Saturday, May 2, 2026

41 - FUSSİLET

FUSSİLET 41/1 Ha mim

( Ha mim  )

41/2 Tenzilun miner rahmanir rahim

( Şefkatli merhametliden indirildi. )

41/3 Kitabun fussilet ayatuhu kur'anen arabiyyen li kavmin ya'lemun

( Bilen kavim için, ayetleri Arapça Kur'an olarak ayrıntılandırılmış kitap. )

41/4 Beşiran ve nezira fe a'rada ekseruhum fe hum la yesmeun

( Müjdeleyici ve uyarıcı olarak. Onların çoğunluğu yüz çevirip dönmüşlerdir de onlar duymazlar. )

41/5 Ve kalu kulubuna fi ekinnetin min ma ted'una ileyhi ve fi azanina vakrun ve min beynina ve beynike hicabun fa'mel innena amilun

( Ve "Kalplerimiz, o bizi çağırdığına örtü içindedir. Kulaklarımızın içinde ağırlık ve seninle aramızda perde vardır. O halde yap. Kesinlikle biz yapıyoruz." dediler. )

41/6 Kul innema ene beşerun mislukum yuha ileyye ennema ilahukum ilahun vahidun festekimu ileyhi vestağfiruh ve veylun lil muşrikin

( De ki: "Ben kesinlikle aynınız gibi insanım. Bana kesinlikle ilahınızın tek ilah olduğu vahyedildi. O halde O’na doğru yönelin ve af isteyin. Vay o ortak koşanlara." )

41/7 Ellezine la yu'tunez zekate ve hum bil ahirati hum kafirun

( Onlar zekat vermezler. Onlar ahireti de inkar ederler. )

41/8 İnnellezine amenu ve amilus salihati lehum ecrun ğayru memnun

( O inananlar ve iyilikler yapanlar, kesintisiz yasaklanmamış ödül kesinlikle onlaradır. )

41/9 Kul e innekum le tekfurune billezi halekal erda fi yevmeyni ve tec'alune lehu endada zalike rabbul alemin

( De ki: "Kesinlikle siz, yeri iki günde yaratanı inkar edecek ve O’na eşler mi oluşturacaksınız? Alemlerin Rab’bi budur." )

41/10 Ve ceale fiha ravasiye min fevkiha ve barake fiha ve kaddera fiha akvateha fi erbeati eyyam sevaen lis sailin

( Ve "Orada, onun üstünde dağlar oluşturdu. Orada bereket verdi. Orada, gıdaları azıkları, araştıranlar için dört günde eşit olarak düzenleyerek ölçülendirdi." )

41/11 Summesteva iles semai ve hiye duhanun fe kale leha ve lil erdi'tiya tav'an ev kerha kaleta eteyna taiin

( Sonra göğe seviyelendi. O dumansıydı. Ona ve yere "İsteyerek veya zorlanıp istemeyerek itaat edip gelin." dedi. "İsteyerek geldik." dediler. )

41/12 Fe kadahunne seb'a semavatin fi yevmeyni ve evha fi kulli semain emraha ve zeyyennes semaed dunya bi mesabiha ve hifza zalike takdirul azizil alim

( Böylece onları yedi gökler olarak iki günde koyup oturttu. Her göğe işini vahyetti. En yakın göğü kandillerle, lambalarla süsledik ve koruduk. Bu yüce bilenin ölçülendirmesidir, takdiridir. )

41/13 Fe in a'radu fe kul enzertukum saikaten misle saikati adin ve semud

( Eğer yüz çevirirlerse, böylece de ki: "Sizi, Ad’ın ve Semud’un yıldırımının aynısı olan yıldırıma karşı uyardım." )

41/14 İz caethumur rusulu min beyni eydihim ve min halfihim en la ta'budu illellah kalu lev şae rabbuna le enzele melaiketen fe inna bima ursiltum bihi kafirun

( Onlara önlerinden ve arkalarından, "Allah’ın haricindekine kulluk etmeyin." diye resuller geldiğinde, "Şayet Rab’bimiz dileseydi, melekler indirirdi. O halde biz o birlikte gönderildiğinizi inkar ederiz." dediler. )

41/15 Fe emma adun festekberu fil erdi bi ğayril hakki ve kalu men eşeddu minna kuvveh e ve lem yerav ennellahellezi halekahum huve eşeddu minhum kuvveh kanu bi ayatina yechadun

( Ad’a gelince. Yerde haksızca kibirlendi. "Kim bizden kuvvetçe daha şiddetlidir?" dedi. Kesinlikle O onları yaratan Allah’ın, O’nun onlardan kuvvetçe daha şiddetli olduğunu görmediler mi? Ayetlerimizi inkar etmekteydiler. )

41/16 Fe erselna aleyhim rihan sarsaran fi eyyamin nehisatin li nuzikahum azabel hizyi fil hayatid dunya ve le azabul ahirati ahza ve hum la yunsarun

( Böylece uğursuz günlerde, onlara dünya hayatında zillet azabını tattırmak için, üzerlerine soğuk gürültülü kasırga rüzgarı gönderdik. Ahiret azabı daha mahvedicidir, rezil edicidir. Onlara yardım da edilmez. )

41/17 Ve emma semudu fe hedeynahum festehabbul ama alel huda fe ehazethum saikatul azabil huni bima kanu yeksibun

( Ve ama Semud. Onları yönlendirdik de yönlenmenin üzerine körlüğü sevmeyi istediler. Böylece o kazanmış olduklarından dolayı, onları alçaltıcı azabın yıldırımı yakaladı. )

41/18 Ve necceynellezine amenu ve kanu yettekun

( Ve o inananları ve sakınmakta olanları kurtardık. )

41/19 Ve yevme yuhşeru a'daullahi ilen nari fe hum yuzeun

( Ve o gün Allah’ın düşmanları ateşe toplanırlar da onlar hizalanıp sıralanırlar. )

41/20 Hatta iza ma cauha şehide aleyhim sem'uhum ve ebsaruhum ve culuduhum bima kanu ya'melun

( Nihayet oraya vardıklarında, o yapmış olduklarından dolayı, kulakları, gözleri ve derileri onlar üzerine şahit olurlar. )

41/21 Ve kalu li culudihim lime şehidtum aleyna kalu entaknellahullezi entaka kulle şey'in ve huve halekakum evvele merratin ve ileyhi turceun

( Ve derilerine "Neden üzerimize şahitlik ettiniz?" derler. "Bizi, her şeyi konuşturan Allah konuşturdu. Sizi ilk keresinde yaratan da O’dur. O'na döndürülürsünüz." derler. )

41/22 Ve ma kuntum testetirune en yeşhede aleykum sem'ukum ve la ebsarukum ve la culudukum ve lakin zanentum ennellahe la ya'lemu kesiran min ma ta'melun

( Ve kulaklarınız, gözleriniz ve derileriniz, üzerinize şahitlik ederler diye saklanmıyordunuz. Lakin kesinlikle Allah’ın o yaptıklarınızdan çoğunu bilmediğini zannettiniz. )

41/23 Ve zalikum zannukumullezi zanentum bi rabbikum erdakum fe asbahtum minel hasirin

( Ve işte böyle, o Rab’binize zanda bulunduğunuz zannınız sizi mahvetti de hasarlananlardan oldunuz. )

41/24 Fe in yasbiru fen naru mesven lehum ve in yesta'tibu fe ma hum minel mu'tebin

( Eğer sabrederlerse, artık onlara yer ateştir. Eğer hoşnut olmayı isterlerse, onlar hoşnut olanlardan değillerdir. )

41/25 Ve kayyadna lehum kuranae fe zeyyenu lehum ma beyne eydihim ve ma halfehum ve hakka aleyhimul kavlu fi umemin kad halet min kabli him minel cinni vel ins innehum kanu hasirin

( Ve onlara arkadaşlar daim kıldık da, önlerindekileri ve arkalarındakileri süslü gösterdiler. Onlardan önce gelip geçmiş olan cinlerden ve insanlardan topluluklar hakkındaki söz, onlar üzerine gerçek oldu. Kesinlikle onlar hasarlananlar oldular. )

41/26 Ve kalellezine keferu la tesmeu li hazel kur'ani velğav fihi leallekum tağlibun

( Ve o inkar edenler "Bu Kur'an’ı dinlemeyin ve okunurken boş konuşup gürültü yapın. Umulur ki yenersiniz." dediler. )

41/27 Fe lenuzikannellezine keferu azaben şediden ve lenecziyennehum esveellezi kanu ya'melun

( O inkar edenlere, şidetli azap tattıracağız. Kesinlikle onları, o yapmış olduklarının en kötüsüyle karşılıklandıracağız. )

41/28 Zalike cezau a'daillahin nar lehum fiha darul huld cezaen bima kanu bi ayatina yechadun

( Allah düşmanlarının karşılığı budur. Ayetlerimizi inkar etmiş olmalarından dolayı, karşılık olarak, ebediyet yurdu içinde onlara ateş vardır. )

41/29 Ve kalellezine keferu rabbena erinellezeyni edallana minel cinni vel insi nec'alhuma tahte akdamina li yekuna minel esfelin

( Ve o inkar edenler "Rab’bimiz, cinlerden ve insanlardan bizi o saptıranları bize göster. En aşağılıklardan, sefillerden olmaları için onları ayaklarımızın, adımlarımızın altına alalım." derler. )

41/30 İnnellezine kalu rabbunellahu summestekamu tetenezzelu aleyhimul melaiketu en la tehafu ve la tahzenu ve ebşiru bil cennetilleti kuntum tu’adun

( Kesinlikle O "Rab’bimiz Allah’tır." diyenlere, sonra doğru olanlara, "Korkmayın ve hüzünlenmeyin. Vaad edilmiş olduğunuz cennet ile müjdelenip sevinin." diye onların üzerine melekler inerler. )

41/31 Nahnu evliyaukum fil hayatid dunya ve fil ahirah ve lekum fiha ma teştehi enfusukum ve lekum fiha ma teddeun

( Biz dünya hayatında ve ahirette, diğerinde dostlarınızız. Orada nefislerinizin neye iştahı olursa sizedir. Orada ne arzularsanız sizedir. )

41/32 Nuzulen min ğafurin rahim

( Affeden merhametliden ağırlamadır, ikramdır. )

41/33 Ve men ahsenu kavlen min men dea ilellahi ve amile salihan ve kale inneni minel muslimin

( Ve Allah’a  çağıran kimseden, iyilik yapandan ve "Kesinlikle ben teslim olanlardanım." diyenden daha güzel sözü olan kimdir? )

41/34 Ve la testevil hasenetu ve les seyyieh idfa’billeti hiye ahsenu fe izellezi beyneke ve beynehu adavetun ke ennehu veliyyun hamim

( Ve güzellik ve kötülük eşit değildir. Onu en güzeliyle sav. O zaman o seninle kendi arasında düşmanlık olan, kesinlikle o sıcak samimi arkadaş gibi olur. )

41/35 Ve ma yulekkaha illellezine saberu ve ma yulekkaha illa zu hazzin azim

( Ve ona, o sabredenlerin haricindekiler kavuşmaz. Ona, büyük pay sahibi olanların haricindekiler kavuşmaz. )

41/36 Ve imma yenzeğanneke mineş şeytani nezğun festeiz billah innehu huves semiul alim

( Ve eğer sıkıntı vesvese veren şeytandan sana sıkıntı vesvese gelirse, Allah’a  sığın. Kesinlikle O, O duyandır, bilendir. )

41/37 Ve min ayatihil leylu ven neharu veş şemsu vel kamer la tescudu liş şemsi ve la lil kameri vescudu lillahillezi halekahunne in kuntum iyyahu ta'budun

( Ve gece, gündüz, Güneş ve Ay O’nun ayetlerindendir. Ne Güneş için, ne de Ay için yere kapanmayın. Eğer sadece O’na kulluk etmekteyseniz, onları yaratan Allah için yere kapanın. )

41/38 Fe inistekberu fellezine inde rabbike yusebbihune lehu bil leyli ven nehari ve hum la yes'emun

( Eğer kibirlenirlerse, o Rab’binin indinde olanlar, gece ve gündüz O’na övgü sözleri söylerler. Onlar usanmazlar. )

41/39 Ve min ayatihi enneke teral erda haşiaten fe iza enzelna aleyhel ma ehtezzet ve rabet innellezi ahyaha le muhyil mevta innehu ala kulli şey'in kadir

( Ve O’nun ayetlerindendir ki, kesinlikle sen yeri korkmuş, ürkmüş, ürpermiş görürsün. Onun üzerine su indirdiğimizde titreşir ve kabarır. Kesinlikle onu dirilten, ölüyü de diriltir. Kesinlikle O her şeye gücü yetendir. )

41/40 İnnellezine yulhidune fi ayatina la yahfevne aleyna e fe men yulka fin nari hayrun em men ye'ti aminen yevmel kiyameh i'melu ma şi'tum innehu bima ta'melune basir

( Kesinlikle o ayetlerimiz hakkında sapanlar, zulmedenler bize gizli kalmazlar. O halde, o ateş içine atılan kimse mi daha hayırlıdır yoksa ayağa kalkış gününde güven içinde gelen kimse mi? Ne dilerseniz yapın. Kesinlikle O ne yaptığınızı görendir. )

41/41 İnnellezine keferu biz zikri lemma caehum ve innehu le kitabun aziz

( Kesinlikle onlar, onlara geldiğinde hatırlamayı inkar ederler. Kesinlikle o büyük yüce kitaptır. )

41/42 La ye'tihil batilu min beyni yedeyhi ve la min halfih tenzilun min hakimin hamid

( Ne önünden, ne de arkasından batıl gelmez. Övülesi olan hakimden indirilmedir. )

41/43 Ma yukalu leke illa ma kad kile lir rusuli min kablik inne rabbeke le zu mağfiratin ve zu ikabin elim

( Sana, senden önceki resullere söylenenin haricindeki söylenmedi. Kesinlikle Rab’bin af sahibidir ve elim azap sahibidir. )

41/44 Ve lev cealnahu kur'anen a’cemiyyen le kalu lev la fussilet ayatuh a'cemiyyun ve arabiyy kul huve lillezine amenu huden ve şifa vellezine la yu'minune fi azanihim vakrun ve huve aleyhim ama ulaike yunadevne min mekanin beiyd

( Ve şayet onu yabancı Kur'an kılsaydık, "Ayetlerini ayrıntılandırmalı değil miydi?" derlerdi. Yabancı ve Araplara? De ki: "O, inananlar için yönlendirmedir ve şifadır. O inanmayanlar, onların kulaklarının içinde ağırlık vardır. O onlara körlüktür. İşte onlara uzak mekandan seslenilir.” )

41/45 Ve lekad ateyna musel kitabe fahtulife fih ve lev la kelimetun sebekat min rabbike le kudiye beynehum ve innehum lefi şekkin minhu murib

( Ve Musa’ya kitabı verdik de onun hakkında ihtilaf ettiler. Şayet Rab’binden geçmiş kelime olmasaydı, onların aralarında hüküm verilirdi. Kesinlikle onlar ondan vesveseli şüphe içindedirler. )

41/46 Men amile salihan fe li nefsihi ve men esae fe aleyha ve ma rabbuke bi zallamin lil abid

( Kim iyilik yaparsa nefsi içindir. Kim kötülük yaparsa artık onun üzerinedir. Rab’bin kulları için zulmeden değildir. )

41/47 İleyhi yuraddu ilmus saah ve ma tahrucu min semeratun min ekmamiha ve ma tahmilu min unsa ve la tedau illa bi ilmih ve yevme yunadihim eyne şurakai kalu azennake ma minna min şehid

( Saatin ilmi O'na döndürülür. O’nun ilmi haricinde ürün, meyve tomurcuğundan çıkmaz, kadın yüklenip taşımaz ve doğurup bırakmaz. Onlara "Nerede ortaklarım?" diye seslendiği o gün, "Bizden şahit olmadığını sana bildiririz." derler. )

41/48 Ve dalle anhum ma kanu yed'une min kablu ve zannu ma lehum min mehiys

( Ve o önceden çağırdıkları onlardan sapmışlardır. Onlara kaçacak yer olmadığını anlamışlardır. )

41/49 La yes'emul insanu min duail hayri ve in messehuş şerru fe yeusun kanut

( İnsan hayır çağırışından usanmaz. Eğer ona kötülük dokunursa ümidini kesip ümitsiz olur )

41/50 Ve lein ezaknahu rahmeten minna min ba'di darrae messethu le yekulenne haza li ve ma ezunnus saate kaimeten ve lein ruci'tu ila rabbi inne li indehu lel husna fe le nunebbiennellezine keferu bima amilu ve le nuzikannehum min azabin ğaliyz

( Ve eğer, ona dokunan darlıktan sonra ona bizden rahmet tattırırsak, "Bu banadır. Saatin mevcut olduğunu da zannetmiyorum. Eğer Rab’bime dönersem bana O’nun indinde kesinlikle güzellik vardır." der. Artık, o inkar edenlere o yaptıklarını haber vereceğiz. Kesinlikle onlara yoğun, sert azap tattıracağız. )

41/51 Ve iza en'amna alel insani a'rada ve nea bi canibih ve iza messehuş şerru fe zu duain ariyd

( Ve insana nimet verdiğimizde yüz çevirip döner ve onun yanından uzaklaşır. Ona kötülük dokunduğunda, hemen uzun uzun çağırır. )

41/52 Kul e raeytum in kane min indillahi summe kefertum bihi men edallu min men huve fi şikakin beiyd

( De ki: "Görmez misiniz? Eğer Allah’ın indinden ise, sonra onu inkar etmişseniz, uzak, derin ayrılık, kopukluk içinde olan kimseden daha sapık kimdir?" )

41/53 Senurihim ayatina fil afaki ve fi enfusihum hatta yetebeyyene lehum ennehul hakk e ve lem yekfi bi rabbike ennehu ala kulli şey'in şehid

( Onun kesinlikle gerçek olduğu onlara açıkça belli olana kadar, onlara ayetlerimizi ufuklarda ve nefislerinde göstereceğiz. Rab’binin, kesinlikle O’nun her şeye şahit olması kafi değil mi?  )

41/54 E la innehum fi miryetin min likai rabbihim e la innehu bi kulli şey'in muhiyt

( İyi bilin ki kesinlikle onlar Rab’lerine kavuşmaktan şüphe içindedirler. İyi bilin ki kesinlikle O her şeyi kuşatmıştır.  )

No comments:

Post a Comment

SURELER VE AYET ADETLERİ

Sure No - Sure İsmi - Anlam ı - Ayet Adedi 1 - FATİHA ( فَاتِحَةِ ) - Açılış - 7 2 - BAKARA ( بَقَرَةِ ) - Sığır, Yarmak, Delmek - 286 ...