Saturday, May 2, 2026

29 - ANKEBUT

ANKEBUT 29/1 Elif lam mim

( Elif lam mim   )

29/2 E hasiben nasu en yutraku en yekulu amenna ve hum la yuftenun

( İnsanlar "İnandık." demeleriyle bırakılacaklarını ve sınanmayacaklarını mı sandılar? )

29/3 Ve lekad fetennellezine min kablihim fe le ya'lemennellahullezine sadeku ve le ya'lemennel kazibin

( Ve onlardan öncekileri sınadık. O halde, kesinlikle Allah doğruları ve yalancıları bilecek. )

29/4 Em hasibellezine ya'melunes seyyiati en yesbikuna sae ma yahkumun

( O kötülükler yapanlar, bizi geçebileceklerini mi sandılar? O hüküm vermeleri kötüdür. )

29/5 Men kane yercu likaellahi fe inne ecelellahi leat ve huves semiul alim

( Kim Allah ile karşılaşmayı umarsa, artık Allah’ın vadesi kesinlikle yetecektir. O duyandır, bilendir. )

29/6 Ve men cahede fe innema yucahidu li nefsih innellahe le ğaniyyun anil alemin

( Ve kim cihad ederse, kesinlikle o nefsi için cihad eder. Kesinlikle Allah alemler üzerinde ganidir. )

29/7 Vellezine amenu ve amilus salihati le nukeffiranne anhum seyyiatihim ve le necziyennehum ahsenellezi kanu ya'melun

( Ve o inananlar ve iyilikler yapanlar, onlara kötülüklerini örteceğiz. Kesinlikle onları o yapmış olduklarının en güzeliyle karşılıklandıracağız. )

29/8 Ve vassaynel insane bi valideyhi husna ve in cahedake li tuşrike bima leyse leke bihi ilmun fe la tuti'huma ileyye merciukum fe unebbiukum bima kuntum ta'melun

( Ve insana, ana babasına güzellik yapmasını emrederiz. Eğer seninle, o sana hakkında ilmi olmayanı ortak koşman için cihad ederlerse, onlara itaat etme. Dönüşünüz banadır. Artık o yapmakta olduklarınızı size haber veririm. )

29/9 Vellezine amenu ve amilus salihati le nudhilennehum fis salihin

( Ve o inananlar ve iyilikler yapanlar, kesinlikle onları iyilerin içine dahil edeceğiz. )

29/10 Ve minen nasi men yekulu amenna billahi fe iza uziye fillahi ceale fitneten nasi ke azabillah ve lein cae nasrun min rabbike le yekulu enne inna kunna meakum  e ve leysallahu bi a'leme bima fis suduril alemin

( Ve insanlardan kimi "Allah’a  inandık." der de Allah hakkında eziyete uğradığında, insanların fitnesini Allah’ın azabı gibi addeder. Eğer Rab’binden yardım gelecek olsa kesinlikle "Kesinlikle biz sizinle birlikte olduk." derler. Allah o alemlerin göğüslerinin içindekileri bilen değil midir? )

29/11 Ve le ya'lemennellahullezine amenu ve le ya'lemennel munafikin

( Ve kesinlikle Allah o inananları bilir. İkiyüzlüleri de kesinlikle bilir. )

29/12 Ve kalellezine keferu lillezine amenuttebiu sebilena vel nahmil hatayakum ve ma hum bi hamiline min hatayahum min şey’innehum le kazibun

( Ve o inkar edenler, inananlar için "Yolumuza tabi olun da hatalarınızı yüklenelim." derler. Onlar, onların hatalarından bir şey yüklenecek değillerdir. Kesinlikle onlar yalancılardır. )

29/13 Ve le yahmilunne eskalehum ve eskalen mea eskalihim ve le yus'elunne yevmel kiyameti an ma kanu yefterun

( Ve kesinlikle ağırlıklarını, ağırlıkları ile birlikte onların ağırlıklarını da yüklenip taşıyacaklar. Ayağa kalkış gününde, o uydurmuş oldukları üzerine kesinlikle sual edileceklerdir. )

29/14 Ve lekad erselna nuhan ila kavmihi fe lebise fihim elfe senetin illa hamsine ama fe ehazehumut tufanu ve hum zalimun

( Ve Nuh’u kavmine gönderdik de onların içinde elli hariç bin sene kaldı. Böylece onlar zalimlerken onları tufan yakaladı.  )

29/15 Fe enceynahu ve ashabes sefineti ve cealnaha ayeten lil alemin

( Böylece O'nu ve geminin sahiplerini kurtardık. O'nu alemler için ayet kıldık. )

29/16 Ve ibrahime iz kale li kavmihi'budullahe vettekuh zalikum hayrun lekum in kuntum ta'lemun

( Ve zamanında İbrahim kavmine "Allah’a  kulluk edin ve O’ndan sakının. Eğer bilenler iseniz, bu size daha hayırlıdır." dedi. )

29/17 İnnema ta'budune min dunillahi evsanen ve tahlukune ifka innellezine ta'budune min dunillahi la yemlikune lekum rizkan febteğu indellahir rizka va'buduhu veşkuru leh ileyhi turceun

( O Allah’tan başka kulluk ettikleriniz kesinlikle putlardır. Uydurma yaratıyorsunuz. Kesinlikle o Allah’tan başka kulluk ettikleriniz, size rızık olarak malik olup hükmedemezler. O halde, rızıkı Allah’ın indinde arayın. O'na kulluk edin ve O'na şükredin. O'na döndürülürsünüz.  )

29/18 Ve in tukezzibu fe kad kezzebe umemun min kablikum ve ma aler rasuli illel belağul mubin

( Ve eğer yalanlarsanız, sizden önceki topluluklar da yalanladılar. Resulün üzerine olan apaçık ulaştırma haricindeki değildir. )

29/19 E ve lem yerav keyfe yubdiullahul halka summe yu’iduh inne zalike alellahi yesir

( Ve Allah yaratışı nasıl başlattı görmediler mi? Sonra onu döndürdü, diriltti. Kesinlikle bu Allah’a  kolaydır. )

29/20 Kul siru fil erdi fenzuru keyfe bedeel halka summellahu yunşiun neş'etel ahirah innellahe ala kulli şey'in kadir

( De ki: "Yerde gezin de yaratışı nasıl başlattı bakın. Sonra Allah diğerini de inşa eder. Kesinlikle Allah her şeye gücü yetendir." )

29/21 Yuazzibu men yeşau ve yerhamu men yeşa’ve ileyhi tuklebun

( Dilediği kimseye azap eder. Dilediği kimseye merhamet eder. O’na çevirilirsiniz.  )

29/22 Ve ma entum bi mu'cizine fil erdi ve la fis semai ve ma lekum min dunillahi min veliyyin ve la nasir

( Ve sizler ne yerde, ne de gökte aciz bırakanlar değilsiniz. Size Allah’tan başka ne dost ne de yardımcı yoktur. )

29/23 Vellezine keferu bi ayatillahi ve likaihi ulaike yeisu min rahmeti ve ulaike lehum azabun elim

( Ve o Allah’ın ayetlerini ve O'nunla karşılaşmayı inkar edenler, işte onlar rahmetimden ümitsizdirler. İşte onlar, elim azap onlaradır. )

29/24 Fe ma kane cevabe kavmihi illa en kaluktuluhu ev harrikuhu fe necahullahu minen nar inne fi zalike le ayatin li kavmin yu'minun

( Kavminin cevabı, "O'nu öldürün ve O'nu yakın." demelerinin haricindeki olmadı. Böylece Allah O'nu ateşten kurtardı. Kesinlikle bunda inanan kavim için ayetler vardır. )

29/25 Ve kale innemettehaztum min dunillahi evsanen meveddete beynikum fil hayatid dunya summe yevmel kiyameti yekfuru ba'dukum bi ba'din ve yel'anu ba'dukum ba'dan ve me'vakumun naru ve ma lekum min nasirin

( Ve "Dünya hayatında aranızda dostluk, sevgi olsun diye, kesinlikle Allah’tan başka putlar edindiniz. Sonra ayağa kalkış gününde bazınız bazınızı inkar eder ve bazınız bazınızı lanetler. Varış yeriniz ateştir. Size yardımcı yoktur. )

29/26 Fe amene lehu lut ve kale inni muhacirun ila rabbi innehu huvel azizul hakim

( Lut ona inandı ve "Kesinlikle ben Rab’bime çıkanım. Kesinlikle O, O yücedir hakimdir." dedi. )

29/27 Ve vehebna lehu ishaka ve ya'kube ve cealna fi zurriyyetihin nubuvvete vel kitabe ve ateynahu ecrahu fid dunya ve innehu fil ahirati le mines salihin

( Ve O'na İshak’ı ve Yakub’u bağışladık. Soyunun içinde haberciler ve kitap oluşturduk. Dünyada O'na ödülünü verdik. Kesinlikle O ahirette de iyilerden olacaktır. )

29/28 Ve lutan iz kale li kavmihi innekum le te'tunel fahişete ma sebekakum biha min ehadin minel alemin

( Ve zamanında Lut kavmine "Kesinlikle siz, alemlerden hiçbirinin onda sizi geçmediği ahlaksızlığı getiriyorsunuz." dedi. )

29/29 E innekum le ta'tuner ricale ve taktaunes sebile ve te'tune fi nadikumul munker fe ma kane cevabe kavmihi illa en kalu'tina bi azabillahi in kunte mines sadikin

( Kesinlikle siz erkeklere mi yeteceksiniz? Ve yol mu keseceksiniz? Ve toplantılarınızda inkarı, kötüyü mü getireceksiniz? Böylece, kavminin cevabı Eğer doğrulardan isen, bize Allah’ın azabını getir." demelerinin haricindeki olmadı. )

29/30 Kale rabbinsurni alel kavmil mufsidin

( "Rab’bim, bozguncular kavmine karşı bana yardım et." dedi. )

29/31 Ve lemma caet rusuluna ibrahime bil buşra kalu inna muhliku ehli hazihil karyeh inne ehleha kanu zalimin

( Ve resullerimiz İbrahim’e müjde ile geldiklerinde "Kesinlikle biz bu şehirin sahiplerini helak edeceğiz. Kesinlikle onun sahipleri zalimler oldular." dediler. )

29/32 Kale inne fiha luta kalu nahnu a'lemu bi men fiha le nunecciyennehu ve ehlehu illemraetehu kanet minel ğabirin

( "Kesinlikle Lut orada." dedi. "Biz orada kim var biliriz. Geride kalanlardan olan karısı haricinde, O'nu ve ailesini kesinlikle kurtaracağız." dediler. )

29/33 Ve lemma en caet rusuluna lutan sie bihim ve daka bihim zer'an ve kalu la tehaf ve la tahzen inna muneccuke ve ehleke illemraeteke kanet minel ğabirin

( Ve resullerimiz Lut’a geldiğinde, onlardan dolayı kötüleşti ve onlardan dolayı savrularak daraldı. "Korkma ve hüzünlenme. Kesinlikle biz, geride kalanlardan olan karın haricinde seni ve aileni kurtaracağız." dediler. )

29/34 İnna munzilune ala ehli hazihil karyeti riczen mines semai bima kanu yefsukun

( Kesinlikle biz bu şehirin sahiplerine, günah işlemiş olmalarından dolayı, gökten pislik, azab indireceğiz. )

29/35 Ve lekad terakna minha ayeten beyyineten li kavmin ya'kilun

( Ve akıl eden kavim için delil olarak oradan ayet bıraktık. )

29/36 Ve ila medyene ehahum şuayben fe kale ya kavmi'budullahe vercul yevmel ahira ve la ta'sev fil erdi mufsidin

( Ve Medyen’e de kardeşleri Şuaybı. "Ey kavmim, Allah’a  kulluk edin. Sonraki günü ümit edin. Bozguncular olarak yerde asileşmeyin." dedi. )

29/37 Fe kezzebuhu fe ehazethumur racfetu fe asbehu fi darihim casimin

( Böylece O'nu yalanladılar da onları sarsıntı yakaladı. Böylece yurtlarında diz çökenler oldular. )

29/38 Ve aden ve semude ve kad tebeyyene lekum min mesakinihim ve zeyyene lehumuş şeytanu a'malehum fe saddehum anis sebili ve kanu mustebsirin

( Ve Ad ve Semud, size meskenlerinden açıkça belli delil oldular. Şeytan onlara çalışmalarını süslü gösterdi de onları yoldan döndürüp engelledi. Görebilecek olanlardılar. )

29/39 Ve karune fir'avne ve hamane ve lekad caehum musa bil beyyinati festekberu fil erdi ve ma kanu sabikin

( Ve Karun, Firavun ve Haman. Musa onlara açık deliller ile geldi de yerde kibirlendiler. Ama geçebilenler değillerdi. )

29/40 Fe kullen ehazna bi zenbih fe minhum men erselna aleyhi hasiba ve minhum men ehazethus sayhah ve minhum men hasefna bihil ard ve minhum men ağrakna ve ma kanellahu li yazlimehum ve lakin kanu enfusehum yazlimun

( Böylece hepsini günahlarıyla yakaladık. Onlardan kimine tozlu kasırga gönderdik. Onlardan kimini çığlık yakaladı. Onlardan kimilerini batırıp yere geçirdik. Onlardan kimini boğduk. Allah onlara zulmetmemekteydi. Lakin nefislerine zulmetmiş oldular. )

29/41 Meselullezinettehazu min dunillahi evliyae ke meselil ankebut ittehazet beyta ve inne evhenel buyuti le beytul ankebut lev kanu ya'lemun

( O Allah’tan başka dostlar edinenlerin misali, ev edinen örümceğin misali gibidir. Kesinlikle evlerin en güvensizi, dayanıksızı örümceğin evidir. Keşke bilmiş olsalardı.  )

29/42 İnnallahe ya'lemu ma yed'une min dunihi min şey’ve huvel azizul hakim

( Kesinlikle Allah, O’ndan başka neyi çağırdıklarını bilir. O yücedir hakimdir. )

29/43 Ve tilkel emsalu nadribuha lin nas ve ma ya'kiluha illel alimun

( Ve bu misalleri insanlar için beyan ediyoruz. Onları bilenlerin haricindekiler akıl etmezler. )

29/44 Halekallahus semavati vel erda bil hakk inne fi zalike le ayeten lil mu'minin

( Gökleri ve yeri gerçekten Allah yarattı. Kesinlikle bunda inananlar için ayet vardır. )

29/45 Utlu ma uhiye ileyke minel kitabi ve ekimis salah innes salate tenha anil fahşai vel munker ve le zikrullahi ekber vallahu ya'lemu ma tasneun

( O sana kitaptan vahyedileni oku ve duaya kalk. Kesinlikle dua ahlaksızlıktan ve kötülükten, inkardan alıkoyar. Allah’ı hatırlamak en büyüğüdür. Allah o ürettiklerinizi bilir. )

29/46 Ve la tucadilu ehlel kitabi illa billeti hiye ahsenu illellezine zalemu minhum ve kulu amenna billezi unzile ileyna ve unzile ileykum ve ilahuna ve ilahukum vahidun ve nahnu lehu muslimun

( Ve o en güzel biçimde olması haricinde, kitap sahipleriyle mücadele etmeyin. Onlardan o zulmedenlerin haricinde. "O bize indirilene ve size indirilene, tek olan ilahımıza ve ilahınıza inandık. Biz O’na teslim olanlarız." deyin. )

29/47 Ve kezalike enzelna ileykel kitab fellezine ateynahumul kitabe yu'minune bih ve min haulai men yu'minu bih ve ma yechadu bi ayatina illel kafirun

( Ve kitabı sana işte böyle indirdik. Artık o kendilerine kitap verdiklerimiz ona inanırlar. Şunlardan da ona inanan kimseler vardır. İnkarcıların haricindekiler ayetlerimizi inkar etmezler. )

29/48 Ve ma kunte tetlu min kablihi min kitabin ve la tehuttuhu bi yeminike izen lertabel mubtilun

( Ve sen, ondan önce kitaptan okumuyordun ve onu sağ elinle yazmıyordun. Öyle olsaydı batılcılar şüphe ederlerdi. )

29/49 Bel huve ayatun beyyinatun fi sudurillezine utul ilm ve ma yechadu bi ayatina illaz zalimun

( Bilakis o, o ilim verilenlerin göğüslerinde açıklayıcı ayetlerdir. Zalimlerin haricindekiler ayetlerimizi inkar etmez. )

29/50 Ve kalu lev la unzile aleyhi ayatun min rabbih kul innemel ayatu indellah ve innema ene nezirun mubin

( Ve "Onun üzerine Rab’binden ayetler indirilmeli değil miydi?" dediler. De ki: "Kesinlikle Ayetler Allah’ın indindedir. Kesinlikle ben apaçık uyarıcıyım." )

29/51 E ve lem yekfihim enna enzelna aleykel kitabe yutla aleyhim inne fi zalike le rahmeten ve zikra li kavmin yu'minun

( Onlara okunan kitabı, senin üzerine nasıl indirdiğimiz onlara kafi olmadı mı? İnanan kavim için kesinlikle bunda rahmet ve hatırlatma vardır. )

29/52 Kul kefa billahi beyni ve beynekum şehida ya'lemu ma fis semavati vel ard vellezine amenu bil batili ve keferu billahi ulaike humul hasirun

( De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahit olarak kafidir. Göklerde ve yerde ne varsa bilir. O batıla inananlar ve Allah’ı inkar edenler, işte onlar, onlar hasarlananlardır." )

29/53 Ve yesta'ciluneke bil azab ve lev la ecelun musemmen le caehumul azab ve le ye'tiyennehum bağteten ve hum la yeş'urun

( Ve azabı senden acele isterler. İsimlendirilmiş belirli vade olmasaydı, onlara azap gelirdi. Ansızın azap kesinlikle onlara gelir de onlar farketmezler.  )

29/54 Yesta'ciluneke bil azab ve inne cehenneme le muhiytatun bil kafirun

( Azabı senden acele isterler. Kesinlikle cehennem inkarcıları kuşatacaktır. )

29/55 Yevme yağşahumul azabu min fevkihim ve min tahti erculihim ve yekulu zuku ma kuntum ta'melun

( O gün azap onları üstlerinden ve ayaklarının altından örter. "O yapmakta olduklarınızı tadın." der. )

29/56 Ya ibadiyellezine amenu inne erdiy vasiatun fe iyyaye fa'budun

( Ey o inanan kullarım, kesinlikle benim yerim geniştir. O halde artık ancak bana kulluk edin.  )

29/57 Kulli nefsin zaikatul mevti summe ileyna turceun

( Tüm nefisler ölümü tadar. Sonra bize döndürülürsünüz. )

29/58 Vellezine amenu ve amilus salihati le nubevviennehum minel cenneti ğurafen tecri min tahtihel enharu halidine fiha ni'me ecrul amilin

( Ve o inananlar ve iyilikler yapanlar, kesinlikle onları, içinde ebedi olacakları, altlarından nehirler akan, cennetin büyük yüksek köşklerine yerleştireceğiz. Çalışanların, yapanların ödülü ne güzeldir. )

29/59 Ellezine saberu ve ala rabbihim yetevekkelun

( Onlar sabrederler ve Rab’lerine dayanıp sığınırlar.  )

29/60 Ve ke eyyin min dabbetin la tahmilu rizkahellahu yerzukuha ve iyyakum ve huves semiul alim

( Ve debelenenlerden nicesi Allah’ın rızkını yüklenip taşımaz. Sizi ve onları ancak o rızıklandırır. O duyandır, bilendir. )

29/61 Ve lein seeltehum men halekas semavati vel erda ve sehharaş şemse vel kamera le yekulunnellah fe enna yu'fekun

( Ve eğer onlara "Gökleri ve yeri yaratan, Güneş’i ve Ay’ı buyruğuna alan kimdir?" diye sual edersen, "Kesinlikle Allah." diyecekler. O halde nasıl döndürülüyorlar? )

29/62 Allahu yebsutur rizka li men yeşau min ibadihi ve yakdiru leh innellahe bi kulli şey'in alim

( Allah, kullarından dilediği kimseye rızkı genişletir, yayar ve onlara daraltır. Kesinlikle Allah her şeyi bilendir. )

29/63 Ve lein seeltehum men nezzele mines semai maen fe ahya bihil erda min ba'di mevtiha le yekulunnellah kulil hamdu lillah bel ekseruhum la ya'kilun

( Ve eğer onlara "Gökten kim su indirdi de onunla, ölümü sonrasında yeri diriltti?" diye sual edersen, "Kesinlikle Allah." diyecekler. De ki: "Tüm övgüler Allah içindir. Bilakis onların çoğunluğu akıl etmezler." )

29/64 Ve ma hazihil hayatud dunya illa lehvun ve leib ve inned darel ahirate le hiyel hayevan lev kanu ya'lemun

( Ve bu dünya hayatı eğlence ve oyun haricindeki değildir. Kesinlikle ahiret yurdu, o yaşayandır. Keşke bilmiş olsalardı.  )

29/65 Fe iza rakibu fil fulki deavullahe muhlisine lehud din fe lemma neccahum ilel berri iza hum yuşrikun

( Böylece, gemiye bindiklerinde, dini O’na halis kılarak Allah’ı çağırdılar. Onları karaya doğru kurtardığımızda, o zaman onlar ortak koştular. )

29/66 Li yekfuru bima ateynahum ve li yetemetteu fe sevfe ya'lemun

( Onlara o verdiklerimizi inkar etmek ve faydalanmak için. Artık yakında bilirler.  )

29/67 E ve lem yerav enna cealna haramen aminen ve yutehattafun nasu min havlihim e fe bil batili yu'minune ve bi ni'metillahi yekfurun

( İnsanlar çevrelerinden götürülürlerken güvenli hürmetli yeri nasıl yaptık görmediler mi? O halde batıla inanıp da Allah’ın nimetini inkar mı ederler? )

29/68 Ve men azlemu min men iftera alellahi keziben ev kezzebe bil hakki lemma caeh e leyse fi cehenneme mesven lil kafirin

( Ve o Allah’a  yalan uyduran veya ona geldiğinde gerçeği yalanlayan kimseden daha zalim kimdir? Cehennemde inkarcılar için yer yok mu? )

29/69 Vellezine cahedu fina le nehdiyennehum subulena ve innellahe le meal muhsinin

( Ve o bizim uğrumuzda cihad edenler, onları kesinlikle yolumuza yönlendireceğiz. Kesinlikle Allah iyilik yapanlarla birliktedir. )

No comments:

Post a Comment

SURELER VE AYET ADETLERİ

Sure No - Sure İsmi - Anlam ı - Ayet Adedi 1 - FATİHA ( فَاتِحَةِ ) - Açılış - 7 2 - BAKARA ( بَقَرَةِ ) - Sığır, Yarmak, Delmek - 286 ...