Saturday, May 2, 2026

42 - ŞURA

ŞURA 42/1 Ha mim

( Ha mim  )

42/2 Ayn sin kaf

( Ayn sin kaf  )

42/3 Kezalike yuhiy ileyke ve ilellezine min kablikellahul azizul hakim

( Yüce hakim Allah sana ve o senden öncekilere işte böyle vahyeder. )

42/4 Lehu ma fis semavati ve ma fil ard ve huvel aliyyul azim

( Göklerde ne varsa ve yerde ne varsa O’nadır. O uludur, yücedir. )

42/5 Tekadus semavatu yetefattarne min fevkihinne vel melaiketu yusebbihune bi hamdi rabbihim ve yestagfirune li men fil ard e la innellahe huvel gafurun rahim

( Gökler onların üstlerinden yarılıp çatlayacak gibi olur. Melekler Rab’lerini övgü sözleri söyleyerek överler. Yerdeki kimseler için af isterler. İyi bilin ki kesinlikle Allah, o affedendir merhametlidir.  )

42/6 Vellezinettehazu min dunihi evliyaellahu hafizun aleyhim ve ma ente aleyhim bi vekil

( Ve O’ndan başkasını dostlar olarak edinenler, Allah onların üzerinde koruyucudur, gözeticidir. Sen onların üzerine vekil değilsin. )

42/7 Ve kezalike evhayna ileyke kur'anen arabiyyen li tunzira ummel kura ve men havleha ve tunzira yevmel cem'i la raybe fih ferikun fil cenneti ve ferikun fis seir

( Ve şehirler anasını ve onun çevresindeki kimseleri uyarman için ve hakkında şüphe olmayan toplanma gününden uyarman için Kur'an’ı Arapça olarak sana işte böyle vahyettik. Bir kısmı cennetin içindedir, bir kısmı da ateşin içindedir. )

42/8 Ve lev şaellahu le cealehum ummeten vahideten ve lakin yudhilu men yeşau fi rahmetih vez zalimune ma lehum min veliyyin ve la nesir

( Ve şayet Allah dileseydi, onları tek topluluk kılardı. Lakin, dilediği kimseyi rahmetine sokar. Zalimler, onlara ne dost ne de yardımcı yoktur. )

42/9 Em ittehazu min dunihi evliya’fellahu huvel veliyyu ve huve yuhyil mevta ve huve ala kulli şey'in kadir

( O’ndan başka dostlar mı edindiler? Oysa Allah, O'dur dost. Ölüyü O diriltir. O her şeye gücü yetendir. )

42/10 Ve mahteleftum fihi min şey'in fe hukmuhu ilellah zalikumullahu rabbi aleyhi tevekkeltu ve ileyhi unib

( Ve o hakkında ihtilaf ettiğiniz şey, onun hükmü Allah’adır. Bu, Rab’bim Allah’tır. O’na dayanıp sığınırım ve O’na yönelirim. )

42/11 Fatirus semavati vel ard ceale lekum min enfusikum ezvacen ve minel en'ami ezvaca yezraukum fih leyse ke mislihi şey’ve huves semiul besir

( Göklerin ve yerin yoktan yaratıcısıdır. Size nefislerinizden eşler ve hayvanlardan çiftler oluşturdu. Sizi onun içinde eker, yetiştirir. Onun aynısı gibi bir şey asla yoktur. O duyandır, görendir. )

42/12 Lehu mekalidus semavati vel ard yebsutur rizka li men yeşau ve yakdir innehu bi kulli şey'in alim

( Göklerin ve yerin kilitleri O’nadır. Dilediği kimseye rızkı genişletir ve daraltır. Kesinlikle o her şeyi bilendir. )

42/13 Şeraa lekum mined dini ma vessa bihi nuhan vellezi evhayna ileyke ve ma vessayna bihi ibrahime ve musa ve iysa en ekimud dine ve la teteferraku fih kebura alel muşrikine ma ted'uhum ileyh allahu yectebi ileyhi men yeşau ve yehdi ileyhi men yunib

( Dini ayakta tutasınız ve onun hakkında ayrışmayasınız diye o Nuh’a emrettiklerini, o sana vahyettiklerimizi, o İbrahim’e, Musa’ya, ve İsa’ya emrettiklerimizi size dinden yol yaptı. O onları çağırdığın, ortak koşanlara büyük geldi. Allah dilediği kimseyi kendine seçer. Pişman olup gerçeğe yönelen kimseyi kendine yönlendirir. )

42/14 Ve ma teferraku illa min ba'di ma caehumul ilmu bağyen beynehum ve lev la kelimetun sebekat min rabbike ila ecelin musemmen le kudiye beynehum ve innellezine urisul kitabe min ba'dihim lefi şekkin minhu murib

( Ve onlara ilim gelmesinin sonrası haricinde aralarında azgınlıkla ayrışıp gruplaşmadılar. Şayet isimlendirilmiş belirli vadeye kadar Rab’binden geçmiş kelime olmasaydı, onların aralarında hüküm verilirdi. Kesinlikle o onlardan sonra kitaba varis olanlar, ondan endişeli, vesveseli şüphe içindedirler. )

42/15 Fe li zalike fed'u vestekim kema umirt ve la tettebi’ehvaehum ve kul amentu bima enzelellahu min kitab ve umirtu li a'dile beynekum allahu rabbuna ve rabbukum lena a'maluna ve lekum a'malukum la huccete beynena ve beynekum allahu yecmeu beynena ve ileyhil mesir

( O halde artık bunun için çağır ve o emredildiğin gibi doğru ol. Onların heveslerine tabi olma. De ki: "Allah’ın kitaptan o indirdiğine inandım. Aranızda adaleti sağlamaya emrolundum. Allah Rab’bimizdir ve Rab’binizdir. Bize yaptıklarımız ve size yaptıklarınız. Bizimle sizin arasında mücadele yoktur. Allah aramızdan toplar. Varış yeri O’nadır." )

42/16 Vellezine yuhaccune fillahi min ba'di mestucibe lehu huccetuhum dahidatun inde rabbihim ve aleyhim ğadabun ve lehum azabun şedid

( Ve ona cevap verilmesinden sonra, o Allah hakkında tartışanlar, onların mücadeleleri, delilleri Rab’lerinin indinde batıl oldu. Onların üzerine öfke ve onlara şiddetli azap vardır. )

42/17 Allahullezi enzelel kitabe bil hakki vel mizan ve ma yudrike lealles saate karib

( Allah, kitabı gerçek ile ve ölçü ile indirendir. Saatin belki de yakın olduğunu sana ne bildirir? )

42/18 Yesta'cilu bihellezine la yu'minune biha vellezine amenu muşfikune minha ve ya'lemune ennehel hakk e la innellezine yumarune fis saati lefi dalalin beiyd

( Ona inanmayanlar onu acele isterler. O inananlar O’ndan korkanlardır. Onun kesinlikle gerçek olduğunu bilirler. İyi bilin ki o saat hakkında tartışanlar, kesinlikle uzak, derin sapıklık içindedirler.  )

42/19 Allahu latiyfun bi ibadihi yerzuku men yeşa’ve huvel kaviyyul aziz

( Allah kullarına lütufkardır. Dilediği kimseyi rızıklandırır. O kuvvetlidir yücedir. )

42/20 Men kane yuridu harsel ahirati nezid lehu fi harsih ve men kane yuridu harsed dunya nu'tihi minha ve ma lehu fil ahirati min nesib

( Kim ahiretin ekinini istemişse ona ekinde artırırız. Kim dünyanın ekinini istemişse ona ondan veririz. Ama ona ahirette nasip yoktur. )

42/21 Em lehum şurakau şerau lehum mined dini ma lem ye'zen bihillah ve lev la kelimetul fasli le kudiye beynehum ve innez zalimine lehum azabun elim

( Onlara, Allah’ın dinden o izin vermediklerini onlara meşru yol kılan ortaklar mı var? Ve şayet ayrışım kelimesi olmasaydı, onların aralarında hüküm verilirdi. Kesinlikle zalimler, elim azap onlaradır. )

42/22 Teraz zalimine muşfikine min ma kesebu ve huve vakiun bihim vellezine amenu ve amilus salihati fi ravdatil cennat lehum ma yeşaune inde rabbihim zalike huvel fadlul kebir

( Zalimleri o kazandıklarından korkarlarken görürsün. O onlara vaki olur. O inananlar ve iyilikler yapanlar cennetlerin bahçeleri içindedirler. Rab’lerinin indinde ne dilerlerse onlaradır. İşte bu, o büyük üstünlüktür lütuftur. )

42/23 Zalikellezi yubbeşşirullahu ibadehullezine amenu ve amilus salihat kul la es'elukum aleyhi ecran illel meveddete fil kurba ve men yakterif haseneten nezid lehu fiha husna innellahe ğafurun şekur

( Allah’ın, o inanan ve iyilikler yapan kullarını müjdelediği budur. De ki: "Size onun üzerine, yakınlıkta sevgi haricinde ödül sual etmiyorum." Kim güzellik işlerse, ona onda güzelliği artırırız. Kesinlikle Allah affedendir şükredeni görendir. )

42/24 Em yekuluneftera alellahi keziba fe in yeşeillahu yahtim ala kalbik ve yemhullahul batile ve yuhikkul hakka bi kelimatih innehu alimun bi zatis sudur

( “Allah’a  yalan uydurdu." mu derler? Eğer Allah dilerse, kalbinin üzerine mühür basar. Allah batılı imha eder ve gerçeği kelimeleri ile gerçekleştirir. Kesinlikle O göğüslerin özünü bilendir. )

42/25 Ve huvellezi yakbelut tevbete an ibadihi ve ya'fu anis seyyiati ve ya'lemu ma tef'alun

( Ve o kullarının tevbesini kabul edendir ve kötülükleri affedendir. Ne yaparsanız bilir. )

42/26 Ve yestecibullezine amenu ve amilus salihati ve yeziduhum min fadlih vel kafirune lehum azabun şedid

( Ve o inananlara ve iyilikler yapanlara kabul edip cevap verir. Onlara üstünlüğünden lütfundan artırır. İnkarcılar, şiddetli azap onlaradır. )

42/27 Ve lev besetallahur rizka li ibadihi le beğav fil erdi ve lakin yunezzilu bi kaderin ma yeşa’innehu bi ibadihi habirun besir

( Ve şayet Allah kullarına rızkı bol verseydi, yerde azarlardı. Lakin dilediğini ölçü ile indirir. Kesinlikle O kullarından haberdardır görendir. )

42/28 Ve huvellezi yunezzilul ğayse min ba'di ma kanetu ve yenşuru rahmeteh ve huvel veliyyul hamid

( Ve o ümit kesmelerinden sonra yağmuru indiren ve rahmetini yayan O'dur. Övülesi dost O’dur. )

42/29 Ve min ayatihi halkus semavati vel erdi ve ma besse fihima min dabbeh ve huve ala cem'ihim iza yeşau kadir

( Ve gökleri ve yeri yaratışı ve onların içine debelenenlerden o diriltip gönderdikleri onun ayetlerindendir. O dilediğinde, onları toplamaya gücü yetendir. )

42/30 Ve ma esabekum min musibetin fe bima kesebet eydikum ve ya'fu an kesir

( Ve size musibetten ne isabet ederse o ellerinizin kazandıklarındandır. Çoğunu affeder. )

42/31 Ve ma entum bi mu'cizine fil ard ve ma lekum min dunillahi min veliyyin ve la nasir

( Ve yerde aciz bırakanlar değilsiniz. Size Allah’tan başka ne dost, ne de yardımcı yoktur. )

42/32 Ve min ayatihil cevari fil bahri kel a'lam

( Ve denizde büyük dağlar gibi akanlar ayetlerindendir.  )

42/33 İn yeşe yuskinir riha fe yazlelne ravakide ala zahrih inne fi zalike le ayatin li kulli sabbarin şekur

( Eğer dilerse, rüzgarı sükun ettirir de yelkenler sırtında durur. Her sabreden şükreden için kesinlikle bunda ayetler vardır. )

42/34 Ev yubikhunne bima kesebu ve ya'fu an kesir

( Veya onları, o kazandıklarından dolayı helak eder. Çoğunu affeder. )

42/35 Ve ya'lemellezine yucadilune fi ayatina ma lehum min mehiys

( Ve o ayetlerimiz hakkında mücadele edenleri bilir. Onlara kaçacak yer yoktur. )

42/36 Fe ma utitum min şey'in fe metaul hayatid dunya ve ma indellahi hayrun ve ebka lillezine amenu ve ala rabbihim yetevekkelun

( Böylece o verildiğiniz, dünya hayatının faydasıdır. O Allah’ın indindeki, inananlar için ve Rab’lerine dayanıp sığınanlar için daha hayırlıdır ve daha bakidir.  )

42/37 Vellezine yectenibune kebairal ismi vel fevahişe ve iza ma ğadibu hum yağfirun

( Ve onlar günahın büyüklerinden ve ahlaksızlıklardan kaçınırlar. Onlar, öfkelendiklerinde onlar affederler. )

42/38 Vellezinestecabu li rabbihim ve ekamus salate ve emruhum şura beynehum ve min ma razaknahum yunfikun

( Ve Rab’lerini kabul edenler ve duaya kalkanlar, onların işleri aralarında heyettir. O rızıklandırdıklarımızdan harcarlar. )

42/39 Vellezine iza esabehumul bağyu hum yentesirun

( Ve onlar, azgın azap onlara isabet ettiğinde onlar yardımlaşırlar. )

42/40 Ve cezau seyyietin seyyietun misluha fe men afa ve asleha fe ecruhu alellah innehu la yuhibbuz zalimin

( Ve kötülüğün karşılığı, aynısı gibi kötülüktür. Ama kim affederse ve iyileştirirse onun ödülü Allah’a dır. Kesinlikle O zalimleri sevmez. )

42/41 Ve le men intesara ba'de zulmihi fe ulaike ma aleyhim min sebil

( Ve zulmedilmesinden sonra hakkını savunup intikamını alan kimse, işte onlar, onlara yol yoktur. )

42/42 İnnemes sebilu alellezine yazlimunen nase ve yebğune fil erdi bi ğayril hakk ulaike lehum azabun elim

( Kesinlikle yol o insanlara zulmedenlerin ve yerde haksızca azanların üzerinedir. İşte onlar, elim azap onlaradır. )

42/43 Ve le men sabera ve ğafera inne zalike le min azmil umur

( Ve kim sabrederse ve affederse, kesinlikle bu büyük ve azimli işlerdendir.  )

42/44 Ve men yudlilillahu fe ma lehu min veliyyin min ba'dih ve teraz zalimine lemma raevul azabe yekulune hel ila meraddin min sebil

( Ve Allah kimi saptırırsa, artık ondan sonra ona dost yoktur. Azabı gördüklerinde zalimleri, "Dönüşe yol var mıdır?" derlerken görürsün. )

42/45 Ve terahum yu'radune aleyha haşiine minez zulli yenzurune min tarfin hafiyy ve kalellezine amenu innel hasirinellezine hasiru enfusehum ve ehlihim yevmel kiyameh e la innez zalimine fi azabin mukim

( Ve onları zilletten, saygı ve sevgi dolu korku duyarak, ürkerek, ürpererek ona döndürülüp arzolunurlarken görürsün. Gizli korkulu bakışlarla bakarlar. O inananlar "Kesinlikle o hasarlananlar, ayağa kalkış gününde nefislerini ve ailelerini hasarlarlar." derler. İyi bilin ki kesinlikle zalimler devamlı azap içindedirler. )

42/46 Ve ma kane lehum min evliyae yensurunehum min dunillah ve men yudlilillahu fe ma lehu min sebil

( Ve onlara, Allah’tan başka, yardım etmeye dostlar yoktur. Allah kimi saptırırsa, artık ona yol yoktur. )

42/47 İstecibu li rabbikum min kabli en ye'tiye yevmun la meradde lehu minellah ma lekum min melcein yevmeizin ve ma lekum min nekir

( Allah’tan ona geri dönüş olmayan gün gelmeden önce Rab’binizi kabul edin. O gün olduğunda size sığınılacak yer yoktur. Size inkar da yoktur. )

42/48 Fe in a'radu fe ma erselnake aleyhim hafiza in aleyke illel belağ ve inna iza ezaknel insane minna rahmeten feriha biha ve in tusibhum seyyietum bima kaddemet eydihim fe innel insane kefur

( O halde eğer yüz çevirip dönerlerse, seni onların üzerine koruyucu, gözetici göndermedik. Kesinlikle senin üzerine olan ancak ulaştırmadır. Kesinlikle biz insana bizden rahmet tattırdığımızda, onunla ferahlayıp sevinir. Eğer, o ellerinin sunduğundan dolayı onlara kötülük isabet ederse, artık kesinlikle insan inkarcıdır. )

42/49 Lillahi mulkus semavati vel ard yahluku ma yeşa’yehebu li men yeşau inasen ve yehebu li men yeşauz zukur

( Göklerin ve yerin mülkü Allah içindir. Ne dilerse yaratır. Dilediği kimseye kızı bağışlar. Dilediği kimseye erkeği bağışlar. )

42/50 Ev yuzevvicuhum zukranen ve inasa ve yec'alu men yeşau akima innehu alimun kadir

( Veya onları erkekler ve kızlar olarak eşleştirir. Dilediği kimseyi kısır kılar. Kesinlikle O bilendir gücü yetendir. )

42/51 Ve ma kane li beşerin en yukellimehullahu illa vahyen ev min verai hicabin ev yursile rasulen fe yuhiye bi iznihi ma yeşa’innehu aliyyun hakim

( Ve Allah’ın insana kelam edip söz söylemesi, vahyen veya perde arkasından olması haricinde olmaz. Veya resul gönderir de izni ile ne dilerse vahyeder. Kesinlikle O uludur hakimdir. )

42/52 Ve kezalike evhayna ileyke ruhan min emrina ma kunte tedri mel kitabu ve lel imanu ve lakin cealnahu nuran nehdi bihi men neşau min ibadina ve inneke le tehdi ila siratin mustekim

( Ve sana emrimizden ruhu işte böyle vahyettik. Ne kitabın, ne de inancın eğitimini almamıştın. Lakin onu aydınlık kıldık. Onunla kullarımızdan dilediğimiz kimseyi yönlendiririz. Kesinlikle sen doğru yola yönlendirirsin. )

42/53 Siratillahillezi lehu ma fis semavati ve ma fil ard e la ilellahi tesiyrul umur

( Göklerde ne varsa ve yerde ne varsa O’na olan o Allah’ın yoluna. İyi bilin ki işler Allah’a  seyirtip varır. )

No comments:

Post a Comment

SURELER VE AYET ADETLERİ

Sure No - Sure İsmi - Anlam ı - Ayet Adedi 1 - FATİHA ( فَاتِحَةِ ) - Açılış - 7 2 - BAKARA ( بَقَرَةِ ) - Sığır, Yarmak, Delmek - 286 ...