Saturday, May 2, 2026

40 - MU'MİN

MU’MİN 40/1 Ha mim

( Ha mim  )

40/2 Tenzilul kitabi minellahil azizil alim

( Kitabın indirilişi yüce bilen Allah’tandır. )

40/3 Ğafiriz zenbi ve kabilit tevbi şedidil ikabi zit tavl la ilahe illa hu ileyhil mesir

( Günahı affeden, tevbeyi kabul eden, azabı şiddetli, bolluğu olandır. O’nun haricinde ilah yoktur. Varış yeri O’nadır. )

40/4 Ma yucadilu fi ayatillahi illellezine keferu fe la yağrurke tekallubuhum fil bilad

( Allah’ın ayetleri hakkında, o inkar edenlerin haricindekiler mücadele etmez. O halde onların beldeler içinde dolaşmaları seni aldatmasın. )

40/5 Kezzebet kablehum kavmu nuhin vel ahzabu min ba'dihim ve hemmet kulli ummetin bi rasulihim li ye'huzuhu ve cadelu bil batili li yudhudu bihil hakka fe ehaztuhum fe keyfe kane ikab

( Onlardan önce Nuh kavmi ve onlardan sonraki gruplar yalanladılar. Her topluluk resulünü yakalamaya taammüd etti. Gerçeği batıl ile gidermek için mücadele ettiler. Böylece onları yakaladım. Azabım nasıl oldu? )

40/6 Ve kezalike hakkat kelimetu rabbike alellezine keferu ennehum ashabun nar

( Ve işte Rab’binin kelimesi o inkar edenlerin üzerine böyle gerçekleşti. Kesinlikle onlar ateşin sahipleridirler. )

40/7 Elllezine yahmilunel arşe ve men havlehu yusebbihune bi hamdi rabbihim ve yu'minune bihi ve yestağfirune lillezine amenu rabbena vesi'te kulle şey'in rahmeten ve ilmen fağfir lillezine tabu vettebeu sebileke vekihim azabel cehim

( O arşı, tahtı yüklenip taşıyanlar ve onun çevresindekiler övgü sözleri söyleyerek Rab’lerini överler. O’na inanırlar ve o inananlar için af isterler. Rab’bimiz, her şeyi rahmet olarak ve ilim olarak kapsamışsındır. O halde, o tevbe edenler için ve senin yoluna tabi olanlar için af eyle. Onları cehennem azabından koru. )

40/8 Rabbena ve edhilhum cennati adninilleti veadtehum ve men salehu min abaihim ve ezvacihim ve zurriyyatihim inneke entel azizul hakim

( Rab’bimiz, onları, onlara, babalarından, eşlerinden ve soylarından iyi olan kimselere vaad ettiğin ikamet bahçelerine sok. Kesinlikle sen yücesin hakimsin.  )

40/9 Vekihimus seyyiat ve men tekis seyyiati yevmeizin fe kad rahimteh ve zalike huvel fevzul azim

( Onları kötülükten koru. Kimi kötülükten korursan, o gün ona merhamet etmişsindir. İşte bu, o büyük kurtuluştur. )

40/10 İnnellezine keferu yunadevne le maktullahi ekberu min maktikum enfusekum iz tud'avne ilel imani fe tekfurun

( Kesinlikle o inkar edenlere seslenilir "Allah’ın öfkesi hiddeti sizin nefislerinize öfkenizden hiddetinizden daha büyüktür. Zamanında inanca çağırıldınız da inkar ediyordunuz." )

40/11 Kalu rabbena emettena esneteyni ve ahyeytena esneteyni fe i'terafna bi zunubina fe hel ila hurucin min sebil

( “Rab’bimiz bizi iki kere öldürdün ve bizi iki kere dirilttin de günahlarımızı itiraf ettik. Artık çıkmaya yol var mı?” dediler. )

40/12 Zalikum bi ennehu iza duiyellahu vahdehu kefartum ve in yuşruk bihi tu'minu fel hukmu lillahul aliyyil kebir

( Bu kesinlikle, Allah’a, O'nun birliğine çağırıldığınızda inkar etmenizden ve eğer O’na ortak koşulursa ona inanmanızdandır. Böylece hüküm yüce büyük Allah’a dır. )

40/13 Huvellezi yurikum ayatihi ve yunezzilu lekum mines semai rizka ve ma yetezekkeru illa men yunib

( Size ayetlerini gösteren ve size gökten rızık indiren O'dur. O pişman olup gerçeğe yönelen kimselerin haricindekiler hatırlamazlar. )

40/14 Fed'ullahe muhlisine lehud dine ve lev kerihel kafirun

( O halde Allah’ı, dini O’na halis kılarak çağırın. Şayet inkarcılar hoşlanmasalar bile. )

40/15 Rafiud deracati zul arş yulkir ruha min emrihi ala men yeşau min ibadihi li yunzira yevmet telak

( Dereceleri arşa, tahta yükseltir. Karşılaşma gününden uyarmak için emrinden ruhu dilediği kimsenin üzerine atar. )

40/16 Yevme hum barizun la yahfa alellahi minhum şey’li menil mulkul yevm lillahil vahidil kahhar

( O gün onlar meydana çıkarlar. Onlardan hiçbir şey Allah’a  gizli olmaz. Bugün mülk kim içindir? Tek kahredici Allah içindir. )

40/17 El yevme tucza kulli nefsin bima kesebet la zulmel yevm innellahe seriul hisab

( Bugün her nefse, o kazandığından dolayı karşılığı verilir. Bugün zulmedilmez. Kesinlikle Allah hızlı hesaplayandır.  )

40/18 Ve enzirhum yevmel azifeti izil kulubu ledel hanaciri kazimin ma liz zalimine min hamimin ve la şefiiy yuta'

( Ve onları yaklaşan günden uyar. Kalpler gırtlaklar katına yaklaştığında, öfkelerini açığa vurmazlar. Zalimlere samimi sıcak arkadaş ve itaat edilecek af vesilecisi yoktur. )

40/19 Ya'lemu hainetel a'yuni ve ma tuhfis sudur

( Gözlerin hainliğini ve o göğüslerin sakladığını, gizlediğini bilir. )

40/20 Vallahu yakdiy bil hakk vellezine yed'une min dunihi la yakdune bi şey’innellahe huves semiul besir

( Allah gerçek ile hüküm verir. O’ndan başkasını çağıranlar, hiçbir şeye hüküm veremezler. Kesinlikle Allah, o duyandır, görendir.  )

40/21 E ve lem yesiru fil erdi fe yenzuru keyfe kane akibetullezine kanu min kablihim kanu hum eşedde minhum kuvveten ve asaran fil erdi fe ehazehumullahu bi zunubihim ve ma kane lehum minellahi min vak

( Yerde gezmediler mi? Onlardan öncekilerin sonu nasıl oldu baksalar ya. Onlar yerde, kuvvetçe ve eserce onlardan daha şiddetli idiler. Böylece, günahlarından dolayı Allah onları yakaladı. Allah’tan onlara koruyucu, gözetici olmadı. )

40/22 Zalike bi ennehum kanet te'tihim rusuluhum bil beyyinati fe keferu fe ehazehumullah innehu kaviyyun şedidul ikab

( Bu, kesinlikle onlara delillerle gelen resulleri olduğunda inkar etmelerindendir. Böylece Allah onları yakaladı. Kesinlikle O kuvvetli ve azabı şiddetli olandır. )

40/23 Ve lekad erselna musa bi ayatina ve sultanin mubin

( Ve Musa’yı ayetlerimizle ve apaçık delillerle gönderdik. )

40/24 İla fir'avne ve hamane ve karune fe kalu sahirun kezzab

( Firavun’a, Haman’a ve Karun’a. "Yalancı sihirbazdır." dediler. )

40/25 Fe lemma caehum bil hakki min indina kaluktulu ebnaellezine amenu mea hu vestahyu nisaehum ve ma keydul kafirine illa fi dalal

( Böylece onlara indimizden gerçek geldiğinde, "Onunla birlikte o inananları öldürün ve kadınlarını sağ bırakın." dediler. İnkarcıların tuzağı sapmanın haricinde olmamıştır. )

40/26 Ve kale fir'avnu zeruni aktul musa vel yed'u rabbeh inni ehafu en yubeddile dinekum ev en yuzhira fil erdil fesada

( Ve Firavun "Bırakın beni Musa’yı öldüreyim de Rab’bini çağırsın. Kesinlikle ben dininizi değiştirmesinden veya yerde bozgun meydana çıkarmasından korkarım." dedi. )

40/27 Ve kale musa inni uztu bi rabbi ve rabbikum min kulli mutekebbirin la yu'minu bi yevmil hisab

( Ve Musa "Kesinlikle ben, hesap gününe inanmayan her kibirliden Rab’bime ve Rab’binize sığınırım." dedi. )

40/28 Ve kale raculun mu'minun min ali fir'avne yektumu imanehu e taktulune raculen en yekule rabbiyellahu ve kad caekum bil beyyinati min rabbikum ve in yeku kaziben fe aleyhi kazibuh ve in yeku sadikan yusibkum ba'dullezi yeidukum innellahe la yehdi men huve musrifun kezzab

( Ve Firavun’un ailesinden inancını saklayan, inanan adam ""Rab’bim Allah’tır." der diye adamı öldürecek misiniz? Size Rab’binizden deliller ile geldi. Eğer yalan söylüyorsa yalanı üzerinedir. Eğer doğruysa, o vaad ettiklerinin bazıları size isabet eder. Kesinlikle Allah müsrif yalancı kimseyi yönlendirmez." dedi. )

40/29 Ya kavmi lekumul mulkul yevme zahirine fil erdi fe men yensuruna min be'sillahi in caena kale fir'avnu ma urikum illa ma era ve ma ehdikum illa sebiler raşad

( “Ey kavmim bugün mülk sizedir. Yerde meydana çıktınız. Eğer bize gelirse, Allah’ın zorluğundan, kötülüğünden artık bize kim yardım eder?” Firavun "Size o gördüğümün haricindekini göstermiyorum. Sizi doğru yol haricindekine yönlendirmiyorum." dedi. )

40/30 Ve kalellezi amene ya kavmi inni ehafu aleykum misle yevmil ahzab

( Ve o inanan "Ey kavmim, kesinlikle ben sizin üzerinize grubun gününün aynısından korkarım." dedi. )

40/31 Misle de'bi kavmi nuhin ve adin ve semude vellezine min ba'dihim ve mellahu yuridu zulmen lil ibad

( Nuh, Ad ve Semud kavminin ve onlardan sonrakilerin gidişatının aynısından. Allah kulları için zulüm istemez. )

40/32 Ve ya kavmi inni ehafu aleykum yevmet tenad

( Ve ey kavmim kesinlikle ben üzerinize sesleniş gününden korkarım. )

40/33 Yevme tuvellune mudbirin ma lekum minellahi min asim ve men yudlilillahu fe ma lehu min had

( O gün arkanızı dönüp yüz çevirirsiniz. Size Allah’tan koruyucu, gözetici yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık ona yönlendirici yoktur. )

40/34 Ve lekad caekum yusufu min kablu bil beyyinati fe ma ziltum fi şekkin min ma caekum bih hatta iza heleke kultum len yeb'asellahu min ba'dihi rasula kezalike yudillullahu men huve musrifun murtab

( Ve önceden Yusuf size açık deliller ile geldi de o size getirdiğinden şüphe içinde olmayı bırakmadınız. Nihayet vefat ettiğinde "Allah onun ardından asla resul göndermez." dediniz. Allah o müsrif şüphecileri işte böyle saptırır. )

40/35 Ellezine yucadilune fi ayatillahi bi ğayri sultanin etahum kebura makten indellahi ve indellezine amenu kezalike yatbeullahu ala kulli kalbi mutekebbirin cebbar

( Allah’ın ayetleri hakkında o delilsizce mücadele edenler, onlara Allah’ın indinde ve o inananların indinde büyük hiddet öfke yetip gelir. Allah, her kibirli zorba kalbin üzerine işte böyle mühür basar. )

40/36 Ve kale fir'avnu ya hamanubni li sarhan lealli ebluğul esbab

( Ve Firavun "Ey Haman, bana yüksek köşk bina et. Umulur ki ben sebeplere, vasıtalara erişirim." dedi. )

40/37 Esbabes semavati fe attalia ila ilahi musa ve inni le ezunnuhu kaziba ve kezalike zuyyine li fir'avne suu amelihi ve sudde anis sebil ve ma keydu fir'avne illa fi tebab

( Göklerin sebeplerine, vasıtalarına. Böylece Musa’nın ilahına yükselirim. Kesinlikle ben O'nu yalancı zannederim. Firavun’a kötü işi işte böyle süslü gösterildi ve yoldan döndürüldü, menedildi. Firavun’un tuzağı zarar ziyanın haricindeki olmadı. )

40/38 Ve kalellezi amene ya kavmittebiuni ehdikum sebiler raşad

( Ve o inanan "Ey kavmim, bana tabi olun da sizi doğru yola yönlendireyim." dedi. )

40/39 Ya kavmi innema hazihil hayatud dunya meta'un ve innel ahirate hiye darul karar

( Ey kavmim, bu dünya hayatı kesinlikle faydadır. Kesinlikle ahiret, durak yurdu odur. )

40/40 Men amile seyyieten fe la yucza illa misleha ve men amile salihan min zekerin ev unsa ve huve mu'minun fe ulaike yedhulunel cennete yurzekune fiha bi ğayri hisab

( Kim kötülük yaparsa, onun aynısının haricinde karşılıklandırılmaz. Erkeklerden veya kadınlardan kim iyilik yaparsa ve onlar inananlarsa, işte onlar cennete sokulurlar. Orada hesapsızca rızıklandırılırlar. )

40/41 Ve ya kavmi ma li ed'ukum ilen necati ve ted'uneni ilen nar

( Ve ey kavmim, neden ben sizi kurtuluşa çağırırken, siz beni ateşe çağırıyorsunuz? )

40/42 Ted'uneni li ekfura billahi ve uşrike bihi ma leyse li bihi ilmun ve ene ed'ukum ilel azizil ğaffar

( Beni Allah’ı inkar etmeye ve bana hakkında ilim olmayanları O’na ortak koşmaya çağırıyorsunuz. Ben sizi yüceye, affedene çağırıyorum. )

40/43 La cerame ennema ted'uneni ileyhi leyse lehu da'vetun fid dunya ve la fil ahirati ve enne meraddena ilellahi ve ennel musrifine hum ashabun nar

( O beni çağırdığınıza, dünyada ve ahirette çağrı hakkı, hükmü yoktur. Kesinlikle dönüşümüz Allah’a dır. Kesinlikle müsrifler, onlar ateşin sahipleridir. )

40/44 Fe setezkurune ma ekulu lekum ve ufevvidu emri ilellah innellahe basirun bil ibad

( O size dediklerimi hatırlayacaksınız. İşimi Allah’a  havale ediyorum. Kesinlikle Allah kullarını görendir. )

40/45 Fe vekahullahu seyyiati ma mekeru ve haka bi ali fir'avne suul azab

( Böylece Allah O'nu o yaptıkları hilelerin, tuzakların kötülüklerinden korudu. Firavun ailesini kötü azap kuşattı. )

40/46 En naru yu'radune aleyha ğuduvven ve aşiyya ve yevme tekumus saatu edhilu ale fir'avne eşeddel azab

( Kesinlikle ateşdir ki, sabah, akşam ve saatın olduğu günde ona döndürülüp arzolunurlar. "Firavun ailesini en şiddetli azaba sokun." )

40/47 Ve iz yetehaccune fin nari fe yekulud duafau lillezinestekberu inna kunna lekum tebean fe hel entum muğnune anna nasiben minen nar

( Ve ateş içinde tartıştıklarında, zayıflar o kibirlenenlere "Kesinlikle biz size tabi olduk. Artık sizler ateşten nasibi üstümüzden savanlar mısınız?" derler. )

40/48 Kalellezinestekberu inna kullun fiha innellahe kad hakeme beynel ibad

( O kibirlenenler "Kesinlikle biz hepimiz onun içindeyiz. Kesinlikle Allah kullarının arasında hüküm verdi." derler. )

40/49 Ve kalellezine fin nari li hazeneti cehennemed'u rabbekum yuhaffif anna yevmen minel azab

( Ve o ateşin içindekiler cehennemin toplayıcı bekçilerine "Rab’binizi çağırın da, bize azaptan bir gün hafifletsin." derler. )

40/50 Kalu e ve lem teku te'tikum rusulukum bil beyyinat kalu bela kalu fed'u ve ma duaul kafirine illa fi dalal

( "Size deliller ile gelen resulleriniz olmadı mı?" dediler. "Evet." dediler. "O halde çağırın. İnkarcıların çağrıları sapmışlığın içinde olmanın haricindeki değildir." dediler. )

40/51 İnna lenensuru rusulena vellezine amenu fil hayatid dunya ve yevme yekulul eşhad

( Kesinlikle biz resullerimize ve o inananlara dünya hayatında ve şahitlerin söyledikleri günde yardım ederiz. )

40/52 Yevme la yenfeuz zalimine ma'ziratuhum ve lehumul la'netu ve lehum suud dar

( O gün zalimlere mazeretleri fayda etmez. Lanet ve kötü yurt onlaradır. )

40/53 Ve lekad ateyna musel huda ve evrasna beni israilel kitab

( Ve Musa’ya yönlendirme verdik. İsrailoğulları'nı kitaba varis kıldık. )

40/54 Huden ve zikra li ulil elbab

( Akılları olanlar için yönlendirme ve hatırlama. )

40/55 Fasbir inne va'dellahi hakkun vestağfir li zenbike ve sebbih bi hamdi rabbike bil aşiyyi vel ibkar

( O halde sabret. Kesinlikle Allah’ın vaadi gerçektir. Günahın için af iste. Rab’bini akşam ve sabah övgü sözleri söyleyerek öv. )

40/56 İnnellezine yucadilune fi ayatillahi bi ğayri sultanin etahum in fi sudurihim illa kibrun ma hum bi baligiyh festeiz billah innehu huves semiul besir

( Kesinlikle o Allah’ın ayetleri hakkında delilsizce mücadele edenler, onların göğüslerine kesinlikle erişemeyecekleri kibir yeter. O halde Allah’a  sığın. Kesinlikle O, O duyandır, görendir. )

40/57 Le halkus semavati vel erdi ekberu min halkin nasi ve lakinne ekserannasi la ya'lemun

( Göklerin ve yerin yaratılışı insanın yaratılışından daha büyüktür. Lakin insanların çoğunluğu bilmezler. )

40/58 Ve ma yestevil a'ma vel besiru vellezine amenu ve amilus salihati ve lel musi’kalilen ma tetezekkerun

( Ve kör ile gören, o inananlar ve iyilik yapanlarla kötülük yapanlar eşit değillerdir. O hatırlamanız çok azdır. )

40/59 İnnes saate le atiyetun la raybe fiha ve lakinne ekseran nasi la yu'minun

( Kesinlikle saat gelecektir. Onun hakkında şüphe yoktur. Lakin insanların çoğunluğu inanmazlar. )

40/60 Ve kale rabbukumud'uni estecib lekum innellezine yestekbirune an ibadeti seyedhulune cehenneme dahirin

( Ve Rab’biniz "Beni çağırın ki size cevap vereyim. Kesinlikle o bana kulluklarında kibirlenenler, alçalarak cehenneme gireceklerdir." dedi. )

40/61 Allahullezi ceale lekumul leyle li teskunu fihi ven nehara mubsira innellahe le zu fadlin alen nasi ve lakinne ekseran nasi la yeşkurun

( Allah, o size geceyi içinde sükunete ermeniz için ve gündüzü de görüş için oluşturandır. Kesinlikle Allah insanlar üzerinde üstünlük, lütuf sahibidir. Lakin insanların çoğunluğu şükretmezler. )

40/62 Zalikumullahu rabbukum haliku kulli şey’la ilahe illa huve fe enna tu'fekun

( İşte bu Allah, her şeyin yaratıcısı Rab’binizdir. O’nun haricinde ilah yoktur. O halde nasıl döndürülürsünüz? )

40/63 Kezalike yu'fekullezine kanu bi ayatillahi yechadun

( O Allah’ın ayetlerini inkar etmiş olanlar, işte böyle döndürülürler. )

40/64 Allahullezi ceale lekumul erda kararan ves semae binaen ve savverakum fe ahsene suverakum ve razekakum minet tayyibat zalikumullahu rabbukum fe tebarakellahu rabbul alemin

( Allah o size yeri durak ve göğü bina kılandır. Sizi şekillendirdi de şekillerinizi güzelleştirdi. Sizi temizinden rızıklandırdı. Bu Rab’biniz Allah’tır. Alemlerin Rab’bi Allah bereketlidir. )

40/65 Huvel hayyu la ilahe illa huve fed'uhu muhlisine lehud din el hamdu lillahi rabbil alemin

( O diridir. O’nun haricinde ilah yoktur. O halde, dini O’na halis kılarak O'nu çağırın. Övgü, alemlerin Rab’bi Allah içindir. )

40/66 Kul inni nuhitu en a'budellezine ted'une min dunillahi lemma caeniyel beyyinatu min rabbi ve umirtu en uslime li rabbil alemin

( De ki: "Rab’bimden deliller geldiğinde kesinlikle ben, o Allah’tan başka çağırdıklarınıza kulluk etmeye yasaklandım, menedildim. Alemlerin Rab’bine teslim olmaya emrolundum." )

40/67 Huvellezi halekakum min turabin summe min nutfetin summe min alekatin summe yuhricukum tiflen summe li tebluğu eşuddekum summe li tekunu şuyuha ve minkum men yuteveffa min kablu ve li tebluğu ecelen musemmen ve leallekum ta'kilun

( Sizi topraktan, sonra su damlasından, sonra asılı duran kan pıhtısından yaratan, sonra olgunluğunuza erişmeniz için, sonra yayılmış ihtiyarlar olmanız için çıkaran O'dur. Sizlerden kimi, isimlendirilmiş belirli vadeye erişmeniz için önceden vefat ettirilir. Umulur ki akıl edersiniz. )

40/68 Huvellezi yuhyi ve yumit fe iza kada emran fe innema yekulu lehu kun fe yekun

( Dirilten ve öldüren O'dur. Bir işe hükmettiğinde, kesinlikle ona "Ol." der de o olur. )

40/69 E lem tera ilellezine yucadilune fi ayatillah enna yusrafun

( Allah’ın ayetleri hakkında o mücadele edenlerin nasıl israf edildiklerini, harcanıp giderildiklerini görmez misiniz? )

40/70 Ellezine kezzebu bil kitabi ve bima erselna bihi rusulena fe sevfe ya'lemun

( O kitabı ve resullerimizle gönderdiklerimizi yalanlayanlar, artık yakında bilecekler. )

40/71 İzil ağlalu fi a'nakihim ves selasil yushabun

( O zaman boyunlarında kelepçeler prangalar ve zincirler varken sürükleneceklerdir. )

40/72 Fil hamimi summe fin nari yuscerun

( Kaynar suyun içinde. Sonra ateşin içinde kaynatılacaklardır. )

40/73 Summe kile lehum eyne ma kuntum tuşrikun

( Sonra onlara "Nerede o ortak koşmuş olduklarınız?" denilir. )

40/74 Min dunillah kalu dallu anna bel lem nekun ned'u min kablu şey'a kezalike yudillullahul kafirin

( Allah’tan başka. "Bizden saptılar. Bilakis biz önceden hiçbir şeyi çağıran olmamışız." derler. Allah inkarcıları işte böyle saptırır. )

40/75 Zalikum bima kuntum tefrahune fil erdi bi ğayril hakki ve bima kuntum temrahun

( Bu, yerde haksızca ferahlayıp şımarmakta olmanızdan dolayı ve çok sevinip gösteriş yaparak böbürlenmekte olmanızdan dolayıdır. )

40/76 Udhulu ebvabe cehenneme halidine fiha fe bi'se mesvel mutekebbirin

( Orada ebedi olarak, cehennemin kapılarından girin. Artık kibirlenenlerinki ne kötü yerdir. )

40/77 Fasbir inne va'dellahi hakk fe imma nuriyenneke ba'dallezi neiduhum ev neteveffeyenneke fe ileyna yurceun

( O halde sabret. Allah’ın vaadi kesinlikle gerçektir. O vaad ettiğimizin bazısını sana kesinlikle göstersek de veya kesinlikle seni vefat ettirirsek de bize döndürüleceklerdir. )

40/78 Ve lekad erselna rusulen min kablike minhum men kasasna aleyke ve minhum men lem naksus aleyk ve ma kane li rasulin en ye'tiye bi ayetin illa bi iznillah fe iza cae emrallahi kudiye bil hakki ve hasira hunalikel mubtilun

( Ve senden önce de resuller gönderdik. Onlardan kimini sana anlattık. Onlardan kimini sana anlatmadık. Allah’ın izni haricinde ayet getirmek resul için olmaz. Artık Allah’ın emri geldiğinde gerçek ile hüküm verilir. Batılcılar orada hasarlanırlar. )

40/79 Allahullezi ceale lekumul en'ame li terkebu minha ve minha te'kulun

( Allah, onlardan binmeniz için ve onlardan yemeniz için hayvanlar oluşturandır. )

40/80 Ve lekum fiha menafiu ve li tebluğu aleyha haceten fi sudurikum ve aleyha ve alel fulki tuhmelun

( Ve onlarda size faydalar vardır. Onlar üzerinde göğüslerinizdeki ihtiyaca erişmeniz için. Onların üzerine ve gemilerin üzerine yüklenirsiniz.  )

40/81 Ve yurikum ayatihi fe eyye ayatillahi tunkirun

( Ve size ayetlerini gösterir. O halde Allah’ın hangi ayetlerini inkar edersiniz? )

40/82 E fe lem yesiru fil erdi fe yenzuru keyfe kane akibetullezine min kablihim kanu eksera minhum ve eşedde kuvveten ve asaran fil erdi fe ma ağna anhum ma kanu yeksibun

( Yerde gezip de onlardan öncekilerin sonu nasıl oldu bakmadılar mı? Yerde onlardan daha çok, kuvvetçe ve eserce daha şiddetli idiler. Ama o kazanmış oldukları onlara fayda sağlamadı. )

40/83 Fe lemma caethum rusuluhum bil beyyinati ferihu bima indehum minel ilmi ve haka bihim ma kanu bihi yestehziun

( Resulleri onlara deliller ile geldiklerinde, ilimden o yanlarında olandan dolayı ferahlayıp sevindiler ve böbürlendiler. Onları o alay etmiş oldukları kuşattı. )

40/84 Fe lemma raev be'sena kalu amenna billahi vahdehu ve kefarna bima kunna bihi muşrikin

( Zorluğumuzu, azabımızı  gördüklerinde "Allah’a, O’nun birliğine inandık. O’na ortak koşmuş olduklarımızı inkar ettik." dediler. )

40/85 Fe lem yeku yenfeuhum imanuhum lemma raev be'sena sunnetellahilleti kad halet fi ibadih ve hasira hunalikel kafirun

( Zorluğumuzu, azabımızı gördüklerindeki inançları onlara fayda sağlamadı. Kulları hakkında Allah’ın adeti gelip geçti. İnkarcılar orada hasarlandılar. )

No comments:

Post a Comment

SURELER VE AYET ADETLERİ

Sure No - Sure İsmi - Anlam ı - Ayet Adedi 1 - FATİHA ( فَاتِحَةِ ) - Açılış - 7 2 - BAKARA ( بَقَرَةِ ) - Sığır, Yarmak, Delmek - 286 ...