NUR
24/1 Suratun enzelnaha ve feradnaha ve enzelna fiha ayatin beyyinatin leallekum
tezekkerun
( İndirdiğimiz, onu farz kıldığımız ve onun
içinde deliller olan ayetler indirdiğimiz suredir. Umulur ki
hatırlarsınız. )
24/2
Ez zaniyetu vez zani feclidu kulle vahidin minhuma miete celdetin ve la
te'huzkum bihima ra'fetun fi dinillahi in kuntum tu'minune billahi vel yevmil
ahir vel yeşhed azabehuma taifetun minel mu'minin
( Zina eden kadın ve zina eden erkek, onlardan
her birinin derisine yüz kez vurun. Eğer Allah’a ve sonraki güne inananlar
iseniz, Allah’ın dini hakkında, onlardan dolayı sizi merhamet, acıma almasın.
İnananlardan bir grup da onların azaplarına şahitlik etsinler. )
24/3
Ez zani la yenkihu illa zaniyeten ev muşriketen vez zaniyetu la yenkihuha illa
zanin ev muşrik ve hurrime zalike alel mu'minin
( Zina eden erkek, zina eden veya ortak koşan
kadından başkasını nikahlayamaz. Zina eden kadın, zina eden veya ortak koşan
erkekten başkasını nikahlayamaz. Bu inananlara haram kılınmıştır. )
24/4
Vellezine yermunel muhsanati summe lem ye'tu bi erbeati şuhedae fecliduhum
semanine celdeten ve la takbelu lehum şehadeten ebeda ve ulaike humul fasikun
( Ve o temiz ve namuslu kadınlara zinayı iftira
edenler ve sonra dört şahit getiremeyenler. Seksen kez deriye olarak derilerine
vurun. Onların şahitliklerini ebediyen kabul etmeyin. İşte onlar, onlar
günahkarlardır. )
24/5
İllellezine tabu min ba'di zalike ve aslehu fe innellahe ğafurun rahim
( Bundan sonra tevbe edenler ve iyileşenler
haricinde. Kesinlikle Allah affedendir merhametlidir. )
24/6
Vellezine yermune ezvacehum ve lem yekun lehum şuhedau illa enfusuhum fe
şehadetu ehadihim erbeu şehadatin billahi innehu le mines sadikin
( Ve o eşlerine zinayı iftira edenler ve
nefisleri haricinde kendilerine şahitleri olmayanlar. O halde birinin,
"Kesinlikle o doğrulardandır." diye şahitliği, Allah’a dört kez şahitliktir. )
24/7
Vel hamisetu enne la'netellahi aleyhi in kane minel kazibin
( Ve beşinci kez de, "Eğer
yalancılardansan, kesinlikle Allah’ın laneti üzerine olsun." diyedir. )
24/8
Ve yedrau anhel azabe en teşhede erbea şehadatin billahi innehu le minel
kazibin
( Ve kadının, Allah’a dört kez şahitlik ile "Kesinlikle o
yalancılardandır." diye şahitlik etmesi ondan azabı savar. )
24/9
Vel hamisete enne ğadabellahi aleyha in kane mines sadikin
( Ve beşinci kez de "Eğer o doğrulardan
ise, Allah’ın öfkesi onun üzerine olsun." diyedir. )
24/10
Ve lev la fadlullahi aleykum ve rahmetuhu ve ennellahe tevvabun hakim
( Ve şayet Allah’ın üstünlüğü, lütfu ve rahmeti
üzerinize olmasaydı. Kesinlikle Allah tevbeyi kabul edendir hakimdir. )
24/11
İnnellezine cau bil ifki usbetun minkum la tahsebuhu şerran lekum bel huve
hayrun lekum li kulli imriin minhum ma ektesebe minel ism vellezi tevella
kibrahu minhum lehu azabun azim
( O uydurmayı getirenler kesinlikle sizlerden
bir gruptur. Onu size kötülük sanmayın. Bilakis o size hayırlıdır. Onlardan her
kişi için kazanılmış günah vardır. Onlardan o büyüğüne yüz çeviren. Büyük azap
onadır. )
24/12
Lev la iz semi'tumuhu zannel mu'minine vel mu'minatu bi enfusihim hayran ve
kalu haza ifkun mubin
( Onu duyduğunuzda, inanan erkeklerin ve inanan
kadınların nefislerine hayırlı zan ile, "Bu apaçık uydurmadır."
demeleri gerekmez miydi? )
24/13
Lev la cau aleyhi bi erbeati şuheda’fe iz lem ye'tu biş şuhedai fe ulaike
indellahi humul kazibun
( Onların üzerine dört şahit getirmeleri
gerekmez miydi? O halde, şahitler getiremediklerine göre, artık işte onlar
Allah’ın indinde onlar yalancılardır. )
24/14
Ve lev la fadlullahi aleykum ve rahmetuhu fid dunya vel ahirati ve messekum fi
ma efadtum fihi azabun azim
( Ve şayet Allah’ın üstünlüğü ve rahmeti,
dünyada ve ahirette üzerinize olmasaydı, o içine daldığınız hakkında size büyük
azap dokunurdu. )
24/15
İz telekkavnehu bi elsinetikum ve tekulune bi efvahikum ma leyse lekum bihi
ilmun ve tahsebunehu heyyinen ve huve indellahi azim
( Onu dilinize doladığınızda, ağızlarınızla, o
size ilmi olmayanı söylüyorsunuz. Onu basit, önemsiz sanıyorsunuz. O Allah’ın
indinde büyüktür. )
24/16
Ve lev la iz semi'tumuhu kultum ma yekunu lena en netekelleme bi haza subhaneke
haza buhtanun azim
( Ve şayet onu duyduğunuzda, "Bunu kelam
etmek, söylemek bize olmaz. Sen yücesin. Bu büyük iftiradır, uydurmadır."
demeli değil miydiniz? )
24/17
Yeizukumullahu en teudu li mislihi ebeden in kuntum mu'minin
( Allah size, onun aynısını yapmaktan ebediyen
dönesiniz diye öğüt verir. Eğer inananlar iseniz. )
24/18
Ve yubeyyinullahu lekumul ayat vallahu alimun hakim
( Ve Allah size ayetleri açıklar. Allah bilendir
hakimdir. )
24/19
İnnellezine yuhibbune en teşial fahişetu fillezine amenu lehum azabun elimun
fid dunya vel ahirah vallahu ya'lemu ve entum la ta'lemun
( Kesinlikle o inananlar içinde ahlaksızlığın
yayılmasını sevenlere, dünyada ve ahirette elim azap onlaradır. Allah bilir de
sizler bilmezsiniz. )
24/20
Ve lev la fadlullahi aleykum ve rahmetuhu ve ennellahe raufun rahim
( Ve şayet Allah’ın üstünlüğü ve rahmeti
üzerinize olmasaydı. Kesinlikle Allah esirgeyendir merhametlidir. )
24/21
Ya eyyuhellezine amenu la tettebiu hutuvatiş şeytan ve men yettebi hutuvatiş
şeytani fe innehu ye'muru bil fahşai vel munker ve lev la fadlullahi aleykum ve
rahmetuhu ma zeka minkum min ehadin ebeden ve lakinnellahe yuzekki men yeşa
vallahu semiun alim
( Ey o inananlar, şeytanın adımlarına tabi olmayın.
Kim şeytanın adımlarına tabi olursa, kesinlikle o ahlaksızlığı, kötülüğü,
inkarı emreder. Şayet Allah’ın üstünlüğü lütfu üzerinize olmasaydı, sizlerden
kimse ebediyen temizlenemezdi. Lakin kesinlikle Allah dilediği kimseyi
temizler. Allah duyandır, bilendir. )
24/22
Ve la ye'teli ulul fadli minkum ves seati en yu'tu ulil kurba vel mesakine vel
muhacirine fi sebilillahi vel ya'fu vel yasfehu e la tuhibbune en yağfirallahu
lekum vallahu ğafurun rahim
( Ve sizlerden üstünlüğü ve genişliği olanlar,
yakınlığı olanlara, yoksullara ve Allah yolundaki muhacirlere vermeyip
bahşetmeyeceklerine yemin etmesinler. Affetsinler ve hoşgörsünler. Allah’ın
size af eylemesini sevmez misiniz? Ve Allah affedendir merhametlidir. )
24/23
İnnellezine yermunel muhsanatil ğafilatil mu'minati luinu fid dunya vel ahirati
ve lehum azabun azim
( Kesinlikle o, inanan, habersiz, temiz ve
namuslu kadınlara zinayı iftira edenler, dünyada ve ahirette kesinlikle
lanetlenmişlerdir. Büyük azap onlaradır. )
24/24
Yevme teşhedu aleyhim elsinetuhum ve eydihim ve erculuhum bima kanu ya'melun
( O gün dilleri, elleri ve ayakları, o yapmış
olduklarından dolayı onlara şahit olurlar. )
24/25
Yevmeizin yuveffihimullahu dinehumul hakka ve ya'lemune ennellahe huvel hakkul
mubin
( O gün Allah onlara dinlerinde gerçekten vefa
eder. Kesinlikle Allah’ın, O’nun apaçık gerçek olduğunu bilirler. )
24/26
El habisatu lil habisine vel habisune lil habisat vet tayyibatu lit tayyibine
vet tayyibune lit tayyibat ulaike muberraune min ma yekulun lehum mağfiratun ve
rizkun kerim
( Kötü kadınlar kötü erkekler içindir, kötü
erkekler kötü kadınlar içindir, temiz kadınlar temiz erkekler içindir, temiz
erkekler temiz kadınlar içindir. İşte onlar o söylediklerinden beridirler. Af
ve yüce, faydalı rızık onlaradır. )
24/27
Ya eyyuhellezine amenu la tedhulu buyuten ğayru buyutikum hatta teste'nisu ve
tusellimu ala ehliha zalikum hayrun lekum leallekum tezekkerun
( Ey o inananlar, evlerinizden başka olan
evlere, alıştırana, ürkekliği giderene ve sahiplerine selam verene kadar girmeyin.
Bu size daha hayırlıdır. Umulur ki hatırlarsınız. )
24/28
Fe in lem tecidu fiha ehaden fe la tedhuluha hatta yu'zene lekum ve in kile
lekumurciu ferciu huve ezka lekum vallahu bima ta'melune alim
( Ancak eğer orada kimseyi bulamazsanız, o halde
size izin verilene kadar oraya girmeyin. Eğer size "Dön." denirse,
dönün. O size daha temizdir. Allah ne yaptığınızı bilendir. )
24/29
Leyse aleykum cunahun en tedhulu buyuten ğayra meskunetin fiha metaul lekum
vallahu ya'lemu ma tubdune ve ma tektumun
( İskan edilmeyen, içinde size faydalar olan eve
girmenizde üzerinize günah yoktur. Allah ne açıkladığınızı ve ne gizlediğinizi
bilir. )
24/30
Kul lil mu'minine yeğuddu min ebsarihim ve yahfezu furucehum zalike ezka lehum
innellahe habirun bima yasneun
( İnanan erkekler için gözlerinden sakınmalarını
ve ayıplarını korumalarını söyle. Bu onlara daha saftır, temizdir. Kesinlikle
Allah o ürettiklerinden haberdardır. )
24/31
Ve kul lil mu'minati yağdudne min ebsarihinne ve yahfazne furucehunne ve la
yubdine zinetehunne illa ma zahera minha ve yadribne bi humurihinne ala
cuyubihinne ve la yubdine zinetehunne illa li buuletihinne ev abaihinne ev abai
buuletihinne ev ebaihinne ev ebnai buuletihinne ev ihvanihinne ev beni
ihvanihinne ev beni ehavatihinne ev nisaihinne ev ma meleket eymanuhunne evit
tabiiyne ğayri ulil irbeti miner ricali ev it tiflillezine lem yazheru ala
avratin nisai ve la yadribne bi erculihunne li yu'leme ma yuhfine min
zinetihinn ve tubu ilellahi cemian eyyuhel mu'minune leallekum tuflihun
( Ve inanan kadınlar için gözlerinden
sakınmalarını ve ayıplarını korumalarını söyle. Süslerini, onlardan o
görünenler haricinde olanları ortaya çıkarmasınlar. Örtülerini, bezlerini
yakalarının, koyunlarının üzerine dolasınlar. Süslerini, kocaları veya babaları
veya kocalarının babaları veya oğulları veya kocalarının oğulları veya erkek
kardeşleri veya erkek kardeşlerinin oğulları veya kızkardeşlerinin oğulları
veya kendi kadınlarının veya o ellerinin malik oldukları veya erkeklerden akıl,
kavrayış sahibi olmayan tabiler veya kadınların gizli mahrem yerlerini ele
geçiremeyecek olan çocuklar için olması haricinde ortaya çıkarmasınlar.
Süslerinden o gizlediklerini bildirmek için ayakları ile vurmasınlar. Topluca
Allah’a tevbe edin ey inananlar. Umulur
ki iflah olursunuz. )
24/32
Ve enkihul eyama minkum ves salihine min ibadikum ve imaikum in yekun fukarae
yuğnihimullahu min fadlih vallahu vasiun alim
( Ve sizlerden bekarları, hizmetçilerinizden ve
yardımcılarınızdan iyileri nikahlayın. Eğer fakir olurlarsa, Allah onları
üstünlüğünden ganileştirir, faydalandırır. Allah geniştir bilendir. )
24/33
Vel yesta'fifillezine la yecidune nikahan hatta yuğniyehumullahu min fadlih
vellezine yebteğunel kitabe min ma meleket eymanukum fe katibuhum in alimtum
fihim hayran ve atuhum min malillahillezi atakum ve la tukrihu feteyatikum alel
biğai in eradne tehassunen li tebteğu aradal hayatid dunya ve men yukrihhunne
fe innellahe min ba'di ikrahihinne ğafurun rahim
( Ve nikahlanma bulamayanlar, Allah onları
üstünlüğünden ganileştirene, faydalandırana kadar korunsunlar. O ellerinizin
malik olduklarından yazıyı arayanlar. Onların içinde hayır olduğunu bilirseniz
onlara yazın. Allah’ın size verdiği o malından onlara verin. Dünya hayatının
menfaatini arayarak namuslu olmak isteyen genç kadınlarınızı yoldan sapmışlığa
zorlamayın. Kim onları zorlarsa, kesinlikle Allah zorlanmalarından sonra
affedendir merhametlidir. )
24/34
Ve lekad enzelna ileykum ayatin mubeyyinatin ve meselen minellezine halev min
kablikum ve mev'izaten lil muttekin
( Ve ayetleri ve o sizden önce gelip geçenlerden
misalleri, size açıklayıcı ve sakınanlar için öğüt olarak indirdik. )
24/35
Allahu nurus semavati vel ard meselu nurihi ke mişkatin fiha misbah el misbahu
fi zucaceh ez zucacetu ke enneha kevkebun durriyyun yukadu min şeceratin
mubaraketin zeytunetin la şerkiyyetin ve la ğarbiyyetin yekadu zeytuha yudiy'u
ve lev lem temseshu nar nurun ala nur yehdillahu li nurihi men yeşa’ve
yadribullahul emsale lin nas vallahu bi kulli şey'in alim
( Allah göklerin ve yerin aydınlığıdır. O’nun
aydınlığının misali, içinde lamba olan kandil gibidir. Lamba camın içindedir.
Cam da, kesinlikle o incili yıldız gibidir. Ne doğuya meyleden, ne batıya
meyleden, yağı bereketli olan ağaçtan tutuşturulup yakılır. Şayet ona ateş
dokunmasa bile yağı yittikçe yanar. Aydınlık üzerine aydınlıktır. Allah
dilediği kimseyi aydınlığına yönlendirir. Allah misalleri insan için beyan
eder. Allah her şeyi bilendir. )
24/36
Fi buyutin ezinellahu en turfea ve yuzkera fihesmuhu yusebbihu lehu fiha bil ğuduvvi
vel asal
( Allah’ın, yükselmesine ve içinde isminin
hatırlanmasına izin verdiği evler. Oralarda O’na sabah ve akşam övgü sözleri
söylenir. )
24/37
Ricalun la tulhihim ticaratun ve la bey'un an zikrillahi ve ikamis salati ve
itaiz zekati yehafune yevmen tetekallebu fihil kulubu vel ebsar
( Erkeklerdir ki, ne ticaret, ne de alışveriş
onları Allah’ı hatırlamaktan, duaya kalkmaktan, zekatı vermekten alıkoymaz.
İçinde kalplerin ve gözlerin dönerek yer değiştireceği günden korkarlar. )
24/38
Li yecziyehumullahu ahsene ma amilu ve yezidehum min fadlih vallahu yerzuku men
yeşau bi ğayri hisab
( Allah’ın onları, o yaptıklarının en güzeli ile
karşılıklandırması ve onlara üstünlüğünden artırması için. Allah dilediği
kimseyi hesapsız olarak rızıklandırır. )
24/39
Vellezine keferu a'maluhum ke serabin bi kiy'atin yahsebuhuz zam'anu maa hatta
iza caehu lem yecidhu şey'en ve vecedellahe indehu fe veffahu hisabeh vallahu
seriul hisab
( Ve o inkar edenler. Onların çalışmaları, düz
yerlerdeki serap gibidir. Susuzlukta olan onu su sanar. Nihayet ona geldiğinde
bir şey bulamaz da onun indinde Allah’ı bulur. Artık ona hesabını vefa
etmiştir. Allah hızlı hesaplayandır. )
24/40
Ev ke zulumatin fi bahrin lucciyyin yağşahu mevcun min fevkihi mevcun min
fevkihi sehab zulumatun ba'duha fevka ba'd iza ahrace yedehu lem yeked yeraha
ve men lem yec'alillahu lehu nuran fe ma lehu min nur
( Veya engin denizdeki karanlıklar gibidir. Onu,
dalga üstüne dalga, onun üstünde bulut ve birbiri üzerine karanlıklar örter.
Elini çıkardığında onu görmeye güç yetiremez. Allah’ın ona aydınlık kılmadığı
kimseye, artık ona aydınlıktan yoktur. )
24/41
E lem tera ennellahe yusebbihu lehu men fis semavati vel erdi vet tayru saffat
kullun kad alime salatehu ve tesbihah vallahu alimun bima yef'alun
( Göklerdeki ve yerdeki kimselerin ve saflar
halindeki kuşların kesinlikle Allah’a, O'na övgü söylediklerini görmedin mi?
Her biri duasını ve O’nu övmesini bilmiştir. Allah o yaptıklarınızı bilendir. )
24/42
Ve lillahi mulkus semavati vel ard ve ilellahil mesir
( Ve göklerin ve yerin mülkü, hükümdarlığı Allah
içindir. Varılacak yer Allah’a dır. )
24/43
E lem tera ennellahe yuzci sehaben summe yuellifu beynehu summe yec'aluhu
rukamen fe teral vedka yahrucu min hilalih ve yunezzilu mines semai min cibalin
fiha min beradin fe yusibu bihi men yeşau ve yasrifuhu an men yeşa’yekadu
senaberkihi yezhebu bil ebsar
( Kesinlikle Allah’ın bulutları sürüklediğini,
sonra onları aralarında tertip ettiğini, sonra onları yığın kıldığını görmez
misin? Böylece, onların aralarından yağmur çıktığını görürsün. Gökten, oradaki
dağlardan dolu indirir de onu dilediği kimseye isabet ettirir. Onu dilediğinden
de israf edip uzak tutar. O’nun şimşeğinin parıltısı gözleri giderip yok edecek
gibi olur. )
24/44
Yukallibullahul leyle ven nehar inne fi zalike le ibraten li ulil ebsar
( Allah geceyi ve gündüzü döndürüp yer
değiştirtir. Kesinlikle bunda gözleri olanlar için ibret vardır. )
24/45
Vallahu haleku kulle dabbetin min ma’ fe minhum men yemşi ala batnih ve minhum
men yemşi ala ricleyn ve minhum men yemşi ala erba’yahlukullahu ma
yeşa’innellahe ala kulli şey'in kadir
( Ve Allah her debeleneni sudan yarattı. Böylece
onlardan kimisi karnının üstünde yürür. Onlardan kimisi iki ayağı üstünde
yürür. Onlardan kimisi dördünün üstünde yürür. Allah ne dilerse yaratır.
Kesinlikle Allah her şeye gücü yetendir. )
24/46
Lekad enzelna ayatin mubeyyinat vallahu yehdi men yeşau ila siratin mustekim
( Açıklayıcı ayetler indirdik. Allah dilediği
kimseyi doğru yola yönlendirir. )
24/47
Ve yekulune amenna billahi ve bir rasuli ve eta'na summe yetevella ferikun
minhum min ba'di zalik ve ma ulaike bil mu'minin
( Ve "Allah’a ve O’nun resulüne inandık ve itaat
ettik." derler. Sonra, bunun ardından, onlardan bir kısmı yüz çevirirler.
İşte onlar inananlar değildirler. )
24/48
Ve iza duu ilellahi ve rasulihi li yahkume beynehum iza ferikum minhum mu'ridun
( Ve aralarında hüküm verilmesi için
Allah’a ve O’nun resulüne
çağırıldıklarında, o zaman onlardan bir kısmı yüz çevirip dönenlerdir. )
24/49
Ve in yekun lehumul hakku ye'tu ileyhi muz'inin
( Ve eğer gerçek onlara olsa, ona saygıyla
gelirler. )
24/50
E fi kulubihim meradun em irtabu em yehafune en yehiyfellahu aleyhim ve rasuluh
bel ulaike humuz zalimun
( Kalplerinde hastalık mı var? Şüphe mi
ediyorlar? Allah ve O’nun resulü onlara zulmeder diye mi korkuyorlar? Bilakis,
işte onlar zalimlerdir. )
24/51
İnnema kane kavlel mu'minine iza duu ilellahi ve rasulihi li yahkume beynehum
en yekulu semi'na ve eta'na ve ulaike humul muflihun
( Aralarında hüküm verilmesi için Allah’a ve O’nun resulüne çağırıldıklarında,
inananların sözü kesinlikle "Duyduk ve itaat ettik." demeleri olur.
İşte onlar, onlar iflah olanlardır. )
24/52
Ve men yutiillahe ve rasulehu ve yahşellahe ve yettakhi fe ulaike humul faizun
( Ve kim Allah’a
ve O’nun resulüne itaat ederse ve Allah’tan korkarsa ve O’ndan
sakınırsa. Artık, işte onlar onlar kurtulanlardır. )
24/53
Ve aksemu billahi cehde eymanihim lein emartehum le yahrucunn kul la tuksimu
taatum ma'rufeh innellahe habirun bima ta'melun
( Ve eğer onlara emredersen, onlar çıkacaklar
diye kuvvetli yeminleriyle Allah’a yemin
ettiler. De ki: "Yemin etmeyin. İtaatiniz bilinir. Kesinlikle Allah ne
yaptığınızdan haberdardır." )
24/54
Kul eti’ullahe ve eti’ur rasul fe in tevellev fe innema aleyhi ma hummile ve aleykum
ma hummiltum ve in tutiy'uhu tehtedu ve ma aler rasuli illel belağul mubin
( De ki: "Allah’a itaat edin ve resule itaat edin. Eğer yüz
çevirirseniz, kesinlikle o yüklendiği onun üzerine ve o yüklendiğiniz sizin
üzerinizedir. Eğer ona itaat ederseniz yönlenmiş olursunuz. O resulün üzerine
olan, apaçık ulaştırma haricindeki değildir." )
24/55
Veadallahullezine amenu minkum ve amilus salihati le yestahlife ennehum fil
erdi kema istahlefe ellezine min kablihim ve le yumekkinenne lehum
dinehumullezirteda lehum ve le yubeddilennehum min ba'di havfihim emna
ya'buduneni la yuşrikune bi şey'a ve men kefera ba'de zalike fe ulaike humul
fasikun
( Allah, sizlerden o inananlara ve iyilikler
yapanlara, onları yerde, onlardan öncekileri halife kıldığı gibi kesinlikle
halife kılacağını ve onlara hoşnut olduğu, beğenip seçtiği dinlerini onlara
kesinlikle imkan kılacağını, yerleştirip koruyacağını ve korkularından sonra
kesinlikle onları değiştireceğini vaad etti. Çünkü bana kulluk ederler. Bana
hiçbir şeyi ortak koşmazlar. Kim bunun sonrasında inkar ederse, artık işte
onlar, onlar günahkarlardır. )
24/56
Ve ekimus salate ve atuz zekate ve eti’ur rasule leallekum turhamun
( Ve duaya kalkın, zekatı verin ve resule itaat
edin. Umulur ki merhamet edilirsiniz. )
24/57
La tahsebennellezine keferu mu'cizine fil ard ve me'vahumun nar ve le bi'sel
mesir
( O inkar edenlerin yerde aciz
bırakabileceklerini sanmayasın. Onların varacakları yer ateştir. Ne kötü varış
yeridir. )
24/58
Ya eyyuhellezine amenu li yeste'zinkumullezine meleket eymanukum vellezine lem
yebluğul hulume minkum selase merrat min kabli salatil fecri ve hiyne tedaune
siyabekum minez zahirati ve min ba'di salatil işa'i selasu avratin lekum leyse
aleykum ve la aleyhim cunahun ba'dehunn tavvafune aleykum ba'dukum ala ba'd
kezalike yubeyyinullahu lekumul ayat vallahu alimun hakim
( Ey o inananlar, o ellerinizin malik oldukları
ve ihtilama, ergenliğe erişmemiş olanlar, tanyeri ağarmasındaki şafak duası
öncesinde, elbiselerinizi çıkardığınızda ve yatsı duası sonrasında sizden üç
kere izin istesinler. Mahrem olmanız size üç keredir. Onların dışında,
birbirinize tavaf etmenizde size ve onların üzerine günah yoktur. Allah
ayetleri size işte böyle açıklar. Allah bilendir hakimdir. )
24/59
Ve iza beleğal atfalu minkumul hulume fel yeste'zinu ke meste'zenellezine min
kablihim kezalike yubeyyinullahu lekum ayatih vallahu alimun hakim
( Ve sizden çocuklar ihtilama, ergenliğe
eriştiklerinde, o onlardan öncekilerin izin istedikleri gibi izin istesinler.
Allah size ayetlerini işte böyle açıklar. Allah bilendir hakimdir. )
24/60
Vel kavaidu minen nisaillati la yercune nikahan fe leyse aleyhinne cunahun en
yeda'ne siyabehunne ğayra muteberricatin bi zineh ve en yesta'fifne hayrul
lehunn vallahu semiun alim
( Ve nikahlanmayı ummadan oturan kadınların,
süslerini açığa çıkarmadan, göstermeden elbiselerini çıkarmalarında onlara
günah yoktur. Ve iffetli olmaları onlara daha hayırlıdır. Allah duyandır,
bilendir. )
24/61
Leyse alel a'ma haracun ve la alel a'raci haracun ve la alel meridi haracun ve
la ala enfusikum en te'kulu min buyutikum ev buyuti abaikum ev buyuti
ummehatikum ev buyuti ihvanikum ev buyuti ehavatikum ev buyuti a'mamikum ev
buyuti ammatikum ev buyuti ahvalikum ev buyuti halatikum ev ma melektum
mefatihahu ev sadikikum leyse aleykum cunahun en te'kulu cemian ev eştata fe
iza dehaltum buyuten fe sellimu ala enfusikum tehiyyeten min indillahi
mubaraketen tayyibeh kezalike yubeyyinullahu lekumul ayati leallekum ta'kilun
( Köre zorluk yoktur. Topala zorluk yoktur.
Hastaya zorluk yoktur. Evlerinizden veya babalarınızın evlerinden veya
annelerinizin evlerinden veya erkek kardeşlerinizin evlerinden veya
kızkardeşlerinizin evlerinden veya amcalarınızın evlerinden veya halalarınızın
evlerinden veya dayılarınızın evlerinden veya teyzelerinizin evlerinden veya o
anahtarlarına malik olduklarınızdan veya sadık dostlarınızın evlerinden
yemenizde nefislerinize zorluk yoktur. Topluca veya bölükler halinde yemenizde
de size günah yoktur. O halde evlere girdiğinizde, Allah’ın indinden bereketli ve
temiz selam olarak nefislerinize selam
verin. Allah size ayetlerini işte böyle açıklar. Umulur ki akıl edersiniz. )
24/62
İnnemel mu'minunellezine amenu billahi ve rasulihi ve iza kanu mea hu ala emrin
camiin lem yezhebu hatta yeste'zinuh innellezine yeste'zinuneke ulaikellezine
yu'minune billahi ve rasulih fe iz este'zenuke li ba'di şe'nihim fe'zen li men
şi'te minhum vestağfir lehumullah innellahe ğafurun rahim
( Kesinlikle o inananlar, Allah’a ve O’nun resulüne inanırlar. Onunla birlikte
topluca iş üzerinde olduklarında, ondan izin isteyene kadar ayrılıp gitmezler.
Kesinlikle o senden izin isteyenler, işte onlar Allah’a ve O’nun resulüne inanırlar. O halde, bazı
işleri için senden izin istediklerinde, onlardan dilediğin için izin ver. Allah
onlara af eyler. Kesinlikle Allah affedendir merhametlidir. )
24/63
La tec'alu duaer rasuli beynekum ke duai ba'dikum ba'da kad ya'lemullahullezine
yetesellelune minkum livaza fel yahzerillezine yuhalifune an emrihi en
tusibehum fitnetun ev yusibehum azabun elim
( Resulün çağrısını, aranızdan bazınızın
bazınıza çağrısı gibi kılmayın. Allah, sizden o birbirlerinin arkasına
gizlenerek sıyrılıp gidenleri bildi. O halde, O’nun emri üzerinde ihtilaf
edenler, onlara fitnenin isabet etmesinden veya onlara elim azabın isabet
etmesinden korkup çekinsinler. )
24/64
E la inne lillahi ma fis semavati vel ard kad ya'lemu ma entum aleyh ve yevme
yurceune ileyhi fe yunebbiuhum bima amilu vallahu bi kulli şey'in alim
( İyi bilin ki göklerde ve yerde ne varsa
kesinlikle Allah içindir. Neyin üzerinde olduğunuzu bilir. O'na döndürüldükleri
o gün, artık ne yaptıklarını onlara haber verir. Allah her şeyi bilendir. )
No comments:
Post a Comment