munkirun

( Ve bu, o indirdiğimiz bereketli hatırlamadır. O halde sizler onu inkar edenler misiniz? )

21/51 Ve lekad ateyna ibrahime ruşdehu min kablu ve kunna bihi alimin

( Ve İbrahim’e önceden doğruluğunu verdik. O'nu bilenler olduk. )

21/52 İz kale li ebihi ve kavmihi ma hazihit temasilulleti entum leha akifun

( Zamanında babasına ve kavmine "Nedir bu edindiğiniz heykeller ki sizler onlara kullukta sebatkarsınız." dedi.  )

21/53 Kalu vecedna abaena leha abidin

( "Babalarımızı onlara kulluk ederlerken bulduk." dediler. )

21/54 Kale lekad kuntum entum ve abaukum fi dalalin mubin

( “Sizler ve babalarınız apaçık sapıklık içinde oldunuz.” dedi. )

21/55 Kalu ec'tena bil hakki em ente minel laibin

( “Bize gerçek ile mi geldin yoksa sen eğlenip oyun oynayanlardan mısın?” dediler. )

21/56 Kale bel rabbukum rabbus semavati vel erdillezi fetarahunne ve ene ala zalikum mineş şahidin

( “Bilakis, Rab’biniz göklerin ve yerin Rab’bidir ki onları yaratmıştır. Ben bunlara şahitlerdenim." dedi.  )

21/57 Ve tellahi le ekidenne asnamekum ba'de en tuvellu mudbirin

( “Ve Allah içindir ki, arkanızı dönerek gitmenizin ardından putlarınıza kesinlikle hile yapıp tuzak kuracağım." )

21/58 Fe cealehum cuzazen illa kebiran lehum leallehum ileyhi yarciun

( Böylece, belki ona dönerler diye, büyükleri haricinde onları parça parça etti.  )

21/59 Kalu men feale haza bi alihetina innehu le minez zalimin

( "İlahlarımıza bunu kim yaptı? Kesinlikle o zalimlerden olacaktır." dediler. )

21/60 Kalu semi'na feten yezkuruhum yukalu lehu ibrahim

( "Onları hatırlayan genç adamı duyduk. Ona İbrahim derlerdi." dediler. )

21/61 Kalu fe'tu bihi ala a'yunin nasi leallehum yeşhedun

( "O halde O'nu insanların gözlerine getir. Umulur ki şahitlik ederler." dediler. )

21/62 Kalu e ente fealte haza bi alihetina ya ibrahim

( "Bunu ilahlarımıza sen mi yaptın ey İbrahim?" dediler. )

21/63 Kale bel fealehu kebiruhum haza fes'eluhum in kanu yentikun

( "Bilakis onu buradaki büyükleri yaptı. Haydi, eğer konuşabiliyorlarsa onlara sual edin." dedi. )

21/64 Fe raceu ila enfusihim fe kalu innekum entumuz zalimun

( Böylece nefislerine döndüler de "Kesinlikle siz, sizler zalimlersiniz." dediler. )

21/65 Summe nukisu ala ruusihim lekad alimte ma haulai yentikun

( Sonra kafalarına döndüler. "Sen bunların konuşmayacaklarını bildin." )

21/66 Kale e fe ta'budune min dunillahi ma la yenfeukum şey'en ve la yedurrukum

( “O halde, Allah’tan başkasına, o size hiçbir şeye fayda sağlamayacak olanlara ve zarar da veremeyecek olanlara mı kulluk ediyorsunuz?” dedi. )

21/67 Uffin lekum ve li ma ta'budune min dunillah e fe la ta'kilun

( O Allah’tan başkalarına kulluk ettiğiniz için üff size. Artık akıl etmez misiniz? )

21/68 Kalu harrikuhu vensuru alihetekum in kuntum failin

( "Onu yakın ve ilahlarınıza yardım edin. Eğer yapanlar olursanız." dediler. )

21/69 Kulna ya naru kuni berden ve selamen ala ibrahim

( "Ey ateş, İbrahim’e soğuk ve güvenli ol." dedik. )

21/70 Ve eradu bihi keyden fe cealnahumul ahserin

( Ve O'na hile yapıp tuzak kurmayı istediler de onları en çok hüsrana uğramışlar kıldık. )

21/71 Ve necceynahu ve lutan ilel erdilleti barakna fiha lil alemin

( Onları ve Lut’u, o alemler için bereketli kıldığımız yere doğru kurtardık. )

21/72 Ve vehebna lehu ishak ve ya'kube nafileh ve kullen cealna salihin

( Ve O'na İshak'ı bağışladık ve Yakub'u da bahşişi olarak. Hepsini iyiler yaptık. )

21/73 Ve cealnahum eimmeten yehdune bi emrina ve evhayna ileyhim fi'lel hayrati ve ikames salati ve itaez zekah ve kanu lena abidin

( Ve emirlerimizle yönlendirsinler diye onları önderler kıldık. Onlara hayırlar yapmayı, duaya kalkmayı ve zekatı vermeyi vahyettik. Bize kulluk edenler oldular. )

21/74 Ve lutan ateynahu hukmen ve ilmen ve necceynahu minel karyetilleti kanet ta'melul habis innehum kanu kavme sev'in fasikin

( Ve Lut’a, O'na hüküm ve ilim verdik. O'nu, o pisliği, kötülüğü yapanlar olan o şehirden kurtardık. Kesinlikle onlar kötü günahkarlar kavmi oldular.  )

21/75 Ve edhalnahu fi rahmetina innehu mines salihin

( Ve O'nu rahmetimizin içine soktuk. Kesinlikle O iyilerdendi. )

21/76 Ve nuhan iz nada min kablu festecebna lehu fe necceynahu ve ehlehu minel kerbil azim

( Ve Nuh, önceden bize seslendiği zaman O'na kabul ettik de O'nu ve ailesini büyük darlıktan, tasadan kurtardık. )

21/77 Ve nasarnahu minel kavmillezine kezzebu bi ayatina innehum kanu kavme sev'in fe ağraknahum ecmein

( Ve ayetlerimizi yalanlayan o kavime karşı O'na yardım ettik. Kesinlikle onlar kötü kavim olmuşlardı da onları topluca boğduk. )

21/78 Ve davude ve suleymane iz yahkumani fil harsi iz nefeşet fihi ğanemul kavm ve kunna li hukmihim şahidin

( Ve Davud ve Süleyman, zamanında ekin hakkında hüküm verirlerdi. Zamanında kavmin koyunları O'nun içinde yayılmışlardı. Onların hükümlerine şahitler olduk. )

21/79 Fe fehhemnaha suleyman ve kullen ateyna hukmen ve ilmen ve sehharna mea davudel cibale yusebbihne vet tayr ve kunna failin

( Onu Süleyman’a bildirdik. Hepsine hüküm ve ilim verdik. Davud’la birlikte öven dağları ve kuşları buyruğumuza aldık. Yapanlar olduk. )

21/80 Ve allemnahu san'ate lebusin lekum li tuhsinekum min be'sikum fe hel entum şakirun

( Ve ona, zorluğunuzdan azabınızdan  korunmanız için, size elbise sanatını öğrettik. Artık sizler şükredenler misiniz? )

21/81 Ve li suleymaner riha asifeten tecri bi emrihi ilel erdilleti barakna fiha ve kunna bi kulli şey'in alimin

( Ve Süleyman için, O'nun emriyle, o bereketlendirdiğimiz yere doğru akan kuvvetli rüzgar verdik. Her şeyi bilenler olduk. )

21/82 Ve mineş şeyatini men yeğusune lehu ve ya'melune amelen dune zalik ve kunna lehum hafizin

( Ve şeytanlardan O'na dalgıçlık yapanları ve bundan başka işler yapanları. Onlara koruyucu, gözetici olduk. )

21/83 Ve eyyube iz nada rabbehu enni messeniyed durru ve ente erhamur rahimin

( Ve Eyyub, zamanında Rab’bine seslendi "Kesinlikle bana darlık, sıkıntı dokundu. Sen merhametlilerin en merhametlisisin." )

21/84 Festecebna lehu fe keşefna ma bihi min durrin ve ateynahu ehlehu ve mislehum meahum  rahmeten min indina ve zikra lil abidin

( O'na kabul ettik de ona darlıktan, sıkıntıdan ne varsa kaldırıp açtık. Ona ailesini, onlarla birlikte onların aynısını ve kulluk edenler için hatırlamayı indimizden rahmet olarak verdik.  )

21/85 Ve ismaiyle ve idrise ve zel kifl kullun mines sabirin

( Ve İsmail, İdris ve nasib ödül sahibi Zülküf. Hepsi sabredenlerdendi. )

21/86 Ve edhalnahum fi rahmetina innehum mines salihin

( Ve onları rahmetimizin içine soktuk. Kesinlikle onlar iyilerdendiler. )

21/87 Ve zen nuni iz zehebe muğadiben fe zanne en len nakdira aleyhi fe nada fiz zulumati en la ilahe illa ente subhaneke inni kuntu minez zalimin

( Ve Zünnun, zamanında öfkelenerek ayrıldı da O'nun üzerine kuvvet uygulamayacağımızı zannetti. Böylece karanlıkların içinde "Senin haricinde ilah yoktur. Sen yücesin. Kesinlikle ben zalimlerden oldum." diye seslendi. )

21/88 Festecebna lehu ve necceynahu minel ğamm ve kezalike nuncil mu'minin

( Böylece O'na kabul ettik ve O'nu gamdan kurtardık. İşte inananları böyle kurtarırız. )

21/89 Ve zekeriyya iz nada rabbehu rabbi la tezerni farden ve ente hayrul varisin

( Ve Zekeriya, zamanında Rab’bine seslendi "Rab’bim beni tek başıma bırakma. Sen varislerin en hayırlısısın." )

21/90 Festecebna lehu ve vehebna lehu yahya ve aslahna lehu zevceh innehum kanu yusariune fil hayrati ve yed'unena rağaben ve raheba ve kanu lena haşiin

( Böylece O'na cevap verdik ve O'na Yahya’yı bahşettik. O'na eşini iyileştirdik. Kesinlikle onlar hayırlarda koşarak ilerlemekteydiler. Rağbet ederek ve korkarak bizi çağırırlardı. Bize karşı saygı ve sevgi dolu korku duyanlar, ürkenler, ürperenlerdi. )

21/91 Velleti ahsanet ferceha fe nefahna fiha min ruhina ve cealnaha vebneha ayeten lil alemin

( Ve o ayıbını koruyan. O'nun içine ruhumuzdan üfledik. O'nu ve oğlunu alemler için ayet kıldık. )

21/92 İnne hazihi ummetukum ummeten vahideten ve ene rabbukum fa'budun

( Kesinlikle bu topluluğunuz tek topluluktur. Ben Rab’binizim. O halde bana kulluk edin. )

21/93 Ve tekattau emrahum beynehum kullun ileyna raciun

( Ve işlerini aralarında böldüler. Hepsi bize dönerler. )

21/94 Fe men ya'mel mines salihati ve huve mu'minun fe la kufrane li sa'yih ve inna lehu katibun

( Artık kim iyiliklerden yaparsa ve o inanansa, artık çabaları için o inkar edilmez. Kesinlikle biz ona yazanlarız. )

21/95 Ve haramun ala karyetin ehleknaha ennehum la yarciun

( Ve helak ettiğimiz şehirlerin üzerine haramdır. Kesinlikle onlar dönmezler. )

21/96 Hatta iza futihat ye'cucu ve me'cucu ve hum min kulli hadebin yensilun

( Nihayet Yecuc ve Mecuc açıldığında, onlar her tepeden inip akın ederler. )

21/97 Vakterabel va'dul hakku fe iza hiye şahisatun ebsarullezine keferu ya veylena kad kunna fi ğafletin min haza bel kunna zalimin

( Ve gerçeğin vaadi yaklaşınca, o zaman o inkar edenlerin gözleri büyür beliriverir. "Ey vaylar bize, biz bundan habersizlik içinde olduk. Bilakis zalimlerden olduk." )

21/98 İnnekum ve ma ta'budune min dunillahi hasabu cehennem entum leha varidun

( Kesinlikle siz ve o Allah’tan başka kulluk ettikleriniz cehennemin odunusunuz. Sizler oraya, ona varanlarsınız. )

21/99 Lev kane haulai aliheten ma veraduha ve kullun fiha halidun

( Şayet işte onlar ilahlar olsalardı, oraya girmezlerdi. Hepsi orada ebedidirler. )

21/100 Lehum fiha zefirun ve hum fiha la yesmeun

( Onlara orada inleme vardır. Onlar orada duymazlar. )

21/101 İnnellezine sebekat lehum minel husna ulaike anha mub'adun

( Kesinlikle o, onlara güzellikten geçenler erişenler, ödül verilenler, işte onlar ondan uzak tutulanlardır. )

21/102 La yesmeune hasiseha ve hum fi meştehet enfusuhum halidun

( Onun uğultulu gürültüsünü duymazlar. Onlar o nefislerinin iştahlandıkları içinde ebedidirler. )

21/103 La yahzunuhumul fezeul ekberu ve tetelekkahumul melaikeh haza yevmukumullezi kuntum tu’adun

( Büyük eziyet onları hüzünlendirmez. Onları melekler karşılarlar. Bu, o vaad olunduğunuz gündür. )

21/104 Yevme natvis semae ke tayyis sicilli lil kutub kema bede'na evvele halkin nuiyduh va'den aleyna inna kunna failin

( O gün göğü, yazı kütüklerini, tomarlarını dürer gibi düreriz. Onu, ilk yaratmaya başladığımız gibi, üzerimize vaad olarak onu döndürürüz. Kesinlikle biz yapanlar oluruz. )

21/105 Ve lekad ketabna fiz zeburi min ba'diz zikri ennel erda yerisuha ibadiyas salihun

( Ve hatırlamadan sonra Zebur’da yazdık ki kesinlikle yere, ona iyi kullarım varis olurlar. )

21/106 İnne fi haza le belağan li kavmil abidin

( Kesinlikle bunda kulluk eden kavim için ulaştırma vardır. )

21/107 Ve ma erselnake illa rahmeten lil alemin

( Ve seni alemler için rahmet olmanın haricinde göndermedik. )

21/108 Kul innema yuha ileyye ennema ilahukum ilahun vahid fe hel entum muslimun

( De ki: “Kesinlikle bana, ilahınızın kesinlikle tek ilah olduğu vahyediliyor. Artık siz teslim olanlar mısınız?" )

21/109 Fe in tevellev fe kul azentukum ala seva’ve in edri e karibun em beiydun ma tu’adun

( Artık eğer yüz çevirirlerse, de ki: "Size düpedüz açıkladım. O vaad edildiğiniz, tehdit edildiğiniz yakın mı uzak mı bilsem." )

21/110 İnnehu ya'lemu cehra minel kavli ve ya'lemu ma tektumun

( Kesinlikle O sözün açık olanını bilir ve ne gizlediğinizi de bilir. )

21/111 Ve in edri leallehu fitnetun lekum ve metaun ila hiyn

( Ve bilsem. Belki o size belirli zamana kadar sınav ve faydadır. )

21/112 Kale rabbihkum bil hakk ve rabbuner rahmanul musteanu ala ma tesifu

( "Rab’bim, gerçekle hükmet. O vasfettikleriniz üzerine yardım istenilen Rab’bimiz Rahman’dır." dedi. )

No comments:

Post a Comment

SURELER VE AYET ADETLERİ

Sure No - Sure İsmi - Anlam ı - Ayet Adedi 1 - FATİHA ( فَاتِحَةِ ) - Açılış - 7 2 - BAKARA ( بَقَرَةِ ) - Sığır, Yarmak, Delmek - 286 ...