Saturday, May 2, 2026

50 - KAF

KAF 50/1 Kaf vel kur'anil mecid

( Kaf ve şerefli, büyük Kur'an. )

50/2 Bel acibu en caehum munzirun minhum fe kalel kafirune haza şey'un acib

( Bilakis onlara onlardan uyarıcı geldiğinde şaşırdılar da inkarcılar "Bu acayip şey." dediler. )

50/3 E iza mitna ve kunna turaba zalike rac'un beiyd

( Öldüğümüzde ve toprak olduğumuzda mı? Bu uzak dönüştür. )

50/4 Kad alimna ma tenkusul erdu minhum ve indena kitabun hafiyz

( Yerin onlardan ne eksilttiğini bildik. Koruyan kitap indimizdedir. )

50/5 Bel kezzebu bil hakki lemma caehum fe hum fi emrin meric

( Bilakis onlara geldiğinde gerçeği yalanladılar. Artık onlar karışık, sıkıntılı işin içindedirler.  )

50/6 E fe lem yenzuru iles semai fevkahum keyfe beneynaha ve zeyyennaha ve ma leha min furuc

( Üstlerindeki göğe bakmazlar mı? Onu nasıl bina ettik ve onu süsledik. Onda kusur, çatlak yarık yoktur. )

50/7 Vel erda medednaha ve elkayna fiha ravasiye ve enbetna fiha min kulli zevcin behic

( Ve yer, onu uzatıp yaydık döşedik te içine dağlar attık ve içinde her güzel eşten bitirip yetiştirdik. )

50/8 Tebsiraten ve zikra li kulli abdin munib

( Her pişman olup gerçeğe yönelen kula göz açıcı izah olarak. )

50/9 Ve nezzelna mines semai maen mubaraken fe enbetna bihi cennatin ve habbel hasid

( Ve gökten bereketli su indiririz de onunla bahçeler ve biçilip hasat edilecek tohum taneleri bitirip yetiştiririz. )

50/10 Ven nahle basikatin leha tal'un nedid

( Ve tomurcukları üst üste yığılmış, yüksek uzunlukta hurmalıklar. )

50/11 Rizkan lil ibadi ve ahyeyna bihi beldeten meyta kezalikel huruc

( Kullar için rızık olarak. Onunla ölü beldeyi dirilttik. İşte çıkış böyledir. )

50/12 Kezzebet kablehum kavmu nuhin ve ashabur ressi ve semud

( Onlardan önce Nuh kavmi, Ress’in sahipleri ve Semud yalanladılar. )

50/13 Ve adun ve fir'avnu ve ihvanu lut

( Ve Ad, Firavun ve Lut’un kardeşleri.  )

50/14 Ve ashabu eyketi ve kavmu tubba kullun kezzeber rusule fe hakka veiyd

( Ve Eyke’nin sahipleri ve Tübba kavmi. Hepsi resulleri yalanladılar da vaad gerçekleşti.  )

50/15 E fe ayina bil halkil evvel bel hum fi lebsin min halkin cedid

( Böylece ilk yaratmada acz mi gösterdik? Bilakis onlar yeni yaratılıştan şüphe içindedirler. )

50/16 Ve lekad halaknel insane ve na'lemu ma tuvesvisu bihi nefsuh ve nahnu akrabu ileyhi min hablil verid

( Ve insanı yarattık. Nefsinin ona ne vesvese verdiğini biliriz. Biz ona toplardamarından daha yakınız. )

50/17 İz yetelekkal mutelekkiyani anil yemini ve aniş şimali kaiyd

( İki varan, sağına ve soluna kaydederek vardıklarında. )

50/18 Ma yelfizu min kavlin illa ledeyhi rakibun atid

( Yanında hazır gözetleyenin olması haricinde söz söylemez. )

50/19 Ve caet sekratul mevti bil hakk zalike ma kunte minhu tehid

( Ve ölümün sarhoşluğu gerçekten gelir. Bu, ondan kaçmış olduğundur. )

50/20 Ve nufiha fis sur zalike yevmul veiyd

( Ve borunun içine üflenir. Bu vaad edilen gündür. )

50/21 Ve caet kulli nefsin meaha saikun ve şehid

( Ve her nefis beraberinde sevkeden ve şahit ile gelir. )

50/22 Lekad kunte fi ğafletin min haza fe keşefna anke ğitaeke fe besarukel yevme hadid

( Bundan habersizlik içinde oldun. Üzerinden örtünü kaldırdık. Artık bugün gözün, görüşün keskindir. )

50/23 Ve kale karinuhu haza ma ledeyye atid

( Ve onun yoldaşı "Bu yanımdaki hazır." der. )

50/24 Elkiya fi cehenneme kulle keffarin anid

( Tüm inatçı inkarcıları cehennemin içine atın. )

50/25 Mennain lil hayri mu'tedin murib

( Hayırı engelleyen azgın vesveseli şüpheciyi. )

50/26 Ellezi ceale meallahi ilahen ahar fe elkiyahu fil azabiş şedid

( O Allah ile birlikte başka ilah oluşturdu. O halde onu şiddetli azabın içine atın. )

50/27 Kale karinuhu rabbena ma atğaytuhu ve lakin kane fi dalalin beiyd

( Onun yoldaşı "Rab’bimiz, onu ben azdırmadım. Lakin uzak, derin sapıklık içindeydi." der. )

50/28 Kale la tahtesimu ledeyye ve kad kaddemtu ileykum bil veid

( "Huzurumda tartışıp hasımlaşmayın, çekişmeyin. Size vaadi sunmuştum." der. )

50/29 Ma yubeddelul kavlu ledeyye ve ma ene bi zallamin lil abid

( İndimde söz değiştirilmez. Ben kullara zulmeden değilim. )

50/30 Yevme nekulu li cehenneme helimtele'ti ve tekulu hel min mezid

( O gün cehenneme "Doldun mu?" deriz. "Daha çoğu var mı?" der. )

50/31 Ve uzlifetil cennetu lil muttekiyne ğayra beid

( Ve cennet sakınanlara yaklaştırılır. Uzak değildir. )

50/32 Haza ma tu’adune li kulli evvabin hafiyz

( Bu, her tevbe edip dönen koruyucu, gözetici için o vaad edildiğinizdir. )

50/33 Men haşiyer rahmane bil ğaybi ve cae bi kalbin munib

( Ki Rahman’dan gıyabında korkar, ürker, ürperir ve pişman olup gerçeğe yönelen kalp ile gelir. )

50/34 Udhuluha bi selam zalike yevmul hulud

( Oraya selam, emniyet ile girin. Bu ebediyet günüdür. )

50/35 Lehum ma yeşaune fiha ve ledeyna mezid

( Orada onlara ne dilerlerse ve yanımızda daha fazlası.  )

50/36 Ve kem ehlekna kablehum min karnin hum eşeddu minhum batşen fe nekkabu fil bilad hel min mehiys

( Ve onlardan önce, kuvvetçe, tutuşça onlardan daha şiddetli olan ve beldeleri delen nice nesilden helak ettik. Kaçacak yer var mı? )

50/37 İnne fi zalike le zikra li men kane lehu kalbun ev elkas sem'a ve huve şehid

( Kesinlikle bunda kalpleri olan veya şahit olarak kulak veren kimseler için hatırlatma vardır. )

50/38 Ve lekad halaknes semavati vel erda ve ma beynehuma fi sitteti eyyamin ve ma messena min luğub

( Ve gökleri, yeri ve o onların aralarındakilerini altı günde yarattık. Bize usanç, yorgunluk dokunmadı. )

50/39 Fasbir ala ma yekulune ve sebbih bi hamdi rabbike kable tuluiş şemsi ve kablel ğurub

( O halde o söylediklerine sabret. Güneş yükselmeden önce ve gün batımından önce Rab’bini övgü sözleriyle öv. )

50/40 Ve minel leyli fe sebbihhu ve edbaras sucud

( Ve geceden, yere kapanmanın ardından O’nu öv. )

50/41 Vestemi’yevme yunadil munadi min mekanin karib

( Seslenenin yakın yerden, mekandan seslendiği o günü duy. )

50/42 Yevme yesmeunes sayhate bil hakk zalike yevmul huruc

( O gün çığlığı gerçekten duyarlar. Bu çıkış günüdür. )

50/43 İnna nahnu nuhyi ve numitu ve ileynel mesir

( Kesinlikle biz, bizler diriltiriz ve öldürürüz. Varış yeri bizedir. )

50/44 Yevme teşekkakul erdu anhum siraa zalike haşrun aleyna yesir

( O gün yer onların üzerlerinden hızla yarılır. Bu, bize kolay olan toplanmadır. )

50/45 Nahnu a'lemu bima yekulune ve ma ente aleyhim bi cebbarin fe zekkir bil kur'ani men yehafu veiyd

( Biz o söylediklerini biliriz. Sen onların üzerine zorba değilsin. Artık vaadden korkan o kimselere Kur'an ile hatırlat. )

No comments:

Post a Comment

SURELER VE AYET ADETLERİ

Sure No - Sure İsmi - Anlam ı - Ayet Adedi 1 - FATİHA ( فَاتِحَةِ ) - Açılış - 7 2 - BAKARA ( بَقَرَةِ ) - Sığır, Yarmak, Delmek - 286 ...