Saturday, May 2, 2026

47 - MUHAMMED

MUHAMMED 47/1 Ellezine keferu ve saddu an sebilillahi edalle a'malehum

( O inkar edenler ve Allah yolundan engelleyip döndürenler, onların çalışmaları sapmıştır. )

47/2 Vellezine amenu ve amilus salihati ve amenu bima nuzzile ala muhammedin ve huvel hakku min rabbihim keffera anhum seyyiatihim ve asleha balehum

( Ve o inananlar, iyilikler yapanlar ve o Muhammed’e indirilene inananlar, o Rab’lerinden gerçektir. Onlara kötülüklerini örter ve durumlarını iyileştirir. )

47/3 Zalike bi ennellezine keferuttebeul batile ve ennellezine amenuttebeul hakka min rabbihim kezalike yadribullahu lin nasi emsalehum

( Bu, kesinlikle o inkar edenlerin batıla tabi olmalarından ve kesinlikle o inananların Rab’lerinden gerçeğe tabi olmalarındandır. Allah onların misallerini insanlar için işte böyle beyan eder. )

47/4 Fe iza lekiytumullezine keferu fe darber rikab hatta iza eshantumuhum fe şuddul vesaka fe imma mennen ba'du ve imma fidaen hatta tedaal harbu evzaraha zalik ve lev yeşaullahu lentesara minhum ve lakin li yebluve ba'dakum bi ba'd vellezine kutilu fi sebilillahi fe len yudille a'malehum

( O halde o inkar edenlerle karşılaştığınızda boyundurukları vurun. Nihayet onları güçsüz bırakıp zedeleyip yendiğinizde, bağı şiddetli kılın. Böylece nihayet savaş ağırlıklarını, yüklerini bıraktığınızda, ya sonrasında nimet vererek karşılıksız olarak ve ya da fidye ile. Budur. Şayet Allah dileseydi onlardan intikam alırdı. Lakin bazınızı bazısıyla sınamak içindir. O Allah yolunda öldürülenler, artık onların çalışmalarını saptırmaz. )

47/5 Se yehdihim ve yuslihu balehum

( Onları yönlendirecek ve durumlarını iyileştirecek. )

47/6 Ve yudhiluhumul cennete arrafeha lehum

( Ve onları, onlara bilgisini verdiği, tanıttığı cennete sokacak. )

47/7 Ya eyyuhellezine amenu in tensurullahe yensurkum ve yusebbit akdamekum

( Ey o inananlar, eğer Allah’a  yardım ederseniz, size yardım eder ve ayaklarınızı, adımlarınızı sabitler. )

47/8 Vellezine keferu fe tağsen lehum ve edalle a'malehum

( Ve o inkar edenler, artık helak onlaradır. Onların çalışmaları sapmıştır. )

47/9 Zalike bi ennehum kerihu ma enzelellahu fe ahbeta a'malehum

( Bu, kesinlikle onların o Allah’ın indirdiğini beğenmemelerinden, zorlanmalarındandır. Artık onların çalışmaları boşa gitmiştir. )

47/10 E fe lem yesiru fil erdi fe yenzuru keyfe kane akibetullezine min kablihim demmerallahu aleyhim ve lil kafirine emsaluha

( Yerde gezmediler mi? Onlardan öncekilerin sonu nasıl oldu bakmadılar mı? Allah onların üzerine helak eylemiştir. İnkarcılar için de onların aynısıdır. )

47/11 Zalike bi ennellahe mevlellezine amenu ve ennel kafirine la mevla lehum

( İşte böyle, kesinlikle Allah o inananların dostudur. Kesinlikle inkarcılara, onlara dost yoktur. )

47/12 İnnellahe yudhilullezine amenu ve amilus salihati cennatin tecri min tahtihel enhar vellezine keferu yetemetteune ve ye'kulune kema te'kulul en'amu ven naru mesven lehum

( Kesinlikle Allah o inananları ve iyilikler yapanları altlarından nehirler akan bahçelere sokar. O inkar edenler, o hayvanların yediği gibi yerler. Ateş onlara varış yeridir. )

47/13 Ve ke eyyun min karyetin hiye eşeddu kuvveten min karyetikelleti ahracetk ehleknahum fe la nasira lehum

( Ve seni çıkaran şehirden kuvvetçe daha şiddetli nice şehirlerden vardı. Onları helak ettik. Artık onlara yardımcı yoktur. )

47/14 E fe men kane ala beyyinetin min rabbihi ke men zuyyine lehu suu amelihi vettebeu ehvaehum

( O halde, Rab’binden deliller üzerinde olan kimse, ona kötü işleri süslü gösterilen ve onların heveslerine tabi olan kimse gibi olur mu? )

47/15 Meselul cennetilleti vuidel muttekun fiha enharun min main ğayri asin ve enharun min lebenin lem yeteğayyer ta'muh ve enharun min hamrin lezzetin liş şaribin ve enharun min aselin musaffa ve lehum fiha min kullis semerati ve mağfiratun min rabbihim ke men huve halidun fin nari ve suku maen hamimen fe kattaa em'aehum

( Sakınanlara vaad edilen, içinde bozulup pis kokmayan sudan nehirler, lezzeti değişmeyen sütten nehirler, içenler için lezzetli şaraptan nehirler, saf baldan nehirler, onlara içinde tüm ürünlerden, meyvelerden ve Rab’lerinden af olan bahçenin misali, ateşin içinde ebedi olan ve bağırsaklarını kesen kaynar su içirilen kimseninki gibi midir? )

47/16 Ve minhum men yestemiu ileyk hatta iza harecu min indike kalu lillezine utul ilme maza kale anifen ulaikellezine tabeallahu ala kulubihim vettebeu ehvaehum

( Ve onlardan kimi seni dinler. Nihayet indinden çıktıklarında, o ilim verilenlere "Ne dedi demin?" derler. İşte onlar, Allah’ın kalplerine mühür bastıkları ve heveslerine tabi olanlardır. )

47/17 Vellezinehtedev zadehum huden ve atahum takvahum

( Ve o yönlenenlere, onlara yönlendirmeyi artırır. Onlara sakınmalarını vermiştir. )

47/18 Fe hel yenzurune illes saate en te'tiyehum bağteh fe kad cae eşratuha fe enna lehum iza caethum zikrahum

( Artık ancak saatin onlara ansızın gelmesine mi bakıyorlar? O’nun işaretleri geldi. O halde onlara geldiğinde hatırlamaları neye yarar? )

47/19 Fa'lem ennehu la ilahe illellahu vestağfir li zenbike ve lil mu'minine vel mu'minat vallahu ya'lemu mutekallebekum ve mesvakum

( O halde bil ki kesinlikle O'dur. O’nun haricinde ilah yoktur. Günahın için, inanan erkekler için ve inanan kadınlar için af iste. Allah dönüp dolaştığınız ve varıp durduğunuz yeri bilir. )

47/20 Ve yekulullezine amenu lev la nuzzilet surah fe iza unzilet suratun muhkemetun ve zukira fihel kitalu raeytellezine fi kulubihim meradun yenzurune ileyke nazaral mağşiyyi aleyhi minel mevti fe evla lehum

( Ve o inananlar "Sure indirilmeli değil miydi?" derler. Böylece açık anlamlı sağlam sure indirildiğinde ve onda savaş hatırlatıldığında, o kalplerinde hastalık olanları, üzeri ölümden perdelenmiş bakış ile sana bakarlarken görürsün. Zaten o onlara daha yakındır, uygundur. )

47/21 Taatun ve kavlun ma'rufun fe iza azemel emru fe lev sadekullahe le kane hayran lehum

( İtaat ve iyi söz. İş büyüdüğünde, Allah’ı doğrulasalardı onlara daha hayırlı olurdu.  )

47/22 Fe hel aseytum in tevelletum en tufsidu fil erdi ve tukattiu erhamekum

( O halde eğer başa geçerseniz, bağlarınızı kesip, yerde bozgun yaparak asilik mi edersiniz? )

47/23 Ulaikellezine leanehumullahu fe esammehum ve a'ma ebsarahum

( İşte onlar, Allah onları lanetler de onları sağır eder ve gözlerini kör eder. )

47/24 E fe la yetedebberunel kur'ane em ala kulubin akfaluha

( Artık Kur'an’ı düşünmezler mi? Yoksa kalplerinin üzerinde kilitleri mi var? )

47/25 İnnellezinerteddu ala edbarihim min ba'di ma tebeyyene lehumul hudeş şeytanu sevvele lehum ve emla lehum

( Yönlendirmenin açıkça belli olmasından sonra kesinlikle o arkalarını dönenleri, şeytan onları sürüklemiş, teşvik etmiştir. Onlara emeller vermiştir.  )

47/26 Zalike bi ennehum kalu lillezine kerihu ma nezzelellahu senutiy'ukum fi ba'dil emr vallahu ya'lemu israrahum

( Bu kesinlikle onların, o Allah’ın indirdiğini beğenmeyip zorlananlara "Bazı işler hakkında size itaat edeceğiz." demelerindendir. Allah sırlarını bilir. )

47/27 Fe keyfe iza teveffethumul melaiketu yadribune vucuhehum ve edbarahum

( Melekler onları yüzlerine ve arkalarına vurarak vefat ettirdiklerinde nasıl olur? )

47/28 Zalike bi ennehumuttebeu ma eshatallahe ve kerihu ridvanehu fe ahbeta a'malehum

( Bu, kesinlikle onların o Allah’ı darıltıp öfkelendirenlere tabi olmalarından ve O’nun rızasını, hoşnutluğunu beğenmemelerindendir. Artık onların çalışmaları boşa gitmiştir. )

47/29 Em hasibellezine fi kulubihim meradun en len yuhricellahu adğanehum

( Kaplerinde hastalık olanlar, Allah’ın öfkelerini, kinlerini çıkarmayacağını mı sandılar? )

47/30 Ve lev neşau le eraynakehum fe learaftehum bi simahum ve le ta'rifennehum fi lahnil kavl vallahu ya'lemu a'malekum

( Ve şayet dileseydik sana onları gösterirdik de onları simalarından tanırdın. Kesinlikle onları, sözlerinin usülünden, nağmesinden tanırsın. Allah yaptıklarınızı bilir. )

47/31 Ve le nebluvennekum hatta na'lemel mucahidine minkum ves sabirine ve nebluve ahbarakum

( Ve kesinlikle sizi, sizlerden mücahitleri ve sabredenleri bilene kadar sınayacağız.  Haberlerinizi de sınayacağız.  )

47/32 İnnellezine keferu ve saddu an sebilillahi ve şakkur rasule min ba'di ma tebeyyene lehumul huda len yedurrullahe şey'a ve seyuhbitu a'malehum

( Kesinlikle o inkar edenler, Allah yolundan engelleyip döndürenler ve onlara yönlendirmenin açıkça belli olmasından sonra resule karşı gelenler, Allah’a  kesinlikle şey kadar bile zarar veremeyeceklerdir. Onların çalışmaları boşa gidecektir. )

47/33 Ya eyyuhellezine amenu eti’ullahe ve eti’ur rasule ve la tubtilu a'malekum

( Ey o inananlar Allah’a  itaat edin. Resule itaat edin. Çalışmalarınızı batıllaştırmayın. )

47/34 İnnellezine keferu ve saddu an sebilallahi summe matu ve hum kuffarun fe len yağfirallahu lehum

( Kesinlikle o inkar edenler ve Allah yolundan engelleyip döndürenler, sonra inkar ederek ölenler, artık Allah onlara af eylemez. )

47/35 Fe la tehinu ve ted'u iles selmi ve entumul a'levne vallahu meakum  ve len yetirakum a'malekum

( O halde gevşemeyin ve sizler üstünken barışa çağırmayın. Allah sizinle birliktedir. Çalışmalarınızı size yitirmez. )

47/36 İnnemel hayatud dunya leibun ve lehv ve in tu'minu ve tetteku yu'tikum ucurakum ve la yes'elkum emvalekum

( Kesinlikle o dünya hayatı oyundur ve eğlencedir. Eğer inanırsanız ve sakınırsanız size ödülünüzü verir. Size mallarınızı sual etmez. )

47/37 İn yes'elkumuha fe yuhfikum tebhalu ve yuhric adğanekum

( Eğer onları size sual etseydi de sizi zorlasaydı, cimrilik ederdiniz. Öfkenizi kininizi çıkarırdı. )

47/38 Ha entum haulai tud'avne li tunfiku fi sebilillah fe minkum men yebhal vallahul ğaniyyu ve entumul fukara’ve in tetevellev yestebdil kavmen ğayrakum summe la yekunu emsalekum

( Ha sizler işte o Allah yolunda harcamaya çağırılanlarsınız. Sizlerden kimileri cimrilik ediyor. Allah ganidir ve sizler fakirsiniz. Eğer yüz çevirirseniz, sizden başka bir kavime değiştirir. Sonra sizin aynılarınız gibi olmazlar. )

No comments:

Post a Comment

SURELER VE AYET ADETLERİ

Sure No - Sure İsmi - Anlam ı - Ayet Adedi 1 - FATİHA ( فَاتِحَةِ ) - Açılış - 7 2 - BAKARA ( بَقَرَةِ ) - Sığır, Yarmak, Delmek - 286 ...