Saturday, May 2, 2026

45 - CASİYE

CASİYE 45/1 Ha mim

( Ha mim  )

45/2 Tenzilul kitabi minellahil azizil hakim

( Kitabın indirilişi yüce hakim Allah’tandır. )

45/3 İnne fis semavati vel erdi le ayatin lil mu'minin

( Kesinlikle göklerde ve yerde inananlar için ayetler vardır. )

45/4 Ve fi halkikum ve ma yebussu min dabbetin ayatun li kavmin yukinun

( Ve sizi yaratmasında ve o debelenenlerden diriltip göndermesinde kani olan kavim için ayetler vardır. )

45/5 Vahtilafil leyli ven nehari ve ma enzelellahu mines semai min rizkin fe ahya bihil erda ba'de mevtiha ve tasrifir riyahi ayatun li kavmin ya'kilun

( Ve gece ve gündüzün ihtilafında, Allah’ın gökten rızıktan indirip de onunla yeri ölümünden sonra diriltmesinde ve rüzgarı yönlendirip idare etmesinde akıl eden kavim için ayetler vardır. )

45/6 Tilke ayatullahi netluha aleyke bil hakk fe bi eyyi hadisin ba'dellahi ve ayatihi yu'minun

( Bunlar Allah’ın ayetleridir. Onları sana gerçek ile okuruz. O halde Allah’tan ve ayetlerinden sonra hangi söze inanırlar? )

45/7 Veylun li kulli effakin esim

( Her günahkar iftiracıya vaylar. )

45/8 Yesmeu ayatillahi tutla aleyhi summe yusirru mustekbiran ke en lem yesma'ha fe beşşirhu bi azabin elim

( Allah’ın onun üzerine okunan ayetlerini duyar. Sonra sanki onları duymamış gibi kibirlenerek ısrar eder. O halde onu elim azap ile müjdele. )

45/9 Ve iza alime min ayatina şey'enittehazeha huzuva ulaike lehum azabun muhin

( Ve ayetlerimizden bir şeyler öğrendiğinde, onları alay edinir. İşte onlar, alçaltıcı hakir eden azap onlaradır. )

45/10 Min veraihim cehennem ve la yuğni anhum ma kesebu şey'en ve la mettehazu min dunillahi evliya’ve lehum azabun azim

( Onların arkalarından cehennem. Ne o kazandıkları, ne de o Allah’tan başka dostlar edindikleri onlara hiçbir şeye fayda vermez. Büyük azap onlaradır. )

45/11 Haza huda vellezine keferu bi ayati rabbihim lehum azabun min riczin elim

( Bu yönlendirmedir. O Rab’lerinin ayetlerini inkar edenler, elim pislikten azap onlaradır. )

45/12 Allahullezi sehhara lekumul bahra li tecriyel fulku fihi bi emrihi ve li tebteğu min fadlihi ve leallekum teşkurun

( Allah O’dur ki, emriyle içinde gemileri akıtmanız ve O’nun üstünlüğünden, lütfundan aramanız için denizi buyruğunuza verdi. Umulur ki şükredersiniz.  )

45/13 Ve sehhara lekum ma fis semavati ve ma fil erdi cemian minh inne fi zalike le ayatin li kavmin yetefekkerun

( Ve göklerde ne varsa ve yerde ne varsa topluca buyruğunuza verdi. Kesinlikle bunda fikreden kavim için ayetler vardır. )

45/14 Kul lillezine amenu yağfiru lillezine la yercune eyyamellahi li yecziye kavmen bima kanu yeksibun

( O inananlara, kavime o kazanmış olduklarından dolayı karşılıklandırması için, o Allah’ın günlerini ummayanları affetmelerini söyle. )

45/15 Men amile salihan fe li nefsih ve men esae fe aleyha summe ila rabbikum turceun

( Kim iyilik yaparsa nefsi içindir. Kim kötülük yaparsa onun üzerinedir. Sonra Rab’binize döndürülürsünüz.  )

45/16 Ve lekad ateyna beni israilel kitabe vel hukme ven nubuvvete ve razaknahum minet tayyibati ve faddalnahum alel alemin

( Ve İsrailoğulları'na kitabı, hükmü ve haberciliği verdik. Onları temizlerinden rızıklandırdık. Onları alemlerin üzerine üstün kıldık. )

45/17 Ve ateynahum beyyinatin minel emr fe mahtelefu illa min ba'di ma caehumul ilmu bağyen beynehum inne rabbeke yakdiy beynehum yevmel kiyameti fima kanu fihi yahtelifun

( Ve onlara işten açıklayıcı deliller verdik de onlara ilim gelmesinden sonra olması haricinde aralarında azgınlıkla ihtilaf etmediler. Kesinlikle Rab’bin, ayağa kalkış gününde, o ihtilaf ettikleri hakkında aralarında hüküm verir. )

45/18 Summe cealnake ala şeriatin minel emri fettebi'ha ve la tettebi’ehvaellezine la ya'lemun

( Sonra sana işten doğru yol kıldık. O halde ona tabi ol. O bilmeyenlerin heveslerine tabi olma. )

45/19 İnnehum len yuğnu anke minellahi şey'a ve innez zalimine ba'duhum evliyau ba'd vallahu veliyyul muttekin

( Kesinlikle onlar sana Allah’tan hiçbir şeye fayda veremezler. Kesinlikle zalimler birbirlerinin dostlarıdırlar. Allah sakınanların dostudur. )

45/20 Haza besairu lin nasi ve huden ve rahmetun li kavmin yukinun

( Bu insanlar için görüşlerdir, yönlendirmedir ve kani olan kavim için rahmettir. )

45/21 Em hasibellezinecterahus seyyiati en nec'alehum kellezine amenu ve amilus salihati sevaen mahyahum ve mematuhum sae ma yahkumun

( O kötülükler işleyenler, o dirilmelerinde ve ölümlerinde onları o inananlar ve iyilik yapanlar gibi eşit kılacağımızı mı sandılar? O hüküm verdikleri kötüdür. )

45/22 Ve halekallahus semavati vel erda bil hakki ve li tucza kulli nefsin bima kesebet ve hum la yuzlemun

( Ve Allah gökleri ve yeri, her nefsi o kazandığından dolayı karşılıklandırmak için gerçek ile yarattı. Onlar zulmedilmezler.  )

45/23 E fe raeyte men ittehaze ilahehu hevahu ve edallehullahu ala ilmin ve hateme ala sem'ihi ve kalbihi ve ceale ala besarihi ğişaveh fe men yehdihi min ba'dillah e fe la tezekkerun

( Hevesini ilahı edinen kimseyi görmez misin? Allah onu ilim üzerine saptırır. Kulağının ve kalbinin üzerine mühür basar. Gözünün üzerine perde oluşturur. Artık Allah’tan sonra onu kim yönlendirebilir? O halde hatırlamaz mısınız? )

45/24 Ve kalu ma hiye illa hayatuned dunya nemutu ve nahya ve ma yuhlikuna illed dehr ve ma lehum bi zalike min ilm in hum illa yezunnun

( Ve "O, dünya hayatımız haricindeki değildir. Ölürüz ve diriliriz. O bizi helak eden ancak zamandır." dediler. Onlara bununla ilgili ilim yoktur. Kesinlikle onlar ancak zannederler.  )

45/25 Ve iza tutla aleyhim ayatuna beyyinatin ma kane huccetehum illa en kalu'tu bi abaina in kuntum sadikin

( Ve onlara ayetlerimiz açık deliller olarak okunduğunda, onların mücadeleleri "Eğer doğrular iseniz, babalarımızı getirin." demelerinin haricindeki olmaz. )

45/26 Kullillahu yuhyikum summe yumitukum summe yecmeukum ila yevmil kiyameti la raybe fihi ve lakinne ekseran nasi la ya'lemun

( De ki: "Allah sizi diriltir, sonra sizi öldürür. Sonra ayağa kalkış gününde sizi toplar. Onda şüphe yoktur. Lakin insanların çoğunluğu bilmezler." )

45/27 Ve lillahi mulkus semavati vel ard ve yevme tekumus saatu yevmeizin yahserul mubtilun

( Ve göklerin ve yerin mülkü Allah’a dır. Saat olduğu gün batılcılar hasarlanırlar. )

45/28 Ve tera kulle ummetin casiyeten kulli ummetin tud'a ila kitabiha el yevme tuczevne ma kuntum ta'melun

( Ve her topluluğu diz çökmüş olarak görürsün. Her topluluk kendi kitabına çağırılır. Bugün, o yapmakta olduklarınızla karşılıklandırılırsınız. )

45/29 Haza kitabuna yentiku aleykum bil hakk inna kunna nestensihu ma kuntum ta'melun

( Bu kitabımız size gerçeği konuşur. Kesinlikle biz o yapmakta olduklarınızı kaydetmekteydik. )

45/30 Fe emmellezine amenu ve amilus salihati fe yudhiluhum rabbuhum fi rahmetih zalike huvel fevzul mubin

( Ama o inananlar ve iyilikler yapanlar, Rab’leri onları rahmetinin içine sokar. İşte bu, o apaçık kurtuluştur. )

45/31 Ve emmellezine keferu e fe lem tekun ayati tutla aleykum festekbertum ve kuntum kavmen mucrimin

( Ve ama o inkar edenler, ayetlerimiz size okunmuyor muydu? Böylece kibirlendiniz ve suçlular kavmi oldunuz. )

45/32 Ve iza kile inne va'dellahi hakkun ves saatu la raybe fiha kultum ma nedri mes saatu in nezunnu illa zannen ve ma nahnu bi musteykinin

( Ve "Kesinlikle Allah’ın vaadi ve saati gerçektir. Onda şüphe yoktur." denildiğinde, "Saat nedir bilemeyiz? Ancak zan ile zannederiz. Bizler doğru bilgilenmişler değiliz." dediniz. )

45/33 Ve beda lehum seyyiatu ma amilu ve haka bihim ma kanu bihi yestehziun

( Ve onlara, o yaptıkları kötülükleri meydana çıkarıldı. Onları o alay etmiş oldukları kuşattı. )

45/34 Ve kilel yevme nensakum kema nesitum likae yevmikum haza ve me'vakumun naru ve ma lekum min nasirin

( Ve o gün "Sizi, bu gününüze kavuşmayı unuttuğunuz gibi unuttuk." denilir. Yeriniz ateştir. Size yardımcılardan yoktur.  )

45/35 Zalikum bi ennekumuttehaztum ayatillahi huzuven ve ğarratkumul hayatud dunya fel yevme la yuhracune minha ve la hum yusta'tebun

( Bu, kesinlikle Allah’ın ayetlerini alay edinmenizdendir. Sizi dünya hayatı aldattı. Artık bugün oradan çıkarılmazlar. Onların özürleri de istenmez. )

45/36 Fe lillahil hamdu rabbis semavati ve rabbil erdi rabbil alemin

( Böylece övgü göklerin Rab’bi, yerin Rab’bi ve alemlerin Rab’bi Allah içindir. )

45/37 Ve lehul kibriyau fis semavati vel erdi ve huvel azizul hakim

( Ve göklerde ve yerde büyüklük O’nadır. O yücedir hakimdir. )

No comments:

Post a Comment

SURELER VE AYET ADETLERİ

Sure No - Sure İsmi - Anlam ı - Ayet Adedi 1 - FATİHA ( فَاتِحَةِ ) - Açılış - 7 2 - BAKARA ( بَقَرَةِ ) - Sığır, Yarmak, Delmek - 286 ...