Saturday, May 2, 2026

69 - HAKKA

HAKKA 69/1 El hakkatu

( Gerçekleşen)

69/2 Mel hakkatu

( Nedir gerçekleşen? )

69/3 Ve ma edrake mel hakkat

( Ve sana gerçekleşenin ne olduğunu ne bildirir? )

69/4 Kezzebet semudu ve adun bil kariat

( Semud ve Ad ansızın gelen belayı yalanladılar. )

69/5 Fe emma semudu fe uhliku bit tağiyet

( Böylece o Semud azgın felaketle helak edildi. )

69/6 Ve emma adun fe uhliku bi riyhin sarsarin atiyet

( Ve böylece o Ad gelen soğuk, gürültülü kasırga rüzgarı ile helak edildi. )

69/7 Sahhareha aleyhim seb'a leyalin ve semaniyete eyyamin husumen fe terel kavme fiha sar'a ke ennehum a'cazu nahlin haviyet

( Onu üzerlerine yedi gece ve sekiz gün aralıksız fırtına olarak salıp musallat etti. Böylece orada kavmi yere serilmiş görürdün. Kesinlikle onlar çökmüş, boş hurma kütükleri gibiydiler. )

69/8 Fe hel tera lehum min bakiyet

( Artık onlara ait bakiye, kalıntı görür müsün? )

69/9 Ve cae fir'avnu ve men kablehu vel mu'tefikatu bil hatiet

( Ve Firavun, ondan öncekiler ve tersine dönmüşler o hatayı getirdiler. )

69/10 Fe asav resule rabbihim fe ehazehum ahzeten rabiyet

( Böylece Rab’lerinin resulüne isyan ettiler de onları yükselen yakalayışla yakaladı. )

69/11 İnna lemma tağal mau hamelnakum fil cariyet

( Sular azdığında, kesinlikle biz sizi akıp gidenlerin içinde taşıdık. )

69/12 Li nec'aleha lekum tezkireten ve te'iyeha uzunun va'iyet

( Onu size hatırlama kılmak ve kulakların onu belleyerek almaları için. )

69/13 Fe iza nufiha fis suri nefhatun vahidet

( Böylece borunun içine tek üfleme ile üflendiğinde. )

69/14 Ve humiletil ardu vel cibalu fe dukketa dekketen vahidet

( Ve yer ve dağlar yükletilip de tek çarpma ile çarpıldığında, )

69/15 Fe yevmeizin veka'atil vaki'at

( Artık o gün vaki olacak olan vaki olur. )

69/16 Ven şakkatis sema'u fe hiye yevmeizin vahiyet

( Ve gök yarılmıştır da o gün o sarkmıştır. )

69/17 Vel meleku ala ercaiha ve yahmilu arşe rabbike fevkahum yevmeizin semaniyet

( Ve melekler onun çevresindedir. O gün onların sekizi, üstlerinde Rab’binin arşını, tahtını taşırlar. )

69/18 Yevmeizin tu'radune la tahfa minkum hafiyet

( O gün döndürülürsünüz. Sizden gizli olan gizli kalmaz. )

69/19 Fe emma men utiye kitabehu bi yeminihi fe yekulu haumu'krau kitabiyeh

( Böylece o kitabı sağından verilen, "İşte kitabımı okuyun." der. )

69/20 İnni zanentu enni mulakin hisabiyeh

( Kesinlikle ben, ben hesabıma kavuşacağımı sezmiştim. )

69/21 Fe huve fi işetin radiyet

( Artık o razı, hoşnut olunmuş hayatın içindedir. )

69/22 Fi cennetin aliyet

( Yüksek bahçenin içindedir. )

69/23 Kutufuha daniyet

( Onun meyveleri sarkmıştır. )

69/24 Kulu veşrebu heniyen bima esleftum fil eyyamil haliyet

( Gelip geçmiş günlerde o eskide bıraktıklarınızdan, yaptıklarınızdan dolayı afiyetle yiyin ve için. )

69/25 Ve emma men utiye kitabehu bi şimalihi fe yekulu ya leyteni lem ute kitabiyeh

( Ve ama o kitabı solundan verilen, artık "Ey keşke kitabım bana verilmeseydi." der. )

69/26 Ve lem edri ma hisabiyeh

( Ve hesabımın ne olduğunu bilmeseydim. )

69/27 Ya leyteha kanetil kadiyet

( Ey keşke o yerine getirilmiş, bitirilmiş olsaydı." )

69/28 Ma ağna anni maliyeh

( Malım bana fayda vermedi. )

69/29 Heleke anni sultaniyeh

( Kuvvetim, saltanatım benden helak oldu. )

69/30 Huzuhu fe ğulluhu

( Onu yakalayın da bağlayın.  )

69/31 Summel cehime salluhu

( Sonra onu cehenneme salın. )

69/32 Summe fi silsiletin zer'uha seb'une zira'an feslukuhu

( Sonra ölçüsü yetmiş kol uzunluğu olan zincirin içinde, böylece onu sokun. )

69/33 İnnehu kane la yu'minu billahil azim

( Kesinlikle o, büyük Allah’a  inanmamaktaydı. )

69/34 Ve la yehuddu ala ta'amil miskin

( Ve yoksulun yedirilmesine teşvik etmezdi, yönlendirmezdi. )

69/35 Fe leyse lehul yevme hahuna hamim

( Artık bugün ona burada samimi arkadaş yoktur. )

69/36 Ve la ta'amun illa min ğislin

( Ve irin haricinde yiyecek yoktur. )

69/37 La ye'kuluhu illel hatiun

( Onu hatalıların haricindekiler yemez. )

69/38 Fe la uksimu bima tubsirun

( Böylece hayır, o gördüklerinize yemin ederim. )

69/39 Ve ma la tubsirun

( Ve o görmediklerinize. )

69/40 İnnehu le kavlu resulin kerim

( Kesinlikle o faydalı resulün sözüdür. )

69/41 Ve ma huve bi kavli şa'irin kalilen ma tu'minun

( Ve o şairin sözü değildir. Ne az inanıyorsunuz. )

69/42 Ve la bil kavli kahinin kalilen ma tezekkerun

( Ve kahinin sözü de değildir. Ne az hatırlıyorsunuz. )

69/43 Tenzilun min rabbil alemin

( Alemlerin Rab’binden indirilmiştir. )

69/44 Ve lev tekavvele aleyna ba'dal ekavil

( Ve şayet bizim üzerimize bazı sözler söyleseydi. )

69/45 Le ehazna minhu bil yemin

( Ondan sağ eli alırdık. )

69/46 Summe le kata'na minhul vetin

( Sonra ondan atardamarını keserdik. )

69/47 Fe ma minkum min ehadin anhu hacizin

( Böylece sizden hiçbiriniz ona siper olamazdı. )

69/48 Ve innehu le tezkiretun lil muttekin

( Ve kesinlikle o sakınanlar için hatırlamadır. )

69/49 Ve inna le na'lemu enne minkum mukezzibin

( Ve kesinlikle biz sizlerden yalanlayanlar olduğunu biliriz. )

69/50 Ve innehu le hasretun alel kafirin

( Ve kesinlikle o, inkarcılara hasrettir. )

69/51 Ve innehu le hakkul yakin

( Ve kesinlikle o doğru, kesin gerçektir. )

69/52 Fe sebbih bismi rabbikel azim

( O halde büyük Rab’bini ismi ile öv. )

No comments:

Post a Comment

SURELER VE AYET ADETLERİ

Sure No - Sure İsmi - Anlam ı - Ayet Adedi 1 - FATİHA ( فَاتِحَةِ ) - Açılış - 7 2 - BAKARA ( بَقَرَةِ ) - Sığır, Yarmak, Delmek - 286 ...