Sunday, May 3, 2026

16 - NAHL

NAHL 16/1 Eta emrullahi fe la testa'ciluh subhanehu ve teala an ma yuşrikun

( Allah’ın emri geldi. O halde onu acele istemeyin. O yücedir ve o ortak koştuklarınızın üzerindedir. )

16/2 Yunezzilul melaikete bir ruhi min emrihi ala men yeşau min ibadihi en enziru ennehu la ilahe illa ene fettekun

( Melekleri, emrinden ruhu ile kullarından dilediği kimsenin üzerine, "Kesinlikle benden başka ilah yok. O halde benden sakının." diye uyarmak için indirir. )

16/3 Halekas semavati vel erda bil hakk teala an ma yuşrikun

( Gökleri ve yeri gerçekten yarattı. O ortak koştuklarının üzerindedir. )

16/4 Halekal insane min nutfetin fe iza huve hasiymun mubin

( İnsanı su damlasından yarattı da o zaman o apaçık hasım oldu.  )

16/5 Vel en'ame halekaha lekum fiha dif'un ve menafiu ve minha te'kulun

( Ve hayvanları da size o yarattı. Onlarda ısıtacak şeyler ve faydalar vardır. Onlardan yersiniz.  )

16/6 Ve lekum fiha cemalun hiyne turihune ve hiyne tesrahun

( Ve getirdiğiniz zaman ve saldığınız zaman sizlere onlarda güzellik vardır. )

16/7 Ve tahmilu eskalekum ila beledin lem tekunu baliğiyhi illa bi şikkil enfus inne rabbekum le raufun rahim

( Ve kendinize meşakkatsız şekilde ulaşabilir olamayacağınız beldeye ağırlığınızı yüklenip taşırlar. Kesinlikle Rab’biniz esirgeyendir merhametlidir. )

16/8 Vel hayle vel biğale vel hamira li terkebuha ve zineh ve yahluku ma la ta'lemun

( Ve onlara binmeniz ve süs olmaları için atlar, katırlar ve eşekler ve o bilmediklerinizi de yarattı. )

16/9 Ve alellahi kasdus sebili ve minha cair ve lev şae le hedakum ecmein

( Ve doğru yol Allah’a dır. Ondan eğri olan da vardır. Şayet dileseydi sizi topluca yönlendirirdi. )

16/10 Huvellezi enzele mines semai maen lekum minhu şerabun ve minhu şecerun fihi tusimun

( Size gökten su indiren O'dur. İçecek ondandır ve hayvanlara yedirdiğiniz ağaç da ondan yetişir. )

16/11 Yunbitu lekum bihiz zer'a vez zeytune ven nehiyle ven a'nabe ve min kullis semarat inne fi zalike le ayeten li kavmin yetefekkerun

( Onunla size ekinler, zeytinler, hurmalar, üzümler ve tüm meyvelerden bitirip yetiştirdi. Bunda fikreden kavim için kesinlikle ayetler vardır. )

16/12 Ve sehhara lekumul leyle ven nehara veş şemse vel kamer ven nucumu musahharatun bi emrih inne fi zalike le ayatin li kavmin ya'kilun

( Ve geceyi, gündüzü, Güneş’i ve Ay’ı buyruğunuza verdi. Yıldızlar O’nun emriyle buyruk altındadırlar. Kesinlikle bunda akıl eden kavim için ayetler vardır. )

16/13 Ve ma zerae lekum fil erdi muhtelifen elvanuh inne fi zalike le ayeten li kavmin yezzekkerun

( Ve yerde, size o renkleri çeşitlilerden ekti, yetiştirdi. Kesinlikle bunda hatırlayan kavim için ayetler vardır. )

16/14 Ve huvellezi sehharal bahra li te'kulu minhu lahmen tariyyen ve testahricu minhu hilyeten telbesuneha ve teral fulke mevahira fihi ve li tebteğu min fadlihi ve leallekum teşkurun

( Ve ondan taze et yemeniz, giymeye ve takmaya süsler, zinetler çıkarmanız için denizi buyruğa alan O'dur. Gemileri onun içinde yararak akıp giderken görürsünüz. O’nun üstünlüğünden aramanız için. Umulur ki şükredersiniz. )

16/15 Ve elka fil erdi ravasiye en temide bikum ve enharan ve subulen leallekum tehtedun

( Ve sizi sarsar diye yere dağlar attı. Ve nehirler ve yollar. Umulur ki yönlenirsiniz. )

16/16 Ve alamat ve bin necmi hum yehtedun

( Ve alametler. Onlar yıldızla yönlenirler. )

16/17 E fe men yahluku ke men la yahluk e fe la tezekkerun

( E peki yaratan yaratmayan gibi midir? Hala hatırlamaz mısınız? )

16/18 Ve in teuddu ni'metellahi la tuhsuha innellahe le ğafurun rahim

( Ve eğer Allah’ın nimetini sayarsanız, onları sayamazsınız. Kesinlikle Allah affedendir merhametlidir. )

16/19 Vallahu ya'lemu ma tusirrune ve ma tu'linun

( Ve Allah, ne gizlediğinizi ve ne açıkladığınızı bilir.  )

16/20 Vellezine yed'une min dunillahi la yahlukune şey'en ve hum yuhlekun

( Ve o Allah’tan başka çağırdıkları hiçbir şey yaratamazlar ve onlar yaratılmışlardır. )

16/21 Emvatun gayru ahya’ve ma yeş'urune eyyane yub'asun

( Ölüdürler, diri değillerdir. Ne zaman dirileceklerinin de farkında değillerdir. )

16/22 İlahukum ilahun vahid fellezine la yu'minune bil ahirati kulubuhum munkiratun ve hum mustekbirun

( İlahınız tek ilahtır. O ahirete inanmayanlar, onların kalpleri kötüdür. Onlar kibirlenirler. )

16/23 La cerame ennellahe ya'lemu ma yusirrune ve ma yu'linun innehu la yuhibbul mustekbirin

( Şüphe yok ki, kesinlikle Allah ne gizlediklerini ve ne açıkladıklarını bilir. Kesinlikle O kibirlenenleri sevmez. )

16/24 Ve iza kile lehum maza enzele rabbukum kalu esatirul evvelin

( Ve onlara "Rab’biniz ne indirdi? denildiği zaman "Evvelkilerin masalları." dediler. )

16/25 Li yahmilu evzarahum kamileten yevmel kiyameti ve min evzarillezine yudillunehum bi ğayri ilm e la sae ma yezirun

( Ayağa kalkış gününde, ağırlıklarını, yüklerini ve onları ilimsizce saptırmış olanların da ağırlıklarını, yüklerini tamamen yüklenip taşımaları içindir. İyi bilin ki o yüklenip taşıdıkları kötüdür. )

16/26 Kad mekarallezine min kablihim fe etellahu bunyanehum minel kavaidi fe harra aleyhimus sakfu min fevkihim ve etahumul azabu min haysu la yeş'urun

( Onlardan öncekiler de hile yapıp tuzak kurdular da Allah onların binalarına temelinden yetti. Böylece çatıları, tavanları üstlerinden üzerlerine düştü. Azap onlara farketmedikleri yerden geldi. )

16/27 Summe yevmel kiyameti yuhzihum ve yekulu eyne şurakaiyellezine kuntum tuşakkune fihim kalellezine utul ilme innel hizyel yevme ves sue alel kafirin

( Sonra ayağa kalkış gününde onları mahveder, alçaltır ve "Nerede o, kendileri için ayrılıp karşı geldiğiniz ortaklarım?" der. O ilim verilenler "Bugünün zilleti ve kötülüğü inkarcıların üzerinedir." derler. )

16/28 Ellezine teteveffahumul melaiketu zalimi enfusihim fe elkavus seleme ma kunna na'melu min su’bela innellahe alimun bima kuntum ta'melun

( O meleklerin vefat ettirdikleri nefislerine zulmettiler. Artık teslimiyetlerini atarlar. "Kötülük yapmış değildik." Bilakis, kesinlikle Allah ne yapmakta olduğunuzu bilendir. )

16/29 Fedhulu ebvabe cehenneme halidine fiha fe le bi'se mesvel mutekebbirin

( O halde, içinde ebedi olacağınız cehennemin kapılarından girin. Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür. )

16/30 Ve kile lillezinettekav maza enzele rabbukum kalu hayra lillezine ahsenu fi hazihid dunya haseneh ve le darul ahirati hayr ve le ni'me darul muttekin

( Ve o sakınanlar için "Rab’biniz ne indirdi?" denilir. "Hayır." derler. O güzellik, iyilik yapanlar için bu dünyada güzellikler, iyilikler vardır. Ahiret yurdu daha hayırlıdır. Sakınanların yurdu ne güzeldir. )

16/31 Cennatu adnin yedhuluneha tecri min tahtihel enharu lehum fiha ma yeşaun kezalike yeczillahul muttekin

( Girdikleri ikamet bahçeleridir. Altlarından nehirler akar. Orada onlara ne dilerlerse vardır. Allah sakınanları işte böyle karşılıklandırır. )

16/32 Ellezine teteveffahumul melaiketu tayyibine yekulune selamun aleykumudhulul cennete bima kuntum ta'melun

( Melekler, o temizce vefat ettirdiklerine, "Selam üzerinize. O yapmakta olduklarınızdan dolayı cennete girin." derler. )

16/33 Hel yenzurune illa en te'tiyehumul melaiketu ev ye'tiye emru rabbik kezalike fealellezine min kablihim ve ma zalemehumullahu ve lakin kanu enfusehum yazlimun

( İlle de melekler gelsin veya Rab’binin emri gelsin diye mi bakıyorlar? Onlardan öncekiler de böyle yaptılar. Allah onlara zulmetmedi. Lakin nefislerine zulmetmiş oldular. )

16/34 Fe esabehum seyyiatu ma amilu ve haka bihim ma kanu bihi yestehziun

( Böylece onlara, o yaptıklarının kötülüğü isabet etti ve o alay etmiş oldukları onları kuşattı. )

16/35 Ve kalellezine eşraku lev şaellahu ma abedna min dunihi min şey'in nahnu ve la abauna ve la harramna min dunihi min şey’kezalike fealellezine min kablihim fe hel aler rusuli illel belağul mubin

( Ve o ortak koşanlar "Şayet Allah dileseydi, ne bizler, ne babalarımız O’ndan başka hiçbir şeye kulluk etmezdik. O'nunkinden başka hiçbir şeyi haram kılmazdık." dediler. Onlardan öncekiler de işte böyle yaptılar. Resullerin üzerine olan ancak apaçık ulaştırma değil midir? )

16/36 Ve lekad beasna fi kulli ummetin rasulen en i'budullahe vectenibut tağut fe minhum men hedellahu ve minhum men hakkat aleyhid dalaleh fe siru fil erdi fenzuru keyfe kane akibetul mukezzibin

( Ve Allah’a  kulluk edesiniz ve azgından sakınasınız diye her topluluğun içine resul gönderdik. Böylece onlardan Allah’ın yönlendirdiği kimseler ve onlardan üzerlerine sapıklık gerçekleşen kimseler vardı. O halde, yerde gezin de yalanlayanların sonu nasıl oldu bakın. )

16/37 İn tahris ala hudahum fe innellahe la yehdi men yudillu ve ma lehum min nasirin

( Eğer sen onların yönlenmeleri üzerine hırslı, arzulu olsan bile, kesinlikle Allah saptırdığı kimseyi yönlendirmez. Onlara yardımcı yoktur. )

16/38 Ve aksemu billahi cehde eymanihim la yeb'asullahu men yemut bela va'den aleyhi hakkan ve lakinne ekseran nasi la ya'lemun

( Ve "Allah ölen kimseyi diriltmez." diye Allah’a  kuvvetli yeminleri ile yemin ettiler. Bilakis onun üzerine gerçekten vaaddir. Lakin insanların çoğunluğu bilmezler. )

16/39 Li yubeyyine lehumullezi yahtelifune fihi ve li ya'lemellezine keferu ennehum kanu kazibin

( O’nun hakkında ihtilaf edenlere açıklamak için ve kesinlikle o inkar edenlerin yalancılar olduklarını bilmeleri için. )

16/40 İnnema kavluna li şey'in iza eradnahu en nekule lehu kun fe yekun

( Kesinlikle bir şey için sözümüz, onu istediğimizde, ona "Ol." dememizdir. Böylece o olur. )

16/41 Vellezine haceru fillahi min ba'di ma zulimu le nubevviennehum fid dunya haseneh ve le ecrul ahirati ekber lev kanu ya'lemun

( Ve o, zulüm sonrasında Allah uğrunda göç edip ayrılanlar, kesinlikle onları dünyada güzeline yerleştiririz. Ahiret ödülü ise daha büyüktür. Keşke bilmiş olsalardı. )

16/42 Ellezine saberu ve ala rabbihim yetevekkelun

( O sabredenler, Rab’lerine dayanıp sığınırlar. )

16/43 Ve ma erselna min kablike illa ricalen nuhiy ileyhim fes'elu ehlez zikri in kuntum la ta'lemun

( Ve senden önce, onlara vahyettiğimiz erkeklerin haricindekileri göndermedik. O halde, eğer bilmemekteyseniz, hatırlama sahiplerine sual edin. )

16/44 Bil beyyinati vez zubur ve enzelna ileykez zikra li tubeyyine lin nasi ma nuzzile ileyhim ve leallehum yetefekkerun

( Açık delillerle ve kitaplarla. İnsanlara, onlara o indirdiğimizi açıklaman için sana hatırlamayı indirdik. Umulur ki fikrederler. )

16/45 E fe eminellezine mekerus seyyiati en yahsifellahu bihimul erda ev ye'tiyehumul azabu min haysu la yeş'urun

( Kötülük hileleri, tuzakları kuranlar, Allah’ın onları yere geçirmesinden veya onlara farketmedikleri yerden azabın gelmesinden emin midirler, güvende midirler?  )

16/46 Ev ye'huzehum fi tekallubihim fe ma hum bi mu'cizin

( Veya dönüp dolaşmalarındalarken onları yakalamasından. Üstelik onlar, aciz bırakanlar değillerdir. )

16/47 Ev ye'huzehum ala tehavvuf fe inne rabbekum le raufun rahim

( Veya onları korkutarak yakalamasından. Kesinlikle Rab’biniz esirgeyendir merhametlidir.  )

16/48 E ve lem yerav ila ma halekallahu min şey'in yetefeyyeu zilaluhu anil yemini veş şemaili succeden lillahi ve hum dahirun

( Ve gölgeleri alçalıp da, Allah için sağına soluna dönerek yere kapanan o Allah’ın yarattığı şeyleri görmediler mi?  )

16/49 Ve lillahi yescudu ma fis semavati ve ma fil erdi min dabbetin vel melaiketu ve hum la yestekbirun

( Ve debelenenlerden o göklerdekiler ve o yerdekiler ve melekler Allah için yere kapanırlar. Onlar kibirlenmezler. )

16/50 Yehafune rabbehum min fevkihim ve yef'alune ma yu'merun

( Onların üzerinde olan Rab’lerinden korkarlar ve o emrolunduklarını yaparlar. )

16/51 Ve kalellahu la tettehizu ilaheynisneyn innema huve ilahun vahid fe iyyaye ferhebun

( Ve Allah "İki ilah edinmeyin, kesinlikle O tek ilahtır. O halde ancak benden korkun."dedi. )

16/52 Ve lehu ma fis semavati vel erdi ve lehud dinu vasiba e fe ğayrallahi tettekun

( Ve göklerde ve yerde ne varsa O’nadır ve din sürekli O’nadır. O halde Allah’tan başkasından mı sakınırsınız?  )

16/53 Ve ma bikum min ni'metin fe minellahi summe iza messekumud durru fe ileyhi tec'erun

( Ve o sizinle olan nimet Allah’tandır. Sonra size darlık dokunduğunda O’na yakarırsınız. )

16/54 Summe iza keşefed durra ankum iza ferikun minkum bi rabbihim yuşrikun

( Sonra darlığı üzerinizden kaldırdığında, o zaman sizden bir kısmınız Rab’lerine ortak koşarlar. )

16/55 Li yekfuru bima ateynahum fe temetteu fe sevfe ta'lemun

( Onlara verdiklerimizi inkar etmeleri için. O halde faydalanın. Yakında bileceksiniz. )

16/56 Ve yec'alune li ma la ya’lemune nasiben min ma razaknahum tellahi le tus'elunne an ma kuntum tefterun

( Ve onları rızıklandırdıklarımızdan, o bilmedikleri için nasip oluşturuyorlar. Allah için, o uydurmuş olduklarınızdan kesinlikle sual edileceksiniz. )

16/57 Ve yec'alune lillahil benati subhanehu ve lehum ma yeştehun

( Ve Allah için kızlar oluşturuyorlar. O ondan yücedir. Onlara da o iştahlandıklarını. )

16/58 Ve iza buşşira ehaduhum bil unsa zalle vechuhu musvedden ve huve kezim

( Ve onlardan biri kız ile müjdelendiğinde yüzü karararak gölgelenir de o öfkesini açığa vurmaz. )

16/59 Yetevara minel kavmi min sui ma buşşira bih e yumsikuhu ala hunin em yedussuhu fit turab e la sae ma yahkumun

( O hakkında müjdelendiğinin kötülüğünden dolayı kavminden gizlenir. Zillete rağmen onu tutup saklayacak mı? Yoksa toprağa mı gömecek? İyi bilin ki o verdiği hüküm kötüdür. )

16/60 Lillezine la yu'minune bil ahirate meselus sev’ve lillahil meselul a'la ve huvel azizul hakim

( O ahirete inanmayanlar için kötü misallerdir. Yüce misaller Allah içindir. O yücedir hakimdir. )

16/61 Ve lev yuahizullahun nase bi zulmihim ma terake aleyha min dabbetin ve lakin yuehhiruhum ila ecelin musemma fe iza cae eceluhum la yeste'hirune saaten ve la yestakdimun

( Ve şayet Allah insanları zulümlerinden dolayı sorgulasaydı, onun üzerinde debelenen bırakmazdı. Lakin onları isimlendirilmiş belirli vadeye kadar erteler. Artık vadeleri geldiğinde saatini erteleyemezler ve öne de alamazlar. )

16/62 Ve yec'alune lillahi ma yekrahune ve tesifu elsinetuhumul kezibe enne lehumul husna la cerame enne lehumun nara ve ennehum mufratun

( Ve Allah için o hoşlanmadıklarını, istemediklerini oluşturuyorlar. Dilleri de, güzelliğin, iyiliğin kesinlikle onlara olduğu yalanını sıfatlandırır. Şüphe yok, kesinlikle onlara ateş vardır. Kesinlikle onlar ileri gidenlerdir. )

16/63 Tellahi lekad erselna ila umemin min kablike fe zeyyene lehumuş şeytanu a'malehum fe huve veliyyuhumul yevme ve lehum azabun elim

( Allah için ki, senden önceki topluluklara gönderdik. Şeytan onlara çalışmalarını süsledi. Artık o gün o onların dostudur. Elim azap onlaradır. )

16/64 Ve ma enzelna aleykel kitabe illa li tubeyyine lehumullezihtelefu fihi ve huden ve rahmeten li kavmin yu'minun

( Ve sana kitabı, onun hakkında ihtilaf edenlere açıklaman haricinde indirmedik. İnanan kavim için yönlendirme ve rahmettir. )

16/65 Vallahu enzele mines semai maen fe ahya bihil erda ba'de mevtiha inne fi zalike le ayaten li kavmin yesmeun

( Ve Allah gökten su indirdi de onunla yeri ölümünden sonra diriltti. Duyan kavim için kesinlikle bunda ayetler vardır. )

16/66 Ve inne lekum fil en'ami le ibrah nuskiykum min ma fi butunihi min beyni fersin ve demin lebenen halisan saiğan liş şaribin

( Ve hayvanlarda kesinlikle size ibret vardır. Sizi, o karınlarının içinde dışkı ile kan arasında olan, içenler için içimi kolay halis sütten içirerek sularız. )

16/67 Ve min semaratin nehiyli vel a'nabi tettehizune minhu sekeran ve rizkan hasena inne fi zalike le ayeten li kavmin ya'kilun

( Ve hurmanın ve üzümün meyvelerinden, onlardan sarhoşluk veren içkiler ve güzel rızıklar edinirsiniz. Kesinlikle bunda akıl eden kavim için ayetler vardır. )

16/68 Ve evha rabbuke ilen nahli en ittehizi minel cibali buyuten ve mineş şeceri ve min ma ya'rişun

( Ve Rab’bin bal arısına dağlardan, ağaçlardan ve o kurduklarından evler edinmesini vahyetti. )

16/69 Summe kuli min kulles semarati fesluki subule rabbike zulula yahrucu min butuniha şerabun muhtelifun elvanuhu fihi şifaun lin nas inne fi zalike le ayaten li kavmin yetefekkerun

( Sonra tüm meyvelerden ye de Rab’binin yollarına yavaş, yumuşak huylu, boyun eğdirilmiş olarak gir. Onların karınlarından renkleri çeşitli içecekler çıkar. Onlarda insanlar için şifa vardır. Kesinlikle bunda fikreden kavim için ayetler vardır. )

16/70 Vallahu halekakum summe yeteveffakum ve minkum men yuraddu ila erzelil umuri li keyla ya'leme ba'de ilmin şey'a innellahe alimun kadir

( Ve Allah sizi yarattı. Sonra sizi vefat ettirir, size vefa eder. Sizden kimileri, ilimden sonra bir şey bilmesin diye ömrün en rezil dönemine erdirilir, döndürülür. Kesinlikle Allah bilendir gücü yetendir. )

16/71 Vallahu faddale ba'dakum ala ba'din fir rizk fe mellezine fuddilu bi raddi rizkihim ala ma meleket eymanuhum fe hum fihi seva’e fe bi ni'metillahi yechadun

( Ve Allah, rızıklarda bazınızı bazınıza üstün kıldı. Ancak o üstün kılınanlar rızıklarını o ellerinin malik olduklarına vermezler ki onda eşit olsunlar. Yani Allah’ın nimetini inkar mı ediyorlar? )

16/72 Vallahu ceale lekum min enfusikum ezvacen ve ceale lekum min ezvacikum benine ve hafedeten ve razekakum minet tayyibat e fe bil batili yu'minune ve bi ni'metillahi hum yekfurun

( Ve Allah size kendi nefislerinizden eşler oluşturdu. Size eşlerinizden oğullar ve torunlar oluşturdu. Sizi temizlerden rızıklandırdı. O halde batıla inanırlar ve Allah’ın nimetini inkar mı ederler? )

16/73 Ve ya'budune min dunillahi ma la yemliku lehum rizkan mines semavati vel erdi şey'en ve la yesteti'un

( Ve Allah’tan başka, onlara göklerden ve yerden rızık olarak hiçbir şeye malik olamayanlara, hükmedemeyenlere ve istidatları da olmayanlara kulluk ederler.  )

16/74 Fe la tadribu lillahil emsal innellahe ya'lemu ve entum la ta'lemun

( O halde Allah için misaller beyan etmeyin. Kesinlikle Allah bilir de sizler bilmezsiniz. )

16/75 Darabellahu meselen abden memluken la yakdiru ala şey'in ve men razaknahu minna rizkan hasenen fe huve yunfiku minhu sirran ve cehra hel yestevun el hamdu lillah bel ekseruhum la ya'lemun

( Allah, malik olunmuş, hükmedilmiş de hiçbir şeye kudreti yetmeyen kulun misali ile güzel rızıkla rızıklandırdığımız, ondan gizlice ve açıkça harcayan o kimsenin misalini beyan etti. Eşit olurlar mı? Övgü Allah içindir. Bilakis onların çoğunluğu bilmezler. )

16/76 Ve darabellahu meseler raculeyni ehaduhuma ebkemu la yakdiru ala şey'in ve huve kellun ala mevlahu eynema yuveccihhu la ye'ti bi hayr hel yestevi huve ve men ye'muru bil adli ve huve ala siratin mustekim

( Ve Allah iki adamın misalini de beyan etti. Biri dilsizdir, hiçbir şeye kudreti yoktur ve o dostuna ağırlık olur. Yüzünü nereye çevirse hayır getiremez. O ve o adaletle emreden, iş yapan ve doğru yol üzerinde olan kimse eşit midirler? )

16/77 Ve lillahi ğaybus semavati vel ard ve ma emrus saati illa ke lemhil besari ev huve akrab innellahe ala kulli şey'in kadir

( Ve göklerin ve yerin gaybı Allah içindir. Saatin işi göz kırpması gibi veya daha yakındır. Kesinlikle Allah her şeye gücü yetendir. )

16/78 Vallahu ahracekum min butuni ummehatikum la ta'lemune şey'en ve ceale lekumus sem'a vel ebsara vel ef'idete leallekum teşkurun

( Ve Allah sizi annelerinizin karınlarından çıkarır. Hiçbir şey bilmezsiniz. Size duymayı, gözleri ve gönülleri oluşturur. Umulur ki şükredersiniz. )

16/79 E lem yerav ilet tayri musehharatin fi cevvis sema’ma yumsikuhunne illellah inne fi zalike le ayatin li kavmin yu'minun

( Göğün boşluğunda buyruğa alınmış kuşları görmezler mi? Onları Allah haricindeki tutamaz. Kesinlikle bunda inanan kavim için ayetler vardır. )

16/80 Vallahu ceale lekum min culudil en'ami buyuten testehiffuneha yevme za'nikum ve yevme ikametikum ve min asvafiha ve evbariha ve eş'ariha esasen ve metaan ila hiyn

( Ve Allah size hayvanların derilerinden, yolculuk gününüzde ve ikamet gününüzde içinde dinlenip huzur bulduğunuz evler oluşturdu. Belirli zamana kadar yünlerinden, yapağılarından, kıllarından ev eşyası ve fayda olarak. )

16/81 Vallahu ceale lekum min ma haleka zilalen ve ceale lekum minel cibali eknanen ve ceale lekum serabile tekikumul harra ve serabile tekikum be'sekum kezalike yutimmu ni'metehu aleykum leallekum tuslimun

( Ve Allah size o yarattıklarından gölgeler oluşturdu. Dağlardan barınaklar oluşturdu. Size, sizi sıcaktan koruyan elbiseler, sizi zorluğunuzdan, kötülüğünüzden koruyan elbiseler oluşturdu. İşte nimetini üzerinize böyle tamamlar. Umulur ki teslim olursunuz. )

16/82 Fe in tevellev fe innema aleykel belağul mubin

( Eğer yüz çevirirlerse, artık senin üzerine olan kesinlikle apaçık ulaştırmadır. )

16/83 Ya'rifune ni'metellahi summe yunkiruneha ve ekseruhumul kafirun

( Allah’ın nimetini tanırlar, bilirler. Sonra onları inkar ederler. Onların çoğunluğu inkarcılardır. )

16/84 Ve yevme neb'asu min kulli ummetin şehiden summe la yu'zenu lillezine keferu ve la hum yusta'tebun

( Ve o gün her topluluktan şahitler göndeririz. Sonra o inkar edenlere izin verilmez ve onların özürleri istenmez. )

16/85 Ve iza raellezine zalemul azabe fe la yuhaffefu anhum ve la hum yunzarun

( Ve o zalimler azabı gördüklerinde, artık onlardan hafifletilmez ve onlar gözetilmezler, bakılmazlar. )

16/86 Ve iza raellezine eşraku şurakaehum kalu rabbena haulai şurakaunellezine kunna ned'u min dunik fe elkav ileyhimul kavle innekum le kazibun

( Ve o ortak koşanlar, ortak koştuklarını gördüklerinde, "Rab’bimiz bunlar senden başka çağırmış olduğumuz ortaklarımızdır." derler. Onlara söz atarlar "Kesinlikle sizler yalancılarsınız." )

16/87 Ve elkav ilellahi yevmeizinis seleme ve dalle anhum ma kanu yefterun

( Ve o gün Allah’a  teslimiyetlerini atarlar. O uydurmakta oldukları onlardan sapar. )

16/88 Ellezine keferu ve saddu an sebilillahi zidnahum azaben fevkal azabi bima kanu yufsidun

( O inkar edenler ve Allah yolundan engelleyip döndürenler, bozgun yapmış olmalarından dolayı, onlara azabın üzerine azap artırdık. )

16/89 Ve yevme neb'asu fi kulli ummetin şehiden ala haula’ve nezzelna aleykel kitabe tibyanen li kulli şey'in ve huden ve rahmeten ve buşra lil muslimin

( Ve o gün her topluluğa, üzerlerine şahit göndeririz. Senin üzerine de her şeyi açıklayan, teslim olanlar için yönlendirme, rahmet ve müjde olan kitabı indirdik. )

16/90 İnnellahe ye'muru bil adli vel ihsani ve itai zil kurba ve yenha anil fahşai vel munkeri vel bağy yeizukum leallekum tezekkerun

( Kesinlikle Allah adaleti, iyiliği, yakınlığı olanlara vermeyi, ahlaksızlıktan, kötülükten ve azgınlıktan men etmeyi emreder. Size öğüt verir. Umulur ki hatırlarsınız. )

16/91 Ve evfu bi ahdillahi iza ahettum ve la tenkudul eymane ba'de tevkidiha ve kad cealtumullahe aleykum kefila innellahe ya'lemu ma tef'alun

( Ve ahdettiğinizde, Allah’a  ahdinize vefa edin. Yeminlerinizi, onları sağlamlaştırmanızın ardından bozmayın. Allah’ı üzerinize kefil kıldınız. Kesinlikle Allah ne yaptığınızı bilir. )

16/92 Ve la tekunu kelleti nekadat ğazleha min ba'di kuvvetin enkasa tettehizune eymanekum dehalen beynekum en tekune ummetun hiye erba min ummeh innema yeblukumullahu bih ve le yubeyyinenne lekum yevmel kiyameti ma kuntum fihi tahtelifun

( Ve kuvvetle eğirmesi sonrasında, o eğirdiği ipliği söken gibi olmayın. Bir topluluk diğer topluluktan daha üstün, çok diye yeminlerinizi aranızda aldatma aracı edinmeyin. Kesinlikle Allah sizi onunla sınar. Ayağa kalkış gününde o hakkında ihtilaf ettiklerinizi size kesinlikle açıklayacaktır. )

16/93 Ve lev şaellahu le cealekum ummeten vahideten ve lakin yudillu men yeşau ve yehdi men yeşa’ve le tus'elu enne an ma kuntum ta'melun

( Ve şayet Allah dileseydi sizi tek topluluk kılardı. Lakin dilediği kimseyi saptırır ve dilediği kimseyi yönlendirir. O yapmakta olduklarınızdan kesinlikle sual edileceksiniz. )

16/94 Ve la tettehizu eymanekum dehalen beynekum fe tezille kademun ba'de subutiha ve tezukus sue bima sadedtum an sebilillah ve lekum azabun azim

( Ve yeminlerinizi aranızda aldatma aracı edinmeyin. Yoksa ayak, sabit basmasının ardından kayar ve Allah yolundan döndürdüğünüzden dolayı kötülüğü tadarsınız. Büyük azap size olur. )

16/95 Ve la teşteru bi ahdillahi semenen kalila innema indellahi huve hayrun lekum in kuntum ta'lemun

( Ve Allah’ın ahdini az değere satmayın. Kesinlikle o Allah’ın indindeki, o size daha hayırlıdır. Eğer bilmiş olursanız.  )

16/96 Ma indekum yenfedu ve ma indellahi bak ve le necziyennellezine saberu ecrahum bi ahseni ma kanu ya'melun

( O indinizdeki tükenir de o Allah’ın indindeki bakidir. Kesinlikle biz o sabredenleri, o yapmış olduklarının daha güzeli olan ödülleri ile karşılıklandıracağız. )

16/97 Men amile salihan min zekerin ev unsa ve huve mu'minun fe le nuhyiyennehu hayaten tayyibeh ve le necziyennehum ecrahum bi ahseni ma kanu ya'melun

( Erkeklerden veya kadınlardan ve o inananlardan kim iyilik yaparsa, kesinlikle onu temiz hayat ile yaşatacağız, dirilteceğiz. Kesinlikle onları o yapmış olduklarının daha güzeli olan ödülleri ile karşılıklandıracağız. )

16/98 Fe iza kara'tel kur'ane festeiz billahi mineş şeytanir racim

( O halde, Kur'an’ı okuduğunda kovulmuş şeytandan Allah’a  sığın. )

16/99 İnnehu leyse lehu sultanun alellezine amenu ve ala rabbihim yetevekkelun

( Kesinlikle ki o inananlar ve Rab’lerine dayanıp sığınanlar üzerine, ona kesinlikle hakimiyet yoktur. )

16/100 İnnema sultanuhu alellezine yetevellevnehu vellezine hum bihi muşrikun

( Kesinlikle onun hakimiyeti, ona doğru yüz çevirenlerin ve O’na ortak koşanların üzerinedir.  )

16/101 Ve iza beddelna ayeten mekane ayetin vallahu a'lemu bima yunezzilu kalu innema ente mufter bel ekseruhum la ya'lemun

( Ve ayeti, yerine ayetle değiştirdiğimizde, Allah ne indirdiğini bilir. "Kesinlikle sen uydurucusun." derler. Bilakis onların çoğunluğu bilmezler. )

16/102 Kul nezzelehu ruhul kudusi min rabbike bil hakki li yusebbitellezine amenu ve huden ve buşra lil muslimin

( De ki: "Onu, o inananlara sebat vermek için ve teslim olanlara yönlendirme ve müjde olarak Rab’binden kutsal ruh indirdi." )

16/103 Ve lekad na'lemu ennehum yekulune innema yuallimuhu beşar lisanullezi yulhidune ileyhi a'cemiyyun ve haza lisanun arabiyyun mubin

( Ve bildik ki kesinlikle onlar "Onu kesinlikle ona, lisanı ona yabancı olan insan öğretiyor." derler. Bu apaçık Arapça lisanıdır. )

16/104 İnnellezine la yu'minune bi ayatillahi la yehdihimullahu ve lehum azabun elim

( Kesinlikle o Allah’ın ayetlerine inanmayanlar, Allah onları yönlendirmez. Elim azap onlaradır. )

16/105 İnnema yefteril kezibellezine la yu'minune bi ayatillah ve ulaike humul kazibun

( Kesinlikle yalanı o Allah’ın ayetlerine inanmayanlar uydururlar. İşte onlar, onlar yalancılardır. )

16/106 Men kefera billahi min ba'di imanihi illa men ukrihe ve kalbuhu mutmeinun bil imani ve lakin men şeraha bil kufri sadran fe aleyhim ğadabun minellah ve lehum azabun azim

( Kalbi inanç ile tatmin olduğu halde, zorlananlar haricinde, kim inancından sonra Allah’ı inkar ederse ve lakin kim göğsünü inkara açarsa, artık onların üzerine Allah’tan öfke vardır. Büyük azap onlaradır. )

16/107 Zalike bi ennehumustehabbul hayated dunya alel ahiratu ve ennellahe la yehdil kavmel kafirin

( Bu kesinlikle onların dünya hayatını ahiretinkinin üzerine sevmeyi istemelerindendir. Allah inkarcılar kavmini kesinlikle yönlendirmez. )

16/108 Ulaikellezine tabeallahu ala kulubihim ve sem'ihim ve ebsarihim ve ulaike humul ğafilun

( İşte onlar Allah’ın, o kalplerinin, kulaklarının ve gözlerinin üzerine mühür bastıklarıdır. İşte onlar, onlar habersizdirler. )

16/109 La cerame ennehum fil ahirati humul hasirun

( Şüphe yok ki kesinlikle onlar, onlar ahirette hasarlananlardır. )

16/110 Summe inne rabbeke lillezine haceru min ba'di ma futinu summe cahedu ve saberu inne rabbeke min ba'diha le ğafurun rahim

( Sonra kesinlikle Rab’bin, eziyet edildikten sonra göç edip ayrılan, sonra cihad eden ve sabreden kimselerledir. Onlardan sonra kesinlikle Rab’bin affedendir merhametlidir.  )

16/111 Yevme te'ti kulli nefsin tucadilu an nefsiha ve tuveffa kulli nefsin ma amilet ve hum la yuzlemun

( O gün, her nefis nefsi hakkında mücadele ederek gelir. Tüm nefislere o yaptıkları vefa edilir. Onlar zulmedilmezler. )

16/112 Ve darabellahu meselen karyeten kanet amineten mutmeinneten ye'tiha rizkuha rağaden min kulli mekanin fe keferat bi en'umillahi fe ezakahallahu libasel cui vel havfi bima kanu yasneun

( Ve Allah, güvenli, tatmin olmuş, rızıkları ona her yerden bolca gelen şehirin misalini beyan eder. Ama Allah’ın nimetlerini inkar ettiler de Allah, o üretmiş olduklarından dolayı açlık ve korku elbisesini tattırdı. )

16/113 Ve lekad caehum rasulun minhum fe kezzebuhu fe ehazehumul azabu ve hum zalimun

( Ve onlara, onlardan resul geldi de onu yalanladılar. Böylece onlar zalimlerken onları azap yakaladı. )

16/114 Fe kulu min ma razekakumullahu halalen tayyiben veşkuru ni'metellahi in kuntum iyyahu ta'budun

( O halde Allah’ın sizi o helalinden temizinden rızıklandırdıklarından yiyin. Eğer sadece O’na kulluk edenlerseniz Allah’ın nimetine şükredin. )

16/115 İnnema harrama aleykumul meytete ved deme ve lahmel hinziri ve ma uhille li ğayrillahi bih fe men idturra ğayra bağin ve la adin fe innellahe ğafurun rahim

( Kesinlikle ki size ölüyü, kanı, domuz etini, Allah’tan başkası için kesilenleri haram kıldı. Ancak kim zorda olup mecbur kalırsa azmadan ve hududu aşmadan. Artık kesinlikle Allah affedendir merhametlidir. )

16/116 Ve la tekulu li ma tesifu elsinetukumul kezibe haza halalun ve haza haramun li tefteru alellahil kezib innellezine yefterune alellahil kezibe la yuflihun

( Ve o dillerinizin yalanı sıfatlandırması ile Allah üzerine yalan uydurmak için "Bu helaldir ve bu haramdır." demeyin. Kesinlikle o Allah üzerine yalan uyduranlar iflah olmazlar.  )

16/117 Metaun kalilun ve lehum azabun elim

( Az faydadır ve elim azap onlaradır. )

16/118 Ve alellezine hadu harramna ma kasasna aleyke min kabl ve ma zalemnahum ve lakin kanu enfusehum yazlimun

( Ve önceden sana o anlattıklarımızı o Yahudilere haram kılmıştık. Onlara zulmetmedik ve lakin nefislerine zulmetmiş oldular. )

16/119 Summe inne rabbeke lillezine amilus sue bi cehaletin summe tabu min ba'di zalike ve aslehu inne rabbeke min ba'diha le ğafurun rahim

( Sonra kesinlikle Rab’bin, o cehalet ile kötülük yapanlar ve sonra, bunun ardından tevbe edip iyileşenlerledir. Kesinlikle Rab’bin ondan sonra affedendir merhametlidir. )

16/120 İnne ibrahime kane ummeten kaniten lillahi hanifa ve lem yeku minel muşrikin

( Kesinlikle İbrahim Allah’a  saygılı durup itaat eden, kuvvetle bağlı, birleyip doğruluğa yönelen önderdi. Ortak koşanlardan olmadı. )

16/121 Şakiran li en'umih ictebahu ve hedahu ila siratin mustekim

( O’nun nimetlerine şükredendi. O'nu seçti ve Onu doğru yola yönlendirdi. )

16/122 Ve ateynahu fid dunya haseneh ve innehu fil ahirati le mines salihin

( Ve biz O'na dünyada güzellik verdik. Kesinlikle o ahirette de iyilerden olacaktır. )

16/123 Summe evhayna ileyke en ittebi’millete ibrahime hanifa ve ma kane minel muşrikin

( Sonra da sana "Birleyip doğruluğa yönelen ve ortak koşanlardan olmayan İbrahim'in dinine tabi ol." diye vahyettik.  )

16/124 İnnema cuiles sebtu alellezinahtelefu fih ve inne rabbeke le yahkumu beynehum yevmel kiyameti fima kanu fihi yahtelifun

( Kesinlikle yedinci gün, onun hakkında ihtilafa düşenlerin üzerine oluşturuldu. Kesinlikle Rab’bin ayağa kalkış gününde, o hakkında ihtilaf ettikleri hakkında aralarında hüküm verecektir. )

16/125 Ud'u ila sebili rabbike bil hikmeti vel mev'izatil haseneti ve cadilhum billeti hiye ahsen inne rabbeke huve a'lemu bi men dalle an sebilihi ve huve a'lemu bil muhtedin

( Rab’binin yoluna sır ve güzel öğüt ile çağır. Onlarla o en güzeliyle mücadele et. Kesinlikle Rab’bin o yolundan sapmış kimseleri bilir. O yönlenmiş olanları da bilir.  )

16/126 Ve in akabtum fe akibu bi misli ma ukibtum bih ve lein sabertum le huve hayrun lis sabirin

( Ve eğer sonuçlandırırsanız, o sonuçlandırıldığınızın aynısı ile sonuçlandırın. Eğer sabrederseniz o sabredenler için daha hayırlıdır. )

16/127 Vasbir ve ma sabruke illa billahi ve la tahzen aleyhim ve la teku fi daykin min ma yemkurun

( Ve sabret. Senin sabrın Allah’tan dolayı olması haricinde olamaz. Onların üzerine hüzünlenme ve o hilelerinden, tuzaklarından dolayı darlık, sıkıntı içinde olma. )

16/128 İnnellahe meallezinettekan vellezine hum muhsinun

( Kesinlikle Allah sakınanlarla ve o iyilik yapanlarla birliktedir. )

No comments:

Post a Comment

SURELER VE AYET ADETLERİ

Sure No - Sure İsmi - Anlam ı - Ayet Adedi 1 - FATİHA ( فَاتِحَةِ ) - Açılış - 7 2 - BAKARA ( بَقَرَةِ ) - Sığır, Yarmak, Delmek - 286 ...