Saturday, May 2, 2026

26 - ŞUARA

ŞUARA 26/1 Ta sin mim

( Ta sin mim  )

26/2 Tilke ayatul kitabil mubin

( Bunlar apaçık kitabın ayetleridir. )

26/3 Lealleke bahiun nefseke en la yekunu mu'minin

( İnananlar olmuyorlar diye neredeyse nefsini tüketeceksin. )

26/4 İn neşe’nunezzil aleyhim mines semai ayeten fe zallet a'nakuhum leha hadiin

( Eğer dilersek, onların üzerine gökten ayet indiririz de boyunları ona eğilerek, alçalarak hakir zelil olur. )

26/5 Ve ma ye'tihim min zikrin miner rahmani muhdesin illa kanu anhu mu'ridin

( Ve onların O’na yüz çevirip dönen olmalarının haricinde, onlara Rahman’dan sözel hatırlatma gelmez.  )

26/6 Fe kad kezzebu fe seye'tihim enbau ma kanu bihi yestehziun

( Yalanladılar. Artık, o alay etmiş olduklarının haberi onlara gelecek. )

26/7 E ve lem yerav ilel erdi kem enbetna fiha min kulli zevcin kerim

( Yeri görmediler mi? Onun içinde her faydalı eşten nicelerini bitirip yetiştirdik. )

26/8 İnne fi zalike le ayeh ve ma kane ekseruhum mu'minin

( Kesinlikle bunda ayetler vardır. Onların çoğunluğu inananlar değildirler. )

26/9 Ve inne rabbeke le huvel azizur rahim

( Ve kesinlikle Rab’bin, o yücedir merhametlidir. )

26/10 Ve iz nada rabbuke musa eni'til kavmez zalimin

( Ve zamanında Rab’bin, zalimler kavmine gitsin diye Musa’ya seslendi. )

26/11 Kavme fir'avne e la yettekun

( Firavun’un kavmi. Sakınmayacaklar mı? )

26/12 Kale rabbi inni ehafu en yukezzibun

( "Rab’bim, kesinlikle beni yalanlarlar diye korkarım." dedi. )

26/13 Ve yediyku sadri ve la yentaliku lisani fe ersil ila harun

( Ve göğsüm daralır da dilim salıvermez. O halde Harun’a da gönder. )

26/14 Ve lehum aleyye zenbun fe ehafu en yaktulun

( Ve onların üzerime attıkları suç, günah var. Artık beni öldürürler diye korkarım. )

26/15 Kale kella fezheba bi ayatina inna meakum  mustemiun

( "Asla, o halde ayetlerimiz ile gidin. Kesinlikle biz sizinle birlikteyiz, duyanlarız." dedi. )

26/16 Fe'tiya fir'avne fe kula inna rasulu rabbil alemin

( O halde, Firavun’a yetin de Kesinlikle biz alemlerin Rab’binin resulüyüz." deyin." )

26/17 En ersil meana   beni israil

( "İsrailoğullarını bizimle birlikte gönder." diye. )

26/18 Kale e lem nurabbike fina veliden ve lebiste fina min umurike sinin

( "Biz seni çocukken içimizde yetiştirmedik mi? Ve sen içimizde ömründen senelerce kalmadın mı?" dedi. )

26/19 Ve fealte fa'letekelleti fealte ve ente minel kafirin

( Ve o yaptığın faaliyeti de yaptın sen. Sen inkarcılardansın. )

26/20 Kale fealtuha izen ve ene mined dallin

( "Onu yaptığım zaman ben sapıklardandım." dedi. )

26/21 Fe ferartu minkum lemma hiftukum fe vehebe li rabbi hukmen ve cealeni minel murselin

( Sizden korktuğumda sizden kaçıp firar ettim de Rab’bim benim için hüküm bahşetti. Beni gönderilenlerden kıldı. )

26/22 Ve tilke ni'metun temunnuha aleyye en abbedte beni israil

( Ve bu üzerime minnetlendirdiğin, kaktığın nimet de İsrailoğullarını kul edinmiş olmandır. )

26/23 Kale fir'avnu ve ma rabbul alemin

( Firavun "Alemlerin Rab’bi de nedir?" dedi. )

26/24 Kale rabbus semavati vel erdi ve ma beynehuma in kuntum mukinin

( "Göklerin, yerin ve o onların aralarındakilerinin Rab’bidir. Eğer kani olanlarsanız." dedi. )

26/25 Kale li men havlehu e la testemiun

( O çevresinde olan kimseler için "Duymuyor musunuz?" dedi. )

26/26 Kale rabbukum ve rabbu abaikumul evvelin

( “Rab’binizdir ve evvelki babalarınızın da Rab’bidir." dedi. )

26/27 Kale inne rasulekumullezi ursile ileykum le mecnun

( "Kesinlikle o size gönderilen resulünüz cinlidir." dedi. )

26/28 Kale rabbul meşriki vel mağribi ve ma beynehuma in kuntum ta'kilun

( "Doğunun, batının ve o onların aralarındakilerinin Rab’bidir. Eğer akıl etmekteyseniz." dedi. )

26/29 Kale le in ittehazte ilahen ğayri le ec'alenneke minel mescunin

( "Eğer benden başka ilah edinirsen, seni hapsedilmişlerden kılacağım." dedi. )

26/30 Kale e ve lev ci'tuke bi şey'in mubin

( “Şayet sana apaçık şeyi getirsem de mi?” dedi. )

26/31 Kale fe'ti bihi in kunte mines sadikin

( "Haydi, eğer doğrulardan isen getir onu." dedi. )

26/32 Fe elka asahu fe iza hiye su'banun mubin

( Asasını attı da o zaman o apaçık ejderha oldu. )

26/33 Ve nezea yedehu fe iza hiye beydau lin nazirin

( Ve elini çekip çıkardı da o zaman o bakanlar için beyaz oldu. )

26/34 Kale lil melei havlehu inne haza lesahirun alim

( Çevresindeki ileri gelenlere "Bu kesinlikle bilgili sihirbazdır." dedi. )

26/35 Yuridu en yuhricekum min erdikum bi sihrihi fe maza te'murun

( Sihiriyle sizi yerinizden çıkarmayı ister. O halde yapılmasını istediğiniz iş nedir? )

26/36 Kalu ercih ve ehahu veb'as fil medaini haşirin

( "Onu ve kardeşini tut. Şehirlerin içine de toplayıcılar gönder." dediler. )

26/37 Ye'tuke bi kulli sehharin alim

( Sana tüm bilgili sihirbazlar ile gelsinler. )

26/38 Fe cumias seharatu li mikati yevmin ma'lum

( Böylece, belirli günün tayin edilen zamanında sihirbazlar toplandı.  )

26/39 Ve kile lin nasi hel entum muctemiun

( Ve insanlara "Sizler de toplanıyor musunuz?" denildi. )

26/40 Leallena nettebius seharate in kanu humul ğalibin

( Eğer galipler olurlarsa biz belki sihirbazlara tabi oluruz. )

26/41 Fe lemma caes seharatu kalu li fir'avne e inne lena le ecran in kunna nahnul ğalibin

( Sihirbazlar geldiklerinde, Firavun’a "Eğer bizler galipler olursak, kesinlikle bize ödül olacaktır değil mi?" dediler. )

26/42 Kale neam ve innekum izen le minel mukarrabin

( "Evet. O zaman kesinlikle siz yakınlarımdan olacaksınız." dedi. )

26/43 Kale lehum musa elku ma entum mulkun

( Musa onlara "Malik olduğunuz ne varsa atın." dedi. )

26/44 Fe elkav hibalehum ve isiyyehum ve kalu bi izzeti fir'avne inna le nahnul ğalibun

( Böylece, iplerini ve asalarını attılar. "Firavun’un üstün kudreti ile kesinlikle bizler galipler olacağız." dediler. )

26/45 Fe elka musa asahu fe iza hiye telkafu ma ye'fikun

( Musa asasını attı da o zaman o uydurduklarını yuttu.  )

26/46 Fe ulkiyes seharatu sacidin

( Böylece, tüm sihirbazlar yere kapanarak atıldılar. )

26/47 Kalu amenna bi rabbil alemin

( "Alemlerin Rab’bine inandık." dediler. )

26/48 Rabbi musa ve harun

( Musa’nın ve Harun’un Rab’bine. )

26/49 Kale amentum lehu kable en azene lekum innehu le kebirukum ellezi allemekumus sihr fe le sevfe ta'lemun le ukattienne eydiyekum ve erculekum min hilafin ve le usallibennekum ecmein

( "Size izin vermemden önce O'na inandınız ha? Kesinlikle O

 size sihiri öğreten büyüğünüzmüş. O halde, yakında bileceksiniz. Ellerinizi ve ayaklarınızı karşıtlamasına kestireceğim ve sizi topluca astıracağım." dedi. )

26/50 Kalu la dayra inna ila rabbina munkalibun

( "Zararı yok. Kesinlikle biz Rab’bimize döneceğiz." dediler. )

26/51 İnna natmeu en yağfira lena rabbuna hatayana en kunna evvelel mu'minin

( "Kesinlikle biz inananların ilkleri olduk diye, Rab’bimizin bize hatalarımızı af eyleyeceğini ümit ederiz." )

26/52 Ve evhayna ila musa en esri bi ibadi innekum muttebeun

( Ve Musa’ya "Kullarımı seyirt. Kesinlikle siz takip edilenlersiniz." diye vahyettik. )

26/53 Fe ersele fir'avnu fil medaini haşirin

( Firavun şehirlerin içine toplayıcılar gönderdi. )

26/54 İnne haulai le şirzimetun kalilun

( Kesinlikle bunlar küçük, önemsiz, az topluluktur. )

26/55 Ve innehum lena le ğaizun

( Ve kesinlikle onlar bize kinlidirler, öfkelidirler. )

26/56 Ve inna le cemiun hazirun

( Ve kesinlikle biz hazır, korkulan topluluğuz. )

26/57 Fe ahracnahum min cennatin ve uyun

( Böylece, onları bahçelerden ve pınarlardan çıkardık. )

26/58 Ve kunuzin ve mekamin kerim

( Ve hazinelerden ve yüce, faydalı makamlardan. )

26/59 Kezalik ve evrasnaha beni israil

( İşte böyle. İsrailoğullarını onlara varis yaptık. )

26/60 Fe etbeuhum muşrikin

( Böylece, Güneş doğarken onları takip ettiler. )

26/61 Fe lemma terael cem'ani kale ashabu musa inna le mudrakun

( İki topluluk birbirlerini gördüklerinde, Musa’nın arkadaşları "Kesinlikle biz yetişildik, yakalandık." dediler. )

26/62 Kale kella inne meiye rabbi seyehdin

( "Asla, kesinlikle Rab’bim benimle birliktedir. Beni yönlendirecektir." dedi. )

26/63 Fe evhayna ila musa enidrib bi asakel bahr fenfeleka fe kane kulli firkin ket tavdil azim

( Böylece Musa’ya "Asan ile denize vur." diye vahyettik de patlayıp yarıldı. Her bölük büyük dağ gibi oldu. )

26/64 Ve ezlefna semmel aharin

( Ve diğerlerini de oraya yaklaştırdık. )

26/65 Ve enceyna musa ve men mea hu ecmein

( Ve Musa’yı ve O'nunla birlikte olanları topluca kurtardık. )

26/66 Summe ağraknel aharin

( Sonra diğerlerini boğduk. )

26/67 İnne fi zalike le ayeh ve ma kane ekseruhum mu'minin

( Kesinlikle bunda ayet vardır. Onların çoğunluğu inananlar olmamışlardır. )

26/68 Ve inne rabbeke le huvel azizur rahim

( Ve kesinlikle Rab’bin, o yücedir merhametlidir. )

26/69 Vetlu aleyhim nebee ibrahim

( Ve onların üzerine İbrahim’in haberini oku. )

26/70 İz kale li ebihi ve kavmihi ma ta'budun

( Zamanında babasına ve kavmine "Neye kulluk ediyorsunuz?" dedi. )

26/71 Kalu na'budu asnamen fe nezallu leha akifin

( "Putlara kulluk ediyoruz. Onlara sebatkarca meyleder eğiliriz." dediler. )

26/72 Kale hel yesmeunekum iz ted'un

( “Çağırdığınızda sizi duyarlar mı?” dedi. )

26/73 Ev yenfeunekum ev yedurrun

( Veya size fayda sağlarlar mı veya zarar verebilirler mi?  )

26/74 Kalu bel vecedna abaena kezalike yef'alun

( "Bilakis. Babalarımızı böyle yaparlarken bulduk." dediler. )

26/75 Kale e fe raeytum ma kuntum ta'budun

( "O halde, neye kulluk etmekte olduğunuzu görmez misiniz?" dedi. )

26/76 Entum ve abaukumul akdemun

( Sizler ve daha önceki babalarınız. )

26/77 Fe innehum aduvvun li illa rabbel alemin

( Böylece, kesinlikle onlar ancak alemlerin Rab’bine düşmandırlar. )

26/78 Ellezi halekani fe huve yehdin

( Beni yaratan O'dur. Artık beni O yönlendirir, )

26/79 Vellezi huve yut'imuni ve yeskin

( Ve O'dur, O'dur beni yediren ve beni içiren. )

26/80 Ve iza meridtu fe huve yeşfin

( Ve hastalandığımda O bana şifa verir. )

26/81 Vellezi yumituni summe yuhyin

( Ve beni öldüren sonra beni dirilten O'dur. )

26/82 Vellezi at'meu en yağfira li hatiy'eti yevmed din

( Ve din gününde hatalarım için af eylemesini ümit ettiğim O’dur. )

26/83 Rabbi heb li hukmen ve elhikni bis salihin

( Rab’bim bana hüküm bahşet ve beni iyilere kat. )

26/84 Vec'al li lisane sidkin fil ahirin

( Ve benim için sonrakiler içinde doğru lisan kıl. )

26/85 Vec'alni min veraseti cennetin neim

( Ve beni bolluk bahçesinin varislerinden kıl. )

26/86 Vağfir li ebi innehu kane mined dallin

( Ve babam için af eyle. Kesinlikle o sapmışlardan oldu. )

26/87 Ve la tuhzini yevme yub'asun

( Diriltilecekleri gün beni hüzünlendirme. )

26/88 Yevme la yenfeu malun ve la benun

( O gün ne mal ne de oğullar fayda vermez. )

26/89 İlla men etellahe bi kalbin selim

( Allah’a  sağlam, kusursuz kalp ile gelmiş olanların haricinde. )

26/90 Ve uzlifetil cennetu lil muttekin

( Ve cennet sakınanlar için yaklaştırılmıştır. )

26/91 Ve burrizetil cehimu li ğavin

( Ve cehennem azgınlar için ortaya çıkarılmıştır. )

26/92 Ve kile lehum eyne ma kuntum ta'budun

( Ve onlara "O kulluk etmiş olduğunuz hangisidir?" denilir. )

26/93 Min dunillah hel yensurunekum ev yentesirun

( Allah’tan başka. Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerine yardım edebiliyorlar mı? )

26/94 Fe kubkibu fiha hum vel ğavun

( Artık onlar ve azgınlar oraya tıkılmışlardır. )

26/95 Ve cunudu iblise ecmeun

( Ve İblis’in orduları, askerleri de topluca. )

26/96 Kalu ve hum fiha yahtesimun

( Onlar orada tartışıp hasımlaşarak dediler ki,  )

26/97 Tellahi in kunna le fi dalalin mubin

( Allah için, kesinlikle biz apaçık sapıklık içinde olmuşuz. )

26/98 İz nusevvikum bi rabbil alemin

( Zamanında sizi alemlerin Rab’bi ile denk tuttuk. )

26/99 Ve ma edallena illel mucrimun

( Ve "Bizi suçluların haricindekiler saptırmadı." )

26/100 Fe ma lena min şafiin

( Artık bize af vesilecilerinden yoktur.  )

26/101 Ve la sadikin hamim

( Ve ne de doğru sıcak samimi arkadaş. )

26/102 Fe lev enne lena kerraten fe nekune minel mu'minin

( Keşke kesinlikle bize bir kere daha tekrar olsaydı da inananlardan olsaydık. )

26/103 İnne fi zalike le ayeh ve ma kane ekseruhum mu'minin

( Kesinlikle bunda ayet vardır. Onların çoğunluğu inananlar değildirler. )

26/104 Ve inne rabbeke le huvel azizur rahim

( Ve kesinlikle Rab’bin, o yücedir merhametlidir. )

26/105 Kezzebet kavmu nuhinil murselin

( Nuh kavmi gönderilenleri yalanladılar. )

26/106 İz kale lehum ehuhum nuhun e la tettekun

( Zamanında kardeşleri Nuh onlara "Sakınmaz mısınız?" dedi. )

26/107 İnni lekum rasulun emin

( Kesinlikle ben size güvenilir resulüm. )

26/108 Fettekullahe ve eti’un

( O halde Allah’tan sakının ve bana itaat edin. )

26/109 Ve ma es'elukum aleyhi min ecr in ecriye illa ala rabbil alemin

( Ve onun üzerine size ödülden sual etmiyorum. Kesinlikle ödülüm ancak alemlerin Rab’binin üzerinedir. )

26/110 Fettekullahe ve eti’un

( O halde Allah’tan sakının ve bana itaat edin. )

26/111 Kalu e nu'minu leke vettebeakel erzelun

( "Reziller sana tabi olmuşken sana mı inanalım?" dediler. )

26/112 Kale ve ma ilmi bima kanu ya'melun

( "O yaptıklarından dolayı bilgim yoktur." dedi. )

26/113 İn hisabuhum illa ala rabbi lev teş'urun

( Onların hesapları ancak Rab’bimin üzerinedir. Keşke farketseniz. )

26/114 Ve ma ene bi taridil mu'minin

( Ve ben inananları kovup uzaklaştıracak değilim.  )

26/115 İn ene illa nezirun mubin

( Kesinlikle ben ancak apaçık uyarıcıyım. )

26/116 Kalu le in lem tentehi ya nuhu le tekunenne minel mercumin

( "Eğer vazgeçip son vermezsen ey Nuh, kovulmuşlardan olacaksın." dediler. )

26/117 Kale rabbi inne kavmi kezzebun

( "Rab’bim, kesinlikle kavmim beni yalanladı." dedi. )

26/118 Feftah beyni ve beynehum fethan ve neccini ve men meiye minel mu'minin

( Artık benim ve onların arasını açılışla iyice aç. Beni ve inananlardan benimle birlikte olan kimseleri kurtar. )

26/119 Fe enceynahu ve men mea hu fil fulkil meşhun

( Böylece O'nu ve O'nunla birlikte olan kimseleri, dopdolu gemi içinde kurtardık. )

26/120 Summe ağrakna ba'dul bakin

( Sonra, geriye bakiye kalanları boğduk.  )

26/121 İnne fi zalik le ayeh ve ma kane ekseruhum mu'minin

( Kesinlikle bunda ayet vardır. Onların çoğunluğu inananlar değildirler. )

26/122 Ve inne rabbeke le huvel azizur rahim

( Ve kesinlikle Rab’bin, işte o yücedir merhametlidir. )

26/123 Kezzebet adunil murselin

( Ad gönderilenleri yalanladı. )

26/124 İz kale lehum ehuhum hudun e la tettekun

( Zamanında kardeşleri Harun onlara "Sakınmaz mısınız?" dedi. )

26/125 İnni lekum rasulun emin

( Kesinlikle ben size güvenilir resulüm. )

26/126 Fettekullahe ve eti’un

( O halde, Allah’tan sakının ve bana itaat edin. )

26/127 Ve ma es'elukum aleyhi min ecr in ecriye illa ala rabbil alemin

( Ve size onun üzerine ödülden sual etmiyorum. Kesinlikle ödülüm Ancak alemlerin Rab’binin üzerinedir. )

26/128 E tebnune bi kulli riy'in ayeten ta'besun

( Her tepeye ayet bina kurar da abesle iştigal edip eğlenir misiniz? )

26/129 Ve tettehizune mesania leallekum tahludun

( Ve ebedi olacağınızı umarak üretim yeri mi edinirsiniz? )

26/130 Ve iza betaştum betaştum cebbarin

( Ve tuttuğunuzda zorba gibi tutarsınız. )

26/131 Fettekullahe ve eti’un

( O halde, Allah’tan sakının ve bana itaat edin. )

26/132 Vettekullezi emeddekum bima ta'lemun

( Ve o bildiklerinizi size yayarak verenden sakının. )

26/133 Emeddekum bi en'amin ve benin

( Size hayvanları ve oğulları yaydı. )

26/134 Ve cennatin ve uyun

( Ve bahçeleri ve pınarları. )

26/135 İnni ehafu aleykum azabe yevmin azim

( Kesinlikle ben, üzerinize olacak büyük günün azabından korkarım. )

26/136 Kalu sevaun aleyna e veazte em lem tekun minel vaizin

( "Vaaz versen de vaaz verenlerden olmasan da bize aynıdır." dediler. )

26/137 İn haza illa hulukul evvelin

( Bu kesinlikle evvelkilerin ahlakları, uydurduklarıdır )

26/138 Ve ma nahnu bi muazzebin

( Ve bizler azap edilecekler değiliz.  )

26/139 Fe kezzebuhu fe ehleknahum inne fi zalike le ayeh ve ma kane ekseruhum mu'minin

( Böylece onu yalanladılar da onları helak ettik. Kesinlikle bunda ayet vardır. Onların çoğunluğu inananlar değildirler. )

26/140 Ve inne rabbeke le huvel azizur rahim

( Ve kesinlikle Rab’bin, işte o yücedir merhametlidir. )

26/141 Kezzebet semudul murselin

( Semud gönderilenleri yalanladı. )

26/142 İz kale lehum ehuhum salihun e la tettekun

( Zamanında kardeşleri Salih onlara "Sakınmaz mısınız?" dedi. )

26/143 İnni lekum rasulun emin

( Kesinlikle ben size güvenilir resulüm. )

26/144 Fettekullahe ve eti’un

( O halde Allah’tan sakının ve bana itaat edin. )

26/145 Ve ma es'elukum aleyhi min ecr in ecriye illa ala rabbil alemin

( Ve size onun üzerine ödülden sual etmiyorum. Kesinlikle benim ödülüm ancak alemlerin Rab’binin üzerinedir. )

26/146 E tutrakune fi ma hahuna aminin

( “O buradakinin içinde güvende olarak bırakılacak mısınız?" )

26/147 Fi cennatin ve uyun

( Bahçelerin ve pınarların içinde. )

26/148 Ve zuruin ve nahlin tal'uha hedim

( Ve ekinlerin ve tomurcukları sivrilmiş açılmış hurmaların. )

26/149 Ve tenhitune minel cibali buyuten farihin

( Ve ferahlayanlar olarak sevinçle dağlardan evler yontuyorsunuz. )

26/150 Fettekullahe ve eti’un

( O halde Allah’tan sakının ve bana itaat edin. )

26/151 Ve la tuti’u emral musrifin

( Ve müsriflerin emrine itaat etmeyin. )

26/152 Ellezine yufsidune fil erdi ve la yuslihun

( Onlar yerde bozgun yaparlar ve iyileştirmezler. )

26/153 Kalu innema ente minel musahharin

( "Kesinlikle sen sihirlenmişlerdensin." dediler. )

26/154 Ma ente illa beşerun misluna fe'ti bi ayetin in kunte mines sadikin

( Sen aynımız gibi insanın haricindeki değilsin. O halde, eğer doğrulardan isen ayeti getir. )

26/155 Kale hazihi nakatun leha şirbun ve lekum şirbu yevmin ma'lum

( İşte o dişi devedir. İçme onadır. Bilinen günde içme sizedir. )

26/156 Ve la temessuha bi suin fe ye'huzekum azabu yevmin azim

( Ve ona kötülükle dokunmayın. Yoksa büyük günün azabı sizi yakalar. )

26/157 Fe akaruha fe asbehu nadimin

( Ama onu boğazladılar da pişman olanlar oldular. )

26/158 Fe ehazehumul azab inne fi zalike le ayeh ve ma kane ekseruhum mu'minin

( Böylece azap onları yakaladı. Kesinlikle bunda ayet vardır. Onların çoğunluğu inananlar değildirler. )

26/159 Ve inne rabbeke le huvel azizur rahim

( Ve kesinlikle Rab’bin, işte o yücedir merhametlidir. )

26/160 Kezzebet kavmu lutinil murselun

( Lut kavmi gönderilenleri yalanladı. )

26/161 İz kale lehum ehuhum lutun e la tettekun

( Zamanında kardeşleri Lut onlara "Sakınmaz mısınız?" dedi. )

26/162 İnni lekum rasulun emin

( Kesinlikle ben size güvenilir resulüm. )

26/163 Fettekullahe ve eti’un

( O halde Allah’tan sakının ve bana itaat edin. )

26/164 Ve ma es'elukum aleyhi min ecr in ecriye illa ala rabbil alemin

( Ve size onun üzerine ödülden sual etmiyorum. Kesinlikle benim ödülüm ancak alemlerin Rab’binin üzerinedir. )

26/165 E te'tunez zukrane minel alemin

( Alemlerden erkeklere mi gidiyorsunuz? )

26/166 Ve tezerune ma haleka lekum rabbukum min ezvacikum bel entum kavmun adun

( Ve Rab’binizin o size yarattığı eşleri bırakıyorsunuz. Bilakis sizler hududu aşan kavimsiniz. )

26/167 Kalu lein lem tentehi ya lutu le tekunenne minel muhracin

( "Eğer vazgeçip son vermezsen ey Lut, çıkarılanlardan olacaksın." dediler. )

26/168 Kale inni li amelikum minel kalin

( "Kesinlikle ben çalışmalarınız, yaptıklarınız için kınayanlardanım, öfkelenenlerdenim." dedi. )

26/169 Rabbi neccini ve ehli min ma ya'melun

( Rab’bim beni ve ailemi o yaptıklarından kurtar. )

26/170 Fe necceynahu ve ehlehu ecmein

( Böylece O'nu ve ailesini topluca kurtardık. )

26/171 İlla acuzen fil ğabirin

( Geride kalanların içindeki yaşlı kadın hariç )

26/172 Summe demmernel aharin

( Sonra diğerlerini mahvettik. )

26/173 Ve emtarna aleyhim metara fe sae metarul munzerin

( Ve üzerlerine yağmur yağdırdık. Artık uyarılanların yağmuru ne kötüdür. )

26/174 İnne fi zalike le ayeh ve ma kane ekseruhum mu'minin

( Kesinlikle bunda ayet vardır. Onların çoğunluğu inananlar değildirler. )

26/175 Ve inne rabbeke le huvel azizur rahim

( Kesinlikle Rab’bin, işte o yücedir merhametlidir. )

26/176 Kezzebe ashabul eyketil murselin

( Eyke sahipleri gönderilenleri yalanladı. )

26/177 İz kale lehum şuaybun e la tettekun

( Zamanında Şuayb onlara "Sakınmaz mısınız?" dedi. )

26/178 İnni lekum rasulun emin

( Kesinlikle ben size güvenilir resulüm. )

26/179 Fettekullahe ve eti’un

( O halde Allah’tan sakının ve bana itaat edin. )

26/180 Ve ma es'elukum aleyhi min ecr in ecriye illa ala rabbil alemin

( Ve size onun üzerine ödülden sual etmiyorum. Kesinlikle benim ödülüm ancak alemlerin Rab’binin üzerinedir. )

26/181 Evful keyle ve la tekunu minel muhsirin

( Kile ölçeğine vefa edin ve menedenlerden, hasarlayanlardan olmayın. )

26/182 Vezinu bil kistasil mustekim

( Ve doğru kıstas ile ölçün, tartın. )

26/183 Ve la tebhasun nase eşyaehum ve la ta'sev fil erdi mufsidin

( “Ve insanlara eşyalarını eksiltmeyin. Bozguncular olarak yerde asileşmeyin." )

26/184 Vettekullezi halekakum vel cibilletel evvelin

( Ve o sizi ve evvelki yaratılışları yaratandan sakının. )

26/185 Kalu innema ente minel musahharin

( "Kesinlikle sen sihirlenmişlerdensin." dediler. )

26/186 Ve ma ente illa beşerun misluna ve in nezunnuke le minel kazibin

( Ve sen aynımız gibi insanın haricindeki değilsin. Kesinlikle seni yalancılardan zannederiz. )

26/187 Fe eskit aleyna kisefen mines semai in kunte mines sadikin

( O halde, eğer doğrulardan isen, gökten üzerimize parçalar düşür. )

26/188 Kale rabbi a'lemu bima ta'melun

( "Rab’bim ne yaptığınızı bilir." dedi. )

26/189 Fe kezzebu hu fe ehaze hum azabu yevmez zulleh inne hu kane azabe yevmin azim

( Onu yalanladılar da gölgeli günün azabı onları yakaladı. Kesinlikle o büyük günün azabıydı. )

26/190 İnne fi zalike le ayeh ve ma kane ekseruhum mu'minin

( Kesinlikle bunda ayet vardır. Onların çoğunluğu inananlar değildirler. )

26/191 Ve inne rabbeke le huvel azizur rahim

( Ve kesinlikle Rab’bin, işte o yücedir merhametlidir. )

26/192 Ve innehu le tenzilu rabbil alemin

( Ve kesinlikle o alemlerin Rab’binin indirmesidir. )

26/193 Nezele bihir ruhul emin

( Onu güvenilir ruh indirdi. )

26/194 Ala kalbike li tekune minel munzirin

( Uyarıcılardan olman için senin kalbine, )

26/195 Bi lisanin arabiyyin mubin

( Apaçık Arapça lisanı ile, )

26/196 Ve innehu lefi zuburil evvelin

( Ve kesinlikle o evvelkilerin kitaplarında da vardı. )

26/197 E ve lem yekun lehum ayeten en ya'lemehu ulemau beni israil

( İsrailoğullarının bilginlerinin onu bilmeleri size ayet olmaz mı? )

26/198 Ve lev nezzelnahu ala ba'dil a'cemin

( Ve şayet onu yabancı olan bir başkasına indirseydik, )

26/199 Fe karaehu aleyhim ma kanu bihi mu'minin

( Böylece onu onlara okusaydı, ona inananlar olmazlardı. )

26/200 Kezalike seleknahu fi kulubil mucrimin

( Onu suçluların kalplerine işte böyle soktuk. )

26/201 La yu'minune bihi hatta yeravul azabel elim

( Elim azabı görene kadar ona inanmazlar. )

26/202 Fe ye'tiyehum bağteten ve hum la yeş'urun

( Böylece onlara ansızın azap gelir de onlar farketmezler. )

26/203 Fe yekulu hel nahnu munzarun

( "Bizler bakılıp gözetilenler olur muyuz?" derler. )

26/204 E fe bi azabina yesta'cilu

( Artık azabımızı acele mi isterler? )

26/205 E fe raeyte in metta'nahum sinin

( Görmedin mi ki, eğer onları senelerce faydalandırsak, )

26/206 Summe caehum ma kanu yuadun

( Sonra onlara o vaad edilmiş olan gelse. )

26/207 Ma ağna anhum ma kanu yumetteun

( O faydalandırılmış oldukları onlara fayda sağlamaz. )

26/208 Ve ma ehlekna min karyetin illa leha munzirun

( Ve kendilerine uyarıcı olmayan şehirlerden helak etmedik. )

26/209 Zikra ve ma kunna zalimin

( Hatırlatılmıştır ve biz zalimler değiliz. )

26/210 Ve ma tenezzelet bihiş şeyatin

( Ve onu şeytanlar indirmedi. )

26/211 Ve ma yenbeğiy lehum ve ma yesteti'un

( Ve onlara yaraşmaz ve istidatları da olmaz.  )

26/212 İnnehum anis sem'i le ma'zulun

( Kesinlikle onlar duymaktan azledilenlerdir. )

26/213 Fe la ted'u meallahi ilahen ahara fe tekune minel muazzebin

( O halde, Allah ile birlikte başka ilah çağırma. Yoksa azap edilenlerden olursun. )

26/214 Ve enzir aşiratekel akrabin

( Ve en yakın aşiretini uyar. )

26/215 Vahfid cenahake li men ittebeake minel mu'minin

( İnananlardan sana tabi olanlar için kanadını gerip indir. )

26/216 Fe in asavke fe kul inni beriun min ma ta'melun

( Eğer sana isyan ederlerse, de ki: "Kesinlikle ben o yaptıklarınızdan beriyim." )

26/217 Ve tevekkel alel azizir rahim

( Ve yüce merhametliye dayanıp sığın. )

26/218 Ellezi yerake hiyne tekum

( Ayağa kalktığın zaman o seni görür. )

26/219 Ve tekallubeke fis sacidin

( Ve yere kapananların içinde dolaşmanı. )

26/220 İnnehu huves semiul alim

( Kesinlikle O, O'dur duyan bilen. )

26/221 Hel unebbiukum ala men tenezzeluş şeyatin

( Şeytanların kimin üzerine ineceklerini size haber vereyim mi? )

26/222 Tenezzelu ala kulli effakin esim

( Tüm uyduran günahkarların üzerine inerler. )

26/223 Yulkunes sem'a ve ekseruhum kazibun

( Kulak verirler. Onların çoğunluğu yalancılardır. )

26/224 Veş şuarau yettebiuhumul ğavun

( Ve şairler, onlara azmışlar tabi olurlar. )

26/225 E lem tera ennehum fi kulli vadin yehimun

( Görmedin mi ki kesinlikle onlar her vadinin içinde belirsiz fikirlerde düşüncelerde dolanırlar. )

26/226 Ve ennehum yekulune ma la yef'alun

( Ve kesinlikle onlar o yapmadıklarını söylerler. )

26/227 İllellezine amenu ve amilus salihati ve zekerullahe kesiran ventesaru min ba'di ma zulimu ve se ya'lemullezine zalemu eyye munkalebin yenkalibun

( O inananlar, iyilikler yapanlar, Allah’ı çokça hatırlayanlar ve zulmedilmeleri sonrasında yardım alanlar, öclerini alanlar hariç. O zulmedenler hangi geri dönüşe döndürüleceklerini bilecekler. )

No comments:

Post a Comment

SURELER VE AYET ADETLERİ

Sure No - Sure İsmi - Anlam ı - Ayet Adedi 1 - FATİHA ( فَاتِحَةِ ) - Açılış - 7 2 - BAKARA ( بَقَرَةِ ) - Sığır, Yarmak, Delmek - 286 ...