Sunday, May 3, 2026

12 - YUSUF

YUSUF 12/1 Elif lam ra tilke ayatul kitabil mubin

( Elif lam ra. Bunlar apaçık kitabın ayetleridir. )

12/2 İnna enzelnahu kur'anen arabiyyen leallekum ta'kilun

( Kesinlikle biz onu Arapça Kur'an olarak indirdik. Umulur ki akıl edersiniz. )

12/3 Nahnu nekussu aleyke ahsenel kasasi bima evhayna ileyke hazel kur'ane ve in kunte min kablihi le minel ğafilin

( Sana bu Kur'an’ı vahyetmemizden dolayı sana en güzel hikayeleri anlatıyoruz. Kesinlikle sen ondan önce habersizlerdendin. )

12/4 İz kale yusufu li ebihi ya ebeti inni raeytu ehade aşera kevkeben veş şemse vel kamera raeytuhum li sacidin

( Zamanında Yusuf babasına "Ey baba, kesinlikle ben on bir yıldız, Güneş ve Ay gördüm. Onları benim için yere kapanırlarken gördüm." dedi. )

12/5 Kale ya buneyye la taksus ru'yake ala ihvetike fe yekidu leke keyda inneş şeytane lil insani aduvvun mubin

( "Ey oğlum, rüyanı kardeşlerine anlatma. Yoksa sana hile yapıp tuzak kurarlar. Kesinlikle şeytan, insan için apaçık düşmandır." dedi. )

12/6 Ve kezalike yectebike rabbuke ve yuallimuke min te'vilil ehadisi ve yutimmu ni'metehu aleyke ve ala ali ya'kube kema etemmeha ala ebeveyke min kablu ibrahime ishak inne rabbeke alimun hakim

( Ve Rab’bin seni işte böyle seçer ve sana sözlerin yorumundan öğretir ve önceden babaların İbrahim’e, İshak’a tamamladığı gibi, senin üzerine ve Yakub ailesinin üzerine nimetini tamamlar. Kesinlikle Rab’bin bilendir hakimdir. )

12/7 Lekad kane fi yusufe ihvetihi ayatun lis sailin

( Yusuf’ta, kardeşlerinde, sual edenler için ayetler vardı. )

12/8 İz kalu le yusufu ve ehuhu ehabbu ila ebina minna ve nahnu usbeh inne ebana le fi dalalin mubin

( Zamanında "Yusuf ve kardeşi babamıza bizden daha sevgililer. Bizler grubuz. Kesinlikle babamız apaçık sapıklık içindedir." dediler. )

12/9 Uktulu yusufe ev itrahuhu erdan yahlu lekum vechu ebikum ve tekunu min ba'dihi kavmen salihin

( Yusuf'u öldürün veya bir yere atın ki, babanızın yüzü size kalsın. Ondan sonra yine iyiler kavmi olursunuz.  )

12/10 Kale kailun minhum la taktulu yusufe ve elkuhu fi ğayabetil cubbi yeltekithu ba'dus seyyarati in kuntum failin

( Onlardan söz sahibi "Yusuf’u öldürmeyin. O'nu kuyunun dibine, bilinmezliğine, yokluğuna atın. O'nu bazı seyyarlar bulsun. Eğer yapanlar olursanız." dedi. )

12/11 Kalu ya ebana ma leke la te'menna ala yusufe inna lehu lenasihun

( "Ey babamız, ne oldu sana da Yusuf hakkında bize güvenmiyorsun. Kesinlikle biz O'na nasihat verenleriz." dediler. )

12/12 Ersilhu meana   ğaden yerta’ve yel'ab ve inna lehu lehafizun

( O'nu yarın bizimle birlikte gönder. Gezsin ve oynayıp eğlensin. Kesinlikle biz O'na koruyucular, gözeticiler oluruz.  )

12/13 Kale inni le yahzununi en tezhebu bihi ve ehafu en ye'kulehuz zi'bu ve entum anhu ğafilun

( "O'nunla gitmeniz kesinlikle beni hüzünlendirir. Sizler O'ndan habersizler iken O'nu kurt yer diye korkarım." dedi. )

12/14 Kalu le in ekelehuz zi'bu ve nahnu usbetun inna izen le hasirun

( "Eğer, bizler grupken O'nu kurt yerse, o zaman kesinlikle biz hasarlananlar oluruz." dediler. )

12/15 Fe lemma zehebu bihi ve ecmeu en yec'aluhu fi ğayabetil cubb ve evhayna ileyhi le tunebbiennehum bi emrihim haza ve hum la yeş'urun

( O'nunla gittiklerinde, O'nu kuyunun dibinde, yokluğunda, bilinmezliğinde kılmaya toplandılar. O'na "Sen, kesinlikle onlara bu işlerini farketmedikleri bir zamanda haber vereceksin." diye vahyettik. )

12/16 Ve cau ebahum işaen yebkun

( Ve yatsı zamanı ağlayarak babalarına geldiler. )

12/17 Kalu ya ebana inna zehebna nestebiku ve terakna yusufe inde metaina fe ekelehuz zi'b ve ma ente bi mu'minin lena ve lev kunna sadikin

( Ey babamız, biz ayrıldık yarışıyorduk. Yusuf’u mallarımızın yanında bırakmıştık da O'nu kurt yedi. Şayet doğrular bile olsak sen bize inanan olmazsın." dediler. )

12/18 Ve cau ala kamisihi bi demin kezib kale bel sevvelet lekum enfusukum emra fe sabrun cemil vallahul musteanu ala ma tesifun

( Ve gömleğinin üzerine yalancı kan sürmüşlerdi. "Bilakis nefisleriniz sizi aldatmış da işe sürüklemiş, teşvik etmiş. Artık güzel sabır. Allah o vasfettiklerinizin üzerine sığınılacak olandır." dedi. )

12/19 Ve caet seyyaratun fe erselu varidehum fe edla delveh kale ya buşra haza ğulam ve eserruhu bidaah vallahu alimun bima ya'melun

( Ve seyyarlar geldi de sucularını gönderdiler. Kovasını sarkıttı. "Ey müjde, bu genç." dedi. O'nu sermaye olarak gizlediler. Allah o yaptıklarını biliyordu. )

12/20 Ve şeravhu bi semenin bahsin derahime ma'dudeh ve kanu fihi minez zahidin

( Ve O'nu az değere, adedi belirli dirheme sattılar. O'nun hakkında feragat edenlerden oldular. )

12/21 Ve kalellezişterahu min misra limraetihi ekrimi mesvahu asa en yenfeana ev nettehizehu veleda ve kezalike mekkenna li yusufe fil erdi ve li nuallimehu min te'vilil ehadis vallahu ğalibun ala emrihi ve lakinne ekseran nasi la ya'lemun

( Ve şehirden O'nu satın alan Mısırlı, karısına "O'na mekanını ikram et. Belki bize faydalı olur veya O'nu çocuk ediniriz." dedi. Yusuf’a, O'na sözlerin yorumundan öğretmek için, yerde işte böyle mekan verdik. Allah işine galiptir. Lakin insanların çoğunluğu bilmezler. )

12/22 Ve lemma beleğa eşuddehu ateynahu hukmen ve ilma ve kezalike neczil muhsinin

( Ve olgunluğuna erişince O'na hüküm ve ilim verdik. İyilik yapanları işte böyle karşılıklandırırız. )

12/23 Ve ravedethulleti huve fi beytiha an nefsihi ve ğallekatil ebvabe ve kalet heyte lek kale meazellahi innehu rabbi ahsene mesvay innehu la yuflihuz zalimun

( Ve o evin içindeki kadın O'nu, O'nun nefsini arzuladı. Kapıları kilitledi ve "Haydi gelsene." dedi. "Allah’a  sığınırım. Kesinlikle o Rab’bimdir. Bana güzel mekan verdi. Kesinlikle O zalimleri iflah etmez." dedi. )

12/24 Ve lekad hemmet bihi ve hemme biha lev la en raa burhane rabbih kezalike li nasrife anhus sue vel fahşa’innehu min ibadinel muhlesin

( Ve O'na taammüd etti, meyledip heveslendi. O Rab’binin delilini görmeseydi, O da ona taammüd edecekti, meyledip heveslenecekti. İşte kötülüğü ve ahlaksızlığı O'ndan böyle ayırmamız içindi. Kesinlikle O samimi kullarımızdandı. )

12/25 Vestebekal babe ve kaddet kamisahu min duburin ve elfeya seyyideha ledel bab kalet ma cezau men erade bi ehlike suen illa en yuscene ev azabun elim

( Ve kapıya koştular. Gömleğini arkasından yırttı. Kapının yanında onun efendisiyle karşılaştılar. "O senin ailene kötülüğü isteyen kimsenin karşılığı zindana atılmasının veya elim azabın haricindeki olamaz." dedi. )

12/26 Kale hiye ravedetni an nefsi ve şehide şahidun min ehliha in kane kamisuhu kudde min kubulin fe sadekat ve huve minel kazibin

( "O beni nefsimden arzuladı." dedi. Onun ailesinden şahit şahitlik etti. "Eğer O'nun gömleği önden yırtılmış ise kadın doğrudur ve O yalancılardandır." )

12/27 Ve in kane kamisuhu kudde min duburin fe kezebet ve huve mines sadikin

( Ve eğer O'nun gömleği arkasından yırtılmış ise kadın yalan söylemiştir ve O doğrulardandır. )

12/28 Fe lemma raa kamisahu kudde min duburin kale innehu min keydikunn inne keydekunne azim

( Böylece gömleğinin arkadan yırtıldığını gördüklerinde, "Kesinlikle o, siz kadınların hilesinden tuzağındandır. Kesinlikle sizin hileniz tuzağınız büyüktür." dedi. )

12/29 Yusufu a'rid an haza vestağfiri li zenbik inneki kunti minel hatiin

( Yusuf, bundan yüz çevirip dön. Sen de günahın için af iste. Kesinlikle sen hatalılardan oldun. )

12/30 Ve kale nisvetun fil medinetimraetul azizi turavidu fetaha an nefsih kad şeğafeha hubba inna leneraha fi dalalin mubin

( Ve şehirde kadınlar "Azizin karısı genç adamını nefsinden arzulamış. Sevgi onu kavuruvermiş. Kesinlikle biz onu apaçık sapıklık içinde görüyoruz." dediler. )

12/31 Fe lemma semiat bi mekrihinne erselet ileyhinne ve a'tedet lehunne muttekeen ve atet kulla vahidetin minhunne sikkinen ve kaletihruc aleyhinn fe lemma raeynehu ekbernehu ve katta'ne eydiyehunne ve kulne haşe lillahi ma haza beşera in haza illa melekun kerim

( O kadınların tuzaklarını, dedikodularını duyunca, o kadınlara gönderdi. Onlara sofra hazırladı ve o kadınlardan her birine bıçak verdi. "Çık onların karşısına." dedi. O'nu gördüklerinde, O'nu yüceltip büyüttüler ve ellerini kestiler. "Korku Allah için. Bu insan değildir. Kesinlikle bu faydalı melektir." dediler. )

12/32 Kalet fe zalikunnellezi lumtunneni fih ve lekad ravedtuhu an nefsihi festa'sam ve lein lem yef'al ma amuruhu le yuscenenne ve leyekunen mines sağirin

( "Bu o hakkında beni kınadığınızdır. O'nu nefsinden arzuladım da namuslu davrandı. Eğer O'na emrettiğimi yapmazsa, kesinlikle zindana atılacak ve alçaklardan olacak." dedi. )

12/33 Kale rabbis sicnu ehabbu ileyye min ma yed'uneni ileyh ve in la tasrif anni keydehunne asbu ileyhinne ve ekun minel cahilin

( "Rab’bim, zindan bana o beni çağırdıklarından daha sevimlidir. Eğer hilelerini, tuzaklarını benden uzak tutmazsan, onlara kalırım meylederim ve cahillerden olurum." dedi. )

12/34 Festecabe lehu rabbuhu fe sarafe anhu keydehunn innehu huves semiul alim

( Böylece Rab’bi O'na cevap verip kabul etti de o kadınların hilelerini tuzaklarını O'ndan uzak tuttu. Kesinlikle O, O duyandır, bilendir. )

12/35 Summe beda lehum min ba'di ma raevul ayati le yescununnehu hatta hiyn

( Sonra, o gördükleri ayetlerin ardından, O'nu belirli zamana kadar kesinlikle zindana atmak onlara uygun göründü. )

12/36 Ve dehale meahus sicne feteyan kale ehaduhuma inni erani a'siru hamra ve kalel aharu inni erani ahmilu fevka ra'si hubzen te'kulut tayru minh nebbi'na bi te'vilih inna nerake minel muhsinin

( Ve O'nunla birlikte zindana iki genç adam da girdi. Onlardan birisi "Kesinlikle ben kendimi şarap sıkarken gördüm." dedi. Diğeri "Kesinlikle ben kendimi başımın üstünde ekmek taşırken gördüm. Kuşlar ondan yediler. Bize onun yorumunu haber ver. Kesinlikle biz seni iyilik yapanlardan görüyoruz." dedi.  )

12/37 Kale la ye'tikuma taamun turzekanihi illa nebbe'tukuma bi te'vilihi kable en ye'tiyekuma zalikuma min ma alemeni rabbi inni teraktu millete kavmin la yu'minune billahi ve hum bil ahirati hum kafirun

( "Sizin ikinizin rızıklanacağınız yiyecek gelmeden önce onun yorumunu size haber veririm. Bu, Rab’bimin bana öğrettiklerindendir. Kesinlikle ben Allah’a  inanmayan ve ahirete inkarcılar olan kavmin milletini terkettim." dedi. )

12/38 Vetteba'tu millete abai ibrahime ve ishaka ve ya'kub ma kane lena en nuşrike billahi min şey’zalike min fadlillahi aleyna ve alen nasi ve lakinne ekseran nasi la yeşkurun

( Ve "Babalarım İbrahim, İshak ve Yakub'un milletine tabi oldum. Bizim, Allah’a  bir şeyi ortak koşmamız olmaz. Bu, bize ve insanlara Allah’ın üstünlüğündendir lütfundandır. Lakin insanların çoğunluğu şükretmezler."  )

12/39 Ya sahibeyis sicni e erbabun muteferrikune hayrun emillahul vahidul kahhar

( Ey benim zindan arkadaşlarım. Ayrı ayrı Rabler mi daha hayırlı, yoksa tek kahredici Allah’mı? )

12/40 Ma ta'budune min dunihi illa esmaen semmeytumuha entum ve abaukum ma enzelellahu biha min sultan inil hukmu illa lillah emera en la ta'budu illa iyyah zaliked dinul kayyimu ve lakinne ekseran nasi la ya'lemun

( O O’ndan başka kulluk ettikleriniz ancak sizin ve babalarınızın isimlendirdiği isimlerdir. Allah onlarla ilgili delil indirmedi. Kesinlikle hüküm ancak Allah içindir. O, size, O’nun haricindekine kulluk etmemenizi emretti. Bu doğru, daim olan dindir. Lakin insanların çoğunluğu bilmezler.  )

12/41 Ya sahibeyis sicni emma ehadukuma fe yeskiy rabbehu hamra ve emmel aharu fe yuslebu fe te'kulut tayru min ra'sih kudiyel emrullezi fihi testeftiyan

( “Ey benim zindan arkadaşlarım. Sizden biri efendisine yine şarap dökecek. Ama diğeri asılacak da kuşlar başından yiyecekler. İşte hakkında fetva bildiri istediğiniz iş böylece yerine getirildi."  )

12/42 Ve kale lillezi zanne ennehu nacim minhumezkurni inde rabbike fe ensahuş şeytanu zikra rabbihi fe lebise fis sicni bid'a sinin

( Ve onlardan, kesinlikle kurtulacağını zannettiğine "Beni efendinin indinde hatırla." dedi. Ancak, şeytan ona yoldaşını hatırlamayı unutturdu da zindanda daha senelerce kaldı. )

12/43 Ve kalel meliku inni era seb'a bekaratin simanin ye'kuluhunne seb'un icafun ve seb'a sumbulatin hudrin ve uhara yabisat ya eyyuhel meleu eftuni fi ru'yaye in kuntum lir ru'ya ta'burun

( Ve hükümdar "Kesinlikle ben yedi semiz sığır gördüm. Onları yedi cılız olanı yiyordu. Yedi yeşil başak ve diğerleri kuru. Ey ileri gelenler, eğer rüyayı yorumlarsanız bana rüyam hakkında fetva verin, fikir bildirin." dedi. )

12/44 Kalu adğasu ahlam ve ma nahnu bi te'vilil ahlami bi alimin

( "Karışık rüyalar. Biz rüyaların yorumunu bilenler değiliz." dediler. )

12/45 Ve kalellezi neca minhuma veddekera ba'de ummetin ene unebbiukum bi te'vilihi fe ersilun

( Ve onlardan kurtulanı, uzun zaman sonra kavrayıp idrak etti de "Ben onun yorumunu size haber veriririm. Haydi gönderin beni." dedi. )

12/46 Yusufu eyyuhes siddiku eftina fi seb'i bekaratin simanin ye'kulu hunne seb'un icafun ve seb'i sumbulatin hudrin ve uhara yabisatin lealli erciu ilen nasi leallehum ya'lemun

( Yusuf, ey doğru olan. Yedi semiz sığırı yedi cılız sığırın yemesi ve yedi yeşil başakla diğerleri kuru olanlar konusunda bize fikir bildir. Umarım insanlara dönerim. Umulur ki bilirler. )

12/47 Kale tezre’une seb'a sinine deeba fe ma hasadtum fe zeruhu fi sumbulihi illa kalilen min ma te'kulun

( "Yedi sene usülüne göre ekeceksiniz. Hasat etmeyin de o yediklerinizden azı haricindekileri başağının içinde bırakın." dedi. )

12/48 Summe ye'ti min ba'di zalike seb'un şidadun ye'kulne ma kaddemtum lehunne illa kalilen min ma tuhsinun

( “Sonra bunun ardından yedi şiddetli zorlu olanı gelecek. O biriktirip daim kıldıklarınızı, o saklayacaklarınızdan azı haricindekini yiyecek."  )

12/49 Summe ye'ti min ba'di zalike amun fihi yuğasun nasu ve fihi ya'sirun

( Sonra, bunun ardından içinde insanların yardım edileceği yağışlı olan ve sıkacakları yıl gelecek. )

12/50 Ve kalel meliku'tuni bih fe lemma caehur rasulu kalerci'ila rabbike fes'elhu ma balun nisvetillati katta'ne eydiyehunn inne rabbi bi keydihinne alim

( Ve hükümdar "O'nu bana getirin." dedi. Resul ona geldiğinde. "Efendine geri dön de o ellerini kesen kadınların durumları neymiş ona sual et. Kesinlikle Rab’bim onların hilelerini tuzaklarını bilendir." dedi. )

12/51 Kale ma hatbukunne iz ravedtunne yusufe an nefsih kulne haşe lillahi ma alimna aleyhi min su’kalet imraetul azizil ane hashasal hakku ene ravedtuhu an nefsihi ve innehu le mines sadikin

( “Yusuf’u nefsinden arzuladığınızda işiniz, derdiniz neydi?” dedi. “Korku Allah için, biz O'nun üzerine kötülükten bilmeyiz." dediler. Aziz'in karısı "Şimdi gerçek ortaya çıktı. Ben O'nu nefsinden arzuladım. Kesinlikle O doğrulardandır." dedi.  )

12/52 Zalike li ya'leme enni lem ehunhu bil ğaybi ve ennellahe la yehdi keydel hainin

( Bu, O'nun gıyabında O'na kesinlikle ihanet etmediğimi bilmesi içindir. Kesinlikle Allah hainlerin tuzağını yönlendirmez. )

12/53 Ve ma uberriu nefsi innen nefse le emmaratun bis sui illa ma rahime rabbi inne rabbi ğafurun rahim

( Ve nefsimi temize çıkarmıyorum. Kesinlikle nefis, Rab’bimin merhamet gösterdiğinin haricinde, kötülüğü emreder. Kesinlikle Rab’bim affedendir merhametlidir. )

12/54 Ve kalel meliku'tuni bihi estahlishu li nefsi fe lemma kellemehu kale innekel yevme ledeyna mekinun emin

( Ve hükümdar "O'nu bana getirin. O'nu nefsim için kurtarayım." dedi. O'na kelam edip söz söylediğinde, "Kesinlikle sen bugün yanımızda yüksek rütbe sahibisin, güvenilirsin." dedi.  )

12/55 Kalec'alni ala hazainil ard inni hafiyzun alim

( "Beni yerin hazineleri üzerine getir. Kesinlikle ben koruyucuyum bilenim." dedi. )

12/56 Ve kezalike mekkenna li yusufe fil ard yetebevveu minha haysu yeşa’nusibu bi rahmetina men neşau ve la nudiy'u ecral muhsinin

( Ve Yusuf’a yerde işte böyle imkan verdik. Oradan her nerede dilerse makam tutuyordu. Rahmetimizi dilediğimize isabet ettiririz. İyilik yapanların ödülünü yitirmeyiz. )

12/57 Ve le ecrul ahirati hayrun lillezine amenu ve kanu yettekun

( Ve o inananlar ve sakınmış olanlar için ahiretin ödülü daha hayırlıdır. )

12/58 Ve cae ihvetu yusufe fe dehalu aleyhi fe arafehum ve hum lehu munkirun

( Ve Yusuf’un kardeşleri geldiler de O'nun yanına girdiler. Onları tanıdı. Onlar O'nu inkar edenlerdi, tanımayanlardı, O'na kötülük yapanlardı. )

12/59 Ve lemma cehhezehum bi cehazihim kale'tuni bi ehil lekum min ebikum e la teravne enni ufil keyle ve ene hayrul munzilin

( Ve onları aletleri ile donatınca "Bana, size babanızdan olan kardeşinizi getirin. Kesinlikle benim kile ölçeğini, ölçüyü vefalı, tam yaptığımı görmüyor musunuz? Ve ben misafir ağırlayanların en hayırlısıyım." dedi. )

12/60 Fe in lem te'tuni bihi fe la keyle lekum indi ve la takrabuni

( Eğer onu bana getirmezseniz, artık indimde size kile ölçeği yoktur ve bana yaklaşmayın. )

12/61 Kalu senuravidu anhu ebahu ve inne le failun

( "Onun hakkında babasının rızasını alacağız ve kesinlikle yapacağız." dediler. )

12/62 Ve kale li fityanihic'alu bidaatehum fi rihalihim leallehum ya'rifuneha izenkalebu ila ehlihim leallehum yarciun

( Ve genç adamlarına "Sermayelerini palanlarının içine gizleyin. Umulur ki ailelerine döndüklerinde onların farkına varırlar. Umulur ki onlar dönerler." dedi. )

12/63 Fe lemma raceu ila ebihim kalu ya ebana munia minnel keylu fe ersil meana   ehana nektel ve inna lehu lehafizun

( Babalarına döndüklerinde, " Ey babamız, bizden kile ölçeği menedildi. Haydi kardeşimizi bizimle gönder de ölçek alalım. Kesinlikle biz ona koruyucular, gözeticiler olacağız." dediler. )

12/64 Kale hel amenukum aleyhi illa kema emintukum ala ehiyhi min kabl fellahu hayrun hafizan ve huve erhamur rahimin

( "Önceden kardeşi üzerine size güvendiğimin haricinde size onun üzerine güvenir miyim? Allah koruyucuların, gözeticilerin en hayırlısıdır. O merhamet edenlerin en merhametlisidir." dedi. )

12/65 Ve lemma fetehu metaahum vecedu bidaatehum ruddet ileyhim kalu ya ebana ma nebğiy hazihi bidaatuna ruddet ileyna ve nemiru ehlena ve nahfezu ehana ve nezdadu keyle beir zalike keylun yesir

( Ve faydalarını açtıklarında sermayelerini kendilerine geri verilmiş buldular. "Ey babamız ne ararız? İşte bu sermayelerimiz bize geri verildi. Ailemize işler yaparız ve kardeşlerimizi koruruz. Deve yükü ölçeğini artırırız. Bu az kile ölçeğidir." dediler. )

12/66 Kale len ursilehu meakum  hatta tu'tuni mevsikan minellahi lete'tunneni bihi illa en yuhata bikum fe lemma atevhu mevsikahum kalellahu ala ma nekulu vekil

( "Siz bana, kuşatılmış olmanız haricinde, onu bana kesinlikle getireceğinize dair Allah’tan yemin sözü verene kadar onu sizinle göndermem." dedi. Yemin sözlerini verdiklerinde "Allah o söylediklerimize vekildir." dedi. )

12/67 Ve kale ya beniyye la tedhulu min babin vahidin vedhulu min ebvabin muteferrikah ve ma uğni ankum minellahi min şey’inil hukmu illa lillah aleyhi tevekkeltu ve aleyhi fel yetevekkelil mutevekkilun

( Ve "Ey oğullarım, tek kapıdan girmeyin, ayrı kapılardan girin. Size Allah’tan hiçbir şeye karşı fayda veremem. Hüküm ancak Allah içindir. O’na dayanıp sığındım. Artık dayanıp sığınanlar O’na dayanıp sığınsınlar." dedi. )

12/68 Ve lemma dehalu min haysu emerahum ebuhum ma kane yuğni anhum minellahi min şey'in illa haceten fi nefsi ya'kube kadaha ve innehu le zu ilmin li ma allemnahu ve lakinne ekseran nasi la ya'lemun

( Ve babalarının emrettiği yerden girdiklerinde, Yakub’un nefsindeki isteğin yerine getirilmesi haricinde, onlara Allah’tan hiçbir şeye karşı fayda veremezdi. Kesinlikle o, O'na öğrettiğimiz için ilim sahibiydi. Lakin insanların çoğunluğu bilmezler.  )

12/69 Ve lemma dehalu ala yusufe ave ileyhi ehahu kale inni ene ehuke fe la tebteis bima kanu ya'melun

( Ve Yusuf'un yanına girdiklerinde kardeşini kendine alıkoydu. "Kesinlikle ben, ben senin kardeşinim. O halde yapmış olduklarından dolayı üzülme." dedi. )

12/70 Fe lemma cehhezehum bi cehazihim ceales sikayete fi rahli ehiyhi summe ezzene muezzinun eyyetuhel iyru innekum le sarikun

( Onları aletleri ile donatınca, içecek su kabını kardeşinin palanının içine koydu. Sonra bildirici, seslenici "Ey kervan kesinlikle siz hırsızlarsınız." diye seslenip bildirdi. )

12/71 Kalu ve akbelu aleyhim maza tefkidun

( Onlara döndüler ve "Ne kaybettiniz?" dediler. )

12/72 Kalu nefkidu suvaal meliki ve li men cae bihi himlu beirin ve ene bihi zeim

( “Hükümdarın su kabını kaybettik. Onu getiren için deve yükü var. Ben onunla zimmetliyim." dediler. )

12/73 Kalu tellahi lekad alimtum ma ci'na li nufside fil erdi ve ma kunna sarikin

( “Allah için, bilmişsinizdir ki biz yerde bozgun yapmak için gelmedik. Hırsızlar da değiliz." dediler. )

12/74 Kalu fe ma cezauhu in kuntum kazibin

( "Peki eğer yalancılarsanız onun karşılığı nedir?" dediler. )

12/75 Kalu cezauhu men vucide fi rahlihi fe huve cezauh kezalike necziz zalimin

( "Onun karşılığı, kimin palanında bulunursa, o onun  karşılığıdır. Biz zalimleri işte böyle karşılıklandırırız." dediler. )

12/76 Fe bedee bi ev'iyetihim kable viai ehiyhi summestahraceha min viai ehiyh kezalike kidna li yusuf ma kane li ye'huze ehahu fi dinil meliki illa en yeşaellah nerfeu deracatin men neşa’ve fevka kulli zi ilmin alim

( Böylece Yusuf, kardeşinin saklama kabından önce onların saklama kaplarını aramaya başladı. Sonra onu kardeşinin saklama kabından çıkardı. İşte biz Yusuf'a böyle hile yaptırıp tuzak kurdurduk. Hükümdarın dininde, Allah’ın dilemesi haricinde, kardeşini alıkoyması olamazdı. Biz dilediğimiz kimseyi derecelerle yükseltiriz. Herkesin üstünde ilim sahibi bilen vardır. )

12/77 Kalu in yesrik fe kad seraka ehun lehu min kabl fe eserraha yusufu fi nefsihi ve lem yubdiha lehum kale entum şerrun mekana vallahu a'lemu bima tesifun

( "Eğer o çalmışsa, önceden kardeşi de çalmıştı." dediler. Yusuf onu nefsinde gizledi. Onu onlara açığa çıkarmadı. "Siz kötü mekandasınız. Allah o vasfettiklerinizi bilir." dedi. )

12/78 Kalu ya eyyuhel azizu inne lehu eben şeyhan kebiran fe huz ehadena mekaneh inna nerake minel muhsinin

( "Ey aziz, kesinlikle onun babası yaşlı adam. O halde, onun yerine birimizi al. Kesinlikle biz seni iyilik yapanlardan görüyoruz." dediler. )

12/79 Kale meazellahi en ne'huze illa men vecedna metaana indehu inna izen le zalimun

( "Faydamızı indinde bulduğumuz kimseden başkasını yakalamaktan Allah'a sığınırım. Kesinlikle biz o zaman zalimler oluruz." dedi. )

12/80 Fe lemmestey'esu minhu halesu neciyya kale kebiruhum e lem ta'lemu enne ebakum kad ehaze aleykum mevsikan minellahi ve min kablu ma ferrattum fi yusuf fe len ebrahal erda hatta ye'zene li ebi ev yahkumellahu li ve huve hayrul hakimin

( Ondan ümit kestiklerinde, fısıldaşarak oradan uzaklaştılar. Büyükleri "Babanızın Allah’tan sizin üzerinize söz aldığını ve önceden Yusuf hakkında o yaptığınız kusuru eksikliği bilmiyor musunuz? Artık babam bana izin verene veya Allah bana hüküm verinceye kadar ben bu yerden ayrılmam. O hakimlerin en hayırlısıdır." dedi. )

12/81 İrciu ila ebikum fe kulu ya ebana innebneke serak ve ma şehidna illa bima alimna ve ma kunna lilğaybi hafizin

( Babanıza dönün de "Ey babamız, kesinlikle senin oğlun hırsızlık yaptı. O bildiğimizin haricinde şahitlik etmiyoruz. Gayb için koruyucular, gözeticiler de değiliz." deyin. )

12/82 Ves'elil karyetelleti kunna fiha vel iyralleti akbelna fiha ve inna lesadikun

( Ve içinde olduğumuz o şehire ve içinde döndüğümüz kervana sual et. Kesinlikle biz doğrularız.  )

12/83 Kale bel sevvelet lekum enfusukum emra fe sabrun cemil asellahu en ye'tiyeni bihim cemia innehu huvel alimul hakim

( "Bilakis nefisleriniz sizi bir işe sürüklemiş, teşvik etmiş sürüklemiş. O halde, güzel sabır. Allah’ın onları bana topluca getirmesi umulur. Kesinlikle O, O bilendir hakimdir." dedi.  )

12/84 Ve tevella anhum ve kale ya esefa ala yusufe vebyaddat aynahu minel huzni fe huve kezim

( Ve onlardan yüz çevirdi. "Ey Yusuf'a olan üzüntü" dedi. Hüzünden gözü beyazlaştı. Artık o öfkesini açığa vurmayandı. )

12/85 Kalu tellahi tefteu tezkuru yusufe hatta tekune haradan ev tekune minel halikin

( "Allah için, Yusuf’u hatırlayıp duruyorsun. Nihayet hiddetli olacaksın veya helak olanlardan olacaksın." dediler. )

12/86 Kale innema eşku bessi ve huzni ilellahi ve a'lemu minellahi ma la ta'lemun

( "Derdimi ve hüznümü Allah’a  şikayet ederim ve Allah’tan o bilmediklerinizi bilirim." dedi. )

12/87 Ya beniyyezhebu fe tehassesu min yusufe ve ehiyhi ve la tey'esu min ravhillahi illel kavmul kafirun

( Ey oğullarım, gidin de Yusuf'u ve kardeşini araştırın. İnkarcılar kavmi haricindekiler Allah’ın rahmetinden ümit kesmezler. )

12/88 Fe lemma dehalu aleyhi kalu ya eyyuhel azizu messena ve ehlened durru ve ci'na bi bidaatin muzcatin fe evfi lenel keyle ve tesaddak aleyna innellahe yeczil mutesaddikin

( Böylece O'nun huzuruna girdiklerinde, "Ey aziz, bize ve ailemize darlık dokundu ve az sermayeyle geldik. Artık, bize kile ölçeğini vefa et. Bize sadaka ver. Kesinlikle Allah sadaka verenleri karşılıklandırır." dediler. )

12/89 Kale hel alimtum ma fealtum bi yusufe ve ehiyhi iz entum cahilun

( "Sizler cahillerken Yusuf’a ve kardeşine ne yaptığınızı bilir misiniz?" dedi. )

12/90 Kalu e inneke le ente yusuf kale ene yusufu ve haza ehiy kad mennellahu aleyna innehu men yetteki ve yasbir fe innellahe la yudiy'u ecral muhsinin

( Yoksa kesinlikle sen Yusuf’musun? dediler. "Ben Yusuf’um, bu da kardeşim. Allah üzerimize nimet verdi. Kesinlikle o sakınan ve sabreden kimseler, kesinlikle Allah iyilik yapanların ödülünü yitirmez." dedi. )

12/91 Kalu tellahi lekad aserakellahu aleyna ve in kunna le hatiin

( "Allah için, Allah seni üzerimize tercih etmişti. Kesinlikle bizler hatalılar olmuştuk." dediler. )

12/92 Kale la tesribe aleykumul yevm yağfirullahu lekum ve huve erhamur rahimin

( "Bugün size ayıplama yoktur. Allah size af eylesin. O merhametlilerin en merhametlisidir." dedi. )

12/93 İzhebu bi kamisiy haza fe elkuhu ala vechi ebi ye'ti besira ve'tuni bi ehlikum ecmein

( Bu gömleğimle gidin de onu babamın yüzüne atın. Görüş gelsin. Bütün ailenizle topluca bana gelin.  )

12/94 Ve lemma fesaletil iyru kale ebuhum inni le ecidu riha yusufe lev la en tufennidun

( Ve kervan ayrıldığında, babaları "Eğer beni bunak addetmezseniz, kesinlikle ben Yusuf'un rüzgarını, kokusunu buluyorum." dedi. )

12/95 Kalu tellahi inneke le fi dalalikel kadim

( "Allah için, kesinlikle sen süre gelen sapıklığındasın." dediler. )

12/96 Fe lemma en cael beşiru elkahu ala vechihi fertedde besira kale e lem ekul lekum inni a'lemu minellahi ma la ta'lemun

( Ancak, müjdeci geldiğinde, onu onun yüzüne attı da görüş dönüp geldi. "Ben size, "Kesinlikle ben Allah’tan sizin bilmediklerinizi bilirim." demedim mi?" dedi.  )

12/97 Kalu ya ebanestağfir lena zunubena inna kunna hatiin

( "Ey babamız, bize günahlarımızı af eyle. Kesinlikle bizler hatalılar olduk." dediler. )

12/98 Kale sevfe estağfiru lekum rabbi innehu huvel ğafurun rahim

( "Yakında Rab’bim size af eyleyecek. Kesinlikle O, O affedendir merhametlidir." dedi. )

12/99 Fe lemma dehalu ala yusufe ava ileyhi ebeveyhi ve kaledhulu misra in şaellahu aminin

( Yusuf'un huzuruna girdiklerinde, ana babası O'na sarıldı. "Ülkeye girin. Eğer Allah dilerse güvende olursunuz." dedi. )

12/100 Ve rafea ebeveyhi alel arşi ve harru lehu succeda ve kale ya ebeti haza te'vilu ru'yaye min kablu kad cealeha rabbi hakka ve kad ahsene bi iz ahraceni mines sicni ve cae bikum minel bedvi min ba'di en nezeğaş şeytanu beyni ve beyne ihveti inne rabbi latiyfun li ma yeşa’innehu huvel alimul hakim

( Ve ana babasını arş, taht üzerine yükseltti ve yere kapanarak O'na eğildiler. "Ey baba, bu önceki rüyamın yorumudur. Rab’bim onu gerçek kıldı. Şeytan benimle kardeşlerimin arasını bozduktan sonra, beni zindandan çıkardığında ve sizi çölden getirdiğinde Rab’bim bana en güzelini yaptı. Kesinlikle Rab’bim dilediğine latiftir. Kesinlikle O, O bilendir hakimdir." dedi. )

12/101 Rabbi kad ateyteni minel mulki ve allemteni min te'vilil ehadis fatiras semavati vel erdi ente veliyyi fid dunya vel ahirah teveffeni muslimen ve elhikni bis salihin

( Rab’bim sen bana mülkten verdin ve bana sözlerin yorumundan öğrettin. Gökleri ve yeri yoktan yaratan, sen dünyada ve ahirette benim dostumsun. Beni teslim olan olarak vefat ettir ve beni iyilere kat.  )

12/102 Zalike min enbail ğaybi nuhiyhi ileyk ve ma kunte ledeyhim iz ecmeu emrahum ve hum yemkurun

( Bu, sana vahyettiğimiz gayb haberlerindendir. Onlar işlerini topladıklarında ve tuzak kurduklarında sen yanlarında değildin. )

12/103 Ve ma ekserun nasi ve lev haraste bi mu'minin

( Ve şayet şiddetle arzulasan da, insanların çoğunluğu inananlar değillerdir.  )

12/104 Ve ma tes'eluhum aleyhi min ecr in huve illa zikrun lil alemin

( Ve onun üzerine onlara ödülden sual etmiyorsun. Kesinlikle o ancak alemler için hatırlatmadır. )

12/105 Ve ke eyyin min ayetin fis semavati vel erdi yemurrune aleyha ve hum anhu mu'ridun

( Ve göklerde ve yerde karşılaştıkları nice ayetler vardır da onlar onlardan yüz çevirip dönenlerdir. )

12/106 Ve ma yu'minu ekseruhum billahi illa ve hum muşrikun

( Ve onların çoğunluğu, ortak koşanlar olmadan Allah’a  inanmazlar. )

12/107 E fe eminu en te'tiyehum ğaşiyetun min azabillahi ev te'tiyehumus saatu bağteten ve hum la yeş'urun

( Peki onlara Allah’ın azabından bir örtünün yetmesinden veya onlar farketmezlerken saatin onlara ansızın yetmesinden güvende midirler? )

12/108 Kul hazihi sebili ed'u ilellahi ala besiratin ene ve men ittebeani ve subhanellahi ve ma ene minel muşrikin

( De ki: "İşte bu benim yolumdur. Allah’a , görüşe çağırıyorum. Ben ve o bana tabi olanlar da. Allah yücedir. Ben ortak koşanlardan değilim." )

12/109 Ve ma erselna min kablike illa ricalen nuhiy ileyhim min ehlil kura e fe lem yesiru fil erdi fe yenzuru keyfe kane akibetullezine min kablihim ve la darul ahirati hayrun lillezinettekav e fe la ta'kilun

( Ve senden önce şehirlerin sahiplerinden kendilerine vahyettiğimiz erkekler haricindekileri göndermedik. Peki yerde gezmediler mi? Onlardan öncekilerin sonu nasıl oldu bakmadılar mı? Ve ahiret yurdu o sakınanlar için daha hayırlıdır. O halde akıl etmez misiniz? )

12/110 Hatta iz estey'eser rusulu ve zannu ennehum kad kuzibu caehum nasruna fe nucciye men neşa’ve la yuraddu be'suna anil kavmil mucrimin

( Nihayet resuller ümit kestiklerinde ve kesinlikle onlar yalanlandıklarını zannedince onlara yardımımız geldi de dilediğimiz kimseler kurtarıldı. Zorluğumuz, azabımız suçlular kavmi üzerinden geri çevrilmez. )

12/111 Lekad kane fi kasasihum ibratun li ulil elbab ma kane hadisen yuftera ve lakin tasdikallezi beyne yedeyhi ve tefsiyle kulli şey'in ve huden ve rahmeten li kavmin yu'minun

( Onların hikayelerinde akılları olanlar için ibretler vardır. Söz uydurulmuş değildir. Lakin o kendinden öncekileri doğrular. Her şeyi ayrıntılandırır. İnanan kavim için yönlendirme ve rahmettir. )

No comments:

Post a Comment

SURELER VE AYET ADETLERİ

Sure No - Sure İsmi - Anlam ı - Ayet Adedi 1 - FATİHA ( فَاتِحَةِ ) - Açılış - 7 2 - BAKARA ( بَقَرَةِ ) - Sığır, Yarmak, Delmek - 286 ...